İzmir'de, Eskişehir Modelli Bir Turizm Mucizesi yaratmak

Profesyonel Turist Rehberi Kemal Şendikici, iç turizmin önemini vurguladığı yazısında, Eskişehir modelli turizm mucizesinin İzmir'de uygulanmasına yönelik önerilerini Eskişehir turundan ayrıntılar ile renklendiriyor.

19 Aralık 2017 Salı - Kemal Şendikici- İzmir
Profesyonel Turist Rehberi


İZMİR'DE, ESKİŞEHİR MODELLİ BİR TURİZM MUCİZESİ YARATMAK…
Bana turist rehberi olmanın en güzel yanlarından birini sorsanız, ''Gezdiğiniz ülke ve şehirlerde gördüğünüz turizm uygulamalarını, doğup büyüdüğünüz, yaşadığınız, sevdalısı olduğunuz şehirlere yansıtma isteğiyle yanıp tutuşmaktır'' derim. Özellikle benim gibi şehrine aşık bir turizmci için olumlu katkılar yapabilmek adına fikir üretmek, farklı şehirleri kıyaslayarak gerektiğinde katı eleştirilerde ve önerilerde bulunmak kaçınılmaz oluyor. Çünkü güzel Smyrna'mız 8500 yıllık kadim tarihi ile bunu çok ama çok hak ediyor.

12 ay sürdürülebilir ve yenilenebilir turizm, bir ülke için olmazsa olmaz bir kriterdir ve turizmin ana yapı taşlarından yerli turizm bunun sağlanmasında çok önemlidir. Dubrovnik'te tanıştığım yerel rehber Ivana ile aramızda geçen bir sohbet, bu düşünce üzerinde yoğunlaşmama neden oldu. Şehir turu sonrası serbest zamanımızda yaptığımız sohbette ben, darbe girişimi ve havalimanı terörü gibi olayların etkisiyle 2016 yılı ve sonrası Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısındaki hızlı düşüş ve bu durumun yabancı gruplar ile çalışan rehberlere olumsuz etkilerinden yakınıyordum. Ivana bana ''Sizin nüfusunuz ne kadar?“ diye sordu. ''80 milyon'' cevabını aldıktan sonra, ''Peki, Hırvatistan'ın nüfusu kaç milyon biliyor musun?'' diye sorup cevabı beklemeden ekledi; ''4 milyon… Şu limanda gördüğün koca gemiler dönmemek üzere giderse, biz 4 milyon nüfusla nasıl iç pazar turizmi oluşturabiliriz? Ama sizin 80 milyonluk devasa iç pazar potansiyeliniz, yabancı turist veya kurvaziyer gemiler kadar olmasa da, 10 bin Türk rehberi ayakta tutabilir.''

Bu sohbet Türkiye'de yerli turizm potansiyelinin büyüklüğü dışında, yeniliklere açık, dinamik bir sektörle yeniden tanışmak gibiydi. Kafamdaki, ''İzmir'i şehir turizminde nasıl yüksek noktaya getiririz?'' sorusu yerini, ''Neden İzmir'den farklı bir Eskişehir mucizesi yaratmayalım?'' düşüncesine bıraktı. Neden mi Eskişehir? Çünkü Eskişehir ülkemizde sürekli ve kaliteli şehir turizmi oluşturmada tek örnek alınacak şehirdir. Belki biraz da Amasya…

Anne tarafımdan Eskişehirli olduğum için, 9-10 yaşlarımdaki halini hayal meyal hatırlıyorum. Köprübaşı mevkiindeki Havuzlu Hamamları, bozası ve lületaşı dışında pek turistik özelliği olmayan, klasik bir İç Anadolu şehriydi. Bir de şehrin içinden geçen Porsuk Nehri'nin etrafında biriken çamur içinde çizmelerle dahi zor şartlarda yürüdüğümüzü hiç unutmam. Yılmaz Büyükerşen ve ekibini gerçekten kutlamak gerekiyor. Modern belediyecilik anlayışı ile 20-25 yıl öncesinin Eskişehir'inden fersah fersah uzak bir şehir mucizesi, bozkırda bir Amsterdam, bir Venedik, bir Londra yarattılar. Doğru planlama, sponsor bulma ve farklı ülkelerden esinlenmelerle şehri makyajlayıp, genç ve modern bir turizm şehri ortaya çıkardılar.

Profesyonel bir rehber olarak farklı acentaların birbirine benzeyen programları ile pek çok kez bu özel şehre götürdüğüm İzmirli misafirlerime elimden geldiğince kaliteli rehberlik hizmeti vermeye çalıştım. Eskişehir'i ziyaret eden misafirlerimin gözlerinde hoş bir şaşkınlık ve ülkenin geleceği ile ilgili umut gözlemledim. Dönüş yolunda yaptığım sözel anketlerde, kendilerini yabancı bir ülkede geziyor gibi hissettiklerini söyleyen misafirlerimin çoğu şu soruyu soruyordu; ''Neden İzmir'imiz böyle değil, Turizmde İZMİR neden bir ESKİŞEHİR olamıyor?''

Her ikisi de sosyal demokrat, dürüst ve yetkin belediyelere sahip bu şehirleri, siyasal karşılaştırmalara ve parti kıyaslamalarına girmeden sadece turizm açısından objektif bir şekilde inceleyelim… Bunun için sizlere 2 gün 1 gecelik, klasik bir Eskişehir tur programını rehber gözüyle aktarayım…

Birinci gün sabah 07.00'da İzmir'den çıktığımızda Kula-Gediz-Aizonai(Çavdarhisar) yolunu takip ederek, öğlen saatlerinde Kütahya'ya varıyoruz. Burada 2,5 saatlik öğlen yemeği ve Çiniciler Çarşısı molasının ardından yola çıkıp15.30 civarında Eskişehir'in güzel kapısı Sazova'ya ulaşıyoruz. Belediye Sazova'da devasa bir sazlık alanı modern bir sosyal yaşam cennetine dönüştürmüş. İçerisinde yok yok; Akvaryum, Hayvanat Bahçesi, Bilim Müzesi, Hayal Şatosu, Nuh'un Gemisi, Korsan Gemisi, ücretsiz park turu yapan bir tren, kocaman bir havuz ve yürüyüş yolları… Müze ve aktivite girişleri 2 ila 5 TL arası değişiyor. Tüm parkı tavaf etmek için ortalama 2,5 saat gerekiyor. Parkın dışında ayrıca uygun ücretli geniş bir otopark da bulunuyor. Yani turizm için her şey dört dörtlük düşünülmüş.

Eskişehir'de oteller kaliteli ve şehre oldukça yakın. Akşam saatlerinde otelimize yerleşip, yemeğimizi de yedikten sonra misafirlerimizle otel lobisinde toplanarak Eskişehir'in gece hayatına akıyoruz! Ama asıl amacımız başka bir kentsel mucizeyi, HALLER GENÇLİK MERKEZİ'ni görmek. Büyükşehir Belediyesi, şehir merkezinde atıl kalmış eski bir sebze halini kafeleri ve otantik ürünler satan dükkanlarıyla gençlerin vakit geçirebileceği iki katlı bir sosyal alana dönüştürmüş. Merkez alanda ortak kullanımlı masalar bulunuyor. ''Paran yoksa bile otur'' felsefesi ile halka hoş bir yaşam alanı oluşturulmuş. Bir arka sokakta ise bizi asıl sürpriz, Türkiye'nin en huzurlu ve sessiz barlar sokağı bekliyor. 500 metre sokakta desibel oranı inanılmaz derecede düşük… Güvenli, keyifli, sakin, her bütçeye uygun ve seviyeli bir alemlere akma alanı… Misafirlerim şaşkın ve mutlu… Otele dönmek istemeyen çok… Saat 22.00'da dönmek üzere toplanıyoruz. Ancak ertesi gün yapacağımız tempolu turu yadsıyarak erken dönmek istemeyenler taksi ile dönmek üzere kalıyorlar.

Ertesi sabah saat 08.00'da rehber deyimiyle otelden ''erken depar'' yapıyoruz. Çünkü gezilecek yer sayısı oldukça fazla. Geniş parklar için oldukça uygun, dağlık bölgesi az bu ova şehirde ilk durağımız Şelale Park. Tatar Mahallesi'nden otobüsle tırmanmanın mümkün olduğu şehrin modern akropolünde bulunan park tarihi bir alan olmasa da, çevre düzeni, kafeteryaları, yapay şelalesi, temiz havası ile ziyareti hak ediyor. Biraz beklemeyi göze alıp tüm şehri tepeden izlerken kendinizi Türk kahvesiyle ödüllendirebilirsiniz.

Şehirde bulunan çok sayıda tematik müze genellikle sabah 10.00'da açılıyor ve pazartesi günleri neredeyse tamamı kapalı. Çoğunlukla Odun Pazarı bölgesinde birbirine yakın olan 160 heykele sahip Yılmaz Büyükerşen Balmumu Eserleri Müzesi, Cam Eserleri Müzesi, Cumhuriyet Müzesi, Atlıhan Alışveriş Merkezi, Kurşunlu Külliyesi içerisinde bulunan cam yapım atölyesi, Fotoğraf Müzesi ve Tarihi Mevlevi Medresede bulunan dünyanın tek Lületaşı Müzesi o kadar derli toplu yerleştirilmiş ki, rehberin ve misafirlerinin yürüyüş turu yapmalarına uygun harika bir turistik bölge olmuş. Yani bir rehber daha ne ister! Toplu bilet aldığınızda belediye müzelerine 5 TL ödeniyor. İşine hakim bir rehberle beraberseniz, yoğun kuyruklara takılmadan bölgeyi 3 saatte rahatlıkla gezebilirsiniz.

Eskişehir, güneşi az, iklimi soğuk ve denizi olmayan bir turizm cenneti. Londra'nın parkları, Venedik ve Amsterdam'ın kanal modelleri, gondolları, pek çok şehirde bulunan Madam Tussand Müzesi gibi farklı ülke şehirlerinin özelliklerini kendi bünyesinde klonlamış gibi aslında. Buna kopya çekmek ya da esinlenmek diyebiliriz. Köprübaşı bölgesi, İzmir Kemeraltı gibi hem turistik hem de keyifli bir sosyal yaşam alanı. Burası Porsuk'ta tekne turu yapmak ve meşhur Çi börek yemek için ideal bir nokta. 4 kişilik gondollarla romantik bir tur yapılabildiği gibi, büyük tur grupları için 30 kişilik üstü kapalı tekne turları yapmak da mümkün. 20 dakikalık keyifli bir Porsuk Nehir turu sadece 5 TL. İki devlet üniversiteli bir şehir olması sebebiyle, nehir kenarında yine bol sayıda kafe ve etrafta çok sayıda genç bulunuyor.

Öğle yemeği sonrasında met helvası, manda lokumu kaymağı gibi yöresel alışverişlerimizi tamamlayarak şehirden en geç 15.00'da ayrılıyoruz. Çünkü İzmir'e gece en geç 23.00'da varabilmemiz gerek. İzmir'de toplu ulaşım, yani metro ve İzban hizmetleri sona ermeden…

Şimdi sorabilirsiniz, ''Size neden böyle detaylı bir şehir turu yaptırdım?'' diye. Çünkü bir rehber olarak bu şehirde tur yapmaktan zevk alıyorum. Bütün misafirlerim de benim gibi düşünüyor. Ülkemde böyle bir şehrin olmasından çok mutluyum. Demek ki aynı yaratıcı uygulamalar başka şehirlerimize de kendi karakteristik özelliklerine uygun olarak uygulanabilir. Ne yazık ki hızlı betonlaşma ve yöresel kimlik kirlenmesi sonucu tüm şehirler birbirine benzemeye başladı. Yöresel kimliğini kaybeden bir şehre kimse gitmek istemez, gitmeye değer bulmaz.

O zaman ana konumuza dönerek; İZMİR neden bir ESKİŞEHİR olmasın diyorum… Ama kendine özgü karakteriyle… İzmir derken şehir merkezinde var olan, ama geliştirilebilecek bir ŞEHİR TURİZMİNDEN söz ediyorum, EFES, MERYEM ANA, TİRE, ÖDEMİŞ veya ÇEŞME'den değil! Bu saydıklarım zaten bir şekilde turist çekiyor ama İzmir'de, 2 gün 1 gecelik bir tur programında, Eskişehir örneğindeki ivmeyi ve hayranlığı yaratacak bir ortam var mı bilemiyorum. İzmir şaşırtmıyor. Belki ömründe ilk defa deniz ve büyük şehir görmüş bir Güneydoğulu çocuğu şaşırtabilir ama Ankaralı veya Konyalı bir yerli turisti şaşırtacak bir destinasyon değil. Hep olanla yetinen, yenilenememiş, sürdürülebilir potansiyelini kullanamayan ve acilen bir turizm planına ihtiyaç duyan bir şehir İzmir. Yıllarca sırtını Efes'e yaslamış olan İzmir'de iç ve dış turizmin artık kendini yenilemesinin ve aşmasının zamanının çoktan geldiğini düşünenlerdenim.

Peki, İzmir'de yukarıdaki gibi bir programa uygun ne yapabiliriz? Müzeler nerededir? Kent gezileri otobüsle mi yoksa yürüyüş turu olarak mı yapılmalıdır? Meslek icabı farklı şehirleri gezmiş bir turizmci gözüyle naçizane birkaç önerim olabilir…

Çok değerli ama güvensiz bulunduğu için gizli kalmış olan BASMANE neden bir ODUNPAZARI olmasın? Burada bulunan tarihi evler neden tematik müzelere dönüştürülmesin? Burada yaşamış, büyümüş Gönül Yazar gibi ünlülerin evleri satın alınarak neden müzeye dönüştürülmesin? Özellikle gençlere sunulacak ekonomik teşvikler ile neden Basmane sokaklarında avangart kafeler, kitapçılar ve hediyelik eşya dükkanları açılmasın?
Şehirde tematik müze sayısının arttırılması gerekiyor. Mesela Kadifekale ve çevresi adeta bir Açıkhava müzesi gibi. Ancak Büyük İskender temasına uygun bir bölge olduğu halde, adının geçtiği tematik bir müze yok. Arkeoloji müzesinin bir bölümü burada açılacak bir müzeye taşınabilir. İzmir fuar alanında SAZOVA gibi bir alan yaratılabilir. Turizm panayırları ve konserler düzenlenebilir, tematik heykeller, şatolar yerleştirilebilir, gösteri alanları oluşturulabilir. Küçük Menderes ve Gediz havzasındaki sulak alanlar temizlenerek, körfeze açılan tekne turları düzenlenebilir. Girit Göçmenleri Anı Müzesi, Tarihi Şehir Fotoğrafları Müzesi, antik ve yarı antik eserlerin toparlandığı, göçmen İzmir kimliğini yansıtan özel bir etnografya müzesi açılabilir. En önemlisi ise bunların hepsini bir tur destinasyonuna uygun trafik ve otopark sorunlarını göz ardı etmeden yapmak.

Tabi bu önerilere daha birçok yenilikçi öneriler eklenebilir. Benim gözümde İzmir'de ortaya çıkmamış, Eskişehir'e göre çok daha büyük bir potansiyel var ama üzerinde uzun soluklu çalışılmış bir vizyon yok. Var olan da yeni yeni oluşuyor. Sadece Nisan, Mayıs aylarında yada Enternasyonal Fuar zamanında değil yılın 12 ayında yüzlerce yerli tur otobüsünün aynı anda gelip gezebileceği bir destinasyon olmayı 8500 yıllık birikimiyle çoktan hak ediyor. İyi planlama, kaliteli bir vizyon ve güçlü sponsorlarla acilen bir turizm devrimine ihtiyacı var şehrimizin. Hiçbir şey için geç değil. Aksine Eskişehir ruhu ve modeli harika bir başlangıç olabilir İzmir'imiz için.

Kemal Şendikici
Profesyonel Turist Rehberi
E mail :guidekemal@hotmail.com


Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
İZMİR'DE, ESKİŞEHİR MODELLİ BİR TURİZM MUCİZESİ YARATMAK
          
Günün Haber Başlıkları
TOURMAG TURİZM DERGİSİ YAYINLANDI



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     TOURMAG TURİZM DERGİSİ YAYINLANDI
     BİSİKLET KENTİ İZMİR 1,3 MİLYON KULLANICIYA ULAŞTI
     ESKİŞEHİR TİCARET ODASI, TURİZMDE ROL MODEL OLUYOR
     ÇİN-AB TURİZM YILI AÇILDI
     İZMİR'İN PROJESİ DÜNYA VİTRİNİNE ÇIKTI
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx