SİZ DE KORUYUCU AİLE OLABİLİRSİNİZ

Denizli Koruyucu Aile Derneği Başkanı Ayfer Doğan, 20 yıla yakın süredir Koruyucu Aile sisteminin içinde yer alıyor ve bu sistemin Türkiye'de yaygınlaştırılması için örnek ve öncü çabalar harcıyor. NİLGÜN ATAR-ÖZEL

21 Mart 2017 Salı - NİLGÜN ATAR- turizmhaberleri.com-ÖZEL

Ayfer Doğan emekli öğretmen... 2 erkek çocuğu olan Doğan; devlet koruması altındaki 4 kızın bakımını da üstlenmesiyle toplumda önemli bir rol model.. Çocukların 3 tanesi halen yanında, biri üniversiteyi bitirdi; Aile ve sosyal politikalar il Müdürlüğü'nde Koruyucu Aile birim sorumlusu olarak çalışma hayata atıldı. 2009 yılında kurucusu olduğu Denizli Koruyucu Aile Derneği ile yerel, ulusal ve uluslararası alanda çalışmalarına başladı. Aktif faaliyetleri nedeniyle 2015 yılında Sabancı Vakfı tarafından Türkiye'de Fark yaratan ödülüne layık görüldü.

Koruyucu aile sistemine 18 yaşına kadar tüm çocukların ihtiyacı var ancak toplum bu sistemden habersiz. Denizli Koruyucu Aile Derneği Başkanı Ayfer Doğan'a koruyucu aile sistemi hakkında sorular sorduk, dernek faaliyetleri hakkında bilgi aldık. İşte sohbetimizden önemli başlıklar:

Dernek faaliyetlerinizden başlayalım sohbetimize. Derneğinizin kaç üyesi var, üye profili nasıl.?
Derneğimizin 160 üyesi var. İlle de üyelerin koruyucu aile olması gerekmiyor. Yardım ve bağışlarla çocukların aile bulması için tanıtım ve farkındalık çalışmaları yapıyoruz.

Oldukça başarılı projelerle ses getiriyorsunuz. Projelerinizden bahseder misiniz?
Derneğimiz uzun yıllardır çalışmalarını belli bir amaç doğrultusunda özellikle her çocuğun sevgi ve güvenle büyüyebileceği bir ailesi olması için çabalarına devam ediyor. Bunlardan biri Tanıtım ve farkındalık çalışmaları. Var olan koruyucu ailelerin anne babalık ve sorun çözme becerilerini güçlendirmeye yönelik eğitimler, duygu ve deneyim paylaşımları toplantılarıyla devam ediyor. Çocuklar için atölye çalışmaları var. Bunun dışında Türkiye'deki koruyucu aile sisteminin uluslararası standartlarda özelliklerini artırmak amaçlı çalışmalar yürütüyoruz.

2014-15 yılında Hollanda ortaklığında bir proje yürüttük. Bu Türkiye'de bir ilkti. 8 ilde alanın taraflarıyla farkındalık toplantılar yaptık. 8 ilin sosyal hizmet uzmanları, barosu, koruyucu ailelerle birlikte gerçekleştirilen bu toplantıların sonunda elde edilen verilerle sistemin var olan sorunları ön plana çıkarıldı. Bu verilerden yola çıkılarak Türkiye'de henüz olmayan koruyucu aile yasa taslağı yazıldı. Proje bitiminde bakanlığa sunuldu.

Projenin çıkış noktası ve hedeflerinden bahseder misiniz?
“Sevgi dolu bir ailede büyümek her çocuğun hakkı '' adlı projemiz iki basamaklıydı. Çocuklara yönelik bir amacı da vardı. Türkiye'de koruyucu aile çocuklarının ruhsal yüklerinin hafifletilmesine dönük net bir çalışma yapılmıyor. Biz derneğin çalışmaları sırasında bunu fark ettik. Hollanda'da bir klinik psikolog tarafından ortaya çıkarılan Back Pack eğitim metodu var. Çocuğun geçmişte yaşadıklarını anlatabilmesini sağlayan bu bilgisayar oyununu Türkiye genelinde 30 kişinin öğrenmesini sağladık. Denizli'de yapılan 9 günlük iki eğitimde kullanmayı öğrendiler. Bu sistemi yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.

Bu projede ne tür deneyimler yaşadınız?
Biz projelerde şunu fark ettik: Çocuklar kurum tarafından bir ailenin yanına yerleştiriliyorlar. Çok küçük çocukların adaptasyonu kolay ancak daha büyük yaştaki çocuklar için sorun davranışlar söz konusu. Bu da bakımı üstelenen aileyi biraz zorluyor ve bununla baş edemeyen bir aile çocuğu iade aşamasına kadar gelebiliyor .Bu bizim hiç istemediğimiz bir süreç.. Çocuğun anlaşılması ve ruhsal yüklerinin farkında olunması ve ona uygun tutum ve becerilerin geliştirilmesi gerekiyor. Ancak aile de çok haklı ki, yeterli bilgi sahibi değil. Aile ve sosyal Politikalar il müdürlükleri koruyucu ailelere bir miktar eğitim veriyor ancak bunu kullanabilir hale gelemedikleri, içselleştiremedikleri ve çocuğun sorunlarının kaynağını göremedikleri için çok kolay uyum sağlayamıyorlar.
Oysa ki koruyucu ailelikte temel hedef, çocuğun onarılması ve hayata hazırlanması, gelecek yaşantısında faydalı bir birey olarak topluma entegre olmasıdır. Beklenen süreç bu tabii. Ama büyüme ve çocuğun ailedeki sürecine katkı sağlanmazsa başarısızlık yaşanıyor. Ya da ergenlikte başka sorunlar yaşanabiliyor. Tabi özlenen ve istenen çocuğun sağlıklı bir birey olarak topluma katılması için o arada yapılması gereken tüm desteklerin hem aileye hem de çocuğa sağlanmasıdır. Bu çerçevede analiz çalışmalarının yapılması gerekiyor.

KORUYUCU AİLE SAYISINDA YÜZDE 30 ARTIŞ OLDU..
Proje sonunda nasıl geri dönüşler aldınız?

“Sevgi dolu bir ailede büyümek her çocuğun hakkı '' isimli projemiz büyük farkındalık yarattı. Türkiye'de koruyucu aile sayısı yüzde 30 arttı. Yasa taslağı hazır, Yönetmelikteki sorunların giderilmesi gerekiyor. Çünkü bu sisteme giren insanların sorunlarla başa çıkabilmesi gerekiyor ki sistemde var olsunlar.

Sırada Yeni proje var mı?
2016 başından itibaren yeni bir proje yürütüyoruz.. Çek Cumhuriyeti, Hollanda ve Belçika ile çalışıyoruz. Bu proje diğer projenin ikinci adımı. “Her çocuk özeldir '' isimli projemiz AB tarafından destekleniyor, bütçesi 101 bin Euro, 4 ülke aynı anda aynı faaliyetler gösteriliyor. Her ülkede toplantılar yapılıyor ve proje çıktılarını paylaşıyoruz. Türkiye toplantısı bitti, Litvanya toplantısı Ekim ayında tamamlandı. Bundan sonraki toplantımızı Mart ayının sonunda Belçika da gerçekleştireceğiz. Belçika koruyucu ailelerine travma odaklı 10 haftalık eğitim vermeye başladı. Programı uyguladılar; sonuç ve raporları bizlerle paylaşacaklar.,

AB ÜLKELERİ 2000Lİ YILLARDAN BERİ ÇALIŞMALAR YAPIYOR…
Koruyucu aile ile çocuk arasında ne tür sorunlar yaşanıyor?

Koruyucu aile çocukla eşleştikten sonra ilk zamanlar bir balayı dönemi yaşanıyor ancak bir süre sonra ailelerin beklentileri nedeniyle çocuğu daha iyi bir noktaya taşıma arzusu oluyor. Fakat çocuğun o aradaki öncelikleri farklı; ruhsal anlamda güven ve sevgi ihtiyacı var, eve uyum ve adaptasyonu gerek, tüm bunlar da sorunların neler olduğunu bilmemiz gerekiyor yardımcı olmak için.

Şunu fark ettik ki 2000 li yıllardan beri ab ülkeleri de koruyucu ailelerin travmaya karşı hazırlıklı ve bilgi sahibi olmaları gerektiğini anlamış ve bununla ilgili çalışmalar yapmaya başlamış. Rutin çocuk nasıl büyütülür eğitimleri değil bunlar. Travma nedir, nasıl hazırlıklı oluruz, nasıl başa çıkılır, travmatİk geçmişi olan bir çocuğa nasıl davranırız ve çocuğu nasıl kazanırız konulu geniş kapsamlı ve uzun süreli eğitimler ve bunun üzerine de analiz çalışmaları yapılıyor. Türkiye'ye de önerimiz bu . Sadece sisteme Sosyal hizmetler tarafından bakılması yeterli değil, işin hukuksal ve psikolojik boyutu var. Bu projede sistemin psikolojik boyutunu gündeme getiriyoruz. Bakanlığa sonuçlarını sunacağız.

Proje etkinlik faaliyetleri içinde neler yer alıyor?
Projede çok fazla faaliyet var; koruyucu ailelerin eğitimleri, çocuk atölye çalışmalarının yanısıra 4 ülke ile birlikte bir film yapacağız. Her ülkenin gözünden sisteme bakış açısı çekilecek. Ayrıca Koruyucu ailelerin deneyim ve duygularından oluşan 80 öykünün yer aldığı 5 dilde bir kitap yayınlanacak. 2017 de sona erecek proje. Önümüzde hala pek çok fikir var; sistemin yaygınlaşması ama niteliğinin de bir üst standarta taşınması hedefimiz. Çocuğun sadece giydirilmesi ve doyurulması değil amacımız; ruhsal anlamda doyurulması kendine güvenmesi ve değerli hissetmesi toplumda kendine yer edinebilmesi önemli. İhtiyaçları olan duygusal ve ruhsal doyumlar.. bunu insanlara anlatmaya çalışıyoruz.

Derneğin ayrıca öncülük gibi sorumluluğu var. Farklı illerde koruyucu aile derneklerinin kurulmasına katkı sağlıyoruz. İstanbul, İzmir, Bursa Koruyucu Aile Derneği kuruldu. Ayrıca Farklı illerden dernek kurmak için beni arıyorlar. Bunu çok önemsiyorum. Bu çoban ateşlerinin yakılması gibi bir şey, sonra kocaman bir sevgi çemberi olacak. Bütün çocukların aile bulma şansı yaratılacak.,

Koruyucu aile ve evlatlık edinme arasındaki fark nedir? Toplumumuz bu konuda yeterli bilgi sahibi değil..
Bu çok önemli bir soru, hatırlattığınız için teşekkür ederim. Evlat edinme ve koruyucu ailelik İkisi farklı bir sistem. Bir çocuk hayatta tek başına kaldıysa mutlaka evlat edinilmesi gerekiyor, öncelikli bir sistem ve önemsiyoruz. Türkiye'de Yüzyıllardan beri çok yaygın, çok fazla başvuru var, evlat edinmeye uygun yeterince çocuk olmadığı için pek çok aile sırada bekliyor. Evlat edinme toplumun yaygın olarak bildiği bir sistem; Koruyucu ailelik ise evlat edinmeyle karıştırılıyor. Koruyucu ailelikle velayetini almıyorsunuz, yasal anlamda biyolojik ailesinin üzerinde görünüyor. Siz sadece devletin korumaya aldığı çocuğun yaşam alanını değiştiriyorsunuz. Kurum yerine sizin evinizde yaşıyor ve sevgi güven duygusuyla büyüyor. Sistemin güzelliği ise siz bütün çocuklara kucak açma şansını elde ediyorsunuz. Çocuk biyolojik ailesine geri döndüğünde yeniden bir başka çocuğun koruyucu ailesi olabiliyorsunuz. Hollanda'dan gelen psikolog eğitimcimiz 41 çocuğun koruyucu ailesiydi. 2 çocuğu evlat edinmişti. Hayranlıkla izledim onu. Ben de 4 çocuğun hayatına dokunabildim. Benim kızlarım uzun süredir benimle. Türkiye'deki fark bu zaten AB deki modelde geçici koruyucu aile sistemi var. Çocuk isterse bir gün bir ay 1 yıl sizinle kalabilir. Ama Türkiye'de ise uzun süreli koruyucu aile modeli var.

Koruyucu aileler bakım ücreti alıyor mu?
Koruyucu aile sisteminde devletin aileye ödediği bir ücret var. Ekonomik anlamda zorlamıyor. Yaş ve eğitim seviyesine göre giderek artan 400-1000 tl arası ödemeler var. Çocuğun ne kadar güvende olduğu, iyi bir bakım alıp almadığını izleyen ve denetleyen bir mekanizma da var. 3 ayda bir yapılması gereken rutin denetimler. Yeterli eleman olmadığı zaman aksıyor. Alanda çalışan uzmanların deneyimli kişiler olması önemli. Çünkü çocuğu doğru aile ile eşleştirilmesi geleceği açısından çok önemli. Bu detayların çok dikkatli incelenmesi gerekiyor..

GEÇİCİ KORUYUCU AİLE MODELİ HAYATA GEÇMELİ….
Türkiye'de ne kadar çocuk koruyucu Aile sisteminden faydalanıyor?

4800 e yakın çocuk koruyucu aile bakımdan faydalanıyor. 12 bin çocuk devlet koruması altında, hala aile beklemekte. Bütün çocukların koruyucu aileye yerleştirilebileceğini düşünüyoruz. Ruhsal anlamda gergin olan çocukların aileye yerleştirilmesi sorun oluyor ve böyle bir riski uzmanlar göze alamıyorlar. Kaldı ki biyolojik ailelerin yanında yaşayıp risk altında olan yüzbinlerce çocuk var. Geçici koruyucu aile modelini Türkiye'de hayata geçirebilseydik belki risk altında ve geçici süreyle ailelerinden ayrı kalan çocuklar da çok fazla yıpranmadan o sıkıntılı süreci daha hasarsız atlatabilirlerdi.

Türkiye'de çocuk hakları desek...!.
Türkiye'nin çocuk koruma politikalarında eksikler olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde pek çok çocuk hak ihlalleri var, yetişkinlerin çocuk hakları konusunda bilinçleri çok yetersiz, toplumsal alanda eksiğimiz var, Bu konuda da bir farkındalık yaratılması gerekiyor. Çocukları dövmek, duygusal istismar etmek doğru değil. Bir çok aile bunları kendinde hak olarak görüyor. çocuk gelinler, tarlada çalışan işçi çocuklar, cinsel sömürü … Çocuk alanında çok fazla eksiğimiz var. Yetişkinler dünyasında çocuklara yer açın diyorum. İnanılmaz mağduriyetleri var çocukların. Yapılması gereken çok şey var. Biz sadece bir alanda çocuğu korumaya çalışıyoruz ama farklı bir sürü alan var.

Peki sokak çocukları hakkında neler söyleyeceksiniz. Bu soruna çözüm amacıyla kurulan dernekler de var ülkemizde..
Sokak çocukları diye bir konunun olmaması gerekiyor hiçbir ülkede. 199 ülke çocuğun yaşam, korunma, sağlıklı olma, eğitim alma vb alanında bir çok hakkını tespit edip çocuk hakları sözleşmesine imza atmışlar.. Yani tüm çocukların güvenli bir ortamda büyümesi ve sağlıklı olarak hayata devam etmesi devletin sorumluluğu altında.
Özellikle büyük şehirlerde Suriyelilerin ülkemize gelmesiyle birlikte çok fazla çocuk mağdur, 2.5 milyon Suriyeli çocuğun kayıp olduğu söyleniyor. Rakamlar çok ürkütücü ve üzücü. Tüm devletlerin çocukları korumaları için yasal sorumlulukları var ama yetişkinler bu bilince sahip olmadıkları için mağdur oluyorlar çocuklar.

Koruyucu aile olabilme kriterleri nedir ve başvuruda hangi belgeler isteniyor?
Koruyucu Aile başvurusunda ikametgah, adli sicil belgesi, sağlık kurulu raporu isteniyor. Kurumdan evinize ziyarete geliniyor. 5 görüşmeye varan ziyaretlerde aile özellikleriniz değerlendiriyor. Karar çıktıktan sonra sizi çocukla karşılaştırıyorlar. Daha sonra çocuk valilik onayıyla evinize yerleştiriliyor. İlk yıl denetimler sık oluyor daha sonra biraz daha seyrekleşebiliyor. Biyolojik aile ile görüşmeler sürüyor.




Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
SİZ DE KORUYUCU AİLE OLABİLİRSİNİZ
          
Günün Haber Başlıkları
3.YAŞ TURİZM VE EKONOMİSİ KONGRE ÇIKTILARI 40 BAŞLIKTA AÇIKLANDI



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     TURİZM VE AİLE KONULU FOTOĞRAF YARIŞMASI
     YÜRÜYEN UYGARLIK ÇÖKÜYOR, SON ÜÇ AİLE KALDI!
     MUKARNAS SPA & RESORT'A EN İYİ AİLE OTELİ ÖDÜLÜ...
     MUKARNAS SPA RESORT'A EN İYİ AİLE OTELİ ÖDÜLÜ
     HAYVANLARIN KORUYUCU KAHRAMANI SEÇİLEN OTEL
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx