TAPUSU SENİN DEĞİLSE BU CENNETİ KORUYAMAZSIN!

Devletten aldığı muhtaçlık parasıyla köylerindeki HES projesine dava açan köylülerin trajik durumu, Türkiye’deki çevre davalarının geldiği noktayı gözler önüne seriyor…



Antalya nın Gündoğmuş ilçesine bağlı Kayabükü köyünde Alara Çayı ve Küçükçay üzerinde yapılmak istenen Hayat 1-2 Regülatörü ve HES projesi için Antalya Valiliği Kasım 2010 da ‘ÇED Gerekli Değildir kararı verdi.

Bölgede bulunan Uçansu Şelalesi başta olmak üzere doğal yaşamın ÇED kapsamı dışında tutulan HES projesinden zarar göreceğini savunan köylüler, valiliğin kararının iptali için dava açtı. Davayı gören Antalya 1. İdare Mahkemesi, konuyla ilgili görevlendirilen bilirkişilerin hazırladığı rapora dayanarak, HES projesi için verilen ‘ÇED Gerekli Değildir kararını Kasım 2013 te iptal etti. Ancak mahkemenin kararını temyiz eden Antalya Valiliği, dava açan vatandaşlardan ikisinin HES yapılması planlanan köyde tapusu bulunmadığını gerekçe göstererek iptal kararının ‘ehliyetsizlik nedeniyle bozulmasını istedi.

Bunun üzerine Danıştay 14. Dairesi, köylülerin kazandığı HES davasında Antalya 1. İdare Mahkemesi nin kararını bozarak yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına kararı verdi. Davacı köylülerden Musa Şanlı, 2009 yılından bu yana Alara Çayı ndaki HES projelerine karşı hukuk mücadelesi verdiklerini belirterek, “Bugüne kadar yaklaşık 100 bin lira mahkeme masrafımız oldu. Bu paraları köylülerimizden topluyoruz. Bazı köylülerimiz mahmeke masraflarını devletin onlara verdiği muhtaçlık parası olan 65 aylığından karşılıyor '' diye konuştu.

ALARA VADİSİ DÜNYADA YAŞANABİLİR 100 YERDEN BİRİ
Antalya nın Gündoğmuş ilçesinden doğan Alara Çayı, Torosların en güzel vadilerinden birinin ortasından akarak Akdeniz e ulaşıyor. Ünlü Uçansu Şelalesi nin de bulunduğu Alara Vadisi, sahip olduğu biyolojik zenginlik ve doğasıyla 2008 yılında UNESCO tarafından açıklanan ‘dünyada yaşanabilir 100 yer den biri listesinde 19. Sırada gösterildi.

VALİLİK HES PROJESİNE ‘ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARARI VERDİ
Ancak bu benzersiz coğrafya da HES çılgınlığından nasibini almakta gecikmedi. Alara Çayı ve Küçükçay üzerinde Hayat 1-2 Regülatörü ve HES adıyla enerji üretmek isteyen ‘Hayatsu Enerji Üretim şirketinin başvurusunu değerlendiren Antalya Valiliği, 5 Kasım 2010 tarihinde proje için ‘ÇED Gerekli Değildir kararı verdi. Bir kısmı doğal sit alanı olan vadide inşa edilecek HES projesinin ÇED kapsamı dışında tutulması tepkiyle karşılanırken Kayabükü köylülerin valiliğin bu kararının iptali için dava açtı.

MAHKEME DAVACI KÖYLÜLERİ HAKLI BULDU
Köylülerin açtığı davayı gören Antalya 1. İdare Mahkemesi, konuyla ilgili görevlendirilen uzman bilirkişilerin hazırladığı rapora dayanarak 29 Kasım 2013 tarihinde ‘ÇED Gerekli Değildir kararını iptal etti. Mahkeme, HES projesiyle ilgili Çevresel Etki Değerlendirme nin gerekli olduğuna hükmetti.

VALİLİK KARARA İTİRAZ ETTİ: ‘İKİ DAVACININ O KÖYDE TAPUSU YOK
Ancak 2009 yılından bu yana HES e karşı hukuk mücadelesi veren köylülerin kazandığı dava, davalı idarenin ve müdahil olan proje sahibi Hayatsu Enerji şirketinin yaptığı itiraz üzerine Danıştay tarafından bozuldu. Danıştay 14. Dairesi nin bozma kararında, davacı köylülerden Şükrü Karabulut ve Yüksel Şahin in, HES inşa edilmek istenen Kayabükü köyünde üzerlerine tapulu malvarlığı bulunmadığına işaret edilerek, dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı belirtildi. HES projesine verilen ÇED Gerekli Değildir kararından davaya müdahil olan iki vatandaşın “güncel ve meşru menfaatlerinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle bakılan davayı açma ehliyetlerinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır '' görüşüne yer verilen Danıştay ın bozma kararında, diğer davacılar yönünden de projeyle ilgili yeniden bilirkişi keşfi yapılmasına hükmedildi.

DAVADA BAŞA DÖNÜLDÜ, 16 MART TA YENİDEN KEŞİF YAPILACAK
Böylece Kayabükü köylülerinin kazandıkları davada yeniden başa dönülmüş oldu. 16 Mart tarihinde Alara Vadisi nde bilişkişiler tarafından yeniden keşif yapılacak. Köylüler ise 11 ayrı HES projesinin bulunduğu Alara Vadisi nin geleceğinden endişeli.

DAVACILARDAN MUSA ŞANLI: ‘O İKİ KİŞİ BALIK ÇİFTLİĞİNDE ÇALIŞIYORDU
Davacı köylülerden Musa Şanlı, kazandıkları davayı valiliğin temyize götürmesiyle Danıştay tarafından bozulmasının üzücü olduğunu belirtti. Üzerlerinde mal varlığı bulunmadığı belirtilien iki davacının Manavgatlı olduğunu ancak Kayabükü köyündeki balık çiftliklerinde çalıştıklarını anlatan Şanlı, “bu iki vatandaşımız da balık çiftlikleri HES ten zarar göreceği için davaya katılmışlardı '' dedi.

‘KÖYLÜ MAHKEME MASRAFLARINI 65 AYLIĞIYLA KARŞILIYOR
Alara Çayı üzerinde henüz tamamlanan bir HES projesi olmadığına dikkat çeken Şanlı, “Biz 2009 yılından bu yana köyümüzü, suyumuzu korumak için mücadele veriyoruz. Bizim köyde büyük arazilerimiz yok. Çoğumuzun 50-100 metrekarelik bahçeleri var ama bu bize yetiyor. Çünkü bizim vadimiz çok verimli. HES projesine karşı açtığımız davalarda bugüne kadar yaklaşık 100 bin lira yargı masrafımız oldu. Sadece bu son bilirkişi keşfi için 24 bin lira harç yatırdık mahkemeye. Biz emekli insanlarız, köylülerimizin bir çoğu da yaşlı. Bu paraları köylülerimizden üç beş kuruş toplayarak yatırabiliyoruz. Çoğu köylümüz 65 yaşın üstünde ve devletin üç ayda bir verdiği muhtaçlık parası olan 65 aylıklarından ödedi mahkeme masraflarını. Açtığımız tüm davaları kazandık ancak Danıştay ın bozma kararıyla tekrar başa döndük. Ancak haklı mücadelemizden yılmayacağız, geri adım atmayacağız '' diye konuştu.

‘HES YAPILIRSA 8 KÖYÜ TUZ GÖLÜ KIYISINA TAŞIYACAKLAR
Alara Vadisi nde bir HES e izin verilmesi durumunda diğer projelere de emsal teşkil edeceğini söyleyen Şanlı, “HES projeleri hayata geçerse bu vadideki 8 köyün İç Anadolu Bölgesi ne taşınacağı belirtiliyor. Tuz Gölü yakınlarında, TOKİ nin yapacağı yeni yerleşime taşınacakmış köylüler. Oysa bizim yaşadığımız köyler yeşillikler içinde. Binlerce arı kovanı var bu bölgede, bu arı kovanlarını Tuz Gölü nün neresine taşıyacaklar? Bizler vadimizin yalnızca birilerinin ekonomik kazançları uğruna kurban edilmesini istemiyoruz. Bizlerin ve doğanın yaşam hakkının korunmasını istiyoruz '' ifadelerini kullandı.

AV. MÜNİP ERMİŞ: ‘TAPUN YOKSA DAVA AÇAMAZSIN DENMESİ ÇOK SAÇMA
Köylülerin avukatı Münip Ermiş ise bu tür çevre davalarında projelerin uygulandığı yerde tapu sahibi olunmasının ya da sürekli orada ikamet edilmesinin dikkate alındığına işaret ederek, “Son zamanlarda kazanılan davaların bir çoğu bu gerekçeyle Danıştay tarafından birer birer bozuluyor. ‘Burada tapunuz yoksa, uygulanacak projeden çıkarınız doğrudan etkilenmez sonucuna varılıyor ve ‘dava açamazsınız deniliyor. Oysa bu çok saçma ve mantıksız bir yaklaşım. İnsanlar bir yeri yazlık olarak kullanıyor olabilir, kiracı olabilir ve çıkarları doğrudan etkilenebilir. Çevre davalarında bir insanın yapılacak uygulamadan zarar görmesinin ve menfaatinin olumsuz etkilenmesinin tek yolu orada tapu sahibi olması olabilir mi? Özellikle çevre davalarında bu yaklaşım son derece yanlış '' görüşünü savundu.








          |                              

Yusuf YAVUZ
Gazeteci Yazar
14 Mart 2018 Çarşamba
Mesaj Gönder 698



 Yorumlar

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
TROAS KÜLTÜR ROTALARINDA GEYİKLİ'NİN YERİ...

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
BACALARI TÜTÜREN BACASIZ SANAYİ

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
ŞEHR-İ KARS

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
CEFALU, SİCİLYA

F.Sema KUTLU
Yazara Mesaj gönderin
FIJET GENEL KURULU MARAKEŞ İZLENİMLERİ

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMDE KÜLTÜRLERARASI İLETİŞİM

Dilara Bahtiyar SARI
Yazara Mesaj gönderin
'ANTALYA'NIN SAĞLIK TURİZMİ: POTANSİYELİ, ZORLUKLARI, HEDEFLERİ

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
BAKSI MÜZESİ

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .