TURİZMİN GENÇ ROL MODELİ: SİDAL YAŞAR

1919-100 yıl özel yayınından keyifli bir röportaj...



Diyarbakır doğumlu Sidal Yaşar Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi mezunu. Aynı zamanda Dünya Turizm Yazarları Federasyonu FIJET , Türkiye Turizm Yazarları Derneği ATURJET in en genç turizmci üyesi… FIJET ATURJET işbirliğinde 2018 yılında İzmir de gerçekleştirilen Fijet Akademi Genç Gazeteciler Turizm Eğitim Programına Türkiye adına katılan Sidal Yaşar, kişiliği, duruşu, iyi derecede yabancı dili, güçlü iletişimi, dostluğu ile o kadar çok sevildi ki FIJET ATURJET Üyeliğine büyük bir hızla geçiş yaptı. Şu anda Antalya da 5 yıldızlı bir otelde sosyal medya uzmanı olarak görev yapıyor.

TURİZME GENÇ BAKIŞ, GENÇ SES
1919-100.yıl özel yayınımız için gençlerle röportaj yapmayı düşündüğümde aklıma ilk Sidal Yaşar geldi. ATURJET-FIJET Türkiye etkinlikleri dolayısıyla farklı tarihlerde Diyarbakır ve Malta da bir araya geldiğimiz Sidal Yaşar ile çok keyifli bir sohbetimiz oldu. İşte Turizm sektöründen turizm yazarlığına, Diyarbakır turizminden turizm eğitimlerine, turizm diplomasisinden, duayen turizmcilerin önemine kadar pek çok konu başlığına genç bakış, genç ses, genç farkındalıklar.. Ve açıklamalarından alınacak onlarca ders... Sohbetimize başlıyoruz:

DİYARBAKIR IN ALTIN ELMA ÖDÜLÜNE KIZKARDEŞİMİN DÜĞÜNÜ KADAR SEVİNDİM.
FIJET in Turizm Oskarı Altın Elma ödül töreni kız kardeşinizin düğün gününe denk gelmişti ve sizin bir ayağınız düğünde, diğer Altın Elma Ödül Töreni Gala gecesindeydi adeta. O gün için neler söyleyeceksiniz?


Kentin önemli kuruluşlarının çabalarıyla Fijet tarafından kentimize layık görülen altın elma ödülü; tören ile aynı güne denk gelen kız kardeşimin düğünü kadar heyecanlandırdı beni. Emin olun bu ödül içimde yanan ateşin inanılmaz körüklenmesine sebep oldu. Bu heyecanı herkesin hissetmesini arzu ediyorum. Diyarbakır turizmine e tanıtımına büyük ime kazandıran ödül e ardında çalışan insanların öneminin anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Bu ödül Türkiye adına da çok büyük bir olaydı. Turizm anlamında çok güzel günlerin bizi beklediğine inanıyorum.

İzmir de düzenlenen FIJET AKADEMİ ye katılımınızın ardından hızla FIJET ATURJET Üyeliğine kabul edildiniz. 2018 FIJET AKADEMİ İzlenimlerinizi anlatır mısınız?
FIJET Akademi çok olağanüstü verimli geçti ve tahminlerimin çok ötesinde katkı sağladı bana. Daha önce de uluslararası konferanslara katılımcı ve konuşmacı olarak katılma şansım olmuştu. Fakat FIJET AKADEMİ de komite başkanımız Sema Kutlu nun yoğun emekleri sonucu çok ender rastladığım bir aile ortamı içinde buldum kendimi. Bu sayede katılımcılar arasında çok hızlı diyalog geliştirdik ve turizm ekseninde birçok şeyi paylaştık. Uluslararası camianın milliyetleri ve dinleri aşarak turizme ve insanlara candan katkı sağlama motivasyonuyla geldiklerini görmek beni çok sevindirdi. FIJET ve ATURJET Başkanlarının da şahsen katılmasıyla genç olarak önemsendiğimizi hissettik. Bir haftalık eğitim süresi başarılarımı ve kendimi görmeme yardımcı oldu. Burada akademiye katılan öğretmenler de bize yeni kapılar açtılar, yetişkin birer birey ve değer olarak hissettirdiler.

Yabancı gençlerin akademi ve ülkemiz ile ilgili izlenimleri nasıldı?
Çok mutluydular ülkemizden ayrılırken. Bazıları Türkiye ye karşı önyargılarını yıkarak gittiler. Tekrar gelme isteklerini dile getirdiler. Çoğu makalelerini yazdı, bir grup oluşturduk. Hem akademiye değer verdiklerini hem de ülkemizde mutlu olduklarını gördük.
16-23 Haziran 2019 tarihinde FIJET AKADEMİ KKTC de gerçekleştirilecek. Akademinin Komite Başkanı F. Sema Kutlu yine çok önemli eğitim başlıkları ve program ile genç iletişimcileri biraya getirecek. Bu eğitime katılanların dünyaya ve geleceğe çok değişecek

ÜNİVERSİTELER GENÇLERİ TURİZME GERÇEKTEN HAZIRLIYOR MU?
Madalyonun diğer yüzüne baktığımızda; mezun olan gençler turizm sektörüne girdiğinde hayal kırıklığına uğruyor. Bu sektörden uzaklaşıyor ve farklı iş alanlarında çalışmaya başlıyorlar. Gençlerin turizmdeki yerini nasıl değerlendiriyorsun?

Bence önce akademide başlıyor olay. Genç bireylerin araştırmacı ruhu belli ölçüde engelleniyor, belli kalıplara sokuldukları için geliştirilmiyor. Hala geleneksel yöntemlerle, 1980 lerdeki kitle turizmi anlayışıyla eğitimlerimiz devam ediyor. Bu bağlamda genç akademi öğrencileri üniversite sonrası kulvarlarını sadece oteller ve seyahat acentaları olarak görüyorlar. Fakat o kadar geniş bir endüstri ki turizm; o kadar fazla iş alanı var ki, birey bunun bilincine varamadan üniversiteden mezun oluyor. Akabinde bildiği geleneksel yolları kovalıyor, kapıları aşındırıyor fakat o kadar çok fazla yüklenme var ki oralara, dışarıda kalıyorlar ve umutsuzluğa kapılıyorlar.

Ben şu an öğrenci perspektifinden bakıyorum ama endüstrinin de gerçekten kurumsal olarak çok önemli bazı adımların atması, yönetmeliklerin elden geçilerek güncellenmesi gerekiyor İnsan kaynaklarından kalite yönetiminde hiçbir bilgisi olmayan yöneticilerin hüküm sürdüğü bir sektörden bahsediyoruz. Bu durum gençlerin sektöre bakışını olumsuz etkiliyor. Bu bağlamda ben çeşitli sebeplerden ötürü yılmamış olabilirim ama bu tablonun daha birçok öğrenciyi sektörden kaçıracağına inanıyorum.

Peki Turizm Öğrencileri ne yapmalı sence, anlatır mısın..?
Üniversite süresince Avrupa Birliği nin sağladığı projelerin farkında olmalı, sürekli araştırmalı ve öğrencilik hayatı boyunca yurtdışına gitmeye çalışmalı. Gerçekten bir haftalık bir gönüllülük programı bile Anadolu da yetişmiş bireylerin zihninde inanılmaz ufuklar açıyor. Ben belki de o uluslararası ortamda devinimin keyfini yaşadığım için turizmden bir şekilde kopmadım, sürekli bu sektörde bulunmak istedim. Öğrencilik hayatı boyunca yurtdışını tecrübe etmesi sektöre bağlılığı açısından çok önemli olacaktır. Mesela Avrupa da yaşadığım ilk deneyimimde Türkiye de yaşadığım öğretmen öğrenci hiyerarşisinin yok olduğunu ve bir arkadaş ilişkisini kurulduğunu gördüm. Bu beni hem akademiye hem de öğrenmeye çok daha fazla motive etti.

Araştırmacı olmak ve bugünün şartlarında sınırları aşmanın çok kolay olduğunun bilincinde olmak, öğrenciyi her zaman geliştirecektir.
Genç arkadaşlarımın heyecanlarını yitirmemesini temenni ediyorum. Bugün Fijet ve Aturjet sayesinde hayal edemeyeceğim üst düzey insanlarla görüşme imkanım oluştu. Birçok genç arkadaşıma FIJET ve ATURJET gibi oluşumlarla iletişime geçmeleri gerektiğini söylüyorum. Bugün dünyanın diğer ucundaki bir insanın sadece bir e-mail uzaklığında olduğunun farkında olmaları, bir turizm insanı olarak uluslararası ve evrensel kimliklerini geliştirmelerinin belki de turizm eğitiminden çok daha önce birincil amaçları olması gerektiğine inanıyorum. Bu zamanın çağdaş bireyinin yerelin bilincinde fakat uluslararası diyalog kurabilen evrensel bir birey olması gerektiğine inanıyorum ve bütün çabalarının bu yönde olmalarını diliyorum. Bu anlayışla yola deam ederlerse zaten her şey kendiliğinden onların istediği gibi olacak.

STK LARA GENÇ BAKIŞ...
Ülkemizde Turizm stk larının çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? Aktif, sorumluluklarını bilen ve arı gibi durmadan çalışan STK lar hariç.. Eğitim, etkinlikler, yerel yönetimlerle işbirliği, sektör sorunlarının çözümü vb konularda sizce yeterli çalışıyorlar mı, yoksa Türkiye bir stk çöplüğü mü, Bir genç olarak bakışınızı öğrenmek istiyorum.

Dürüst olmak gerekirse FIJET ve ATURJET e kadar stk larla ilgili çalışmalar hakkında bir bilgim yoktu. Üyesi olduğum bu yapılanmada aktif ve hızlı hareket eden örnek bir yönetim söz konusu. Üyesi olmaktan büyük gurur duyuyorum. Ülkemizde Derneklerin ab projelerinden fon almak, hibelerden yararlanmak için kurulduğunu görüyorum. Büyük bir çoğunluğu da proje üretemiyor. Şimdiye kadar turizmle alakalı derneklerin varlığını hissedemedim veya benim dikkatimi çekemediler. Genel anlamda turizm derneklerinin daha aktif olmaları gerektiğini düşünüyorum. Mesela kalkınma ajansları da turizmin en önemli destinasyon yönetim merkezileridir. Kalkınma ajanslarının önemli bir sorumluluğu da destinasyonla alakalı ARGE çalışmaları yapmalarıdır. Üniversite ile işbirliğini geliştirmeli, Öğrencilere varlıklarını hissettirmeleri, onlara kapılarını açmaları lazım.

KRİZLERDEN NE ÖĞRENDİK, TURİZMDE DOĞRU YOLU BULDUK MU?
Son yıllarda yaşanan ekonomik, politik, diplomatik krizlerin ülkemize ve sektöre dersler verdiğini, yeni bir değişim dönüşüm dönemine girdiğimizi, hatalarımızı ve eksikliklerimizi fark ettiğimizi söyleyebilir miyiz? Artık turizmin Anadolu dan yükselen yeni bir ruhla canlanacağı yeni bir dönemdeyiz. Turizm yüzünü Anadolu ya dönüyor mu?


Çok doğru tespit. Krizler bize önemli dersler verdi. Diyarbakır merkezinde insanların birbirine daha çok kenetlendiğini görüyoruz. Sadece bu krizler sonrasında devletimizin o yumuşak yaklaşımı çok önemli. Biz tarih boyunca o kadar badireler atlatmış bir coğrafyayız ki; krizler aslında bizim için çok aşamayacağımız şeyler değil. Yeter ki belli bir bilinçle, yumuşak bir üslupla krizleri yönetmeye çalışalım zaten birlik ve beraberliği çok iyi başaran bir toplumuz. Yurtdışında gelen insanlar hayran kalıyor hümanizmimize. Bizim sadece kendi aramızdaki biraz yıpranmış hümanizm bağlarımızı sıkılaştırmamız gerekiyor. Yoksa bizim dünyaya bakışımız çok olumlu, iyimser, kendi kendimizle ilişkilerimizi güçlendirmemiz gerekiyor.

Uluslararası sert siyasi söylemler turizmi çok olumsuz etkileyecek sonuçlar yaratıyor. Bu pek dokunulmayan ve turizmciler tarafından da dile getirilemeyen bir alan. Genç bir turizmci olarak neler söyleyeceksiniz bu konuda?
Bence bugün devlet büyüklerimizin turizm sektörünün çok önemli bir ekonomik değer olduğunun bilincinde olmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda gerçekten devletin yönetim kadrosunun da kendilerini bu alanda çok daha yetkin kılmaları lazım. Sadece Kültür ve Turizm Bakanlığımız değil devlet olarak genel bir turizm politikası olması gerekiyor. Teknoloji, ulaştırma, eğitim, sağlık, çalışma, çevre bakanlıklarının turizme dair bilgisi ve yetkinliğinin olması gerektiğini düşünüyorum. Siyasi kanadın da bizi dünyaya ulaştıracak bilgi ve birikime sahip olması gerekiyor.

Sokakta turizmle içli dışlı olan esnafla veya girişimcilerle konuştuğumda bürokrasinin çok ağır işlediğini öğreniyorum. Örneğin eski bir Diyarbakır evini restore edip turizme kazandırmak isteyen bir kişi dilekçesinin cevabını 1 yıl sonra alabiliyor. Turizm belgelendirmeleri çok geç oluyor. Yerel yönetimlerin, belediyelerin, STK lar, üniversitelerin bu kuruluşların dahil olduğu platformların hızla sorunlara çözüm üretilebileceği ortamların yaratılmasını gerekli olduğunu düşünüyorum.

BELEDİYELER TURİZMCİLERİN DENEYİMLERİNDEN FAYDALANMALI
Belediyelerin çatısında profesyonel turizmciler yer alması, deneyimlerinden ve bilgilerinden, danışmanlığından faydalanılması konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Şüphesiz gerçekten çok önemli. Özellikle turizm duayenlerinin kapılarını çalınıp bilgi ve deneyimlerinden faydalanmak gerekiyor. Bu gelişimin hızını ve kalitesini artıracaktır. Çünkü biz akademide onlarca kitap okuyoruz ama o kadar ince nüanslar var ki , ne kadar literatür tararsak tarayalım tecrübenin bize sağlayacağı bilgiyi kitaplarda bulamayız. Bu tür insanların danışmanlığının yerel yönetimlerin ilgisini çekmesi çok önemli. Her şehrin birden fazla turizm danışmanının olması birçok konuyu hızla aşmamızı sağlayacaktır.

GELECECEĞE UMUTLA BAKIYORUM..
Atatürk ün bugün benim doğum günüm dediği 19 Mayıs büyük bir coşku ile kutlandı bu sene. 100 yıl önce bu ülkenin geleceği gençlere armağan edildi ve siz de şu anda bu röportajda tüm ülke gençlerini temsil ediyorsunuz.. Geleceğe nasıl bakıyor ve neler görüyorsunuz?
Ulu Önderimiz Atatürk ü, Milli Mücadelede hayatlarını kaybedenleri minnet ve saygıyla anıyoruz. Onlara çok şey borçluyuz. Ülkemizde ve dünyada düzenlenen 19 Mayıs- 100 yıl kutlamalarına baktığımda gurur duydum. Gazete olarak 1919-100 Yıl Özel yayını ile sizler de hem turizm basınında hem de ulusal basın açısından uzun süreli özel yayın ile bir ilki gerçekleştirdiniz. İlgi ile takip ettik, genç arkadaşlarım yazılarıyla bu yayına destek verdiler, gençlerin sesi olduğunuz için teşekkür ediyoruz.

Sorunuza gelecek olursak, geleceğe umutla bakıyorum ve olağanüstü değerlerle zenginleşen muhteşem bir TÜRKİYE tablosu gördüğümü söyleyebilirim. Krizler bu coğrafyamızın üzerinden atamadığı bir durum, aslında yüzyıllardır süregelen sorunlar var. Fakat buna rağmen yeni gelişmeler, yeni farkındalıklar da var. 2018 FIJET AKADEMİ de gündeme gelen Yavaş Şehir Seferihisar da inanç ve umutla doldum. Orada turizmin doğru yapılabileceğini gördüm. Cıttaslow temsilcilerinden Çağdaş bey; Türkiye de 10 yıl olmadan 15 Yavaş Şehrin tescil edildiğini söyledi.

Doğru bir felsefe ile bir destinasyona yaklaştığınızda özellikle oranın yerel ekonomiyle kendini çevirecek bir duruma getirip, halkın entegre olduğu bir platform çatısı altında o kültürlerin varlığının yaşatılması kendiliğinden turizmi çekiyor. Çünkü öyle değerlerimiz var ki biz onları turizm sektörüne itmek yerine, o kültürlerin üstündeki tozları kaldırıp onları parlatıp onların varlıklarının önemini o bölgede yaşayan halka aktararak beraber yerelde bir şeyler üretilmeye başladığımızda zaten özgün olan kültürden özgün ürünler ortaya çıkıyor. Bu sayede de böyle destinasyonların artması Türkiye nin turizm geleceğine çok büyük katkıları olacak. Bizim gerçekten artık kitle turizmi anlayışını geride bırakarak var olan özgünlüğümüzü parlatarak rafa koymamız gerekiyor sadece.

Sidal Yaşar turizmin genç bir rol model... Onunla sohbet etmek, gözlerindeki ışığı ve özgüveni görmek geleceği görmek gibi bir şey...
Sohbetimizi bir müjde vererek noktalayalım: Sevgili Sidal turizmhaberleri.com- TURGÖN GENÇ TURİZM YAZARLARI ATÖLYESİ nde birbirinden güzel yazılarla aramıza katılıyor...


          |                              

Nilgün ATAR
Turizm Yazarı
20 Mayıs 2019 Pazartesi
Mesaj Gönder 1877



 Yorumlar

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
İNSAN ELİYLE YAYILAN HASTALIKLAR YÜZÜNDEN ORMANLAR BÜYÜK TEHDİT ALTINDA!

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
FRANSA ŞATOLARI

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
OYUM, EN FAZLA KADIN ADAY BULUNDURAN LİSTEYE

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
KAMUYA AİT SİVAS KANGAL ÇİFTLİĞİ REZALETİ

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
TURİZM ELÇİLERİNİZ MİSYONUNUZU DEVAM ETTİRECEK

Fatih KUTLU
Yazara Mesaj gönderin
DÖRT GÜNDE PARİS

Dursun YILDIZ
Yazara Mesaj gönderin
BÜYÜK KENTLERDE SU İÇİN ENERJİ VERİMLİLİĞİ KONUSUNDA NE YAPILMALI ?

Prof. Dr. Tuncay NEYİŞÇİ
Yazara Mesaj gönderin
GÖRDÜK; GEZDİK; İNCELEDİK; YAZDIK

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti




. . .