ISTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -10

ŞEHZADE CAMİ, TÜRBELERİ ve HAZİRESİNDEKİ MEZAR TAŞLARI

Şehzadebaşı Cami, türbeleri ve haziresindeki Osmanlı dönemi mezar taşları, İstanbul Fatih ilçesi Şehzadebaşı Caddesinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Sarayı nın karşısındadır. Mimarbaşı Sinan ın 1543-1548 yılları arasında dönemin hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman ın Saruhan sancak beyi iken yirmi iki yaşında ölen oğlu Şehzade Mehmet adına yaptığı büyük bir külliyenin içindedir. Bu külliye, camiden başka imaret, tabhane, medreseler ve mekteplerden oluşmaktadır ve halen dispanser olarak kullanılan imaret ile mektep avlu dışında olup cami, medrese, tabhane ve türbeleri bir avlu çevirmektedir. Beş kapıdan girilen avlunun duvarları pencerelidir. Kanuni ve Hürrem’in ilk oğlu olan Şehzade Mehmet 1521 yılında İstanbul da doğmuş ve 1543 yılında Manisa sarayında vefat etmiştir. Şehzade Mehmet 1540 yılında Saruhan sancağına gitmiş ve iki yıl orada görev yapmıştır ve hala sebebi tespit edilemeyen bir durumundan dolayı vefat etmiştir.

Şehzade Camii Osmanlı Klasik Mimarisinin ilk anıt eseridir. Şehzade Camii nin planı kare şeklindedir ve üzerini 18.42 metre çapında bir orta kubbe ve dört büyük yarım kubbe örtmektedir. Büyük kubbe 4 fil ayağı üzerine oturmaktadır. Birçok camide denenecek olan dört yarım kubbeli camii tipi ilk defa Şehzade camiinde uygulanmıştır. Caminin ana gövdesinin kuzey ve güneyinde ikişer şerefeli iki minare bulunur. Bu minareler üzerindeki tezyinat başka camilerde görülmez. Bu tezyinat Şehzade Mehmet in gençliğini ve dinamizmini göstermek için yapılmıştır.

Şehzade caminin avlusunda Osmanlı İmparatorluğunun çeşitli dönemlerinden kesitler sunan , ait oldukları dönemin mimari türbe özelliklerini yansıtan ve bilhassa süsleme özellikleri ile devirlerinin ihtişamını sergileyen önemli şehzadelerin ve devlet adamlarının medfun oldukları türbeler vardır. Bunlar ; Şehzade Mehmet ve Şehzade Mahmut Türbeleri, Rüstem Paşa Türbesi, İbrahim Paşa Türbesi, Hatice Hatun ve Fatma Sultan Türbeleri ve Destari Mustafa Paşa Türbesi dir. Cami haziresi içindeki geniş alanda yer alan bu türbelerin ilki ve en güzeli Kanuni nin oğlunun defnedildiği genç yaşta ölen Şehzade Mehmet Türbesidir. Türbe Klasik Osmanlı türbe mimarisi üslubunda olup, yapı topluluğunun en erken bitirilen bölümüdür.

Osmanlı mimarisinin en güzel türbelerinden birisi olup, sekizgen planlıdır. Üzeri yivli bir kubbe ile örtülmüştür. Toplam 30 pencere ile aydınlatılan türbe 16.yy ait son derece nefis çinilerle bezenmiştir. Şehzade Mehmet in sandukası üzerinde dört ayaklı, fildişi kakmalı bir taht bulunmaktadır.

Bu taht Kanuni Sultan Süleyman tarafından konulmuş ve ölümünden sonra Şehzade Mehmet in padişah olmasını istediği simgelenmiştir. Türbede Şehzade Mehmet ten başka kardeşi Şehzade Cihangir, Şehzade Mehmet in kızı Hümaşah Sultan ve kim olduğu bilinmeyen bir başka sanduka daha bulunmaktadır. (1)

Hazirede bulunan bir diğer önemli türbe Kanuni nin damadı ve önemli Osmanlı sadrazamlarından biri olan Sadrazam Rüstem Paşa Türbesidir.

Hırvat asıllı Hristiyan bir ailenin çocuğu olan Rüstem Paşa genç yaşta devşirilip İstanbul a getirildi. Üstün yetenekleri ile kısa zamanda Kanuni nin gözüne girdi ve Mihrimah Sultan ile evlenip saraya damat oldu. Şehzade Mustafa nın katlinden sonra Kanuni yeniçerilerin isyan etmesinde korktu ve Rüstem paşayı azletti. Osmanlı da zenginliği ve devlet makamlarını para ile satması ile ünlüdür. Türbe 17 pencere ile aydınlatılmıştır.

Giriş kapısı dikdörtgen bir niş şeklindedir ve süsleme bakımından oldukça zengin olan türbenin içerisi 16. Yüz yıl çinileri ile kaplıdır. Türbede Rüstem Paşa ile oğluna ait iki sanduka bulunmaktadır. Haziredeki türbelerin biri de cami girişinin sol tarafında yer alan Destari Mustafa Paşa Türbesidir. Türbe 1611 yılında Destari Mustafa Paşa nın sağlığında kendisi tarafından yaptırılmıştır. Destari Mustafa Paşa Sultan I. Ahmet vezirlerinden olup, Enderun da yetişmiş, mirahorluk, beylerbeyliği, sadaret kaymakamlığı, kubbe vezirliği ve vezirlik yapmıştır. Saraya damat olmuş, 1614 yılında öldürülmüştür. Padişah, yeniçeri ulufelerinin dağıtılmasında defterdar ile anlaşamayan, ayrıca en çok çekinilen örgüt durumundaki Melamî-Hamzavîlerle ilişkisi saptanan sadaret kaymakamı Sarıkçı Mustafa Paşa’nın da arz sırasında içeriye cellat çağırarak boynunu vurdurmuştur. Kesme taştan, dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır.

Üzeri dışa taşkın sekizgen bir kasnak üzerine oturan kubbe ile örtülmüştür. Türbe içerisinde Destari Mustafa Paşa dan başka Ayşe Sultan ve üç çocuk lahdi bulunmaktadır. Bunlardan üzerinde hançer motifi olan lahit Paşanın oğluna aittir.

Şehzadebaşı cami haziresinde bulunan toplam 7 adet türbenin diğerleri ise Şehzade Mahmut, Fatma Sultan, Hatice Hatun ve Bosnalı İbrahim Paşa türbeleridir. Bosnalı İbrahim Paşa III. Murad devri sadrazamlarından biridir. Türbe 1603 yılında ölen dalgıç Ahmet Ağa tarafından inşa edilmiştir. Şehzade Mahmut ise sultan III. Mehmet in oğludur ve annesi ile birlikte öldürülmüştür. Fatma Sultan ise Kanuni nin torunudur. Türbe 1588 yılında inşa edilen Fatma sultan adına baldaken tarzında inşa edilmiştir. Türbede; Fatma Sultan ile kocası Şehr-izar Beylerbeyi Mustafa Paşazade Mehmet Bey medfundur. Yeniçeri Ocağı binaları önceleri şimdi ki Şehzadebaşı Camii civarında bulunurken bu külliyenin yapımı sırasında Aksaray-Horhor arasında Et meydanına taşınmıştır. Fakat Şehzadebaşı nda da çok az olmakla beraber birkaç bölük oturmaya devam eder. Yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla o kadar büyük bir tahribat oluşur ki bu binalardan Şehzadebaşı ndaki gösterişsiz Acemi oğlanları hamamı hariç yeniçerilerden eser kalmaz. Yeni odalar topa tutulur, eski odalar ise yıktırılır. Ağa kapısı ise şeyhülislamlığa verilir . Şehzade cami haziresinde ve 7 türbede toplam 600 mezar taşı vardır.

Şehzade cami haziresinde Osmanlı nın ihtişamlı dönemi olan 16.yy ait türbelerle başlayan defin işlemleri daha sonraki asırlarda sanduka ve şahideler ile devam etmiştir. Yüzlerce mezar taşlarının yer aldığı hazire birkaç defa okunmasına ve envanter çalışması yapılmasına rağmen ne yazık ki bugüne kadar ne yayın olarak neşredilmiş veya ne bir yüksek lisans/doktora tezi konusu olmuştur.

Şehzadebaşı cami haziresinden seçtiğimiz şahidelerin ilki 1235 Hicri/1819 Miladi tarihli Karakullukçu Seyyid Bekir Ağa nın serdengeçti serpuşlu ve etek kısmında 31. bölüğün remzi olan çapa işareti ile birlikte kef harfli şahidesidir.

Yeniçeri mezar taşlarının ya serpuşlarının hemen altında ya da etek kısımlarında kef “ “ harfi varsa Yeniçeri ortasını yani bölüğünü, Cim “ “ harfi varsa cemaatini yani taburunu temsil ederdi. Yeniçeri Ocağı toplam 196 cemaat ve ortadan müteşekkildi. Karakullukçu tabiri yeniçerilerin aynı zamanda kul adıyla anılmış olmasına dayanır. “Onlara hizmet eden '' anlamında kullukçu ve yaptığı işin bir ayak hizmeti olması dolayısıyla karakullukçu şeklinde adlandırılan bu görevlilerin ayrıca inzibat noktalarında görev yaptıkları bilinmektedir. Kara kullukçuluk görevi Fâtih zamanında ortaya çıkmıştır. Nitekim bu dönemde Yeniçeri Ocağı nın yeniden tanzimi sırasında her koğuşa aşçı, alemdar, vekilharç, odabaşı ve çorbacı gibi zabitler tayin edilirken her 100 nefer için acemi oğlanlarının ocağa alınanları arasından on karakullukçu verilmiş, bunların da başına bir baş karakullukçu getirilmişti. Karakullukçular yaptıkları işe göre pazara giden, pabuççu ve kandilci gibi lakaplarla da anılırlardı. Ayrıca bazı karakullukçular, çorbacı denilen yeniçeri orta ve bölük kumandanlarının atlarına bakarlar, seyislik, ulaklık, hasekilik hizmetinde bulunurlardı. Bir kısmı da suçluları zindana ve mahkemeye getirir ve götürürlerdi. Hepsinin âmiri olan baş karakullukçu aynı zamanda şehirdeki kullukların da başıydı. Karakullukçular resmî günlerde başlarına kavuk, sırtlarına kollu bir nevi cepken demek olan kırmızı renkte salta ile siyah nimten, altlarına şalvar, dizlerine beyaz tozluk, ayaklarına da kırmızı yemeni giyerlerdi. (2)

Şehzadebaşı cami haziresinden seçtiğimiz bir diğer yeniçeri şahidesi ise 1231 Hicri/ 1815 Miladi tarihli ve dardağan serpuşlu Benderli Hacı Hasan ın oğlu Ali Ağa dır.

Çok güzel bir dardağan serpuş taşıyan bu şahide Yeniçeri mezar taşlarının en güzel örneklerinden biridir. Cami haziresinde yer alan tarikat taşlarından güzel bir örnek olan 12 Şaban 1255 hicri / 21 Ekim 1839 Miladi tarihli Mevlevi serpuşlu Dervişzade Ömer Lütfi Beyin şahidesi ile yazımızı noktalayalım.

Elbette Şehzadebaşı cami haziresi envanteri yapılıp kitap halinde yayınlandığında mutlaka ait oldukları dönemleri aydınlatacak çok önemli bilgileri bizlere aktaracaklardır.

(devam edecek )

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1.Şehzadebaşı Şehzade Mehmet Türbesi, http://www.tas-istanbul.com/portfolio-view/sarachane-sehzade-mehmet-turbesi.
2. Yeniçeriler, Reşat Ekrem Koçu, Koçu Yayınevi, İstanbul 1964
          |                              

Mahmut Ökçesiz
Profesyonel Turist Rehberi
17 Kasım 2017 Cuma
Mesaj Gönder 500



 Yorumlar

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
TARTIŞMALARIN ODAĞINDAKİ KUDÜS –I–

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
TÜRK BAKLAVASININ UNU RUSYA'DAN CEVİZİ AMERİKA'DAN!

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
ÖDÜL TÖRENİNDE EN BÜYÜK ALKIŞ DOWNLU YARIŞMACILARA..

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
PORGY AND BESS

Serdar Taştanoğlu
Yazara Mesaj gönderin
İSTANBUL ANILARIM I Yorum VAR !

Prof. Dr. Tuncay NEYİŞÇİ
Yazara Mesaj gönderin
DERİNE DİKEY TORTUL SIZINTILI KENTLERDE TURİZM

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
LÜBBEY KÖYÜ Yorum VAR !

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMİN GELECEĞİNDE 55 YAŞ ÜSTÜ TURİSTLER VAR

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .