KADIN, İNSAN VE TURİZM

8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Turizm Alanı Yaşam Döngüsü Modeli....


‘Kadın her zaman her kültürde ulaşılması güç olmuştur. Diyeceksiniz ki, bu nedenle mi çok fazla kadın şiddet görüyor? Belki de cinsiyetler arası farklılıklardan dolayı nahoş olaylar yaşanıyor. Sonuçta, az da olsa, kocasına şiddet uygulayan kadınlar da var. Şiddetten kastım psikolojik ve fiziksel her türlü.. Peki derdimiz en çok kimin şiddet uyguladığı mı yoksa insan olarak ne kadar acımasız ve zorlayıcı olduğumuz mu?

Aklıma, performans sanatçısı Marina Abramovic in 1979 yılında gerçekleştirdiği, gösteri sanatları tarihinin en unutulmaz, en konuşulan ve belki de en korkunç gösterilerinden biri aklıma geldi. 6 saat boyunca sabit durarak kendini yaşayan bir sanat eseri olarak sergilemek isterken, farkında olmadan sosyal bir deney de yapmış. İzleyiciler, kendisine önce kibar ve nazik davranırken, süre geçtikçe birbirinden etkilenerek ve sınırları zorlayarak kan dondurucu eylemler yapmış. Merak edenler internet arama motorlarından hikayenin tamamına ulaşabilirler. Daha fazla işin felsefesine girmeyeceğim. Çünkü uzmanlığım bu alanda değil (hoş, uzmanı olduğumuz olmadığımız her alanda konuşabiliyor, yazabiliyoruz!).

Biraz daha iyi bildiğim bir konuyla devam edeyim. 1980 yılında, yer bilimi alanında çalışan Richard Butler adında bir akademisyen Turizm Alanı Yaşam Döngüsü Modelini (Tourism Area Life Cycle) yaratarak, özellikle turizm araştırmalarına önemli bir bakış açısı kazandırmıştır. Bu modele göre süreç, küçük bir turist grubunun gittiği ekzotik çekiciliği olan bir alanın “keşfedilmesi '' ile başlamaktadır. Bu alanın doğal ve kültürel durumu, sadeliği ve otantikliği ile kurumsallaşmış ya da ticarileşmiş turizm faaliyetlerinden yoksun olması insanların merakını arttırmaktadır. Alanda yaşayan yerel halk ile turistler arasında kibar ve doğal, hatta sürpriz ve anektodların oluşabileceği şekilde anlaşmalar var olmaktadır. Turistler de bu alanlardaki doğallığa zarar vermemekte, fiziksel ve sosyal çevrede bariz değişimler olmamaktadır. Ancak, böyle alanlardaki deneyimlerin paylaşılması ile daha fazla insan bu alanlara gitmeye başlamaktadır. Günümüz teknolojisi ve sosyal medya ağı sayesinde bu paylaşımlar anlık ve uygun ulaşım imkanları ile hareketlilik eskiye kıyasla daha hızlı olmaktadır.

Keşfedilmiş alana olan ilgiyi fark eden girişimciler ve yerel otoriteler de üzerine düşeni yaparak (!), alanın gelişmesini desteklemektedir. Alternatif turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi ve tanıtım ile alana daha fazla turist çekilir. Keşfedilmiş alandaki ekonomik fırsatı değerlendirmek isteyen girişimcilerin sayısı artar. Bir müddet sonra turistik alana gelen turist sayısının en yükseğine ulaşılır ancak destinasyona olan rağbet azalır ve durağanlık (stagnation) başlar.

Eğer alandaki turistik faaliyetler düzensiz, plansız ve gelişigüzel yapılıyorsa, süreç içinde alanın kapasitesine ilişkin kritik sınıra (alanında kaldırabileceğinden fazla sayıda turist gibi) ulaşıldığında, destinasyonun gelişimi;
1. Ani düşüş
2. Düşüş
3. Stabilizasyon
4. İndirgenmiş büyüme
5. Canlandırma olmak üzere beş senaryoya göre ilerler.

Turizm Alanı Yaşam Döngüsü Modeli
Günümüzde kitle turizminin alternatifi olarak turizm faaliyetleri oldukça çeşitlenmiştir; yaz-kış, doğa, kültür, spor, yayla, hüzün ve dahası. Nüfus ve imkanlar arttıkça alternatif turizm alanları da kalabalıklaşıyor. Ve içimizde hep yeni bir şeyler, yeni yerler keşfetme arzu taşıyoruz. Bunların nedenleri arasında insanoğlunda hep bakir hep dokunulmamışa ulaşma isteği mi var? Kadın üzerinde de benzer değil mi? Eğer adına ilişki yaşam döngüsü diyebileceğimiz bir model çizsek; bir kadınla tanışma, onu tanıma, ilişkiyi geliştirme, koşulları değerlendirme, evlenme, 5 senaryo (şiddetli geçimsizlik, boşanma, stabile hayat, evlat ile indirgenmiş büyüme ve sürprizlerle dolu canlı bir hayat).

Yazıma kadın ile başlamamın sebebi, 8 Mart a yüklenen anlamdan ötürüdür. Bugünün tarihteki yeri; 8 Mart 1857 tarihinde ABD nin New York kentinde yaşayan 40.000 dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşullarına sahip olmak amacıyla bir tekstil fabrikasında greve başlamasına dayanıyor. Greve tepki gösteren polis, işçilere saldırıp hepsini fabrikaya kilitlemesi ve olaylar sırasında fabrikadan kaçamayan, çoğu kadın 129 işçi hayatını kaybeder. Yani bu olayda sadece kadınlar değil, aynı amaç doğrultusunda 129 insan can vermiş. Bir kadın ve anne olarak, bence bu ayrımcılıktır. Kadın – erkek.. Yaratıcılarımız aynı. Hayatın koşullarına daha kolay uyum sağlamamız ve varlığımızı sürdürebilmemiz için farklı yeteneklerle donatılmış iki tür.

Hayat aslında basit.. Hem kendi içimizde hem ailemizle hem ilişkilerimizde (iş ve özel) hem de tüm yaratılanlarla dengede kalabilmek dileğiyle..
          |                              

Dilek H. Sipahi Aybar
Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi-Uzman
08 Mart 2019 Cuma
Mesaj Gönder 765



 Yorumlar

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
NEJAT ŞARDAĞI'NDAN İKİ ÖNEMLİ ULUSLARARASI KATILIM ÇAĞRISI!

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
S.O.S: SLOWER. OLDER. SMARTER.

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
SALDA GÖLÜ'NÜ BESLEYEN DERE ÜZERİNDE YAPILAN GÖLETİN İNŞAATI DURDU!

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
MENÇUNA

A.Nejat Şardağı
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMİN GELECEĞİ... GELECEĞİN TURİZMİ

Fatih KUTLU
Yazara Mesaj gönderin
GÖNÜL GÖZÜYLE İTALYA

Merve Baş BULUT
Yazara Mesaj gönderin
ENGELSİZ ÇOCUKLUK…

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
CHENONCEAU ŞATOSU, LOIRE VADİSİ, FRANSA

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
SAKLI CENNET ARTVİN

Elif ÇALIŞKAN
Yazara Mesaj gönderin
HAYVANLARLA KONUŞABİLSEK NE GÜZEL OLUR

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti




. . .