Recep YAVUZ Yazıyor: KÖRLERE KÖR ODALAR

Görme engellilere otellerde penceresiz balkonsuz odalar verilmesine yönelik şikayeti değerlendiren Recep YAVUZ; hareketi sınırlı insanların Turizmdeki yerini ve Türkiye'nin bu alandaki yetersizliğini gündeme getiriyor.

15 Eylül 2017 Cuma - Recep YAVUZ- turizmhaberleri.com- Antalya
www.recepmyavuz.com


Rahim Esgir'in isyanı birden bütün salonu kapladı:
'' Tatile gittiğimde oteller kör olduğum için penceresiz kör odaları veriyorlar, bu otellere 5 yıldız verenleri esefle kınıyorum.! ''
Soğuk duş gibi salonun ortasına düşen bu sözler konuşmacı olarak gelen turizmcileri özeleştiri yapmaya iterken, Altı Nokta Körler Derneği Başkanı içini dökmeye devam ediyordu: Görmüyorsam hissetmeye, koklamaya da mı hakkım yok? Ben denizin mavisini, doğanın yeşilini penceresiz, balkonsuz odalarda mı düşleyeceğim?…

Bu sözlerin ardından Mehmet Karavural bedensel engellilere toplum tarafından suçlu muamelesi yapıldığına işaret edip, tekerlekli sandalye ile yaşadığı bir günü anlatmaya başladığında göz pınarlarımız doldu taştı.

Kent Konseyinin 'Engelliler Haftası' vesilesi ile düzenlediği toplantıdayız. Bir avuç insan dertlerini paylaşıyor gibiyiz. Hem pazara denk gelmesi, hem anneler günü olması dolayısı ile katılım çok zayıf. Bu kadar önemli bir konuya bu kadar ilgisiz kalınması, bedensel engellileri üzdüğü kadar , sabah annesinin elini öpüp koşarak salona gelen, ve konu ile ilgili neler yaptıklarını anlatmaya çalışan turizmcilerin moralini hayli bozdu.

Söz sırası gelen turizmciler mevzuat gereği yapılması gerekeni maksimum oranda yerine getirmeye çalıştıklarını dile getirip, bu konuda Türk Turizminin önünde kat edilmesi gereken uzun yollar olduğuna işaret ettiler.

Ben bu konuda kat etmemiz gereken çok uzun mesafeler olduğuna tamamen katılıyorum, zira Avrupa 30 yıl önce başlattığı çalışmaları son 10 yıl içinde kanunlara bağlayarak, toplumu bedensel engellilerle kaynaştırmanın sorunu aşmada ilk adım olduğunu keşfetmiş ve öncelikle tanımlamayı adım adım olması gereken yere taşımış:

Önceleri 'sakat', daha sonra 'özürlü', daha sonra 'bedensel engelli' olarak geliştirdikleri kavramı son olarak 'hareketi sınırlı insan' olarak adlandırmışlar. Böylelikle dünyanın en büyük azınlığı olan bedensel engellilerin Dünya nüfusunun 1/7 sini oluşturan 'hareketi sınırlı' insanlar olarak büyük bir kitleyi ilgilendirdiğini beyinlere kazımışlar. Sağlıklı her insanın potansiyel bir 'hareketi sınırlı' insan olma olasılığını göz ardı etmeden, bizim deyimimizle 'engelli-engelsiz' arasındaki duvarları çoktan ortadan kaldırmışlar.

İKİ RAMPA BİR ODA
Rahim Özgür'ün isyanında bence odanın penceresinden çok bu kırgınlık yatıyor. Konu 'iki rampa bir oda' olmaktan çok insana olan saygı noktasında düğümleniyor.
Hareketi sınırlı insanların Turizmdeki yerini tartıştığımız toplantı salonunda 10 konuşmacı 15 dinleyici olunca söyleyecek pek söz olmadığını düşünmüştüm aslında. Ancak o bir avuç insan bu duyarsızlık karşısında yakınmak yerine, sorunun çözümü için neler yapılabileceğini konuştu hep beraber konuşmacı, dinleyici ayırımı yapmadan.

Dünya genelinde 1 milyar insanı Türkiye'de yaklaşık 20 milyon insanı yakından ilgilendiren bu konuda hepimizin mutabık kaldığı nokta büyük bir hızla gelişen ve büyüyen turizmimizde bu konuda önemli adımlar atılmamış olmasıydı. Oysa sadece Türkiye'ye en çok turist gönderen Almanya'da yaklaşık 20 milyon hareketi sınırlı insan yaşıyor ve bunun yüzde  90 ı gerekli şartlar sağlandığı takdirde her yıl en az iki kez tatil yapma arzusundalar.

Türkiye maalesef uluslararası platformda 'hareketi sınırlı insanlar' için pek önerilmiyor. Ülke genelinde bulunan 1500 Engelli odasının 1000 tanesi Antalya'da bulunuyor. Yaklaşık 250.000 odaya sahip Antalya'da sadece oda sayısının artması sorunu çözmüyor. Turizmin bütün ögelerinde topyekûn bir bütünlük gerekiyor. Uçaktan indikten sonra, havaalanında, otobüste, yolda, otelde, tur esnasında, restaurantta, çarşıda kısacası turistin olduğu her yerde gerekli teknik donanımların tesis edilmesi şart. Zincirin halkasındaki bir eksik bile bütün çabaları boşa çıkarıyor.

HERKES İÇİN TURİZM
Bence öncelikle iki önemli meseleyi halletmemiz çözmemiz lazım:
-Konuya bakış açımız
-Teknik altyapımız
Bunu ticari bir beklenti olarak değil, insana olan saygı gereği düşünmek gerekiyor. Bununla birlikte Dünya Yıldızı olan Türkiye'nin turizm ürünün içinde 'hareketi sınırlı insanlara' yönelik program ve ürünler ülkenin imajına ve kalitesine büyük katkı sağlayacaktır.

Turizmin içindeki her birey ve kurumun bir an önce bu konu ile ilgili bir özeleştiri yaparak, bir yol haritası belirlemesi bu konudaki iyi niyetin bir göstergesi olacaktır. Turizmin insanların yeme, içme, uyuma gibi en önemli on ihtiyacından biri olduğundan yola çıkarak, 'herkes için turizmi' bir an önce hayata geçirmeliyiz

Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
RECEP YAVUZ YAZIYOR: KÖRLERE KÖR ODALAR
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     SERDAR TAŞTANOĞLU, İSTANBUL ANILARINI YAZIYOR
     HÜSNÜ GÜMÜŞ YAZIYOR: ANKARA'DAN TASARLANMIŞTIR -  1 yorum var!
     ASİL S. TUNÇER YAZIYOR: ÖRNEK EĞİTİMCİLER-1
     HÜSNÜ GÜMÜŞ YAZIYOR: SİNOP MAVİSİ
     HÜSNÜ GÜMÜŞ YAZIYOR: MEHAZİNDEN MÜZEYE
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx