ISTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -4

ÇEMBERLİTAŞ II. MAHMUT TÜRBESİ 2. BÖLÜM

Bu bölümde II. Mahmut Türbesi haziresinden seçtiğimiz birkaç mezarın kimlere ait olduğunu ve özelliklerini anlatmaya çalışacağız. Çemberlitaş semti Divan yolu şimdiki adıyla Yeniçeriler caddesindeki yola cepheli bu türbe ve hazirede sadece Osmanlı devletinin son dönem üç önemli padişahı gömülü değildir ayni zamanda sadrazamlar, şairler, hattatlar ve vezirler gibi sanat ve devlet ricali de buraya defnedilmiştir.

19 yy kadar Osmanlı hükümdarları veya sadrazamları kendi yaptırdıkları türbelere defnedilmiştir ancak devletin gerilemesi ile maliye çökmüş ve dışardan borç alındığı için büyük türbeler yapılamamış önceden yapılmış türbeler kullanılmış ve türbe hazireleri de protokol sırasına göre önemli devlet adamlarının gömülmesine izin verilmiştir. II. Mahmut Türbesi ve haziresi de bunlardan biridir. Bu hazirede ayni zamanda toplum tarafından sevilen kahramanlarının da mezarlarının bulunması buraya olan ziyaretçi sayısını artıran önemli bir etkendir.

II. Mahmut Haziresi için en önemli kaynaklardan biri 2012 yılında sayın Dr. Mustafa Bulut (1) beyin Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Sanatı Ana Bilim Dalı için yaptığı Sultan II. Mahmut Türbesi Haziresi adlı basılmamış doktora tezidir. Çok kapsamlı bir araştırmanın, büyük bir emeğin ve harikulade mimari çizimlerin yer aldığı bu önemli doktora tezi tam 635 sayfadır. Ne yazık ki bu tezler yapılmakta ancak bir türlü yayınlanmamaktadır. Mezar Taşları konusunda yapılmış yüksek lisans ve doktora tezlerinin mutlaka yayınlanması ve bilim dünyasına kazandırılması şarttır diye düşünüyorum.

Çemberlitaş II. Mahmut Haziresinde anlatacağımız ilk mezar , Moralı Tatarzade İbrahim Paşa nın 1889 tarihli yelken formundaki harikulade şahidesi ile dikkat çeken mezarıdır. Tatarzade İbrahim Paşa Osmanlı Deniz Kuvvetleri Komutanlarından biridir. Mora hanedanından Tahir Bey in oğlu olup 1818 de Mora da doğdu (2) Küçük yaşta Tersane-i Amire ye kaydedildi. Liva ve ferik olarak 1868 de Kumanda Meclisi Reisiliği yaptı. 1873 te vezir rütbesiyle Bahriye Nazırı oldu. Kıbrıs Mutasarrıflığı yapmış, 17 Şubat 1874 te Cezayir-i Bahri Sefid Valisi, 1878 yılında da ikinci defa Bahriye Nazırı olmuştur. 9 Mart 1889 da vefat etmiştir. Yelken formunda yapılmış şahidenin kitabesi şöyledir ;

Hüve l-Hayyu l-Bâkî
Kırk dört târîhinde silk-i celîl-i ‘askerîye
Dâhil ve o zamandan beru vuku bulan muharebatda ve hidemât-ı
Sâ ire-i Saltanat-ı Seniyyede ibrâz-ı şecâ at ve sadâkat itmekle
Memdûhu l-akrân ve l-emâsil olmuş olan
Mora hânedânından Tatar-zâdeler dinmekle ma rûf
Tâhir Bey mahdûmu a yândan kapudân-ı esbak
İbrâhim Paşa nın rûhîçün lillâhi l-Fâtiha
Fi 17 Recep Sene 1306 / 19 Mart 1889

Tatarzade İbrahim Paşanın lahdi üzerinde kırık bir seren direği, defne yaprakları, iki balta, iki çıpa, gemi halatları, akantlar gibi çeşitli süslemeleri vardır. Lahit iki şahideye sahiptir ve dokuz satırlık kitabenin yazılı olduğu yelken bezi, gemi direğine halatla sarılı olan seren direğine bağlanmış şekilde yekpare yapılmıştır. Seren direği, kademeli bir kaidesi olan ve ucu kırık gemi direği şeklindeki şahideye üç halatla bağlıdır. Seren direğinin kırık olması, kaptan paşanın ölümünü temsil eder. Seren direği kırık gemi sefere çıkamaz olduğundan gemicilerin yas tuttuğu ve komutanlarını kaybettikleri anlamındadır.
( -Çizim Dr. Mustafa Bulut )

Haziremizde sizlere anlatacağımız ikinci önemli mezar ise ; 1893 tarihli Ahmet Eyüp Paşa nın Osmanlı arması ve Türk sancağının işlendiği harikulade şahideli lahdidir,

Ahmet Eyüp Paşa İstanbul da doğmuş, Harbiye ye girmiş ve 1858 de yüzbaşısı olarak mezun olmuştur.1873 te müşir rütbesiyle Yedinci Ordu Kumandanı ve Yemen Valisi tayin edildi.

Bir yıl sonra istifa ederek İstanbul a döndü. Sırbistan ve Rusya muharebelerine İkinci Ordu Müşiri olarak iştirak etti, sonra beşinci ve üçüncü ordular kumandanlığı, Manastır ve Yanya Valiliği, 1838 de Yunan hududu komutanlığı yaptı.. 1888 de Yanya, 1889 da Kosova Valisi oldu. En son görevi Mabeyn Müşiri idi. 15 Mayıs 1894 te kalp krizinden öldü. Celi talik hatla yazılmış dokuz satırlık kitabesi şöyledir ;

Hüve l-Hayyü l-Bâkî
Efâhim-i müşirân-ı askeriyyeden olup
tedbîr ve fetânet ve besâlet ve şecâ at
bulunduğu muharebâtın kâffesinde
gâlibiyyet ile temeyyüz eylemiş iken pençe-
ecele teslîm-i gerden-i itâ at eylemiş
olan kumandân-ı meşhûr Ahmed Eyüb
Paşa nın ruhîçün el-Fatiha
17 Zi l-ka ade Sene 1310 / 2 Haziran 1893

Ahmet Eyüp Paşanın lahdi , İki oturtmalık üzerine yapılmış, cephelerine barok süslemeler ve Osmanlı armasının işlendiği, kapağının üzerinde iki silindirik şahideye sahip mermer malzemeden yapılan kapaklı mezardır. Lahdin ön cephesine klasik formda bir Osmanlı arması yapılmışken, arka cephesine altı ve üstü rulo şeklinde katlanmış kağıt, trampet ve bagetleri, mızıka ve çok sayıda üflemeli çalgı işlenmiştir. Lahit iki şahideye sahiptir. Öndeki dokuz satırlık kitabenin yazılı olduğu ucunda hilal motifi ve bir halatın sarılı olduğu seren direğine asılı olan yelken bölümüyle yekpare yapılmıştır. Yelkenin üstüne ay yıldız yapılmış altı ise bir iple toplanmıştır.
( Çizim Dr. Mustafa Bulut )
Ahmet Eyüp Paşa lahdi Osmanlı dönemi denizci mezar taşlarının en başarı örneklerinden biridir. Ulusal akımı temsil eder ve buna benzer denizci mezar taşlarını İstanbul un bazı önemli hazirelerinde görebilirsiniz.

Haziremizdeki üçüncü önemli mezarımız ise ; Halim Paşa nın 1894 tarihli görkemli anıtsal mezarıdır. Osmanlının Mısır valisi ve sonradan devlete isyan eden meşhur Kavalalı Mehmet Ali Paşa nın oğlu, sadrazamlık ta yapan Said Halim Paşa nın babasıdır. 1830 Kahire doğumlu olan Halim paşa vezirlik yapmış ve nazırlıkta da bulunmuştur. Klasik Türk Müziği eserlerini notaya aldırmış ve bu yolla musikimize büyük katkılarda bulunmuştur. Özel izin ile II. Mahmut haziresine gömülmesine müsaade edilmiştir.

Sülüs hatla yazılmış sekiz satırlık kitabesi şöyledir;

Hüve l-Hallâku l-Bâkî
Mısır Vâlisi esbak
Mehmed ‘Ali Paşa-zâde
Merhûm ve mağfûr Cennet-mekân
Firdevs-i âşiyân devletlü
Halîm Paşa Hazretleri nin
Rûh-ı şerîfleri içün Lillâhi te âlâ el-Fâtiha
Zi l-hicce Sene 1312 / Hazîrân Sene1894
Efrencî

Oturtmalık üzerine yapılan yüksek bir kaideye sahip, cephelerine barok süslemelerin işlendiği ve kapağının üzerinde iki silindirik şahideye sahip mermer malzemeden yapılmış kapaklı lahit mezardır. Lahit iki silindirik şahideye sahiptir. Lahdin kaide bölümü kırma çatı şeklinde dört cepheye de eğimli yapışmıştır. Çok zengin süslemelerin yer aldığı muhteşem bir mezar anıtıdır.
(-Çizim Dr. Mustafa Bulut )

Haziremizde detaylı vereceğimiz son mezar taşımız ise ; Büyük düşünür Ziya Gökalp ın mezarıdır. .

Ziya Gökalp , 23 Mart 1876 da Diyarbakır da doğdu.. İlköğrenimine mahalle mektebinde başladı, 1890 da Diyarbakır Askeri Rüştiyesini bitirdi ve İstanbul a geldi. 1895 de Mülkiye baytar mektebine kaydoldu. Gizli cemiyetlere üye olmak suçundan hapsedildi. 1908 İttihat ve Terakki Cemiyetinin Diyarbakır Şubesini kurdu. 1911 de genç kalemler dergisini çıkardı. . 1919 da işgal kuvvetleri tarafından önce Limni adasına, sonra da Malta ya sürgün edildi. Sürgün hayatı 30 Nisan 1921 de sona erdi. 1923 de Diyarbakır Milletvekili oldu ve 25 Ekim 1924 de vefat etti. Mezar kitabesi şöyledir ;

Büyük mürşid
Ziyâ Gökalp burada yatıyor
Öldüğü gün millî bir mâtem günü oldu
Türk Ocağı onun azîz vücûdunu
Kendisini yetiştirmekle mağrûr
Olan vatânın bu toprağına ve mübârek
Hâtırasını kendi kalbine gömdü.
25 Ekim 1924 Gün: Cumartesi
Mi mâr: Hikmet ‘İsmet
İ mâli: Unkapanı ndan Salih Sabri ve Hüseyin ‘Avnî
Nûrî

Ziya Gökalp lahdi oturtmalık üzerine düzenlenmiştir. Oturtmalığın dört köşesine ve uzun kenarların ortasına, kare kesitli gövdesinin orta yükseklikte köşelerin pahlanmasıyla sekizgene dönüştüğü, tekne tonoz şeklinde bir başlıkla nihayetlenen ve palmet, rumi süslemelere sahip babalar yapılmıştır. Kaidesi ise bir sıra Türk üçgeni ile süslenmiştir.
(-Çizim Dr. Mustafa Bulut )

II. Mahmut Haziresi; Osmanlı devletinin son dönemleri ile cumhuriyetin ilk yıllarını kapsayan Ulusal Mimarlık Dönemi mezar taşlarının özgün örnekleri ile doludur. (3) Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden ilham alınarak yapılan ve anıtsal ölçüleri-yoğun süsleme programları ile dikkati çeken bu mezarların çoğu lahit mezar şeklinde yapılmıştır. Lahitlerin yüzeyleri ise palmet, rumi, lotus, mukarnas, rozet ve Türk üçgenleri ile süslenmiştir. Hazirede ; Mevlevi serpuşu hakk edilmiş Abdülhamit Ferit Paşa nın kabrini, Üstüvani şahidesine kazılmış ok-yay bulunan Hasan Rıza paşanın kabrini, şahidesinde telek bulunan ve vakanüvis izlemini veren Moralı Sadreddin Paşanın şahidesini, Hamdi Paşa nın çok zarif lahitli mezarını görmeden ayrılmanız çok şey kaçırdınız anlamındadır.

Saygılarımla

Mahmut Ökçesiz
06.10.2017

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1.Dr. Mustafa Bulut, Sultan II.Mahmut Türbesi Haziresi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Sanatı Ana Bilim Dalı basılmamış doktora tezi, 2012 İstanbul
2. Mehmed Süreyya, Sicil-İ Osmani, Haz: Nuri Akbayar, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 1996, C: 3, s. 775
3. Dr. Mustafa Bulut, Sultan II Mahmut Haziresindeki Ulusal Mimarlık dönemi mezarları
          |                              

Mahmut Ökçesiz
Profesyonel Turist Rehberi
06 Ekim 2017 Cuma
Mesaj Gönder 665



 Yorumlar

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
SAĞLIK HİZMETLERİNİ PAZARLARKEN İZLENMESİ GEREKEN 10 TREND

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
BENSWİSS YELKENLİSİ OKYANUSA AÇILDI... Yorum VAR !

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
TÜRKÇE REHBERLİK YASASI

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ, YILLARDIR SİZİ KANDIRIYORLAR!

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
BİR TURUN ANATOMİSİ – 7

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
ŞEYMA CANDAN, HAYALLERDE KALAN KALEİÇİ VE ATSO

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
KYOTO, JAPONYA

Recep YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
2017 TURİZM İSTATİSTİKLERİ

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .