Growtech Eurasia Fuarı'ndan köy turizmine açılan pencere!

Growtech Eurasia Fuarı'nda tarım ve turizm sohbetleri sürüyor. Ar Tarım Genel Müdürü Ekrem Suat Sadak ile hem patatesi konuştuk hem de köy turizmine Bavyera modelini gündeme getirdik. Nilgün Atar

01 Aralık 2016 Perşembe - NİLGÜN ATAR- turizmhaberleri.com- Antalya
GROWTECH EURASIA SOHBETLERİ-1


Antalya Expo Center'da düzenlenen Growtech Eurasia Uluslararası Sera, Tarım Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı'na giderken nasıl haberler çıkaracağım konusunda bir fikrim yoktu. Ama çok sıkı tarım ve turizm bağlantıları kuracağım konusunda emindim. İlk gün standları merakla gezerken onlarca patates çeşidinin çok zevkli sergilendiği Ar Tarım firmasının önünde uzun süre durdum ve çeşitleri seyrettim. Hepimizin çok sevdiği patateslerin bu kadar çok çeşidi olacağını umarım siz de bilmiyorsunuzdur. 200 çeşit patates varmış meğer.

Ar Tarım Genel Müdürü Ekrem Suat Sadak ile Türkiye'nin en büyük tarım fuarı Growtech Eurasia'da gerçekleştirdiğimiz röportaj, aynı zamanda köy turizmi alanında Bavyera modeli ile yol gösteren, ufuk açan keyifli bir sohbete dönüştü.

AR Tarım Tohumculuk San ve Tic. AŞ 1988 yılından beri sadece patates ve patates tohumculuğunun ülkemizde geliştirilmesi, ar-ge ve pazarlanması alanında ülkemizin önde gelen firmalarından.. 2015 yılından itibaren yüzde yüz yabancı ortaklı bir şirket olarak faaliyetlerine devam ediyor.. Şirket ortaklarından AGRICO (Almanya) ve EUROPLANT (Hollanda) patates tohumculuğu konusunda dünyanın lideri ..İki şirketin sanayilik, yemeklik ve nişasta çeşitleri olarak 200 e yakın patates çeşidi var.. Ar Tarım Türkiye'de bu ürünleri ithal ediyor ama aynı zamanda Türkiye'de çoğunlukla kendi tarlalarında bunun üretimini yapıyor.

İşte Ar Tarım Genel Müdürü Ekrem Suat Sadak ile gerçekleştirdiğimiz röportajda patatesin ülkemizde ve uluslararası alandaki yolculuğu, tarım+ turizm üzerine beyin fırtınalarından önemli satır başları...

Türkiye'de hangi bölgelerde üretim yapıyorsunuz?
Sivas ve Kayseri de üretiyoruz. Aynı zamanda sözleşmeli üretimimiz var, ayrı bölgelerde toplam olarak 11 bin ton Türkiye'de üretiyoruz. İthalatımız da 7 bin ton, Türkiye'de daha fazla üretiyoruz.. Nevşehir'deki yeraltı depomuzda bin ton depolama kapasitemiz var. Ürünleri tarladan oraya sevk ediyoruz, temizleme yapılıyor, boylaması yapılıyor ve oradan Türkiye'deki müşterilerimize gönderiliyor. İhracat piyasalarımız biraz kısıtlı, Gürcistan , Suriye ve İran ihracatımız olacak.

Growtech Fuarı yoğun ve hareketli geçiyor, ilk günü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fuara ilk kez katılıyoruz.Biz de bu yoğunluktan çok mutluyuz, aslında ikinci günü daha hareketli olur diye düşünüyorduk ancak ilk günde güzel iş bağlantılar yaptık..

Projelerinizden bahseder misiniz?
Var olan üretimizin yanı sıra deneme tarlalarımız da var. Örneğin 2016 yılında 26 tane yeni çeşit ileTürkiye piyasasına girmek için denedik.. Bu 26 çeşitten 7 tane uygun ürün seçtik, onların teşhirini yapacağız ve umarız kabul edilir. Bu konuda çok ümitliyiz. Türkiye'deki patates piyasasını geliştiren üç şirketten biri Ar Tarım'dır.

Türkiye'de tarımın gidişatını nasıl buluyorsunuz. Ya da tarım politikası hakkında ne söylemek istersiniz.?
Türkiye'de tarım politikası yoktur, teşvik politikası vardır. Ama genelde sektörel olarak Türkiye'de hiç bir strateji ya da politika yoktur.
Bir tarım ülkesiyiz ama politikamız yok diyorsunuz, çok yaman bir çelişki...
Biz kendimize tarım ülkesi diyoruz ama kendimizi yanıltıyoruz. Tarım ülkeleri Hollanda'dır Almanya'dır. Size bir misal vereyim, Hollanda'nın yıllık tarım ihracatı 150 milyar dolardır. O tarım ülkesidir. Biz tarımda fazla ihracat yapmıyoruz. Pazarlama ve tarım uygulamaları modeli olmadığı için verim eksikliği var

Peki bu durumda çiftçimiz sizce mutlu mu ?
Çiftçimiz hiçbir zaman mutlu değil. Bunu söylemek istemezdim ama haklı olarak söyleyebiliriz. Bir tarım stratejisi olmadığı, teknolojik destek sağlanmadığı için kendisini geliştiremiyor, onun için de kalite bakımından dış piyasalarda verimlilikte rekabet edemiyor. Ancak domates meyve ve sebzede biraz geliştirdi kendini , onları başka ülkelere satabiliyoruz ama o ülkeler de belli . Avrupa'ya gelince sebze İspanya ve Hollanda'nın elinde.

Fuardan beklentileriniz nedir ?
ilk kez katıldığımız bu fuarda yeni bağlantılar sağlamak üzere buraya geldik. İlk bağlantımız yabancı ülkelerle oldu. Sanayii piyasasına girmek istiyoruz. Elimizdeki ürünlerin hepsi dünyaca kendisini göstermiş çeşitler, Türkiye'deki şirketlerde bunları tanıyor ama şimdiye kadar bu fuarda sunulmadığı için gelecekte yeni fırsatlar doğacağını düşünüyoruz.

Fuara katılımcılar olsun ziyaretçi profili olsun nasıl buldunuz. ? Yurtdışı katılımı çok fazla ve özellikle köylüler de büyük ilgi gösteriyor.
Çiftçilerin ilgisi sevindirici, yeni ürünlere yeni oluşumlara çok açık ilgi ve merakla izliyorlar.Büyük şirketler yatırımlarını yapıyorlar, dünyayı geziyorlar, her şeyi görüyorlar. Çiftçiler de buraya geldikten sonra dünyada neler yapılıyor, hangi teknolojiler geldiğini öğreniyorlar. Onlarda inşallah iyi adımlar atmak üzere kararlar verirler.

Bir turizm yazarı olarak bizim işimiz her alanda turizmle bağlantı kurmak.. Türkiye'de köylerin başta tarım olmak üzere doğal, tarihi, kültürel değerleriyle korunarak turizme açılmasını savunuyor ve örneklerini destekliyoruz. Bir tarım firması olarak bu konuda neler söylemek istersiniz.?
36 yıl yurtdışında yaşadım, köy turizmin gayet iyi biliyorum. Bilhassa Almanya'da hem tarımı hem memleketin güzelliklerini gösteriyorlar. Bence bu kadar doğal güzelliklerin olduğu Türkiye'de muazzam bir potansiyel var. Yabancılar yerli halka daha çok ilgi
duyar ve gelirler. Yabancılar deniz kum güneş seyahatlerinden bıktılar, yenilikler arıyorlar.
Şu anda bu potansiyel değerlendirilmiyor ama devlet desteklediği takdirde halkımızın çok büyük fayda sağlayacağını düşünüyorum. Doğa güzelliğinde Türkiye benim için bir numaradır

Almanya'da uzun süre kaldığınızı söylediniz. Almanya köy turizmine nasıl başladı, örnekleyerek anlatabilir misiniz?
Almanya'da köy turizmini ilk önce devlet destekledi. Bu kapsama neredeyse bütün köyler dahil edildi. İlk adımda temizlikten başlandı, cadde güzelleştirme çalışmaları, çiçeklendirme ve ağaçlandırma ile devam etti. İlk önce göz hoşnutluğu kazandırıldı. İkinci aşamada da yavaş yavaş ödüller verildi, gazetelerde haberler yayınlandı. O köyler meşhur olduktan sonra herkes oraya gitmeye başladılar. Restoran, pansiyon yapıldı ve böylece tanıtım amaçlı o köyler turizme kazandırılmış oldu. Herkes bu oluşuma katılmak istediği için diğer köylerde güzelleşmeye başladı. Böylece köy turizmi gelişti. Bazıları ödül kazanamadı ama güzelleştiler.

Almanya'da hangi yıllarda başladı köy turizmi?
Bu uygulama 1970 lerde, ilk önce Bavyera bölgesinde başladı, oradan bütün Almanya'ya yayıldı. Alman halkı köylere daha çok ilgi duydu . Böylece şehirlerde yaşayan aileler çocuklarına hayvanları, tarım hayatını, doğayı göstermek , bir-iki haftalık tatil için köylere gitmeye başladılar. Bence Türkiye bu modeli örnek almalıdır. Almanya ve Avrupa'nın çeşitli yerlerindeki çok güzel yerler var ama bizim memleketimiz çok daha muhteşem. Biz Sivas ve kayseri'de tarım yapıyoruz. Çok çok güzel doğal köylerimizde olağanüstü potansiyel var.

Biz de turizmhaberleri.com olarak Growtech tarım Fuarı'ndan tarımı geliştirmek, köy turizmini başlatmak ve projelendirmek için çağrıda bulunuyoruz: Haydi Türkiye'ye bir de köy turizmi penceresinden bakalım..!






GROWTECH EURASIA SOHBETLERİ DEVAM EDECEK..

Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
GROWTECH EURASİA FUARI'NDAN KÖY TURİZMİNE AÇILAN PENCERE!
          
Günün Haber Başlıkları


Türkiye iç hat uçuşlarda biletbayisi uçak bileti servisini tercih edebilirsiniz


 Yorumlar
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx