TARİHİ BASMANE YOK OLUYOR

Bu kez, bu makalenin mesajını önceden yazmak gerekiyor. Kaybedecek hiç zaman yok, mesaj hemen ulaşmalı diye düşünüyorum.




Çünkü Basmane’nin tarihi ve kültürel mirası günden güne yok oluyor ve acilen harekete geçmek zorunluğu var. Tarihi binalar ve eserlerin doğru düzgün bildiğimiz bir envanteri yok, birçok tarihi çeşme, hanlar, cumbalı evler sokak aralarında kaderlerine terkedilmiş ve zamana yenik düşecekleri günü bekliyorlar.

Basmane bir İzmirli için ne ifade ediyor? Basmane, İzmir’in en kadim semtidir. Eskilerin diliyle nam ı değer Çorakkapı. Semtin çevresini, Tilkilik, Kemer, Aziziye ve İkiçeşmelik süslüyor.
İpek yolunun, başlangıcı veya sonu ve denize çıkan yol üzerinde bir kervan yoludur hatta dünyanın en eski kemerli köprüsü denilen Kervan Köprüsü Basmane’ye komşudur.

Şimdiden belirteyim , tek çare olarak tarihi köprüyü ziyaret etmek isteyen gezginler , köprüyü tam karşıdan görebilmek ve sadece bir fotoğraf çekmek için bir kıraathanenin içine girmek zorunda kalarak pahalı bir kaç bardak çay içmek zorunluluğunu yaşayacaklardır.

Dünyanın en eski köprüsünü gözlemlenmek için bir seyir terası şarttır yetkilileri bu konuda bir düzenleme yapmaya çağırıyorum. Bu konuya dikkat çekmek için ayrı bir makale yazmak gerekiyor.

Basmane, 1922, büyük İzmir yangınından günümüze yegâne ayakta kalabilmiş kentin kültür ve tarih hafızasıdır. Semtin dar sokaklarında veya evlerinin altlarında sürprizlerle dolu gizemli bir tarih yatıyor. Mistisizmin ve kozmopolit yaşamların kol kola yaşadığı mekânlar semti ya da bir göçmen gettosudur.

Her daim, İzmir’e ilk kez gelenlerin semti olmuş ve herkesi bağrına basmış bu topraklar, İzmir fuarının yanında kurulması nedeniyle ise yıllarca şehrin yatakhanesi görevi yapmıştır.
İzmir’in en varlıklı aileleri, sanatçıları, mimarları kısacası entelektüellerin yaşadığı semt oldu.

Anadolu’nun ilk tren garlarından biri olan Fransız yapımı Basmane tren garı da yolcularını İzmir’e taşır. Anadolu Selçuklu hükümdarlarından Umur beyin Komutanı olan Emir Sultan’ın mezarı da yatar Basmane tepelerinde. İzmir Mevlevihane’si Basmane’dedir.

Kendine has cumbalı evlerin mimarisi de çok özeldir. Her biri ayrı bir taş ve tahta oyma işçiliğine sahip olan bu evlerin çoğu mirasçılar arası anlaşmazlık sonucu hukuki problemler veya yangınlar, hurdacı hırsızlar nedeniyle eksik ve yıkılmaya yüz tutmuş durumdalardır. Çoğunun kapısında asmalı kilit bulunuyor ve evler izinsiz şekilde çoğunlukla göçmenleri sığınağı olmuş durumdalar.

Daracık mahalleler arasında bulunan yıkık tarihi çeşmeler, muslukları sökülmüş olarak can çekişiyor. Bazı evlerin önünde bulunan tarihsel önemi büyük mermer at bağlama taşları sahipsiz duruyorlar.

Tilkilik oteller sokağı girişinde bulunan, Atamızın eski eşi Latife Hanım’ın dedesine ait Uşakizadeler konağı yıllarca otel olarak kullanıldıktan sonra bakımsız ve kaderine terkedilmiş gibi duruyor.
Üzerinde "bu evde Latife Hanım yaşamıştır" gibi tabela var ama yazılar solmuş girmiş okunamıyor.
Süt veren dede öyküsüne ait olan taş ve dana meydanı da ilgisizlikten nasibini almış tarihi değerler.

İzmir’de her yerinde göremeyeceğimiz sadaka taşları Basmane’nin her yanını süslüyorlar ama sahipsiz ve bakımsız oldukları için her an yok olabilirler.

1814 e tarihlenen, Dönertaş Sebilinin, meşhur dilek tutunca dönen taşı artık dönmüyor, bu deprem sistemi olarak düşünülen mekanizma artık yok. Taşın içi asitli su ile yıkandığı için olabilir mi? Zaten sebil in içi pislik yuvası; geleneksel su veya şerbet ikramı yıllardır yok isteyen de yok.

Bölgenin en bakımlı tarihi noktaları, Aziz Vukulos Kilisesi, Basın Müzeleri, Altınordu spor kulübü binası, Emir Sultan Türbesi ve özel şahsa ait Tarihi Basmane fırını olduğunu düşünüyorum.
Demek ki, önemsenince ve hayata katınca bazı yerler korunabilinir. Örneğin, harabeye dönmüş halde olan bir İplikçi Baba medresesi yine Basmane sırtlarında yer alıyor ve acil ilgi bekliyor.

Evlerin altında kalmış Roma kemerleri, Helenistik sur duvarları gün ışığına çıkarılmayı bekliyor.
Semt, Ermeni, Rum, Yahudi ve Selçuklu ve Osmanlı kültürel miraslarının buluştuğu bir mozaik. Ve ilginçtir ki günümüzde de, başka bir coğrafyada yaşama tutunmaya çalışan göçmen toplulukların buluşma mekânı.

Osmanlı Sultanları, Paşalar, hali vakti yerinde olan zengin tüccarların vakıf camileri, çeşmeler, mescitler, hamamlar yaptırdıkları İzmir in gözbebeği olmuş protokol bir semtti.
Yahudilerin,1492 İspanya göçü öncesi bile 5. yüzyılda bu semtte yaşadığına dair arkeolojik buluntulara rastlandı yani Seferad Yahudiler baskıcı rejimden kaçarak asırlarca burada yaşamayı tercih etmişlerdir. Dünyada dört sinagogun sırt sırta bulunduğu tek Yahudi dini merkez olmasından dolayı, Yavuthane veya Kortejo denilen dar gelirli sınıfa ait toplu yaşam evlerinin çoğalmasına neden olmuştur.
Günümüzde bu evler, savaş ve yoksulluktan kaçan göçmenlerin merkezi olarak hizmet veriyorlar.

Modern Türkiye’nin yetiştirdiği sanatçılardan Ümran ve Hüseyin Baradan, Gönül Yazar ve futbolcu Metin Oktay gibi ünlülerin yaşadıkları evler ve sokaklar bugünlerde atıl durumda hâlbuki onların evleri açık hava müzesi olan semtte çok güzel birer anı müzesi olmayı çoktan hak ediyorlar.

Basmane, Tilkilik ve Kemeraltı bölgelerinin acilen restorasyona ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Bu işleri yapmaya çalışan kurum ve şahısların var olduğunu biliyoruz ama yavaş ilerliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait kokartsız ama sanat tarihçisi vasfı olan kişileri rehber gibi çalıştırdıkları duyumunu aldığımız Konak belediyesi, semte ilgiyi ve farkındalığı arttırmak için halka açık ve ücretsiz kültür turları düzenliyor. Özellikle İzmirli kültür ve tarihsever kadınlar bu ücretsiz turlara çok ilgi gösteriyor. Doğru bir hizmet fakat kokartlı rehber kullanmaları gerekiyor.

Tarkem gibi, özel ve resmi kurumlardan oluşan birlik bazı yapıları da satın alma ve restore şeklinde sosyal ve ekonomik yaşama kazandırarak buradaki tarihe ve kültüre sahip çıkmaya gayret ediyor.

Orhan Beşikçi ve İlhan Pınar gibi fedakâr kent gözlemcileri ve yazarlar semte olan ilgisizliği ortadan kaldırmak için sürekli makale ve kitaplar yazmaya, sosyal etkinlikler katılarak kamuoyu yaratarak yetkilileri göreve çağırmaya çalışıyorlar.
Bu değerli kültür insanları, semtlerinin gönüllü kültür bekçileridir ve kendilerine teşekkür ediyorum.

Ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesinin de çabaları mutlaka var. Yapıcıoğlu ve Kadifekale sırtlarında İzmir antik tiyatrosunun etrafındaki evler istimlak edilerek 16.000 kişilik tiyatroyu ortaya çıkarma çabaları devam ediyor ancak bu iş çok uzun sürecek gibi görünüyor ama şimdiden bazı tur grupları dışarıdan olsa tiyatro civarını meraklı gözlerle turluyorlar.

İnanç turizmi açısından çok önemli olan İplikçi baba medresesi çok bakımsız, türbe define avcıları tarafından içi kazılmış ve çöp deposu olarak kullanılıyor. Medresede ise göçmen bir aile yaşıyor. En acısı, hemen karşısında tüm bu olup biteni gören Diyanet işlerinin binası bulunuyor. Göz göre bu kadar ilgisizliğe ve duyarsızlığa pes doğrusu diyorum.

Realite şu, para lazım ve yapılacak çok iş var. Zaman ve emek harcamak gerekiyor. Tüm bu muhteşem tarihe sahip çıkmak için büyük bir finansal kapitale ihtiyaç olduğu doğrudur ve İzmir Büyükşehir ve Konak belediyesi ve bazı sivil kurumlarının bütçeleri tümünü karşılaması zor olabilir. Tüm bu gerçeğin farkındayız ve bu nedenle bence Basmane ve Kemeraltı bölgesinin acilen Unesco dünya mirası ilan edilmesi gerekli ve yabancı fonlardan destek almakta fayda var gibi görünüyor. Sanat ve Kültür sever holdingler ve sponsorlar davet edilerek buradaki tarihi miras ivedilikle korunmalıdır.

Neden mi? Tüm bu yukarıda yazdıklarımızdan yola çıkarak Basmane bölgesi İzmir’de Helenistik, Roma, Bizans, Aydınoğlu, Osmanlı, Hristiyan, Yahudi, Müslüman inançlarına ve kültürlerinin hep birlikte var olduğu tarih, kültür, arkeoloji ve sanatla dopdolu bir açık hava müzesidir.
Birçoğunun tarihi geçmişi 150 sene bile olmayan, Avrupa ülkelerinde, bu semtte bulunan kültürel ve tarihi mirasın onda biri yok iken, ülkemizde olanları yıllardan beri süregelen ilgisizlik ve muhtemelen ekonomik sebeplerden dolayı yok ediyoruz…

Peki, çözüm önerisi var mı? Birkaç önerimiz olabilir:
-Kendi adıma buraya sürekli günübirlik kültür turları düzenlemeye çalışıyorum ve çalışacağım
-Okul grupları Tursab yetkili acenteler ve kokartlı rehberler eşliğinde semte turlar düzenlemelidir
-Sanat ve kültür kurumları burada atölye ve toplantı salonları açabilirler
-Fotoğraf ve Sinema kulüpleri semtte şube açmalı ve sinema gösterileri festivalleri yapılmalıdır.
-Kitap fuarları düzenlenmelidir ve bölgede kitap sahafçıları sayısı artırılmalıdır.
-Yazarlar kitapları için imza günleri düzenlemelidir.
-Acilen bir Basmane tur rotası belirlenmelidir ve tanıtım panoları konulmalıdır.
-Gastronomi seminerleri ve festivalleri burada yapılmalıdır.
-Bazı oteller kurumsal firmalar tarafından işletilmeli ve güvenlik algısı sorunu çözülmelidir.

Semt, İzmir tarihinin yazılı olduğu bir kültürel belleğe sahiptir ve biricik tarihsel ve kültürel dokusudur. Basmane’nin, özel bir yasa ile acil koruma altına alınması gerekiyor. İlgililere duyurulur.











          |                              

Kemal ŞENDİKİCİ
Profesyonel Turist Rehberi- Turizm Yazarı/ Seyahat Fotoğrafçısı
29 Mart 2019 Cuma
Mesaj Gönder 717



 Yorumlar

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
TEOS

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
TÜRKİYE'NİN DAYANAĞI OLAN TARIM İŞTE BÖYLE ÇÖKERTİLİYOR!

A.Nejat Şardağı
Yazara Mesaj gönderin
TURİZM VE İNOVASYON

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
TURİZM HAFTASI'NDA AKTİF BİR STK ÖRNEĞİ: ATURJET

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
BARACUDA TOUR'DAN SONRA TUR ANDIAMO'DA KAPATILACAK MI?

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
GEÇTİ BU DEMDE CİHANDAN PİR-İ MİMARAN SİNAN Yorum VAR !

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
IBO KONSTANZ GÖLÜ FUARI VE KAPANIŞI Yorum VAR !

Dilek H. Sipahi Aybar
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMDE ÇALIŞMAK

Fatih KUTLU
Yazara Mesaj gönderin
ALAÇATI OT FESTİVALİ KAPIDA

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti




. . .