AH HASANKEYF AH...!

GAP Bölgesi Gözlemlerim-1

6 günlük GAP turunu dün tamamladım ve evime kavuştum. Benim için özel ve güzel bir turdu ve her rehberin isteyebileceği bir şekilde misafirlerimi evlerine mutlu gönderdim. Bu özel bölgede rehberlik yapmak bir ayrıcalık diye düşünüyorum ama mecburen GAP turlarına bir kaç yıl ara verdik; terör, güvenlik sorunları, politik belirsizlikler nedeniyle uzun süre bölgeye gidemedik ama aslında kalbimiz hep oradaydı.

GAP Bölgesi bugünlerde hoş ve çok hareketli, terör yok, halk umutlu, durumu iyi olanlar yatırımlar yapmış karşılığını almayı bekliyor ve herkes üstlerindeki ölü toprağını atmaya uğraşıyorlar, geleceğe daha umutla bakıyorlar. Oteller ve restoranlar dolu ve güzel organizasyonlar yapılıyor.

Ama GAP şehirleri daha bir kentleşmiş ve doku bozulmuş görünüyor yani kentler birbirine daha çok benzemeye başlamış, adeta tek katlı kerpiç evlerin yerini çok katlı apartmanlar ve AVM ler almış gibi. Mardin ve Şanlıurfa hariç diğer GAP şehirleri ve kasabaları hep aynı gibi görünüyor. Büyük tehlike bu.

Ama en çok Hasankeyf imi özlemişim ve uzun süredir görmediğim için en çok onun en son halini çok merak ediyordum ve gidince gördüklerime inanamadım ve hüzünlendim. İlk 2001 de görmüştüm; çok daha özgün bir tarihe dokuya sahipti ve özeldi ama bugünlerde bu tarih yok oluyor. Tam cümle ile cenazesi kılınması için son hazırlıkları yapılan bir ölü haline getirilmişti kadim antik kent. 1960 lardan bu yana baraj ha yapıldı, ha yapılacak deniliyordu.Tamamen üzeri sularla örtülecek denilen 2018 yılı gelmişti. O topraklarda doğmuş büyümüş anıları ve ailelerinin mezarlığı bile orada olan binlerce Hasankeyfli için beklenen veda yaklaşmıştı artık. Talihsiz sonun başlangıcıydı. Zaten baraj endişesi nedeniyle taş taş üstüne konmamış ve hiç bölgesel turizm yatırımı yapılmamıştı.

Aslında eşsiz bir turistik bir alandı ve çok turist geliyordu ama hiçbir butik veya yıldızlı oteli, hiç doğru düzgün bir turizm enformasyon merkezi olmadı.Çoluk çocuk kör topal bir turizmi kendi kendine öğrendi. Çoban Ali rehber oldu, kitap bile yazdı, üniversitelere seminerlere gitti. Tüm mağara sakinleri mağaraları nehir manzaralı restoran ve kafeler yaptı iyi de para kazandı ama beklenen son yine de kaçınılmazdı, baraj inşaatı bitti. Sıra Dicle nin sularını şehrin üzerine bırakma aşamasına geldi. 2018 Hasankeyf için artık bir veda yılı, aynı kardeşi Zeugma gibi o da sular altında ebedi yuvasına çekilmek üzere.

Artık ne olacaksa olsun diyerek Hasankeyfliler de direnmekten vazgeçmiş gibi görünüyorlar. Zaten hep diken üstünde yarım yüzyıldır orada yaşayan halk önce mağaralarından 40 m2 lik prefabrik evlere gönderilmiş şimdi sıra baraj nedeniyle kapanacak alandan kovulma zamanına gelmiş.

Yeni Hasankeyf evlerini yukarı dik tepelere yapmışlar ve hepsi süper baraj manzaralı. Evler isteksizce taşınacak olan yeni sahiplerini bekliyor eğer 165 bin Türk liraları var ise. Ayrıca Dicle nehri kenarında muhteşem konumundayken Zeynel Abidin Bey türbesi, milyonlarca Euro harcanarak Hollandalı bir şirket tarafından yeni yerine taşınmış bile. Ama orada nehirden çok uzak ve yerini çok yadırgamış bir gurbetçi gibi duruyor. Hasankeyf halkı da mutsuz ve şaşkın, toplu protestolar bile denemişler son çare ama biber gazını yiyip evlerine dönmüşler. Yapacak hiçbir şey yok artık.

Ilısu barajı Atatürk barajından sonraki en büyük baraj projesi ve GAP projesine sadece % 4 katkısı olacağı söyleniyor. Bölgeye sulama, elektrik ve balık üretim çiftliği anlamında katkı sağlanacağı açıklanıyor ve bölgedeki işsizlik oranı düşecekmiş baraj bitince. Yani çok faydalı bir yatırım devlete göre.

Bir barajın ömrü yaklaşık 150 yıl eğer etrafı iyi ağaçlandırılırsa ve teknik açıdan uygun yapılırsa her şey. Ama Hasankeyf tek başına bir servet ve dünyada başka bir Hasankeyf yok, 10 bin yıllık bir zaman tüneli.

Yok, yok, Emevi ve Abbasi devletlerinin merkezi, Bizans ın Başpiskoposluk şehri; Artuklu nun eyaleti, Büyük İskender in ve Roman ın askeri garnizonu, yolların kesiştiği noktada İpek Yolunun merkezi.

Nasıl böyle bir kadim açık hava müzesine kıyılıyor? Orada yaşayan nesli tükenmekte olan tüm kuşlara ve balıklara nasıl kıyılıyor? Dicle nin o güzelim deltalarına nasıl kıyılıyor? Neolitikten kalma eşsiz volkanik mağaralara nasıl buldozerler sokulup yıkılır? Tarihi doku dinamitlerle hunharca nasıl patlatılır? Suyun seviyesi 64 metre civarı olacak ve tüm mağaralar, yaşam alanları; El Rızk camisi sular altında kalacak. 9 adet kültürel eser, Hasankeyf kültür parkına taşınacakmış sırasıyla; orayı gittim gördüm, tek eser taşınmış daha o da sudan çıkmış bir ölü balık gibi görünüyor.

Bölgenin terör olaylarından temizlenmesini en çok isteyen, işsizliğin bitmesini, insanların karnını doyurmasını ve memleketinden göç etmemesini en çok isteyen kişiyim ama bu barajın su yatağı illah 10 bin yıllık bir antik kentin üzerinden geçmesi teknik olarak çok şart mıydı? Baraj su yatağı değişemez miydi?

Unesco nun Hasankeyf i dünya kültür mirası listesine alması için toplam dokuz kriteri var ve bu listede olmayı fazlasıyla çoktan hak ediyor. Çünkü Tac Mahal sadece 3 kriter ile listeye girmiş ama T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı burası baraj suyu altında kalacağı için sanırım politik baskılarla bu listeye başvuramadı ve böylelikle Hasankeyf son umudunu da kaybetmiş oldu.

Bölgenin kalkınması bir baraj yerine turistik bir merkez ile gayet güzel olabilirdi. Büyük bir açık hava müzesi sular altında kalacak ama sürdürülebilir turizm anlayışıyla hareket edilseydi hem kültür ve tarih hem de bölgedeki o kültürün insanları o kadim kültürün parçası olarak burada kalacaklardı.

Bizler, 13 bin yıllık Anadolu tarihinin tam göbeğinde yaşayan mirasyedileriz. Muhteşem zenginlikler içinde yaşıyor iken; onları geçici teknoloji ve enerji zenginlikleri için hunharca yok ediyoruz. Baraj suları altında kalan Zeugma, Apamia, Bergama Allianoi antik kentleri bizleri hiç ama hiç affetmeyecek.
En çok, HASANKEYF hiç affetmeyecek.
          |                              

Kemal ŞENDİKİCİ
Profesyonel Turist Rehberi- Turizm Yazarı/ Seyahat Fotoğrafçısı
12 Nisan 2018 Perşembe
Mesaj Gönder 445



 Yorumlar

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
TROAS KÜLTÜR ROTALARINDA GEYİKLİ'NİN YERİ...

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
BACALARI TÜTÜREN BACASIZ SANAYİ

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
YANLIŞ TARIM UYGULAMASI ARILARI YOK EDİYOR!

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
CEFALU, SİCİLYA

F.Sema KUTLU
Yazara Mesaj gönderin
FIJET GENEL KURULU MARAKEŞ İZLENİMLERİ

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMDE KÜLTÜRLERARASI İLETİŞİM

Dilara Bahtiyar SARI
Yazara Mesaj gönderin
'ANTALYA'NIN SAĞLIK TURİZMİ: POTANSİYELİ, ZORLUKLARI, HEDEFLERİ

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
BAKSI MÜZESİ

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .