ULUSAL TURİZM

“Turizmde Kendine Yeterli Ülke” bazında gündeme getirdiğim görüşlerimin bir ileri aşaması “Ulusal Turizm” kavramı...

Dünya Turizm Günü nün Türkiye nin uluslararası alandaki yeterliliğinin ve yerinin ortaya konduğu ulusal paylaşımlar, yenileşimler ve etkinliklerin Kültür Şurasında önerilen yaklaşımla ele alınması önerisi ile kutlanmasını diliyorum. (1), (2)

Dünya Turizm Örgütü nün İstanbul da yapılan Genel Kurulu nda alınan kararların 20 nci yılında kutlanan Dünya Turizm Günü nde “Turizmde Kendine Yeterli Ülke '' bazında ortaya konan görüşlerin bir ileri aşaması olarak “Ulusal Turizm '' kavramını Kendine Yeterli Olmanın Özgüveni ile Özgül, Özgün ve Özgür Olmak şeklinde ele aldığımız yazımızdaki görüşlerimizle destekleyerek gündeme taşımak istiyorum.
okumak için: www.turizmhaberleri.com/koseyazisi.asp?ID=3571

Turizm dünyasında Dünya Turizm Örgütü nün kararlarına da yansıdığı gibi tatil, turizm, gezgin ve turist kavramlarının istatistik tanımlarının dışında yeniden ele yeniden ele alındığı gelişmeler yaşanıyor. 2017 yılı Dünya Turizm Günü nün konusu olan Sürdürülebilirlik evrensel anlamda, dış turizm yerine oturmaya başlayan “uluslararası turizm '' in gelişmesi için iç turizmin yerini alan “ulusal turizm '' değerlerinin sürdürülebilirliği olarak ele alınıyor.

Ülkemizde de Anadolu nun 12 bin yıla uzanan kültürel, coğrafi, toplumsal ve yaşamsal yapısı ile zenginleşen turizm arz kapasitesinin oluşturduğu varlığın kapsayıcı bir kavram olan ulusal turizm olarak yeniden ele alınması gerekiyor.

Öncelikle 30 milyon kişiye ulaşan iç turizm hareketinin ulusal kavramlar ve değerlerle zenginleşen bir boyutu ve adı olmalı ve bunlar özgün değerler olarak evrensel anlamda paylaşılabilmelidir.

İhtiyaçlarını kavramsal tasarımlarla birleştiren gezginlere, yeni Kavram ve yaklaşımlar öğrenen dünya vatandaşlarına hitap edebilmek için tatil kararlarını aracılar olmadan, basından ve diğer etkileyicilerden uzak olarak kendileri oluşturmak isteyenlere yardımcı olmak gerekiyor.

Evrenin kurumlar, kavramlar ve iletişim anlamında yeniden boyutlandığı her alanda olduğu gibi turizmde de gelişmelerin arkaya bakamayacak hızla geliştiği günümüzde Kurumların, işletmelerin, eğitimin ve ülkenin tümünün Non-Marketing ve Kamu Diplomasisi araçlarını kullanmaya hazır olması gerekiyor.

Çalışan, üreten ve güven sağlayan, turizm ihraç edebilen bir ülke olarak turizmde de kendine yeterliliği otarşi (kapalılık) dışına taşıyabilen Sektörü özgün değerlerle yorumlamak ve değerlendirmek mümkün iken yabancı, ithal isimler ve yabancı patent tanımlarla çözüm aramak gerekmiyor. Gastronomi, Gurme, Thermopolium, Thermal, Beach, SPA, Thermal SPA, Resort SPA, Vacation Club, Ecogarden, Aquapark, Resort, Olive Park, Old Town, Trekking, Street Festival, Carcare, Slow, Destinasyon gibi çoğaltabileceğimiz sözcüklerin kullanılmadığı özgün bir turizm yapısından söz ediyorum.

Yeni kimliği ile tüketici olmaktan ziyade türetici olan ve bu haliyle endüstri 4.0 hareketini turizm kesimini de yönlendiren gezginlerimizin içinde yer aldığı Proaktif planlama yapabilen müşterilerden ve bunlar uyarmadan talep merkezli rekabet ortamı oluşturabilen işletmelerden ve bu anlayışla imajına uygun tatil ve yol haritaları için yardımcı olabilen bir tanıtım politikasından söz ediyorum.

Turizmde elde ettiğimiz başarı ulusal bir turizm ve gezginler hareketinin oluşmasına önderlik edebileceğimizi ve bunu tüm dünyaya bu anlamda duyurmayı hak ettiğimizi göstermektedir.

50 yılı aşkın süredir içinde olduğum turizm dünyasında birlikte başarılı işler yaptığımız, yenileşimler elde ettiğimiz tüm dostlarımı tekrar selamlıyorum. Ebediyete intikal eden tüm turizmci dostlara rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyorum.

Yetişmemizde katkısı olan tüm büyüklerime şükranlarımı arz etmek istiyorum.

(1) Dünya Turizm Günü’nün ATİD Başkanı Seçim AYDIN’ın teşebbüsleri ile 2009 yılında İshakpaşa Sarayı’nda ’Ağrı Dağı Efsanesi’ operasının özgün mekânında icra edilmesi gibi örnek projelerle kutlanması gerektiği düşüncemizi; bu tarihten sonra ülkemizde etkin bir kutlama yapılmadığı görüşü hatırlatmak istiyorum.

(2) 3. ncü Milli Kültür Şurası Komisyonu Yerel Yönetimler Raporunda; Medya ve halkla ilişkiler, kültür politikalarının oluşmasında önemsenmeli, ancak sadece “ses getirsin veya “haber olsun yaklaşımlardan vazgeçilmeli, kurdele kesimi ve açılış töreniyle biten (bitmiş gibi olan) etkinlikler yapılmamalıdır. dileği yer almaktadır.’
12. nci Genel Kurulu İstanbul da yapılan Dünya Turizm Örgütünün kurucu üyeleri arasında olan ülkemiz uzun yıllar çeşitli komisyonlarda temsil edilmiştir. Genel Kurullarda ses getiren katkılarda bulunmuştur.

Dünya Turizm Örgütü Tüzüğü’nün kabul günü olan 27 EYLÜL 1970; 1980 yılından beri tüm dünyada belli bir tema esas alınarak Dünya Turizm Günü olarak kutlanmaktadır.
1997 yılında Dünya Turizm Örgütü’nün İstanbul’da yapılan toplantısında alınan önemli bir kararla Dünya Turizm Günü’nün ana temasının değişik ülkelerde dile getirilmesi ve üye ülkelerin kendilerine göre seçecekleri bir temaya göre de bu günü kutlamaları kabul edilmiştir.
          |                              

Hüsnü GÜMÜŞ
FİJET-ATURJET ÜYESİ/ SİNOP ALAN YÖNETİMİ BAŞKANI
28 Eylül 2017 Perşembe
Mesaj Gönder 226



 Yorumlar

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
SAĞLIK HİZMETLERİNİ PAZARLARKEN İZLENMESİ GEREKEN 10 TREND

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
TÜRKÇE REHBERLİK YASASI

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ, YILLARDIR SİZİ KANDIRIYORLAR!

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
BİR TURUN ANATOMİSİ – 7

Mahmut Ökçesiz
Yazara Mesaj gönderin
ISTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -5:

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
ŞEYMA CANDAN, HAYALLERDE KALAN KALEİÇİ VE ATSO

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
KYOTO, JAPONYA

Recep YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
2017 TURİZM İSTATİSTİKLERİ

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .