21 ŞUBAT DÜNYA REHBERLER GÜNÜ KUTLU OLSUN.

Turizm piyasasının Donkişotlarıdır biz kokartlı rehberler.

Bugün 21 Şubat Dünya Turist Rehberleri Günü. Biz Profesyonel turist rehberleri için biraz da olsa önemsendiğimiz ve hatırlandığımız özel bir gündür. Türkiye ile birlikte tüm dünyada aynı anda kutlamalar yapılır.

Türkiye gibi tarihi ve kültürel varlıklar bakımından çok zengin, ancak son dönemlerde turist bakımından çok fakir bir ülkede, bugün 21 Şubat Rehberler Günümüzü coşkuyla..! kutlayacağız. (Nasıl olacaksa, o kutlama)

Peki, bizler kimiz? Bu ülke için ne gibi işler yaparız.? Ülkeye ve insanalara ne gibi faydalarımız dokunur.? Bilen var mı.?
Türkiye de 15.000’in üzerinde Profesyonel Turist Rehberi var yani resmi olarak sınavları geçerek, eğitim almış ve kokart almaya hak kazananlar, ve T.C. kanunlarına göre TUREB üyesi meslek odalarına üye olarak, düzenli vergisini ödeyen rehberler, eğer çalışacak tur bulabilirlerse.

En çok tur rehberi İstanbul da yaşar, daha sonra İzmir ve Ankara, Nevşehir, Kapadokya. Turistik bölgelerde yani.

En çok İngilizce rehberler bu sektörde başı çekerler, adından Almanca ve Fransızca konuşan rehberler. Devletin açtığı kurstan veya iki yıllık Meslek Yüksek Okullarından ya da 4 yıllık fakültelerden eğitim alırsanız ve yabancı dil sınavını da geçerseniz, kokartlı bir tur rehberi olursunuz.

Yabancı dil sınavını geçerek ve sonra da tam Türkiye turunu tamamlamak şartıyla olabilirsiniz. Tüm bunlar zor ve hayli masraflı işlerdir 21-22 yaşında bir genç için. Eğitim zaman alır, öğrenmek hiç bitmez, hep sürer, bilgiler tükenmez, her daim hep güncellenir. Bazen sanal alemdeki GOOGLE la bile savaşırsınız.

En az bir yabancı dili çok iyi konuşan, yazan ve anlayan eğitimli bir meslek sınıfıdır. Bazı durumlarda net olarak 4 yabancı dili ve hatta 5 yabancı dili bilen rehber meslektaşlarımız da çoktur. Yabancı dillere karşı yetenekli insanlardan oluşan elit bir topluluktur.

’’Geçinmek için başka işler yapsalar bile, kendilerini bir rehber olarak tanıtırlar. Ve bu iş onlar için bir yaşama biçimi olduğundan sürekli okurlar, bilgi toplarlar, sonra duramazlar, yazarlar, seyahat ettikleri yerlerde, fotoğraflar çekerler. Sanal ortamlarda gruplar kurarlar ve bilgi paylaşımı için sayfalar açarlar. 20 yıl, 30 yıl emek verdikleri, binlerce km seyahat ettikleri, gördükleri yerleri ve edindikleri bilgileri sizlerle paylaşırlar...’’

Devletten aldıkları kokartlarla serbest olarak farklı acenteler için veya tek bir acente ile kadrolu ve SSK lı olarak çalışırlar... Serbest olarak çalışan rehberler risk alırlar ve kendi Bağkur primlerini ve kendi vergilerini makbuz keserek öderler. Özel sigortalı olmak büyük bir hayaldir...

Turist yurt dışından gelince ilk onu görür ve en sonunda da muhtemelen onu görerek bu güzel memleketten ayrılır. Rehber aslında bütün ülkeyi temsil eder, adeta her konu hakkında her an bilgi verebilecek olan bir büyükelçi gibidir.

Seyahat acenteleri, otelleri, otobüsü ve uçağı ayarlar sonra program dosyasını ve yolcu listesini rehberin eline verir, çekilir aradan ve her şey rehbere kalır.

Evinden, çocuğundan uzak yalnız otel odalarında, hayatında ilk gördüğü kişilere katıksız ve koşulsuz sevgi ve saygı göstererek görevini en iyi şekilde tamamlamaya çalışır.

YABANCI TURİST AZALDI ! PEKİ, ŞİMDİ BU REHBERLER NE YAPIYORLAR?
Rehberler T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olsalar da serbest çalışırlar, kimse onlara aç mısın açık mısın? Turun var mı? Yevmiyeni acenteden tam olarak alabildin mi? SSK sigortanı bu ay yatırabildin mi? diye sormaz, kimsenin aklına gelmez.

Çünkü bu meslek çok çok serbesttir ve rehberler yalnız insanlardır. İnsanlar, sektör iş ortakları, sadece işleri düşünce ararlar, yoksa kimse seni aramaz, sormaz, sen görünmezsen.

Ha, bir meslek odası vardır. TUREB, İRO, İZRO, ARO, MURO, Ankara da, İstanbul da ve bir kaç ilde görev yaparlar. Meslek haklarımızı korumak adına, yollarda kaçak tur ve korsan rehberlere karşı denetimler yaparlar ve cezalar yazarlar, caydırıcı olmaya çalışırlar ama o kadar.
Rehber yine yalnızdır...

Çünkü yabancı turizm bittiğinden beri işsiz rehber sayısı çoğalmıştır. Yerli piyasada ablalar, teyzeler, kaptanlar, dernek başkanları, öğretmenler vs. gibi herkes kendini zaten hep rehber sandığı için, otobüslere sadece kanunlar zorladığı için ve para cezası almamak kokusuyla, mecburen kokartlı rehber alırlar... Buna rağmen, akıllarının hep bir ucunda ’’ bu adama ne gerek var? Ona vereceğim para keşke cebimde kalsa.’’ diye düşünen acenteci ve abla, teyze çok boldur.
Bıraksanız resmi kokartını kopyalayabilse, sizi otobüsten atacak kadar da size karşı sabırsızdırlar. TÜRSAB bir kanun çıkarabilse, herkese Türkçe dilde kokart vermek ister ve her acenteci kendi rehber olmak ister, kalifiye elemana ne gerek var ha enformasyon memuru ha rehber..! Tur nasılsa yapılır ve işler yetişir. Rehber olmazsa bile, insanları eğlendirmek, coşturmak için hazır durumda Ankara nın Bağları CD si vardır netekim... Eğer yoksa bile, yüksek teknoloji içeren akıllı telefonlar, her zaman eğlendirmeye hazırdır. Cep telefonundan YouTube uygulamasından hemen bir oyun havası açılır, ve eller havaya, haydi oynamaya... Geziniz, neşeli olsun...

HER TÜRK REHBER DOĞAR..!
Rehber kim ki? Piyasada rehberden bol ne var? diyen kaptandan devşirme sonradan görme bazı acenteciler!
Tam 20 sene okumuş 3 - 4 yabancı dil bilen ve bunları koca bir tarihi anlatabilecek kadar akıcı konuşan rehberleri sınıflandırma cüretini gösterirler. Hatta yerli piyasada ya iş verdirir ya da hiç verdirmez. Bu adamlar yetki mekanizmasını bile elinde tutar. Adamı piyasadan siler. Arkandan iş çevirirler...

Otobüslerde koltuklar sigortalıdır ama kaptan yani host/hostes koltuğu hariç. Rehberin koltuğu 3 ve 4 numaradır. Onun ofisidir, kitaplarını, lap-topunu, CD lerini, haritalarını oraya koyar. Ama yerli piyasada ne gariptir ki, bizim koltuklar genellikle seyahat eden müşteriye satılır...?
Çünkü, birkaç görgüsüz önde oturmak ister, yolu görmek için yoksa tura gelmemekle tehdit eder seyahat acentesini. Rehber kelle koltuk öndeki küçük koltukta gider...

Ayağa kalkar, anlatır, ama düşmek yok, çünkü boynun kırılır, ölürsün, hiç sorun değil, biri gelir biri gider hesabı. Kalan sağlar bizimdir...
Parası ve sosyal güvencesi olmayan rehber ses çıkaramaz, başına gelen her şeyi kabullenir. Çünkü, eğer o tura rehber olarak gitmezse, arkasında bu işe talip olacak olan yüzlerce rehber vardır. Çünkü, piyasada işsiz rehber çok fazladır.
Seyahat acenteleri piyasadaki bu rehber çokluğunu avantaja çevirmeye uğraşıyorlar. Acenteler için, en kaliteli rehber, en iyi rehber, her konuya hâkim olan ya da çok bilgili olan rehber değil, düşük yevmiye ile geceden tek günlük tura çıkan rehber ve host / hostes koltuğunda oturan rehberdir...

Kaptanların ne yazık ki bazıları, rehberlerin her yaptığını acentelere rapor eden casuslardır.
Kadrolu kaptanlarla, iyi geçinmeyen rehberin o seyahat acentesinde kalıcı olma şansı sıfırdır. Çok cephe de savaşırız. Turizm piyasasının Donkişotlarıdır biz kokartlı rehberler.

Hak edişini hiç istemeyen, az otopark fişi getiren hatta bedava öğle yemeği yiyen acenteye yük olmayan rehber en sevilen rehberlerdir...
Rehber, serbest piyasa elemanıdır. Rehber, rehberin amansız rakibidir gerçekten. Bazen de korkunç düşmanı. Arkandan iş çeviren de çoktur. Hele bir tur da hata yap anında ipini çekerler. Acente arası iyi olan kemik rehberler yeni geleni pek sevmez. Kıskanır, her daim ayağını kaydırır. Bu vahşi piyasada rekabet de dedikodu da çok boldur...

Rehberlik kolay bir meslek değildir, çok okumak, çok araştırmak, güncel haberleri ve gelişmeleri takip etmek gerekir, kitap okumak gerekir, tiyatro seyretmek gerekir, felsefe, sosyoloji okumak gerekir, gayet tabii ki, insan psikolojisini de bilmesi gerekir, değil mi?

İlk yardımdan, halden anlamak, başkasının derdini kendi derdin bellemek, kendi üzüntünü unutup mikrofon elindeyken gülümsemek, otobüsü ve seyahat acentesini satın almış gibi davranan müşteriye sabır göstermek ister.
Otobüste sizi izleyen ve dinleyen 100 göze karizmatik görünmek ister.

Zor meslektir, evinden uzaklarda, bir otel odasında yatağında yalnız ölen, parasızlıktan, çaresizlikten ve üzüntüden kendini öldüren rehber de olmuştur, ama gerçek rehber yine de mesleğini çok sever ve işini her daim sürdürür, bırakamaz...

Tüm zorluklara ve olumsuzluklara karşın REHBER mutlu insandır, çünkü sevdiği işi yapar.
Halikarnas Balıkçı ‘sının dediği gibi; TUR REHBERİ bir öğretmendir ve kadim ANADOLU da onun dersliği... ’’


          |                              

Kemal ŞENDİKİCİ
Profesyonel Turist Rehberi- Turizm Yazarı/ Seyahat Fotoğrafçısı
21 Şubat 2018 Çarşamba
Mesaj Gönder 550



 Yorumlar

Hikmet TOSUN
Yazara Mesaj gönderin
ALAADDİN KÜLLİYESİ'NİN SİNOP TURİZMİNDE VE GELECEĞİNDE YERİ VE ÖNEMİ

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
BAKANLIK ÇED RAPORLARINI OKUMADAN MI ONAYLIYOR?

Dilara Bahtiyar SARI
Yazara Mesaj gönderin
ÇİN PAZARINDA KIRMIZI TURİZM

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
ULUSAL DEĞERLER, YEREL KATKILAR

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
ALZHEİMER HASTALARI İÇİN GÜZEL VE KOLAY 50 AKTİVİTE

Merve Baş BULUT
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMDE TAM ERİŞİLEBİLİRLİK

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
HAVALİMANLARI TAŞIMACILIĞINDA TEKELLEŞME TARTIŞMASI... Yorum VAR !

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
KİBYRA ANTİK KENTİ

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
TATİL KÖYLERİMİZİN ANATOMİSİ

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .