İSTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -6

EDİRNEKAPI EMİN BABA TEKKESİ ve HAZİRESİ

Emin Baba tekkesi, İstanbul Edirnekapı da Eyüp ilçesine bağlı Defterdar mahallesi Savaklar Caddesindedir. Edirnekapı mezarlık yolu üzerinde ve surların tam karşısındadır. Edirnekapı-Silivrikapı- Eğrikapı (Tokmak dede ) İstanbul un eski üç büyük mezarlıklarıdırlar ve bunların en eskisi ise Edirnekapı mezarlığıdır. Tekkenin olduğu yerde 1761 tarihinde Derviş Mehmet tarafından bir namazgâh ve su kuyusu tesis edilip, namazgâh taşı dikilmiştir. Tekkenin yapıldığı yıllar (1284/1866-67), II Mahmud dönemindeki yasaklı yılların sonrasına rastlamaktadır. Osmanlı ordusunun geleneksel kurumu yeniçeriliği çok kanlı bir şekilde ortadan kaldıran Sultan II Mahmud, yeniçerilerin fesadından Bektaşi tarikatını ve Bektaşi Babalarını sorumlu tutarak benzeri bir operasyonu Bektaşilere karşıda gerçekleştirmek ister. Yeniçeriliğin kanlı bir operasyon sonucu, 15 Haziran 1826 de resmen lağvedilmesinden sonra Bektaşilerin de cezalandırılması yönünde 8 Temmuz 1826 da Topkapı Sarayı, Saray-ı Hümayun camiinde bir toplantı yapılır. (1).

Toplantı sonucundaki karara göre Bektaşi Tekkelerinin çoğu kapatılır ve başta Hacı Bektaş olmak üzere tüm tekkelere Nakşi şeyhler atanır. Bektaşi dedeleri de ilmiye mensuplarının yoğun olduğu illere sürgüne gönderilir. Sultan Abdülaziz döneminde ise Bektaşiler üzerindeki yasaklar hafiflemiş ve Bektaşiler önce tulumbacılar teşkilatında görev almış ve halkın arasına dönmüşlerdir. Bazı Bektaşi tekkeleri açılmış ve Bektaşi babaları da sürgünden dönerek İstanbul da yaşamaya başlamışlardır. İşte bunlardan biri de Edirnekapı Kuyubaşı nda yaşayan Emin Baba dır. Rivayete göre Emin Baba, tekkenin inşa edildiği bu yerde küçük bir kulübede; bir şilte, iki hasır iskemle, bir cezve ve fincandan başka eşyası bulunmayan münzevi halde yaşayan bir Bektaşi babasıdır. Hayatı hakkında bilgi çok azdır. (2) Karadeniz bölgesinden İstanbul a göç eden bir aileye mensup olduğu bilinmektedir. bu münasebetle “Laz '' lakabıyla anılmaktadır.

Emin Baba nın Pertevniyal Valide Sultan ile tanışması Sultan Abdülaziz in Avrupa seyahati sırasında meydana gelmiştir. Rivayete göre Sultan Abdülaziz 21 Haziran 1867 tarihinde Avrupa gezisine çıktıktan sonra, Valide Sultan, oğlunun gezisinin uzamasından endişeye düşmüştür. Gördüğü rüyaların da etkisiyle oğlunun geri dönmeyeceğine hükmedip sıkıntısını kadınlarından Tiryâl Hanım a açmıştır. Tiryâl Hanım da Edirnekapı dışında münzevi bir hayat süren Emin Baba ya itimadı olduğundan ona başvurulmasını tavsiye etmiştir. Tavsiye üzerine Valide Sultan oğlu Sultan Abdülaziz in geri dönüp dönmeyeceğini Emin Baba ya sordurmuştur. Emin Baba nın ilk cevabı, “Padişah değil mi, canı ne vakit isterse o vakit gelir, ben kâhyası değilim ya '' olmuştur. '' Fakat ısrar üzerine “önümüzdeki Çarşamba değil, öbür Çarşamba '' haberini göndermiştir. Sultan Abdülaziz, Emin Baba nın dediği günde gezisinin 41. günü (7 Ağustos 1867) İstanbul a dönmüş, bu olay üzerine Valide nin Emin Baba ya olan güveni artırmış, onu ödüllendirmek için Hassa Hazinesi nazırını göndermiş ve ne isterse yapılmasını emretmiştir. Baba nın isteğiyle Edirnekapı daki Kuyubaşı denilen yerde tekkesi inşa edilmiş, ayrıca Valide Sultan o tarihten sonra Emin Baba yı sık sık ziyaret etmiştir. (3) Bazı kaynaklara göre, Pertevniyal Valide Sultan, Emin Baba dan ikrar alıp onun müridi olmuştur. Valide Sultan ın, Emin Baba vasıtasıyla Bektaşiliğe intisabında Sultan Abdülaziz in Avrupa seyahati bir vesile teşkil etmiştir. Ayrıca Valide Sultan ın Bektaşiliğe intisap etmesiyle 1826 yılından beri yasaklı olan Bektaşiler bu dönemde daha da rahatlamışlar ve bizzat Osmanlı sarayından desteğe kavuşmuşlardır. Emin Baba tekkesinin inşası sırasında ilk önce kendi mürşidi olup, o civarda metfun bulunan Salih Baba ya mezar taşı konulmasını ve o civardaki kuyulu kahve denilen yere küçük bir ev yapılmasını istemiştir. Emin Baba nın bu dileği derhal yerine getirilip ardından tekke binası da inşa edilmiştir. Salih Baba nın mezarı bugün de mevcut olup tekkenin sağ ilerisinde yer almaktadır.

Emin Baba tekkesi dikdörtgen şeklinde, duvarları kârgir, üstü ahşap çatılı bir bina olarak yapılmıştır. Giriş kapısı binanın ortasında yer alıp, karşısında semahane yer almakta ve semahanenin ön duvarında mihrap bulunmaktadır. Üst katı ahşap olarak (fevkani) yapılan dergâhın cümle kapısının karşısında semahane ve iki yanında odaları vardır. Kapının her iki yanında üçer pencere bulunmakta, kapının yanındaki pencereler ise, diğerlerine nazaran bir hayli dardır. Tekkenin sol tarafındaki iki büyük pencerenin arasında mihrap bulunmaktadır. Arka duvarın sol tarafında ise üstteki ahşap kata çıkan merdiven kalıntıları bulunmaktaydı. Sağ tarafta mutfak ve ocaklar bulunurdu. Mevkiye ve dergâha adını veren kuyu ise cümle kapısının iki metre ilerisinde yer alıyordu.
Emin Baba Tekkesi uzun yıllar harap halde kalmış ve 1995 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesine devredilmiştir. İBB nin yaptığı restorasyon sonucunda bugünkü halini almıştır. (4) Tekkenin semahane kapısı üzerine konulan ve beş satır halindeki yapı kitabesi şöyledir ;

Padişah-ı hazret-i Sultan Aziz in mâderi
Hazret-i Pertevniyâl Sultan u zişan-ı âliyâ
Dergâh-ı pâk rıza u Hakk ma‘mûr eyledi
Görmemiş asla felek böyle kerem-kân u sehâ
Rahata oldu mübeddel ehl-i fakrın firkati
Böyle sahib-i merhamet Sultana kılsınlar dua
Oldu bu evrad-ı ezkârın hemi dilde kadîm
Dâima olsun mu‘în-i Halık ve arz u sema
Subhiya cevherle tarih-i zahidâ bu dergâhı
Ol Emin Baba ya elmah-ı murtaza gördü reva
sene 1284/1867

Emin Baba Tekke binasının önünde ve hemen arkasındaki iki hazirede önemli mezar taşları vardır. Tekkenin sol ön tarafında Emin Baba nın mezarı vardır. 1866 tarihli yeşile boyanmış şahide üzerinde Bektaşi serpuşlu bir tac- şerif , üzerinde 12 dilimi ve Bektaşi teslim taşı ile 12 silmeli (satırlık) son derece zengin kitabesi hemen dikkati çeker. Teslim taşının iki yanına gelecek şekilde “hû dost '' yazısı yazılmıştır. 12 dilimli Fahir adı verilen Bektaşi tac-ı şerifi tarikatın 12 önemli kuralını ve 12 imamı temsil etmektedir. Tekke önündeki namazgâh taşı Derviş Mehmet tarafından dikilmiş, ön ve arka yüzlerinde “Küllema dahale aleyha Zekeriyya el-mihrabe –Zekeriya onun yanına mihraba her girdiğinde ( Al-i İmran suresi 37. Ayet ) yazılıdır.
Ayrıca bina önünde iki adet köfeki taşından yapılmış şahideler vardır. Bunlardan ilki 1761 tarihinde vefat eden Derviş Mehmet e diğeri ise Derviş İbrahim e aittir. İkincisinin vefat tarihi yazılmamıştır. Derviş İbrahim ile Derviş Mehmet in kardeş oldukları tahmin edilmektedir.

Emin Baba tekkesinin haziresinde iki aile sofası yer almaktadır. Şahideleri çok güzel ve eşsiz güzellikte olan büyük sofada 12 kabir bulunup, bunların 5 Ocak 1868 tarihlisi molla sarıklı ve Mevlevi sikke kabartmalı İstanbul Kadısı Mehmed Arif Hilmi Efendi nin mezarıdır.

Bu durum Emin Baba tekkesinin müdavimleri arasında ilmiye mensuplarının bulunduğunu da göstermektedir. Ayrıca hazirede Fatih türbesi türbedarı Şeyh Hacı Bekir Efendi nin 1879 tarihli mezarı da bulunmaktadır. Bekir Efendi, Halvetiyye tarikatının Şabaniyye koluna mensup İbrahimiyye (Kuşadaviyye) şubesinin kurucusu Kuşadalı Şeyh İbrahim Halvetî Efendi nin talebesidir. Bektaşiliğe mesafeli duruşuyla ünlü Halveti şeyhlerinin birisinin, Bektaşi tekkesinde ve bir Bektaşi şeyhinin yanında gömülü olmasının bir sırrı olmalıdır. Etrafı parmaklıklı sofada Yenişehir Feneri hanedan-ı kadiminden Şefik Bey in 1877 tarihli şahidesi Bektaşi taclıdır. Şefik Bey in eşi Melek Hanım ın 18 Mart 1894 tarihli mezar taşı da buradadır.

Onun şahidesi üzerinde teslim taşı kabartması vardır. Tekke haziresinde hanım mezarları ağılıktadır. Bazı mezar taşlarının kitabeleri çok yıprandığından tam olarak okunamamaktadır. Haziremizdeki son ve en önemli taşımızda bir Yeniçeriye aittir. 1237/1821 tarihli ve Harbacı İsmail Beşe ye ait olan Dardağan serpuşlu şahidenin üzerinde “ Kef “ harfi ve altında yer alan 32 rakamı merhumun 32. bölükten olduğuna işaret eder. Simetrik olarak aşağıya bakar şekilde yerleştirilen iki adet mızrağın üst tarafında asılı flamalar ve sallanan ucunda ağırlık bulunan iplerin resmedildiği “ Flandra '' da 32. bölüğün simgesidir.

(devam edecek)
Mahmut Ökçesiz
20.10. 2017
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1. Müfid Yüksel, Emin Baba Bektaşi Dergahı, Cem, Sayı 69, Ağustos 1997, s.50.
2. Metin Mermi Haskan , Eyüp Sultan Tarihi, s.105.
3. Ali Rıza-Mehmed Galip, XIII. Asr-ı Hicrîde Osmanlı Ricâli (Geçen Asırda Devlet Adamlarımız), C.II, haz. F. Çetin Derin, İstanbul 1977, s.10
4. Fahri Maden, Edirnekapı da bir Bektaşi Ocağı ; Emin Baba Tekkesi ve Haziresi, Kastamonu Üniversitesi
          |                              

Mahmut Ökçesiz
Profesyonel Turist Rehberi
20 Ekim 2017 Cuma
Mesaj Gönder 574



 Yorumlar

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
ANRO TURİST REHBERLERİ ODASI, YENİ YERİNDE

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
HES CENNETİ GİBİ GÖSTERDİLER, CEHENNEME ÇEVİRDİLER!

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
MACARLAR VE TÜRKLER -I-

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
LÜBBEY KÖYÜ

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMİN GELECEĞİNDE 55 YAŞ ÜSTÜ TURİSTLER VAR

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
BENİM BABAM ATATÜRK'Ü GÖRDÜ...

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
GASTRO TURİSTLER

Recep YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
2017 TURİZM İSTATİSTİKLERİ

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .