NİŞASTA BAZLI ŞEKER BAYRAMI..!

Türkiye geleneksel olarak tatlı ve şeker tüketiminin oldukça arttığı bir bayrama hazırlanıyor ancak Nişasta Bazlı Şeker içerikli ürünlerin hızla yaygınlaşması bayramın tadını kaçırıyor. Avukat Erol Çiçek’in resmi başvurusuna yanıt veren Sağlık Bakanlığı, NBŞ’nin zararlı olduğunu kabul etti…


Bursalı Avukat Erol Çiçek, geçtiğimiz Mart ayında Sağlık Bakanlığı na yazılı bir başvuru yaparak halk sağlığı açısından oldukça önemli olan bir konu hakkında bilgi talebinde bulundu. Basında yer alan NBŞ (Nişasta Bazlı Şeker) içeren ürünlerin zararlarıyla ilgili haberleri anımsatan Çiçek, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu nun bu konudaki bilimsel değerlendirmesinin ne yönde olduğunun açıklanmasını talep etti.

Avukat Erol Çiçek in bilgi talebine 19 Mart 2018 tarihinde yazılı olarak yanıt veren Sağlık Bakanlığı Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Dairesi Başkanlığı, NBŞ içerikli besinlerin aşırı tüketilmesi sonucunda gereğinden çok yeme davranışı, insülin direnci gelişmesi, obezite, diyabet ve kalp damar hastalıklarına yol açtığı yönünde çalışmalar bulunduğunu anımsatarak “Sakkaroz ve NBŞ içeren besinlerin fazla tüketimi metabolik hastalıkların yanı sıra obezite ile ilişkili çeşitli kanser türlerinin (kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi) gelişimine de zemin hazırlamaktadır '' görüşünü paylaştı.

AV. EROL ÇİÇEK SAĞLIK BAKANLIĞI NA NBŞ İÇEREN ÜRÜNLERİ SORDU
Bursa Barosu Avukatlarından Erol Çiçek, toplum sağlığı açısından oldukça önemli olan bir konuda Sağlık Bakanlığı na başvurarak bilgi talebinde bulundu. Geçtiğimiz Mart ayında Sağlık Bakanlığı na başvuran Çiçek, kısaca NBŞ olarak adlandırılan Nişasta Bazlı Şeker içeren ürünlerle ilgili basında yer alan haberleri anımsatarak konu hakkında kendisine bilgi verilmesini istedi. 12 kişiden oluşan Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu nun NBŞ konusunda hazırladığı ve içeriği kamuoyuna yansıyan raporun bir örneğini de talep eden Av. Erol Çiçek e 19 Mart tarihinde yazılı olarak yanıt veren Sağlık Bakanlığı Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Dairesi Başkanlığı, NBŞ konusundaki çarpıcı gerçeği yansıtan o raporun içeriğini de paylaştı.

BAKANLIK, BİLİM KURULUNUN RAPORUNU VE TAVSİYELERİ PAYLAŞTI
“Bakanlığımız Bilimsel Kurulu nun konuyla ilgili bilimsel çalışmalar ve ilgili raporların da dikkate alındığı değerlendirmeleri neticesinde vatandaşlarımızın sağlığının korunması için Nişasta Bazlı Şekerler (NBŞ) ve şeker kullanımı konusundaki görüş ve tavsiyeleri aşağıda sunulmaktadır '' ifadelerine yer verilen yanıtta, şu bilgilere yer verildi:

NBŞ KULLANIM PAYI AÇISINDAN DÜNYADA İKİNCİ SIRAYA YERLEŞTİ
“Sofra şekeri veya çay şekeri olarak bilinen sakkaroz (sukroz) yüzde 50 glikoz ve yüzde 50 fruktozdan oluşmaktadır. Dünyada yiyecek ve içeceklerde sakkaroz (sükroz) yani sofra şekerinden sonra ikinci büyük kullanım payına sahip tatlandırıcı türü ise Nişasta Bazlı Şekerlerdir (NBŞ). Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu olarak da bilinen NBŞ, en çok ve ucuz olarak mısırdan, ayrıca patates, buğday, kasava (tapioka) gibi bitkilerden elde edilir. NBŞ in içeriğinde değişen oranlarda fruktoz ve glukoz bulunmaktadır (yüzde 58 glikoz-yüzde 42 fruktoz veya yüzde 45 glikoz-yüzde 55 fruktoz,). Sakkaroz yani sofra şekerindeki glukoz ve früktoz moleküler düzeyde bağlı iken, NBŞ de yer alan fruktoz ve glukoz sıvı formda serbest yüzer haldedir.

OBEZİTE VE KRONİK HASTAKLIKLARIN NEDENLERİ ARASINDA NBŞ VAR
Son zamanlarda artan obezite ve kronik hastalıkların nedenlerini araştıran bilimsel çalışmalarda şeker metabolizması özellikle de sofra şekeri ve NBŞ in yapısında bulunan früktoz metabolizması üzerinde yoğunlaştığı gözlemlenmektedir. ''


KARACİĞER YAĞLANMASI VE SİROZ GELİŞEBİLİYOR
Metabolizmada glikoz uyarısı ile salgılanan insülinin, tokluk hormonu olan leptini uyardığı, açlık hormonu grelini ise baskıladığı bilgisine yer verilen Sağlık Bakanlığı nın resmi yanıtında, “bunun sonucunda tokluk merkezi uyarılarak yeme davranışı sonlanır. Fruktoz ise insülini çok az uyarmamaktadır. Bu durumun fazla şeker tüketimine, insülin salgılanamaması, tokluk hissi gelişmemesi ve yeme davranışı devam ettiği için obeziteyi tetiklediği ileri sürülmektedir. Fruktozun karaciğer içindeki metabolizması da glukozdan farklıdır. Fruktozun yıkımı glikozdan daha hızlıdır ve hızla yağ asitlerine dönüşmektedir. Bu durumun karaciğer yağlanması, fibrosis ve siroz gelişebildiği yönünde çalışmalar bulunmaktadır.

FRUKTOZ İŞTAH ARTIRIP BENCİLLİĞİ UYARIYOR
Fruktoz glikoza göre daha tatlıdır ve beyinde iştah artırıcı hedonik yolakları uyaran etkisi olduğu yönünde de çalışmalar bulunmaktadır. Fruktozlu ürünlerin tüketimi özellikle bebeklik ve çocukluk yaşlarında damak tadının şekerli ürünler doğrultusunda gelişmesini kolaylaştırmaktadır. Fruktozun barsak florası ve mikrobiyatası değişikliğine neden olduğu yönünde de çalışmalar bulunmaktadır. Fruktoz, glikozdan farklı olarak kanda ürik asit artışına da neden olmakta, gut hastalığını tetikleyebilmekte ya da var olanları şiddetlendirmektedir '' denildi.

SAKKAROZ VE NBŞ İÇEREN BESİNLER KANSERE ZEMİN HAZIRLIYOR
Şekerli (sakkaroz ve NBŞ) besinlerin aşırı tüketilmesi sonucunda gereğinden çok yeme davranışı, insülin direnci gelişmesi ve obezite, diyabet, kalp damar hastalıkları ve eşlik eden hastalıklara yol açtığı yönünde çalışmalar bulunduğu bilgisine yer verilen Sağlık Bakanlığı nın yanıtında, şu ifadelere yer verildi: “Sakkaroz ve NBŞ içeren besinlerin fazla tüketimi metabolik hastalıkların yanı sıra obezite ile ilişkili çeşitli kanser türlerinin (kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi) gelişimine de zemin hazırlamaktadır. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), yüksek şeker alımının ve yüksek şeker içeren gıdaları kullanımının vücut ağırlığının artışına etki edebileceğini vurgulamıştır. Avrupa Birliği tarafından sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi ve özellikle endüstrinin şeker azaltma yolunda reformülasyon yapması önerilmektedir.

TÜRKİYE DE HER ON ÇOCUKTAN BİRİ OBEZ
Obezite ve ilişkili hastalıklar tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemiz için de giderek artan bir problemdir. Ülkemizde 15 yaş üzeri yetişkinlerde obezite sıklığı yüzde 32, fazla kilolu birey sıklığı yüzde 34.8 ve diyabet prevalansı yüzde 12.1 (STEPS 2017, ön sonuçlar) bulunmuştur. Çocukluk çağında obezite oranı 7-8 yaş grubunda yüzde 9.9, fazla kilolu çocuk oranı aynı yaş grubunda yüzde 14.6 iken, ortaokul çocuklarında obezite sıklığı yüzde 12.4 e ve fazla kilolu çocuk sıklığı yüzde 21 e yükselmektedir. ‘Türkiye Beslenme Rehberi nde ve DSÖ ile diğer uluslararası önerilerde; tüm serbest şekerlerden alınan enerjinin, günlük enerji (kalori) miktarının yüzde 10 unu geçmemesi ve bazı ülkelerde ise daha da azaltılması önerilmektedir. ''


NBŞ DEN ZARAR GÖRMEMEK İÇİN NELER YAPILMALI
Yapılan değerlendirmeler ışığında Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından geliştirilen ve kamuoyunun dikkatine sunulan öneriler ise şöyle sıralanıyor:
• Her türlü şeker tüketiminin azaltılması için gerekli tüm tedbirlerin alınması sübvansiyonların gözden geçirilmesi, vergilendirme, bilgilendirme ve farkındalık girişimleri vb.)

• Halen yüzde 10 olan NBŞ kotasının (üretiminin) artırılmaması ve gıdalarda kullanımının sınırlandırılarak sıkı denetiminin sağlanması,

• Yiyecek ve içecek etiketleri üzerindeki şeker içeriğinin, elde ediliş kaynağı ve früktoz oranı belirtilmek suretiyle Türk Gıda Kodeksi şeker tebliğine uygun şekilde ‘şeker , ‘glikoz şurubu , ‘yüksek früktozmısır şurubu , ‘invert şeker vb şeklinde açık olarak yazılmasının sağlanması,

• Sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi çalışmaları kapsamında; endüstri tarafından reformülasyon yapılarak, yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanım miktarının asgari düzeye indirilmesine destek olunması,

• Toplumumuzda şeker tüketiminin azaltılması için tüketicinin bilgilendirilmesi, tüm topluma bebeklik ve çocukluk çağından itibaren sağlıklı beslenme kültürünün tesis edilmesi konusunda dengeli beslenme politikaların geliştirilmesi,

• Sağlık Bakanlığı nın koordinatörlüğünde ilgili tüm sektörlerle ve kamu kuruluşlarıyla işbirliğinin sağlanması gerekmektedir. ''

AV. EROL ÇİÇEK: ‘BAKANLIK NBŞ NİN ZARARLI OLDUĞUNU KABUL ETTİ
Konuyla ilgili değerlendirme yapan Av. Erol Çiçek, Sağlık Bakanlığı nın başvurusuna verdiği yanıtta NBŞ lerin insan sağlığına zararlı olduğunu kabul ettiğinin altını çizerek, “Yapılan değerlendirmeler ışığında Bilim Kurulu tarafından geliştirilen önerilerin yaşama geçirilmesi için sivil toplum örgütlerinin ve kamuoyunun haklarına sahip çıkarak Bakanlık ve Hükümet üzerinde demokratik baskı oluşturması, önerilerle ilgili olarak mevzuat değişikliği yapılması ve tüketicilerin yaşam haklarının savunulması gerekmektedir '' diye konuştu.

ÜRÜNLERİN ÜZERİNDE ŞEKER İÇERİĞİ VE KAYNAĞI YAZILMALI
Herkesin ne yiyip içtiğini bilme hakkı yönünden yiyecek ve içecek etiketleri üzerindeki şeker içeriğinin elde ediliş kaynağı ve früktoz oranının belirtilmesini sağlamak için çaba harcanması gerektiğini dile getiren Çiçek, ürünlerin ambalajlarının üzerinde Türk Gıda Kodeksi şeker tebliğine uygun şekilde ‘şeker , ‘glikoz şurubu , ‘yüksek früktozmısır şurubu , ‘invert şeker vb şeklinde açık olarak yazılmasının sağlanmasının çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi.
          |                              

Yusuf YAVUZ
Gazeteci Yazar
14 Haziran 2018 Perşembe
Mesaj Gönder 128



 Yorumlar

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
RUMEN SİYASETÇİYE YOLSUZLUK HAPSİ

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
TURİZM EĞİTİMİ DİYARBAKIR'DA HALKA İNİYOR…

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
TURLARLA GEZME KÜLTÜRÜ ÜZERİNE

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
20 YIL SONRA VİYANA

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
BÜYÜK BİR GÖBEK İNME VE KALP KRİZİ RİSKİNİZİ ARTIRABİLİR Mİ?

Aydın YAYLACIKLILAR
Yazara Mesaj gönderin
OY HAKKINIZI TURİZMCİ KİMLİĞİNİZİ UNUTMADAN KULLANIN Yorum VAR !

Merve Baş BULUT
Yazara Mesaj gönderin
NEDİR ERİŞİLEBİLİRLİK.?

A.Nejat Şardağı
Yazara Mesaj gönderin
KÜRESEL ISINMA VE KARBON SALINIMINA TURİZM ENDÜSTRİSİNİN OLUMSUZ ETKİSİ.

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .