Prof. Dr. Tuncay Neyişçi yazıyor: Ben mi yanılıyorum?

Turizmde yaşanan kriz sürecini ve nedenlerini değerlendiren Prof.Dr. Tuncay Neyişçi; “ yarım yüzyıllık deneyimi olan bir sektörün bakanlık üzerinde etkili olamaması krizin önemli nedenlerinden biridir“ dedi.

15 Ekim 2016 Cumartesi - Prof. Dr TUNCAY NEYİŞÇİ- turizmhaberleri.com
tneyisci@akdeniz.edu.tr


Yaklaşık bir yıldır sektör kanaat önderlerinin yaşanan, ya da benim anlayışıma göre yaşanması kaçınılmaz olan, kriz konusundaki yazılarına göz atıyorum. Pek bir şey anladığımı söyleyemem.

Öncelikle ortaya çıkan, kriz ile Rus pazarının eş anlamlı olarak kullanılıyor olması. Oysa “Alman '' dan “Rus '' a geçişin nedenleri anlaşılmadan “Rus '' krizinin anlaşılması olası değil. Rus pazarının oluşması ve de ardından gelişmesi için, yatak sayısını artırmanın dışında, neler yaptık? Örneğin, onların beklentilerini, alışkanlıklarını, hassasiyetlerini, özel günlerini, vb. inceleyerek mi, yani bilerek mi girdik bu pazara yoksa koşullar mı itti Rusları ülkemize?

Çin turizm piyasasının gelişmeye yatkın olduğu anlaşıldığında, başta ABD ve Avrupa olmak üzere pek çok ülkede mücevher, saat, kumaş ve aksesuar gibi lüks ithal malların fiyatlarının Çin'de çok yüksek olduğunun ve Çinliler için lüks mal alış-verişinin en sevilen etkinliklerden biri olduğunun farkına varan perakende mağazaları bile çoktan Çince hizmet verme ve Çin'in tek banka kartı olan UnionPay gibi ödeme sistemlerini kullanıma sokma gibi uyum çalışmalarını yaygınlaştırmaya başladılar. Dikkatinizi çekerim, bırakın otel ve acenta yöneticilerini bankacılar, perakendeciler bile olayın içinde!

“Yatak kapasitesinin kontrolsüz arttığı artmakta olduğu '' pek çok kanaat önderinin ileri sürdüğü kriz nedenlerinden biri. Aynı dönemlerde turist sayısı da kontrolsüz olarak artmıyor muydu? Sorusuna yanıt arayan tek bir yazıya rastlamadım. Sektörü bakanlık yönetmez, yönetmesine izin verilemez. Kendisine “Lokomotif Sektör '' tanımlamasını uygun bulan sektörün bakanlık kararları üzerinde söz sahibi olması beklenir. Söz sahibi olabilmek için bilgi sahibi olmak gerekir. Yarım yüzyıla yakın bir sürede, bilgi ve strateji üretecek bir ar-ge kuruluşu oluşturamadığı için bakanlığın ürettiği verilerle önünü görmeye çalışan bir sektörün bakanlıktan bağımsız olabilmesi mümkün değildir. Bakanlık sektörden gelecek bilgi ve strateji temelli taleplere sesiz kalamaz. 2023 Turizm Stratejisinde Çin, Hindistan, Tayvan gibi ülkelerin yer bulamaması, termal turizmin en öncelikli turizm olarak öne sürülmesi bakanlığın mı , sektörün mü görüşüdür?

Elliye yakın sektörle ilişkili olduğu söylenen, milyarlarla ifade edilen yatırımı gerçekleştirmiş, on binlerce kişiye istihdam imkanı sağlayan, yarım yüzyıllık deneyimi olan bir sektörün bakanlık üzerinde etkili olamaması krizin önemli nedenlerinden biri olarak görülmelidir.

Tıpkı enerjide doğal gaza (tek kaynağa) bağımlılığımız nedeniyle yaşadığımız ve yaşayabileceğimiz krizler de olduğu gibi, turizmde de tek ülkeye (tek kaynak) bağımlı olmanın neden olabileceği krizleri öngörebilmek gerekirdi. Bu haliyle yaşanan krizi bir turizm krizi olarak değil de bir ekonomik (yatırım) krizi olarak değerlendirsek daha doğru olmaz mı?

Sorunlar çok yönlü ve çok rasyonel biçimde analiz edilip anlaşılamadığı sürece sorun, yani kriz, yaratmaya hatta, sorunun kronikleşmesine yol açabilirler.
Ben mi yanılıyorum?

Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
PROF. DR. TUNCAY NEYİŞÇİ YAZIYOR: BEN Mİ YANILIYORUM?
          
Günün Haber Başlıkları
SEYAHAT SEKTÖRÜ ÖDEME İNOVASYONU ÇAĞINA GİRİYOR
16 YILDA 575 MİLYARLIK GIDA İTHALATI!



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     HÜSNU GÜMÜŞ YAZIYOR: YEŞİL MÜREKKEP
     DR. SİNAN İBİŞ YAZIYOR: MUTLU OL - ZİNDE YAŞA
     YUSUF YAVUZ YAZIYOR: İRAN'IN ÖTEKİ YÜZÜ
     BAKANLIK ÇED RAPORLARINI OKUMADAN MI ONAYLIYOR?
     YUSUF YAVUZ YAZIYOR: KIZILCIKLAR OLDU
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx