KUŞ PEŞİNDE…

Doğa ile ilgili herhangi bir hobinizin olması emin olun hayata bakışınızı, çevrenize hassasiyetinizi olumlu yönde değiştiriyor.

Kuş fotoğrafçılığı, kuş gözlemciliği de doğada zaman geçirmek için mükemmel bir alan. İlk başlarda hobi olarak başlayan bu uğraş
daha sonraları bir ornitolog kadar olmasa da ileri seviyede bir kuş bilginizin oluşmasını sağlayacak. Hatta kuşları seslerinden ayırt edebilir hale geleceksiniz.

Benim kuş fotoğrafçılığı, kuş gözlemciliği merakım maalesef çok iyi başlamadı. Zamanı geri alabilsem hayatımda çıkarmak istediğim bir zaman dilimidir. Üzülerek ve utanarak söylüyorum maalesef “avcılık '' . Çok kısa bir süre bu işle meşgul oldum. Bırakmama sebep olan o an hala gözümün önüne gelir ve tüylerim diken diken olur. O ayrıntıya girip kimseyi üzmek istemiyorum. O an aklıma birden bir belgesel, röportaj geldi. Eskiden avcılık ile uğraşan ama şimdi kuş fotoğrafçılığı yapan biri. Röportajın görüntüleri kesik kesik gözümün önündedir.
(arıkuşu)
Küçük bir odada, masanın arkasında oturan bir amca, duvarlar kuş fotoğrafları ile dolu, ‘artık onları ölümsüzleştiriyorum demişti. Beynimde yıldırım gibi çakan cümle bu oldu o an. İnanın çok pişmanım, ama bu konu başlı başına bir yazı konusu, lanetimi bu kadar bilin yeter şimdilik. Biz kuşların özgür, masum, renkli, sanat, spor, zariflik dolu (inanın aklınıza gelen tüm iyi sıfatları sıralayın, bu hayvanlarda var) dünyasına girelim.

Öncelikle kuş fotoğrafçılığında edinmeniz gereken, olmazsa olmaz diyebileceğimiz ekipmanlar var. Maalesef bunları üst üste koyduğunuz zaman maliyet biraz artıyor ve inanın her hobide olduğu gibi dudak uçuklatan rakamlara ulaşıyor. Ama kuş gözlemciliğine iyi bir dürbün ile başlayabilirsiniz. Aslına bakarsanız bu işin bilimsel olan kısmı gözlemciliktir. Türleri gözlemler, hareketlerini, beslenmelerini, bulunduğu yeri, gözlem defterinize kaydedersiniz. Kendi kuş türleri kitabınızı yazmaya başlarsınız aslında.
(Atmaca)
Fotoğrafçılık boyutu ise biraz daha sanatsal boyutu diyebilirsiniz. Zaten fotoğrafını çekerken aynı zamanda gözlemini yapmaya çalışıyorsunuz, ikisi de çok keyifli açıkçası. Her gördüğünüz yeni tür için bir ‘kertik atıyorsunuz. Ben yaşadığım o kötü deneyimden dolayı direk fotoğrafçılık işi ile başladım, ben de ölümsüzleştirmek istiyordum.
Aslında gözlemciliğin olduğunu işin içine girince öğrendim diyebiliriz.
(Çalıkuşu)

İlk zamanlardaki hallerimi hatırladıkça çok gülüyorum kendime. Çünkü, ben daha önce eline hiç fotoğraf makinesi almamıştım. Fotoğraf nasıl, çekilir, ışık ayarları, diyafram nedir, pozlama nedir hiçbir fikrim yoktu. Fotoğraf makinem ve lensim geldiğinde hemen Eğirdir e, o zamanlar Isparta da doktora yapıyordum, gittik. Gölün kenarında küçük, bir sağa bir sola koşup duran bir kuş gördüm ve yaklaşmaya başladım. Ayarlar otomatikte çatır, çutur çekiyorum, tabi film falan derdi yok dijital kayıt, gayet cömert çekim sayılarına ulaşıyordum. Şimdi o şekilde çekmiyorum. İyice yaklaştım süper olacak derken oğlum Ege elinde sopayla bağırarak kuşa doğru koşmaya başladı ve tabi kuşumuz kaçtı. Oğlum hınzır hınzır gülmeye başladı. Kime çektiyse artık bu yaramazlığı, kesin annesine bence.
(Ebabil)

Sonraları çektiğim bu ilk kuş fotoğrafının Isparta nın ilk kaydı olduğunu tecrübeli bir kuş fotoğrafçısı abimden öğrendim. Türün adı “Taşçeviren '' , sonra bir daha göremedim zaten. O an çektiğim fotoğraflara bakıp ne harika, muhteşem, vay ve ben neymişim gibi kendini beğenmiş beğenmiş içimden geçiriyordum bir de arkadaş eşe dosta gösterip hava atıyordum tabi. Şimdi bakınca o fotoğrafa o kadar güzel gelmiyor ama verdiği his muhteşem.

Zamanla nasıl daha iyi kuş fotoğrafları çekebileceğimi öğrenmeye başladım. Bu işin sırrı sabır ve doğanın bir parçası olmaktan geçiyor. Çünkü ne kadar yakınlaşırsanız o kadar detaylı ve keskin fotoğraflar çekiyorsunuz. Tabi makinenin en kısa odak mesafesinin altına düşmeden. Bazı kuşlar çok meraklı oluyor yaklaşmanıza izin veriyor, hatta poz bile veriyorlar, bazıları da çok utangaç ve nazlı oluyor, peşinden koşturup duruyor. Tam çekeceksiniz pıt diğer ağaca, bu şekilde kaç ağaç geçmişsiniz, ne kadar uzaklaşmışsınız durup etrafa bakınca anlıyorsunuz. Birilerinin bu durumdan çok eğlendiği kesin. Fotojenik olanlara da yaklaşarak çekmeye devam edersiniz yavaş yavaş, bir süre sonra fotoğraf makineniz netleme yapmaz, ya ne oldu buna şimdi tam zamanında niye böyle yapıyor falan derken gözünüzü vizörden kaldırıp bir bakarsınız kuş ile burun buruna gelmişsiniz, sonra hafif hafif geri çekilmeye çalışırsınız, o sırada pırrrr kaçar gider. Çok komik anlar gerçekten.

Kendinizi kaptırmış kuşun peşinde koşarken birde etrafın tepkileri oluyor, elinizde kocaman bir fotoğraf makinesi ile kendilerini çektiğinizi sanan insanlar, polisi arayacağım diyenler, hatta arayanlar, evimi niye çekiyorsun diye soranlar, resmi bir kurum yakınlarındaysanız güvenlik görevlisi arkadaşlara bakın kuş çekiyorum deyip çektiğiniz fotoğrafları göstermek zorunda kaldığınız zamanlar, ya da sizi Pazar günü park bahçelerde gezen fotoğrafçı arkadaşlardan sanıp bizim de fotoğrafımızı çeker misiniz, ne kadara çekiyorsunuz diyen sevgililer, aileler, asker arkadaşlar oluyor (geri çevirmek olmaz, çekip elektronik posta yolu ile gönderiyordum, hoş onları çekmek için çok uzaklaşmam gerekiyordu, kaçtığımı sanıyorlardı tabi) . Çok komik durumlara düştüğüm oluyordu.
(Karakaınlı kumkuşu)
Birkaç yıl makinemi yanımdan ayırmadım, her yere yanımda götürdüm diyebilirim. Çünkü ne zaman makine yanımda olmasa burnumun dibine çekmediğim bir tür geliyordu ve keşke diyordum. Ama taşıdığım zamanlarda da bir türlü denk gelmiyordu. Ama ısrarla taşıyordum keşke dememek için. Emin olun sırtınızda 10 kg lık ekipmanla dolaşmak, onu her yere götürmek çok kolay olmuyor. İlk seneler bu şekildeydi, kertik sayım arttıkça, yani gördüğüm ve çektiğim türler, farklı yerlere gitmem gerektiğini anladım. Artık daha planlı ve programlı hareket etmem gerektiğini fark ettim.

Artık arazide, kamuflaj altında fotoğraf çekmem gerekiyordu. Doğada, arazide kamuflaj altında saatlerce yattım, boy çizmeleri ile göllere girip, sazlıkların aralarına saklandım. Bazen elim boş döndüm, bazen güzel fotoğraflarla. Ama çok fotoğraf çektim. Binlerce poz. Ve emin olun ben bu işin çok ama çok amatörüyüm. Ülkemizde bu işe gönül vermiş o kadar çok kişi, o kadar iyi hocalar var ki, her biri birer doğa savunucusu. Güzel insanlar. Kendilerini yaban hayatına adamış kişiler. Arada bir boş vakitlerinizde www.trakus.com sitesini gezmenizi öneririm.
(küçükbalaban)
Kim bilir belki birilerinizin ilgisini çeker, onu da zehirleriz . Ülkemiz yaban hayatı, biyolojik çeşitlilik açısından gerçekten çok zengin, evet hala çok zengin. Bu çeşitliliği gözlemleyen, farkına varan insanları çoğaltmamız lazım, hepimiz etrafımıza bu güzellikleri görebilmeyi öğretmeliyiz. Bilen bilmeyene anlatsın arkadaşlar, öyle şikayet etmekle olmaz bu işler. Toplumsal mesajımızı da verdikten sonra devam edebiliriz .
Maalesef o güzel muhteşem fotoğraflar, gerçekten çok zaman ve zahmet gerektiren emek, bilgi, tecrübe dolu kareler. Bir kuş fotoğrafı gördünüz mü kısaca bakıp geçmeyin. Kanatlarındaki tüylerin renklerine, çizgilerine, gagasının detaylarını inceleyin. Çeken kişinin harcadığı emeği biraz olsun aklınıza getirin, fotoğrafa bakarken tek bir kareyi değil, kafanızda olayı düşünmeye çalışın. Emin olun fotoğraf gözünüze daha güzel görünecek. Bunu sadece kuş fotoğrafları için demiyorum, bütün fotoğraf türleri için geçerli bence.
(Kulaklıtoygar)
Benim kuş dünyasına girişim kısaca bu şekilde oldu. Ben etrafımdaki insanlara, arkadaşlarıma mümkün olduğunca bu olayı göstermeye çalıştım, bazı arkadaşlarım fotoğrafçı oldu bazıları gözlemci, onların paylaşımlarını görünce çok mutlu oluyorum. Konu çok derin, daha profesyonel bilgiler gerektiren bir konu. Elimden geldiğince kısaca değinmeye çalıştım, kendi hikayemi anlatmaya çalıştım. Umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur. Sevgilerimle…

Kukumav kuşu
(Kuyrukkakan)

(Ormançıvgını)
Saka
Sakarmete
Uzunbacak
      |                              

Ahmet SAVGAT
Yazar-Doğa Fotoğrafçısı
02 Mart 2019 Cumartesi
Mesaj Gönder 622



 Yorumlar

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
MERMER OCAĞI RUHSATI VERİLEN ARAZİ GENETİK HAZİNE ÇIKTI!

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
AKOK MEVSİMİ AÇTI

Fatih KUTLU
Yazara Mesaj gönderin
MARDİN MİDYAT HASANKEYF 2

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
MARDİN KAPI HİÇ ŞEN OLMUYOR

A.Nejat Şardağı
Yazara Mesaj gönderin
HEORTOLOGİE

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
SAKLI CENNET ARTVİN

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMİN GENÇ ROL MODELİ: SİDAL YAŞAR

Elif ÇALIŞKAN
Yazara Mesaj gönderin
HAYVANLARLA KONUŞABİLSEK NE GÜZEL OLUR

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
TEOS Yorum VAR !

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
IBO KONSTANZ GÖLÜ FUARI VE KAPANIŞI Yorum VAR !

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti




. . .