Asil S. Tunçer yazıyor: Çanakkale- Gelibolu II

Albay Reid ve askerleri ile dedesi Artur Reid in mezarını bulmak için Gelibolu Yarımadası'nın kuzeybatısını tarayan yazarımız Asil S.Tunçer; yaşadıkları sıradışı 3 günü zaman tünelinden geçerek anlatıyor.

28 Mart 2017 Salı - Asil S. TUNÇER- turizmhaberleri.com- Kuşadası
Araştırmacı Tarih ve Turizm Yazarı
Profesyonel Turist Rehberi

ÇANAKKALE-GELİBOLU –II-
Sivri Tepe ve Mestan Tepe

Uzun ve zorlu bir yürüyüşten sonra Mustafa Kemal'in İngiliz-İrlanda birliklerini mıh gibi yere çakıp bir adım bile ilerletmeden hepsini geriye püskürttüğü noktada buluşup geriye doğru baktığımızda bulunduğunuz noktanın büyük komutan Mustafa Kemal tarafından ustalıkla seçildiğini daha iyi anlıyorsunuz.

Burası 21-22 Ağustos 1915 günlerinde cereyan eden ve tarih kitaplarına II. Anafartalar Muhaberesi diye geçen benim içinse Büyük Anafartalar Savaşı demek olan çok çetin muharebelerin geçtiği yerlerdir. Burada düşmana 20.000'e yakın zayiat verdirirken, biz de yaklaşık 10.000 fidanımızı, evladımızı bu topraklara şehit vermiştik.

21 ve 22 Ağustos 1915 günlerinde yapılan II. Anafartalar Savaşı'ndaki büyük başarıyı hazırlayan önemli çarpışmalardan biri de şüphesiz bu cephenin kuzey yanını koruyan ve 6-8 Ağustos günlerinde Kireçtepe'de cereyan eden büyük çarpışmalardan söz etmek lazım gelir.

Hatta bu savaşı görüntüleyen mermi hartuçlarından yapılmış anıt önünde çekilmiş resmiyle Mustafa Kemal, adeta zihinlere kazınmıştır. Bu savaşı Ulu Önder, 2 tugay düşmana karşı sadece ve sadece emrindeki 2 tabur askeriyle kazanmıştır. 6-7 Ağustos günlerinde Anafartalar Limanı'na çıkartma yapan işte o işgal kuvvetleri giriştikleri bir dizi saldırılarda tattıkları acı yenilgiler sonrası 20 Aralık'ta yine aynı Liman'dan bölgeyi terk etmişlerdir.

I. Anafartalar Savaşı sonunda durum değerlendirmesi yapan Mustafa Kemal şöyle demiştir: “Gerçekte, düşmanın bir kolordusunu zayıf bir tümenimle Kireçtepe-Azmak arasında yenmiş, Tuzla Gölü'ne kadar takip ederek orada tespit etmiştim '' . Mustafa Kemal'in Anafartalar Grup Komutanlığına getirilmesini Liman Von Sanders özellikle istemişti. Yeni takviye birliklerle güçlendirilen 9. İngiliz Kolordusu, Anafartalar yönünde iki kanat harekatı daha denemiş ama başarılı olamamıştı. Ancak, Türkler açısından bu bölgede durum hala savunulması güç bir konum arz ettiğinden tehlikeli sayılmakta, acil önlem gerektirmekteydi. İşte bu tehlikeli durumu düzeltmek için Liman Von Sanders, Kuzey Grubu'ndaki 8. Tümeni 2 Alayla daha takviye ederek Anafartalar'ı Mustafa Kemal'e emanet etmekten başka yol görememişti.

Tümen karargahına 9-10 Ağustos gecesi gelen Grup Komutanı Mustafa Kemal, takviyeli 8. Tümeni 10 Ağustos sabahı karanlıkta, sadece süngü kullanarak hücuma geçirir. İngilizlere çok ağır kayıplar verdirilen bu harekatta başarılı olur. Daha sonra savunma yapılabilecek ek arazinin ele geçirilmesi üzerine, ulaşılan bu ileri çizgide de destek ve güçlendirmeler yapılarak savunmaya geçilir.

Böylece, diğer bölgelerde olduğu gibi Anafartalar Bölgesi'nde de savaş Yarımada'yı boşaltmaya kadar çoğunlukla siper ve mevzi savaşına dönüşmüş olur. Diğer bir deyişle, General Hamilton'un 2. Planı da başarısız olmuş, hedefine ulaşmamıştır. Çanakkale Savaşları'nda deniz harekatına karşı savunma ve özellikle kara harekatı süresince Türkler mertçe, dürüstçe ve kahramanca çarpışmış, savaşta düşmanlarına karşı insancıl meziyetler ve güçlü kişilikler sergilemişlerdir. İster Seddülbahir'de, ister Suvla'da ya da, Anafartalar'da.

İngilizler sırf karşı tarafa zayiat verdirmek pahasına kendi yaralılarını bile gözden çıkarmış, Kızılhaç çadırlarını, hastane gemilerini, yaralı taşıyan botları ve sıhhiye birliklerini hedef alan atışlar yapmaktan çekinmemişler, Gelibolu'da adeta her saniye ölüm ve kin kusmuşlardır. Bunlardan en bariz bilineni Sargıyeri Şehitliği'dir. Oysa hemen tüm tepeler Türklerin elinde olmasına ve arazi eğiminin kendi lehlerine üstünlük sağlamalarına rağmen, Mehmetçik ne su kaynaklarını zehirlemiş ne zehirli gaz kullanmıştır. Düşman da olsa ona mertçe davranmaktan geri kalmamıştır.

Ele geçen esirlere ve yaralı düşman askerlerine yapılan insancıl muameleler ki bunlardan biri “Kahraman Asker '' Anıtı ile ölümsüzleştirilmiştir; Gelibolu Yarımadası'nda karşılaştığı Mehmetçik, Anzakları gerçekten şaşırtmıştır çünkü daha önce kendilerine anlatılan ya da Mısır'da karşılaşıp hakkında belirli ön yargı ve imaj geliştirdikleri Türk askeri karakteri olan “Abdül'e hiç mi hiç uymamaktadır.

Anafartalar'da ve Tuz Gölü'nün kuzeyinde Softa Tepe (Hill 10) üzerindeki mezarlığın ön kısmı Suvla koyuna dönük bir şekilde yapılmıştır. 9. İngiliz Kolordusu tarafından 6 Ağustosta Suvla'dan yapılan çıkarmanın ardından Anafartalar'da gerçekleşen çarpışmalara şahit olunmuştur.

Mezarlığın kurulu olduğu Softa Tepe, 7 Ağustos sabahı İngilizlerin 9th Lancashire Fusiliers ve 11.th Manchesters birlikleri tarafından ele geçirilmiştir. Mezarlık, Mütarekeden sonra civardaki savaş alanlarından toplanan cesetler ve bölgede izole edilerek saklanmış mezarlıkların birleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Buradaki toplam 6 mezarlıkta 150 düşman askerinin kimlikleri belirtilmektedir.

Softatepe'den İsmailoğlu Tepesi'ne

İşte Albay Reid ve askerleri ile dedesi Artur Reid in mezarını bulmak mezarı yoksa dahi ismini tespit edebilmek için 3 gündür Gelibolu Yarımadası'nın daha çok kuzeybatı kısmında kalan Suvla Koyu ve Büyük-Küçük Kemikli Burunları çevresindeki savaş alanlarını tarıyor, bilinmeyen bir bölgede bilinmeyen bir mezarı arıyoruz.

Güzergah saptamamdaki kesinlik ile yol tespitlerim Albay Reid i şaşırtıyor. Albay a “ben de askerde teğmendim'' diyorum; bunun üzerine Kaptan Veli, “ben de çavuştum'' diyor. Bunun üzerine “madem herkes rütbeliydi, o zaman patatesleri kim soydu, diyorum '' gülüşüyoruz.

Yusufçuktepe den geriye dönerek İsmailoğlu Tepe'ye tekrar geliyoruz. Albay Reid in dedesinin mezarını bulmuştuk; şimdi orada tören yapılacak. Çok yol yürüdük. Sanırım toplam yürüdüğümüz alan 10 km.yi bulmuştur. Etrafta doğru dürüst bir tuvalete rastlamadık.

Mecburi olarak doğan ihtiyaç zaruretini ağaç arkalarında gördükten sonra ileride bizi bekleyen Kaptan Veli ye telefonla ulaşmaya çalışıyorum ama nafile, çekmiyor. Sonra Yeşiltepe'nin (Gren Hill) üstüne çıkıp var gücümle bağırıyorum; el-kol işaretleri yaparak uzaktan anlaşmaya çalışıyoruz.

Araçta bulunan birlik flaması ve bayrakları çıkarıp tören düzeni alıyoruz. En arkada duran (etekli) esmer asker emeklisi (rütbesini tam hatırlamıyorum) gayda çalmaya başlıyor. O tiz ses bir zamanlar topların aşırtma atışlar yaptığı yamaçları tırmanıyor, tepeleri aşıyor, arşa ulaşarak bu topraklar için toprağa düşmüş neferlerimizin aziz ruhlarıyla buluşuyor.

Hepimiz oldukça duygu yüklüyüz. Yorucu bu 3 gün bize, arkasını verip yaslandığı armut ağacının gölgesinde sütlü çayını yudumlayan Asteğmen Ethem Öğretmen'in bir günü kadar kısa ve Mustafa Kemal'in atından hiç inmeden geçirdiği bir ay kadar uzun geliyor. Mustafa Kemal'in birinden öbürüne koşuşturduğu tepelere yürümek ve tırmanmak ne kadar yorucuysa cığıl cığıl akan deresi, bizi tebşir eden bülbül sesi, çayırında yayılan sürüsü, ekinlerin secdesi ve uzaktan bize kadar ulaşan ezan sesi ile Anafartalar Körfezi…

Görev tamam vakit gitme vakti, hafızalara kazınacak bu ziyaretin unutulmayacak her anı ve coşkusuyla toprak diye üstünde gezindiğimiz yüzlerce insanın bedenleriyle büyümüş yeşil kefen gibi çayırlıkların Halkına, bu vatanı bize bahşettiği için teşekkür ederek tekrar Ambulans Koyu'na doğru yola koyuluyoruz.

Son kareleri resimleyip dağ çileklerinden tattıktan sonra Albay Reid'in ricası üzerine bu sefer Abide'ye yol alıyoruz. Albay, burada yatan ve abideleşen tüm şehitlerimize huzurumuzda şükranlarını sunuyor. Yanımızdaki kasetçalardan dinlettiğim İstiklal Marşımızla özellikle de vatana kurban edilen saçları kınalı Alileri, ayağı yemenisiz Velileri, aç-susuz Ahmetleri ve henüz onyedisine basmamış Mehmetleri bir kere daha yad ediyoruz…

Gözlerimiz yaşlı ama başlarımız dik.
Tüm Şehitlerimize Addolunur: “Nur içinde uyuyun; vatan size minnettardır '' .








Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
ASİL S. TUNÇER YAZIYOR: ÇANAKKALE- GELİBOLU II
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     HÜSNÜ GÜMÜŞ YAZIYOR: YETİŞKİNLER VE YETİŞENLERİMİZ
     OLAY SALCAN YAZIYOR: YOZGAT'TA BİR HAFTA SONU
     YUSUF YAVUZ YAZIYOR: COĞRAFYA VE MEKAN KİMLİKTİR
     HİKMET TOSUN YAZIYOR: SEYİT BİLAL İBRAHİM HAZİRESİ
     MERVE BULUT YAZIYOR: BESLENME ENGELİYLE SEYAHAT ETMEK
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx