Tüm Üniversiteler Yaşlılık için elini taşın altına koymalı..

Uluslararası 3. Yaş Baharı Turizmi ve Dinamikleri Kongresi nde konuşan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erkan İbiş; ülkemizdeki tüm üniversitelerin proje, uygulama, çözüm süreci için daha aktif rol alması gerektiğine dikkat çekti. Nilgün Atar- Kongre

04 Aralık 2017 Pazartesi - NİLGÜN ATAR- turizmhaberleri.com-editör
KONGRE ÖZEL HABER DOSYASI-2


5.Uluslararası Üçüncü Yaş Baharı Turizmi ve Dinamikleri Kongresi açılışında konuşan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof Dr Erkan İbiş; sunumunun samimiyeti, içeriği, mesajları, öngörüleri ile her yıl etkinliğe damgasını vuruyor. Geçen seneki konuşmasında; “Ortalama ömür uzuyor. Bugün Dünya sağlık örgütüne göre 65 yaş ve üzeri yaşlı kabul ediliyor. Buna itiraz ediyorum. Günümüzde insanın kendi kendine yetebildiği ve zihinsel fonksiyonlarını koruyabildiği sürece 65-75 yaşlar çok dinamik yaşlardır '' demişti.(www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=31227) Kısa bir süre sonra Dünya Sağlık Örgütü, Prof.Dr. Erkan İbiş'in itirazına cevap verir gibi yeni yaş tanımlarını açıklamıştı.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ BAYAĞI İLERİ GİTTİ…!
“Bu kongreleri yapa yapa biz de yaşlanıyoruz '' şeklinde esprili bir girişle başlattığı konuşmasında yaşlılık yaşı itirazını hatırlatan Prof.Dr Erkan İbiş; Dünya Sağlık Örgütü'nün yeni yaş sınırları hakkındaki görüşlerine şu sözlerle yer verdi: “Yaşlılığın tanımında klasik bir kronoloji vardı; 65 yaş üzeri yaşlıdır diye. Katıldığım toplantılarda Bu kabul edilemez diyerek kürsülerden itiraz ettim. Nihayet geçen sene dünya sağlık örgütü tanımladı; “0-65 GENÇ, 65-80 ORTA, 80 üzeri İLERİ YAŞ“ dedi. Dünya Sağlık Örgütü bayağı ileri gitti, bizim tanımlamamıza göre 40-80 orta, sonrası ileri olsun diyoruz. Ortalama yaş 70 li yıllarda Türkiye de erkek 55, kadın 58 idi. Bugün bu sınır 80 lere kadar uzandı, o tanımlama eskide kaldı. 65 yaş üzeri üretken çalışan koşturan pek çok insan var. Bu tanımlamayı biraz da kronolojik tanımlama dışına çıkarıp sosyal tanımlama boyutuna getirmek gerekiyor. '' Dedi.

YAŞLILIK İÇİN GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GELEN ÖLÜMSÜZ SÖZLER….
Her sene konuşmasını yaşlılıkla ilgili geçmişte söylenen sözlerle renklendiren Prof.Dr Erkan İbiş'in aktardığı düşündürücü cümleler ise şöyle:
Eflatun: “Yaşlılık yalnızlıktır. '' Montaigne: “Yaşlılık çok tehlikeli bir derttir. '' Seneca: “Yaşlılık iyileşmez bir hastalıktır. ''
Jan Jak Russo: “Gerçek uzun yaşamışlık hayatın manasını en iyi anlamış olmaktır. '' Cenap Şahabettin: “Yaşlılarda maziyi görürüz halbuki iyi bakarsak istikbalimizi görürüz. Goethe: “yaşlılık anlama dönemidir, insan gençliğinde öğrenir, yaşlılıkta ise anlar. '' İngred Bergman: “Yaşlılık dağa tırmanmaya benzer çıktıkça yorulursunuz nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler. '' Bir İsveç atasözü: “Gençliğin güzel bir yüzü vardır ancak ihtiyarlığın da güzel bir ruhu vardır. '' Çiçero:“Yaşlılık bilgili ve erdemli olmaktır '' . Mevlana: “Gençlerin aynada göremediklerini, yaşlılar bir küçük tuğla parçasında bile görebilirler. ''


YAŞAM TARZIMIZ DA YAŞIMIZI BELİRLER...
Yaşlılık hakkında olumlu olumsuz binlerce tanımlama var. Prof. Dr. İbiş ise şu sözlerle açıklık getiriyor yaşlılığa: '' Kendi kendine yetebilen, üretime- çalışmasına devam eden, kendi ihtiyaçlarını rahatlıkla görebilen, teknolojiyi belli boyutta da olsa kullanabilen, fiziksel sosyal,duygusal bilinçsel, iletişimsel yetmezlik içinde olmayan şeklinde tanımlanabilir. ''
(Yazarın notu: Bu tanımdan kendime baktığımda, tüm kriterler uyuyor, yaşıma göre ben yaşlı değilim:))

Kısa ama oldukça önemli ayrıntılarla aktardığı konuşmasında öne çıkan husus ise yaşlı bakımı, ekonomisi ve turizmi için topyekün işbirliğinin başarıya büyük katkısı olacağı ve ülkemizdeki bütün üniversitelerin bu sürece katılmasıyla alınacak mesafenin son derece hızlanacağı idi.. Prof.Dr Erkan İbiş'e göre artık tüm üniversitelerin bu alanda elini taşın altına koymasının zamanı geldi ve hatta geçmekteydi. Prof Dr. Erkan İbiş; bu konudaki görüşlerini şöyle açıklıyor:

TOPYEKÜN İŞBİRLİĞİ ŞART. BÜTÜN ÜNİVERSİTELER SÜRECE DAHİL OLMALI..
Yaşlılık uygulamalarına ait ekonomik koşulların toplumsal çözüm boyutunda ortaya koyulması ve çözülmesi çok önemli. Ama bunun dışında yaşlı dostu teknolojileri üretme, bu teknolojinin kullanımı konusunda ilgiyi yükseltme, yaşlı bakımında eğitimli-nitelikli insan kaynaklarının oluşturulması, bu konuda etkin işbirliklerinin gerçekleştirilmesi çok önem kazanıyor.
Kamu, bakanlıklar stk, yerel yönetimler, üniversitelerin tamamı, özel şirketlerin elini taşı altına koyması, ar-ge çalışmaların yapılması yeni fikirlerin üretilmesi, yenilikçi anlayışın yaygınlaştırılması, bilgi üretimi konusunda ortak çabanın oluşturulması gerekiyor. Bu ortaklık sadece yaşlılar ekonomik teknoloji boyutuyla değil, eğitimi turizmi bakımıyla çözüm yolunun ortaya konulması gerekiyor.“ dedi.

ALGI YARATMAK VE ALGIYI DEĞİŞTİRMEK ZORDUR…
Yaşlılık konusunun kaliteli bir yaşam; aktif yaşlanma, nitelikli yaşlı bakımı, sosyo ekonomik çözümler ve yaşamın anlamlandırılması gibi temel başlıklar içerdiğini, kimsenin yaşlılığı istemediğini ancak erken de ölmek istemediklerini belirten Prof.Dr .İbiş; “O halde doğal olarak yaşlanmaya doğru ilerleyeceğiz. Önemli olan yaşlanmayı daha güzel, daha anlamlı ve aktif bir dönem haline dönüştürebilmektir. Bunun için sosyo kültürel, sosyo ekonomik,teknolojik boyutlarda yapılacak uygulamaları, politikaları, projeleri ortaya koymak ve yürütmek gerekiyor. Zaten Algı boyutu bu kongreler çalıştaylar ve toplantılarla değişiyor. Algıyı yaratmak ve algıyı değiştirmek kadar zor bir olay yok. Toplumsal tüm boyutlarıyla algıyı, anlayışı değiştirebildiğimizde yeni bilgi oluşturabiliyorsunuz. O zaman proje uygulama ve sonuçlarında BAŞARIYI görebilme şansınız olabiliyor. '' ifadelerine yer verdi.

Sosyo kültürel boyut çerçevesinde toplumsal sosyal bilinçten de bahsetmek gerektiğini belirten Prof.Dr Erkan İbiş; “bizim kültürümüzde derinlemesine yer alan birlik beraberlik yardımlaşma dayanışma sevgi saygı bağlılık, sahiplenme, sadakat ve vefa duyguları canlı örnektir. Tüm bu konular sadece yaşlıları değil; gençten yaşlıya, engelliden, çocuk ve kadına toplumun tüm paydaşlarını ilgilendiren ve özdeşleşmiş bir anlayışa sahip olmalı. Bu sadece bir anlayış olarak da kalmamalı, aslında paylaşma sevgi saygı dayanışma vefa kültürü bilinci hem ahlaki hem vicdani hem de dinimizin gereğidir.“ dedi.

İNSAN ODAKLI OLMAYAN ÇÖZÜMLER BAŞARILI OLAMAZ.
Yaşlılık konusuna sadece arge inovasyon boyutuyla bakılmaması, tüm başlıkların hepimizi ilgilendirdiğini, bunun odağının da insan olduğunun unutmamak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Erkan İbiş; “Çözümün odağında insan olmayan ve insanı içermeyen hiçbir uygulama, politika ve hiçbir teknoloji başarılı olamıyor. Ankara Üniversitesi olarak Demokrasi, Cumhuriyet ve insani değerlerle özdeşlemiş bir üniversitesiyiz. Kamu üniversitesi olarak devletimizin tüm politikalarına her zaman desteklemiş ve çözüm ortağı olmuş bir üniversiteyiz. Bunun gereği olarak da toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren sorun tespiti, nitelikli çözüm önerileri, hizmet ve farkındalık çalışmaları, sosyal ve toplumsal sorumluluk bilinci kapsamında etkin çalışmalar yapıyoruz. Çünkü toplumdan halktan kopuk hiçbir üniversite başarılı olamaz.Bu sorun hepimizin sorunu, bunların çözüm yolları hepimizi ilgilendiren çözümlerdir.“ dedi.



Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
TÜM ÜNİVERSİTELER YAŞLILIK İÇİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI..
          
Günün Haber Başlıkları
THY İLE AZUL ORTAK UÇUŞLARA BAŞLADI
THY TARİHİNİN EN YÜKSEK KASIM AYI DOLULUK ORANINA ULAŞTI
İSTANBUL VE İZMİR ARASINDA REKOR HAVALİMANI TRAFİĞİ



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     ÜÇ BAKANLIK, YAŞLI BAKIMI VE 3.YAŞ TURİZMİ İÇİN EL ELE VERDİ
     ÇİN, ÇEVREYİ KORUMAK İÇİN 7,5 MİLYAR DOLAR AYIRDI
     ONLAR TAŞLARINI ALTINA ÇEVİRDİ, BİZ DEMİR KAZIKLAR DÖŞEDİK!
     TURİZME AÇMAK İÇİN CENNETE DEMİR YOLU DÖŞEDİLER!
     KALKINMA İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM KONFERANSI DÜZENLEDİ
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx