ALMANYA İLE TÜRK İŞ GÖÇÜ-II

Bundan önceki yazımda Almanya ile 30 Ekim 1961 tarihinde imzalanan Türk İş Gücü Anlaşmasının 58. yılı nedeniyle göçün nedenlerine değinmiştim.


Almanya nın talebi üzerine başlayan bu göçle ülkemiz göç veren bir ülke iken artık 3.6 milyonu Suriyeli olmak üzere 6 milyona yakın yabancıyı barındıran ülkemiz artık göç veren değil göç alan bir ülke konumuna gelmiştir.

Almanya Türkiye den işçi talep ettiğinde orada çalışacakların sağlıklı olmasını istemiş, bunun üzerine o zamanki adıyla İş ve İşçi Bulma Kurumu Almanlara Tophane de bir yer tahsis etmiş ve Almanlar burayı küçük bir klinik haline getirerek gidecek olan bütün vatandaşlarımızı sağlık kontrolünden geçirerek sağlıklı olanları kabul etmişlerdir. 1961 yılında başta Almanya olmak üzere batı Avrupa ülkelerine başlayan bu göçü Doğduğu ülkeden Doyduğu ülkeye göç diye tanımlayabiliriz. Dili ayrı, dini ayrı, kültürü ayrı, çalışma koşulları farklı ülkelere daha köyünden kasabasına hiç gitmemiş, bağlı olduğu ili hiç görmemiş vatandaşlarımızı trenlere doldurarak bu göçü başlattık.

Başta Almanya ile varılan mutabakatta gidenlerin en az bir yıl çalıştıktan sonra dönmeleri ve yerlerine yeni işçilerin gönderilmesi düşünülmüş ise de, belirli bir süre kalanların işe alışmaları, biraz da olsa Almanca öğrenmeleri ve Almanya ya uyum sağlamaya başlamaları nedeniyle çalışma verimlerinin yeni geleceklere göre daha iyi olacağının Almanlar tarafınca dile getirilmesi üzerine rotasyondan vazgeçilerek yeni işçi sevkiyatına devam edilmiştir. Başlarda hiç olmayan aile birleşimleri Kasım 1973 de yabancı işçi alımının Almanya tarafından resmi olarak durdurulmasından sonra hızlanmış ve bekar olanların evliliklerini özellikle akraba çevrelerinden yaparak onları da Almanya ya getirerek işçi olmalarını sağlamaları nedeniyle ve ayrıca vatandaşlarımızdaki doğum oranının yüksek olmasıyla da Türklerin sayısını giderek artırmıştır.

Ancak bu artışla beraber Almanya da zaten var olan yabancı düşmanlığı giderek artmış ve adeta Türk düşmanlığına dönüşmüştür. Köln, Mölln ve Münih ve Berlin gibi vatandaşlarımızın çoğunlukta oldukları şehirler başta olmak üzere 35 den fazla vatandaşımız bu güne kadar yabancı düşmanlığının kurbanı olarak hayatlarını kaybetmişlerdir. Bugün 3.100.000 Türk Almanya da yaşamakta olup bu sayının 1.506.000 civarı -neredeyse yarısı- Alman vatandaşlığına geçen ve çifte vatandaşlığa sahip (her ne kadar Almanya da çifte vatandaşlık yasak ise de) Türklerden oluşmaktadır.

Almanya Türklerin sayısını azaltmak amacıyla 1984 yılında geri dönüşü teşvik amacıyla bir yasa çıkarmış ise de bu teşvikten ancak 130.000 vatandaşımız yararlanmıştır. Türkler Gastarbeiter ( Misafir İşçi) olarak gittikleri başta Almanya olmak üzere batı Avrupa ülkelerinde artık kalıcı bir topluma dönüşmüşlerdir. Bunun neticesinde artık eskisi gibi ülkemize döviz havale edilmemekte, izinlerini Türkiye ye gelerek geçirme yerine bulundukları ülkede veya diğer ülkelere giderek geçirmektedirler. Eskiden olduğu gibi artık ülkemizden gayrimenkul alma yerine bulundukları ülkelerden almayı tercih etmektedirler.

Almanya daki Başkonsolosluklarımızdaki evlilik kayıtlarında Türkün Türkle evliliğinin tam 3 katı Türkün yabancı ile evliliğine rastlıyoruz. Bu sayılara baktığımızda artık ilk yıllarda olduğu gibi Türkiye den evlenerek ( özellikle akraba evliliği) aile birleştirmesi çerçevesinde eşleri Almanya ya getirmek suretiyle işçi yapılmasından vazgeçildiği görülmektedir. Ayrıca 160 bin civarında ve 130 faaliyet sahasında ve gittikçe çoğalan Türk işletmelerinin kurulmaları da kalıcı topluma geçtiklerinin bir diğer ispatı olmaktadırlar. Artık onlar bundan sonra gurbetçi veya misafir işçi değil Avrupalı Türkler (Euro Türken) olarak anılacaklardır.


      |                              

Alaaddin  ÖZMERT
yazar
02 Şubat 2020 Pazar
Mesaj Gönder 468



 Yorumlar

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
VİRÜSÜN VURDUĞU TURİZM EMEKÇİLERİ DESTEK BEKLİYOR

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
DEMANS İLE YAŞAYANLARI KORONA VİRÜSTEN KORUMAK

A.Nejat Şardağı
Yazara Mesaj gönderin
İLERİYİ GÖREBİLMEK İÇİN EN İYİ YÖNTEM ONU YARATMAKTIR Yorum VAR !

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
TÜRKİYE'DE TURİZM SEKTÖRÜNÜN KRİZ YÖNETİMİ YOKTUR

Berk KARABAŞ
Yazara Mesaj gönderin
TURİZM DÜŞMANI: CORONAVİRÜS

Prof. Dr. Tuncay NEYİŞÇİ
Yazara Mesaj gönderin
BİR HİKAYENİZ OLSUN...

Dursun YILDIZ
Yazara Mesaj gönderin
KORONA VİRÜS SUYUN YAŞAMSAL ÖNEMİNİ YENİDEN HATIRLATTI.

Uğur BULUT
Yazara Mesaj gönderin
BİR KRİZDE DAHA, YİNE AYNI GEMİDEYİZ…

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
TAŞ MI YİYELİM..?

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
PRİENE ANTİK KENTİ

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti




. . .