NEHRİN PİRİ:KOYUN BABA SEMPOZYUMU

ÇORUM HİTİT ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI NEHRİN PİRİ:KOYUN BABA SEMPOZYUMU Boyabat Daylı Köyündeki Koyun Baba Türbesi Hikmet Tosun Sunumu


I-Giriş
Ülkemizin hangi ilini ziyaret ederseniz edin mutlaka bir türbe,evliya mezarı veya ziyaret yeri karşınıza çıkacaktır.Çoğunlukla kime ait olduğu bilinmemekle birlikte bu yerler;buralarda yatanların,Anadolu nun Türkleşmesine ve İslam ın yaygınlaşmasına katkı sağlayan keramet sahibi kişiler olduğuna inanılması sebebiyle tarih boyunca büyük saygı gösterilen ve kutsallaştırılan alanlar olmuşlardır.

Boyabat İlçesine bağlı Daylı Köyünde bulunan Koyun Baba Türbesi de bu kutsal mekanlardan birisidir.Burasıda pek çok türbe gibi çeşitli sıkıntıları olan insanların bu sıkıntılardan kurtulmak kendilerine çözüm aradıkları yerlerdendir.Türbe günümüzde azalmış olsa da hala ziyaret edilen yerlerden biri olma özelliğini sürdürmektedir.

Bu yazımızda,ilimizin inanç turizmi açısından önemli bir değeri olan ancak yöre halkı dışında ülke genelinde çok tanınmayan Koyun Baba Türbesi ni,fiziksel özelliklerinden kısaca bahsettikten sonra çevresinde oluşan inanç ve uygulamalar çerçevesinde tanıtmayı amaçlıyoruz.Burada aktaracağımız bilgiler 03 Mart 2016 tarihinde Daylı Köyünde yaşayan köy sakinleri ile yapılan derleme çalışmaları sonucunda elde edilmiştir.

II-Türbenin Fizikesel Özellikleri
Türbenin bulunduğu Daylı Köyü,ilçenin doğusunda kurulmuştur ve ilçeye uzaklığı 2 km dir.Boyabatın Durağan yönü çıkışındaki ilk köydür.2015 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre köyde 163 kişi yaşamaktadır. Köyün ne zaman kurulduğu ile ilgili bir kaynağa rastlanmamakla birlikte görüşme yaptığımız kişiler ilk yerleşimleri Koyun Baba nın buraya gelmesi veya buraya gömülmesi ile ilişkilendirmekte ve burasının yaklaşık 500 yıllık bir yerleşim yeri olduğunu belirtmektedirler.

Daylı köyü nün isminin nereden geldiği ile ilgili temel olarak aktarılan iki rivayet bulunmaktadır.Birinci rivayette: '' köyü kuran ve köyde yaşayan kişilerin at yetiştiriciliği yaptıkları ve bu sebeple köy içerisinde çok sayıda tayın bulunduğu,köyün adının bu tay sürülerinden geldiği ve zaman içerisinde “TAYLI '' adının söylene söylene “DAYLI '' adına dönüştüğü şeklinde bir anlatım mevcuttur.

İkinci rivayette ise: '' Türbe nin inşaa edildiği tepenin altında bulunan ve Koyun Baba kuyusu olarak adlandırılan bir kuyu varmış ve eski zamanlarda köydeki yoldan geçen yolcular bu kuyudan su alarak atlarını sular ve türbe yanında bulunan binada konaklarlarmış.Yine bu şekilde atlarla gelenlerden birisinin tayı burada ölmüş ve buradan yola çıkılarak buraya “DAYLI '' adı verilmiş.Bu adda zamanla değişerek '' DAYLI '' adına dönüşmüş şeklinde bir anlatım bulunmaktadır.

Türbe Boyabat- Durağan karayoluna hakim bir tepede türbeye göre daha aşağıda kalacak şekilde yapılmış olan ve Koyun Baba Tekkesi olarak bilinen ayrı bir yapı daha bulunmaktadır.

Yakın bir zamana kadar toprak zeminli ve üstü kubbeli olan türbe, betonerme bir yapıya dönüştürülmüş ve üzeri kiremitle kaplanmıştır.Diktörtgen planlı ve tek katlı olan yeni yapıya yeşil renkli demir bir kapıdan giriş yapılmaktadır.Türbe tek odadan oluşmakta ve mezar türbenin ortasında bulunmaktadır.

Türbe de Koyun Baba dan miras kaldığı söylenen kutsal olduğu ifade edilen dört eşyadan bahsedilmektedir.Bunlardan bir tanesi olan tuğ türbeden çalınmış olup şu anda mevcut değildir.Diğer eşyalar Koyun Baba nın köprü yapımında çalıştırdığı söylenen geyiklerden kalma boynuzlar,sancak ve fırlattığı taştır.Geyik boynuzları türbe içerisindedir.Zaman içerisinde yıpranmış olan sancak ise tamir ettirilmesi amacıyla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerine teslim edilmiştir.Taş ise türbe kapısının hemen sol tarafında muhafaza edilmektedir.


Türbeden bağımsız bir yapı olan ve günümüzde kullanılmayan Koyun Baba tekkesi ise geçmiş dönemlerde türbeyi ziyarete gelenlerin konakladıkları,adaklarını kesip pişirdikleri ve türbe için getirilen yiyecekleri depoladıkları bir yerdir.Ayrıca tekkenin çeşitli dönemlerde öğrenci yetiştirilen bir yer olduğu köy sakinleri tarafından aktarılmaktadır.

Tekke türbeye yaklaşık 10 m mesafededir. Tekke binasına,dört basamaklı bir merdivenden inilerek girilmektedir.Merdivenlerden inildikten sonra karşımıza 2,5 m eninde bir koridor çıkmaktadır.Koridora ait giriş kapısı bugün mevcut değildir.Koridorun solunda sırasıyla mutfak ve büyük bir oda,sağında ise bir oda ve ambar bulunmaktadır.Koridorun bitiminde ise sofa yer almaktadır.

Tek katlı olan binanın ana iskeletini kalın ahşap direkler taşımakta olup duvarlar orjinalinde ahşap direk ve çatkı arası tuğla malzeme ile doldurulmuş ve duvarların iç-dış cepheleri sıvanmıştır. Ancak,sadece ambar bölümünde ahşap malzeme kullanıldığından sıva yapılmamıştır. Orjinal tavan ve tabanlar ahşap malzeme (tahta) ile kapatılmışken, bugün yapı tabanının betonla kaplandığı görülmektedir. Binanın üst örtüsü ise 4 akarlı ahşap çatı ve alaturka kiremit ile kapatılmıştır.

III-Koyun Baba İle İlgili Anlatılar
A-Tarihsel Kişiliği:

Görüşme yapılan kişilerden Koyun Baba nın yaşamı ile ilgili detaylı bir bilgiye ulaşılamamıştır.Bu kişiler sadece Koyun Baba nın Çorum İline bağlı Osmancık ta yaşadığını ve ölünce de buraya gömüldüğünü anlatmaktadırlar.Ancak günümüze kadar gelen menkıbelerden ve Koyun Baba nın yaşamı ile ilgili belirli fikirler edinebiliyoruz.

Koyun Baba çeşitli kaynaklara göre Horosan da doğmuştur.Asıl adı Seyyid Ali Ali dir.Onun Hz.Ali nin soyundan geldiği ve sekizinci İmam Ali Rıza nın on ikinci oğlu olduğu kabul edilmektedir.Anadolu nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında çok önemli rolleri olan Horosan Erenlerinden birisi olarak da görülmektedir.Anadolu da birçok yer gezdikten sonra Osmancık ve çevresine yerleşerek görevini sürdürmüş ve burada ölmüştür.

B-Adının Nerden Geldiği
Koyun Baba adının nerden geldiği ile ilgili köyde anlatılan farklı hikayeler mevcuttur ancak en yaygın olarak anlatılan hikaye şöyledir: '' Birgün sürüden bir koyun kaçmış Koyun Baba da bu koyunu yakalamak için peşinden koşmuş.Uzunca bir uğraşdan sonra koyunu yakalamış ve koyunun yüzünü okşayarak “Be mübarek beni de yordun kendini de ama bana sabretmeyi de öğrettin '' demiş.Koyun Baba nın bu şefkatini gören halk onun ermiş ve keramet sahibi bir kişi olduğuna kanaat getirmiş ve o günden sonra da ona Koyun Baba demeye başlamış.

İkinci bir hikayede ise şu şekilde bir anlatım mevcuttur: '' Koyun Baba Horosan dan çıkmış ve hacca gitmiş.Hac görevini yerine getirdikten sonra Anadolu ya geçerek zengin bir ağanın yanında koyun çobanlığı yapmaya başlamış.Koyun Baba çobanlık yapmaya başladıktan sonra doğurmayan koyunlar doğurmaya, doğuran koyunlarda ikiz kuzu doğurmaya başlamış.Yaşanan bu bolluk ve bereketin Koyun Baba dan kaynaklandığını ve onun ermiş bir kişi olduğunu düşünen halk da ona Koyun Baba adını vermiş.

C-Kerametler-Anlatılar
1-Koyun Baba nın başta koyunlar olmak üzere çeşitli hayvanlarla konuştuğuna inanılmaktadır. Bununla ilgili anlatılan bir hikaye şöyledir: Bir gün Koyun Baba Kızılırmak Nehri üzerine bir köprü yapmak ister fakat çevresindeki insanlar bu köprünün yapımında çalışmak istemezler.Koyun Baba da geyiklerle konuşarak onlardan yardım ister ve birlikte köprüyü yapmaya başlarlar.Ancak geyikler sadece geceleri çalışmaktadır ve onların çalıştığından insanların haberi yoktur.Çevredeki insanlar köprüden çalışan çok kişi olmamasına rağmen köprünün hızla ilerlemesine bir anlam getiremezler ve gizlice takip etmeye başlarlar. O anda köprü için gelen geyikler kaçışır, getirilen taşlar çatlamaya ve köprüde hızla yıkılmaya başlar. Koyun Baba da o insanlara dönerek '' Hay gözünüz kör olsun '' der ve herkesin gözü kör olur.

2-Bir gün türbe yakınlarında bir ev yanmaya başlar.Yangın rüzgarın da etkisiyle diğer evleri de sarmak üzereyken bir anda rüzgar yön değiştirir ve alevler diğer evlere ulaşamaz.Köyde rüzgarın yönünü Koyun Baba nın değiştirdiğine inanılmaktadır.

3-Kıbrıs Barış Harekatının yapıldığı sırada türbedeki sancak ansızın kaybolur ve harekat sonrasında kendiliğinden geri gelir.Köydekiler Koyun Baba nın sancağı da alıp savaşa katıldığına inanmaktadırlar.

4-Köy sakinlerinden birinin dört kız çocuğu varmış ancak bu kişi bir de erkek evlat istiyormuş.Koyun Baba bir gün bu kişinin rüyasına girerek yeşil örtü içinden bir erkek çocuğu almış ve onun kucağına vermiş.Bu çocuk senin buna iyi bak demiş.Bir zaman sonra bu kişinin eşi hamile kalmış ve bir erkek çocuk doğurmuş.Bu kişi çocuğa baktığında rüyasındaki çocukla aynı çocuk olduğunu görmüş.

5-Bir anlatıma göre Koyun Baba buraya iki kardeşi(bazı anlatımlarda altı kardeşi) ile birlikte gelmiştir.Bu kardeşlerde burada yaşamış ve öldükten sonra Boyabat ın farklı köylerinde gömülmüşlerdir.

D-Türbenin Yapılma Şekli
Köydeki kişilerle yapılan görüşmelerde Koyun Baba nın burada gömülmesi ile ilgili iki tane anlatıma ulaşımıştır.Daha kabul gören ilk anlatımda, Osmancık ta ikamet etmekte olan Koyun Baba nın bir gün eline taş alıp fırlattığı sonra yanındakilere dönerek “Beni bu taşın düştüğü yere gömün '' dediği aktarılmaktadır.Taş türbenin bulunduğu alana düşmüş,ölümünden sonra da ailesi vasiyetini yerine getirerek onu buraya gömmüştür.
İkinci anlatım ise,Koyun Baba nın taşın düştüğü yere ailesi ile birlikte yerleştiği ve ölümünden sonra da buraya gömüldüğü şeklindedir.

IV-Türbe Çevresinde Oluşan İnanç Ve Uygulamalar
Türbe çeşitli isteklerin gerçekleşmesi için için ziyaret edilmekle birlikte özellikle çocuk sahibi olmak isteyen veya çocuğu olup da yaşamayan ailelerin ziyaret ettiği ve adak adadığı bir yerdir.Çocuk isteyen kadınlar türbe içerisindeki mezarın etrafında dua ederek yedi defa döndükten sonra '' Koyun Baba doğacak çocuğum benim değil senin olsun '' diyerek doğacak çocuklarını halk diliyle Koyun Baba ya satarlar.Çocukları olduktan sonra ise çocuğu buraya getirip mezarın yanına belirli bir müddet yatırırlar.Sonrasında adaklarını kesip dağıttıktan sonra oradan ayrılırlar.Koyun Baba ya satılan çocukların adları genellikle erkek olursa Satılmış,kız olursa Satı konulmaktadır.

Türbenin aşağısında yol kenarında bulunan ve Koyun Baba nın kuyusu olarak bilinen kuyudaki suyun lezzetli ve şifalı bir su olduğuna inanılmaktadır.Buradan alınan su hastalara içirilmekte ve bu sularla hastalar yıkanmaktadır.

Koyun Baba nın gece köydeki evleri gezdiğine evlerde bulunan ibrikleri kullanarak abdest aldığına inanılır.Bu sebeple ibrikler hiçbir zaman boş bırakılmaz.

Perşembe akşamları Koyun Baba nın gelip geceleri namaz kıldığı inancı ile akşam namazından önce türbede mum yakılması ve sabaha kadar söndürülmemesi adeti vardır.Ancak günümüzde mumun yerini elektrik almıştır türbeyle ilgilenen köy sakinleri perşembe akşamları türbenin lambasını yakmakta ve sabaha kadar söndürmemektedirler.

Türbenin yanında bulunan boş alanda her yıl mayıs ve haziran ayları içerisinde yağmur/şükür duası yapılmaktadır.Köylüler birlikte topladıkları malzemelerden yaptıkları yemekleri civar yerleşim yerlerinden gelen misafirleri ile birlikte yemekte ve tarladaki ürünlerin bereketli olması kuraklık olmaması için toplu olarak dua yapmaktadırlar.

Köyde Ramazan ve Kurban Bayramlarının ikinci günü yapılan zirat/ziyrat kesme geleneği vardır.Köy sakinleri evlerinden getirdikleri ekmeklerle birlikte türbeye gitmekte burada toplu olarak namaz kılmakta ve dua etmektedirler.Duanın ardından getirilen ekmekler karıştırılmakta ve orada bulunanlara dağıtılmaktadır.

Türbe içerisinde mümkün olduğu kadar gürültü yapılmamakta ve yüksek sesle konuşulmamaktadır. Türbenin içerisine temiz kıyafetlerle ve abdestli olarak girilmeye özen gösterilmektedir.

V-Sonuç
Daylı Köyünde bulunan türbe ile ilgili herhangi yazılı kaynağa ulaşılamamıştır.Ancak yöre halkının yanı sıra farklı illerden gelen pek çok kişi tarafından da türbenin Koyun Baba ya ait olduğuna inanılmaktadır.

Bu inanış doğrultusunda türbe sıklıkla ziyaret edilen yerlerden biri olma özelliğini sürdürmekte ve buraya gelen insanlar isteklerinin gerçekleşmesi amacıyla türbe çevresindeki uygulamalarını yapmaya devam etmektedirler.
Koyun Baba Türbesinin yanı sıra ilimizde Seyid Bilal,Çeçe Sultan,Yesari Baba başta olmak üzere önemli veli ve zatlara ait çok sayıda türbe ve ziyaret yeri bulunmaktadır.Bu türbelerde de Koyun Baba Türbesi gibi ilimize gelen misafirlerimiz tarafından sıklıkla ziyaret edilen yerlerdendir.

Bu durum bize Sinop un inanç turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.Bu potansiyelin ekonomik açıdan hareketliliğe dönüşebilmesi ve ilimizin inanç turizmi yönünden önemli bir yere gelebilmesi amacıyla,İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak son yıllarda burada yaptığımız gibi çeşitli sempozyum,panel gibi etkinliklere katılarak ve yayınlar hazırlayarak ilimiz kültüründe önemli bir yere sahip olan bu manevi şahsiyetleri geniş kitlelere tanıtmayı temel hedeflerimizden biri olarak belirlemiş bulunmaktayız.
          |                              

Hikmet TOSUN
Sinop İl kültür ve Turizm Müdürü
16 Ekim 2018 Salı
Mesaj Gönder 1145



 Yorumlar

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
CİNAYET GİBİ KAZA 19 YAŞINDAKİ ÖĞRENCİYİ CANINDAN ETTİ

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMDE KÜLTÜRLERARASI İLETİŞİM

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
ÜLKEMDEN YANSIMALAR: DEVLET FOTOĞRAF YARIŞMASI Yorum VAR !

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
EMNİYET KEMERİNİN FENDİ, ERİK DALINI YENDİ

Dilara Bahtiyar SARI
Yazara Mesaj gönderin
'ANTALYA'NIN SAĞLIK TURİZMİ: POTANSİYELİ, ZORLUKLARI, HEDEFLERİ

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
REHBER İN AŞAĞI..! İŞTE SEKTÖR GERÇEKLERİ...

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
BAKSI MÜZESİ

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
MEDİKAL TURİZMİN KÜRESEL EĞİLİMLERİ

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
KAYIP ŞEHİR PETRA

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .