GERMANWINGS PİLOTU VE DEPRESYON

Kritik görevlerde çalışanlar, ruhsal hastalıklar ve tedavileri, bir uçak kazası analizi...


Fransa'da geçen haftalarda düşen uçağın, depresyon tanısı almış olan 2. pilot Andreas Lubitz tarafından kasten düşürüldüğü; bu nedenle pilotların ve diğer kritik görevlerde çalışanların ruh sağlığı konusu bütün dünyada tartışılırken; Alman Psikiyatri ve Psikoterapi Birliği nin geçtiğimiz günlerde uyarı niteliğinde yayınladığı yazısında, psikiyatrik tanısı yıllar öncesine dayanan pilotun hayatının tüm detayları bilinmeden, sorumlusu olduğu kazanın, hastalığının bir sonucuymuş gibi gösterilmesinin yanlış olduğu vurgulanmıştır.

Dünyada neredeyse her dört kişiden biri ruhsal sıkıntı yaşarken, hasta kimseleri bu şekilde etiketlemenin etik dışı olduğunu da yayınladıkları yazıda ifade etmişlerdir.

Germanwings pilotunun bir dönem tedavi gördüğü depresyon hastalığı toplumda sık görülen bir hastalıktır ve yaygınlığı yapılan araştırmalara göre yüzde 8 ile 12 arasında değişmektedir. \"Ben bu hastalığı kendi başıma aşarım\" yanılgısı ile tedavi edilmediği takdirde depresyonun şiddeti artabilir, kronikleşebilir ya da intihar ile sonuçlanabilir. Çökkün duygudurum, ilgi, istek azalması ve/veya hiçbir şeyden zevk alamama başta olmak üzere; yorgunluk, enerji düşüklüğü, bitkinlik, uyku bozukluğu, dikkatini toplamada güçlük, kararsızlık, iştah bozukluğu, kendine güven azalması, değersizlik, suçluluk duyguları ile ölüm ve intihar düşünceleri depresyonun temel bulgulardır.

Daha sonra CNN International de yalanlansa da Germanwings uçağının 2. pilotunun ev araştırmalarında 6 sene önce depresyon ve anksiyete bozukluğu için bir psikiyatri kliniğinde tedavi olduğuna dair kanıtlar bulunduğu ifade edilmiş, bu bulgu da biz psikiyatristlere, klinikte tedavi gereksinimi doğduğuna göre, pilotun depresyonunun ağır olabileceği ve intihar
tehlikesinin bulunduğu izlenimini vermiştir.

Bu tartışılanlardan yola çıkarak baktığımızda kimi belirgin ruhsal rahatsızlıklar kritik bazı görevlerle bağdaşmaz. Bu hastalıkların üçüncü kişiler üzerindeki riski hem hastaya hem de işverene büyük sorumluluk yükleyebilir. Bir sorun çıktığında (tıpkı Germanwings uçuşunda 150 kişinin kaybında olduğu gibi) telafisi olanaksız sonuçlara yol açabilir. Kuşkusuz pilotlar için standart ruh sağlığı ölçütleri vardır ve titizliği ile bilinen Almanların da bu kurallara uymuş oldukları tahmin edilebilir. Görevden alma ve göreve iade seçeneklerinin doğru değerlendirilmesi kişiler ve kurumlar için çok önemli bir konudur.

Öte yandan bir hastalık varlığı ve tedavisinin kişinin hak kaybına yol açmaması da gerekir . Kritik görevlerde (pilot, makinist, otobüs sürücüsü, silahlı güvenlik görevlisi ya da üst düzey yöneticilik vb) çalışacak hastaların görev yapıp yapamayacağı kararı verilirken \"en kötü senaryo\" düşünülerek kanaat oluşturulması gerekir. Bu karar verilirken hastanın bireysel hakları bağlamında değil, riskin yol açacağı tehlikeli durumlarla ilgili insan hakları bağlamında bir değerlendirme yapılmalıdır.

Kişi bir işe girerken bazı tıbbi durumlarda baştan işe alınmayacağını ya da işe alınmışsa bile işten çıkarılacağını bilmelidir. Hekimler, nesnel bilgiye ve meslek ahlakına göre davranırken, hastanın her türlü hakkının korunması konusundaki etik kural da uygulanmalıdır. Ancak üçüncü kişilerin zararı söz konusu olduğunda da ne yapılacağı belirlenmiştir. Dolayısıyla dünyada da ülkemizde de alkol ve madde bağımlılığı olguları, kişilik bozuklukları, depresyonlar, paranoyalar, intihar eğilimi olan kişiler tam da Alman Psikiyatri Birliği nin yayınladıkları yazılarında üzerinde durdukları etiketlenme olayı yüzünden gizli kalabilmektedir.

2 yıl önce bir AVM'de ajanlar takip ediyor diye silah çeken pilot olayını hatırlayabilirsiniz. Denzel Washington'un oynadığı 'Flight' ve Leslie Nielsen'in rol aldığı 'Airplane' filmleri yine konuya örnek olabilecek yapımlardır. Uçakta nöbet geçiren, otel odasında intihara kalkışan kaptan pilot olayları da basına yansımıştır. Daha da sık olarak, uçağa kumanda etmekteyken kokpitte kalp krizi geçiren ve ölen pilot örnekleri de mevcuttur. Sadece psikiyatrik olgularda değil; nörolojik ve kardiyolojik durumlar da sonuçta pilotu görevini yapamaz duruma getirerek kitlesel ölüm nedeni olan kazalara yol açabilmektedir.

Psikiyatrik hastalıklar da şeker hastalığı, kalp hastalığı gibi tıbbi hastalıklardandır. Ruh hastalıklarının da genetik ve biyolojik nedenleri olduğuna ilişkin kanıtlar vardır ve etkin biçimde tedavi edilebilirler. Ruh hastalıkları, genel sağlık çerçevesi içinde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en başta gelen sağlık sorunlarından biridir. En başta gelen denmesinin sebepleri; Alman Psikiyatri Birliği nin de dikkat çektiği gibi dünyada her dört kişiden birinde ruhsal sıkıntı belirtileri, her 6-7 kişiden birinde de ruh hastalığı bulunduğunun bilinmesidir. Toplumda ruh hastalığı görülme oranları genel olarak en az yüzde 15 olarak bildirilmektedir.

Ülkemizde yapılan bir alan araştırmasında da bu orana paralel olarak ruhsal hastalık görülme oranı yüzde 17,1 olarak saptanmıştır. Detaylı psikiyatrik değerlendirme ve riskleri ele almak çok önemliyken, bebeklikten başlayan yaşam öyküsü, kişinin, bir şiddete ya da travmaya maruz kalıp kalmadığı, ailesinde ruh hastalığına yatkınlık olup olmadığı yine bugüne kadar herhangi bir psikiyatrik hastalıktan tedavi görüp görmediği değerlendirmeye tabi olmalıdır. Ama yine de bu trajediyi öngörecek herhangi mucize bir testin de olmadığı bilinmelidir.

Bu gibi durumlarda risk değerlendirmesi; örneğin ortalama bir işte çalışanlar söz konusu olduğunda \"düzeltilebilir hata\" düzeyinde olacaktır. Oysa riskli görevler söz konusu olduğunda telafisi olanaksız durumların olasılığını mutlak saymak gerekir. Çünkü bilinç- akıl bir kaç saniye bozulduğunda bile telafisiz sonuçlar söz konusu olacaktır.

Adı geçen pilotun 2009 yılında depresyon ve intihar eğilimi farkedilip uçuş eğitimi yarıda kesilmişken, son muayenelerinde ise kendini ya da başkalarını incitecek bir bulgu olmadığı gibi, o anki değerlendirmede hastalığa ait herhangi bir kanıta da rastlanmadığı yine Lufthansa nın yaptığı açıklamadan anlaşılmaktadır.

The Guardian ın, hava ambulansında çalışırken daha sonra lisanslı pilot olmuş psikiyatrist yazarı Michael Bloomfield a göre kokpitte neler yaşandığını bilmeden pilotun depresyonu çok çabuk suçlanmaktadır. Bu tip toplu cinayet ya da ölümlerde depresyonun tek neden olamayacağı, ‘incelemelerden elde edilen sonuçlara bakıldığında; pilotun sakin soluk alışlarının soğukkanlı bir toplu cinayeti, suçluluk duymadan uygulamış olduğunu düşündürmektedir diye yazmıştır. Toplumdaki ruh hastalıklarına karşı etiketleme pekçok meslek dalında olduğu gibi pilotlarda da erken tedavi arayışını engelleyen bir durum yaratmış olabilirken, ayırdedilmesi gereken başka bir konunun da depresyonda olmak ya da kriz geçirmekle, kitle ölümlerine neden olan bir katil olmanın farklı şeyler olduğunu Bloomfield yazısında vurgulamıştır.

Avrupa ve Amerikan havacılık kurumları psikiyatrik hastalıklar ve tedavileri konusunda çok katı kurallar içermektedir. Ülkemizde de aynı olmak üzere Federal Aviation Administration (FAA) pilotlarin psikiyatrik ilaç kullanması durumuna sıfır tolerans göstermektedir. İlaçlarin uçuş anında zihinsel davranışsal ve reflex performansı üzerindeki yan etkileri ve bizzat hastalığın yaratabileceği benzeri yetersizlikler nedeniyle ruhsal hastalıklarla ve epilepsi ile ilgili ilaçların kullanımı düşük dozlarda bile yasaklanmıştır. Bazı gelişmiş ülkelerin ise antidepresanlara izin verdiği de bilinmekle birlikte bu durum tartışma konusudur.

Bütün bu nedenlerle pilotlar depresyon tanılarını saklamak zorunda kalabilirken, hastalıklarının rapor edilmesi ile meslek yaşamları sona erebilmektedir. Bu ilaclarin toptan yasaklandığı ülkelerde ise doktora ya da yönetime bildirmeden çok sayıda kaçak kullanım olabilmekte, ancak bu durum kaza sonrası laboratuvar analizlerinde ortaya çıkmaktadır. Kişinin riskli göreve başlatılması veya döndürülmesi söz konusu olduğunda, geleceğe doğru, olasılıkları genişçe değerlendirerek sonuca ulaşmak tüm karar mekanizmaları için son derece önemli bir konudur. Depresyon geçirdiği ya da tükenmişlik yaşadığı için uçuş eğitimi yarıda kesilen bir kişiye, kursu tamamlatıp uçuş belgesi verilmesindeki karar aşamasında, gelecek zamanı en kötü senaryoya göre tasarlamak üzerinde dikkatle durulması gereken bir karardır.

Dünyada yılda 3 milyardan fazla insan havayoluyla seyahat ederken yaklaşık 30 bin kadar uçak havalanmaktadır. Bütün bunların baş aktörü olan pilotların psikiyatrik değerlendirmelerinin derinlemesine yapılıyor olduğu düşünülse bile Lubitz in yarattığı trajediyi öngörebilecek mucize bir yöntem mümkün değildir.

Depresyon gibi ruh hastalığı bulunan bir kişinin, kendinin ya da bir yakınının “üzülme, rahat ol, gayret et, neşelen, boş ver, takma, iradeni kullan '' gibi sözler sarf etmesi, durumu daha da kötüleştirir. Çünkü kişi, bu sözleri kendi kendine zaten defalarca söylemiştir. Ancak bunları yapamadığından, kendini daha da zayıf hisseder ve bir kısır döngüye girer. Ruhsal sorunlara ek olarak iş kaybı, boşanma, çocukların yetiştirilmesinde aksama, sigara ve alkol gibi madde kullanımının artması, kişisel bakımın, uyku düzeninin, yeme alışkanlıklarının bozulması, bedensel hastalıklara yatkınlığın ortaya çıkması ve en önemlisi intihar riskinin artması da tabloya eklenebilir.

İntiharların çoğu kriz dönemlerinde ortaya çıkmaktadır. Etkili bir krize müdahale intiharları önleyebilir. Kendi irademizle iyileşeceğiz diye zaman kaybedildiğinde iyileşme süresi uzar, ek sorunlar düzeltilemez boyuta ulaşabilir. Ruhsal sıkıntılar yaşarken, diğer birçok hastalıkta olduğu gibi uzmanına başvurmak, zayıflık olmadığı gibi tam tersine en doğru ve güçlü bir biçimde davranmak anlamına gelir. Ruhsal sıkıntı ve hastalıklarda tedavi için başvurmak güçlü kişiliğin işaretidir.

www.aynilyenel.com

          |                              

Dr. Aynil YENEL
Psikiyatrist-Psikoterapist
17 Nisan 2015 Cuma
Mesaj Gönder 5574



 Yorumlar

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
SAVAŞIN KISKACINDAKİ SURİYE'DEN 15 BİN TON PAMUK İTHAL ETTİK!

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMDE KÜLTÜRLERARASI İLETİŞİM

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
ÜLKEMDEN YANSIMALAR: DEVLET FOTOĞRAF YARIŞMASI Yorum VAR !

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
EMNİYET KEMERİNİN FENDİ, ERİK DALINI YENDİ

Dilara Bahtiyar SARI
Yazara Mesaj gönderin
'ANTALYA'NIN SAĞLIK TURİZMİ: POTANSİYELİ, ZORLUKLARI, HEDEFLERİ

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
REHBER İN AŞAĞI..! İŞTE SEKTÖR GERÇEKLERİ...

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
BAKSI MÜZESİ

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
MEDİKAL TURİZMİN KÜRESEL EĞİLİMLERİ

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
KAYIP ŞEHİR PETRA

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .