Kemal Şendikici yazdı: BATUM SİNİR (!) KAPISI

Karadeniz Turlarının vazgeçilmezi Batum'a TC Kimlikle girişte yaşanan sıkıntılara dikkat çeken profesyonel Turist Rehberi Kemal Şendikici; sınır geçişlerinin hızlandırılması için uyarı ve önerilerde bulunuyor.

22 Aralık 2017 Cuma - Kemal Şendikici- İzmir
Profesyonel Turist Rehberi

BATUM SİNİR(!) KAPISI
TC KİMLİKLE GİRMEK Mİ ZOR, ÇIKMAK MI ZOR?

Gürcistan'ın başkenti BATUM, Artvin Sarp sınır kapısına 35 km uzaklığıyla son yıllarda yerli turizm piyasası için gözde bir yurt dışı noktası oldu. Acara bölgesinde bulunan şehir, neredeyse tüm ''Baştan Başa Karadeniz'' veya ''Doğu Karadeniz'' turlarının olmazsa olmaz uğrak noktası haline geldi. Çok yakın ama bir o kadar da uzak, yükselen bir turizm değerine dönüşen Batum'u programlarına dahil etmeyen acentalar Karadeniz turu satamıyorlar artık. Çünkü bu turlara katılmak isteyen her misafir Batum'un programda olmasını arzu ediyor.

Nedendir bu Batum'a gitmek arzusu? Belki ilk kez yurtdışına çıkma isteği, belki kumarhaneler, belki biraz seks turizmi, en çok da Batum'un ışıklı, janjanlı gece hayatını görmek. Haklılar aslında, bunların hepsi Batum'da var. Ama TC kimlikle bile olsa o sınırdan girmek o kadar da kolay değil. 4 gece, 5 gün veya 7 gece 9 gün süren otobüslü turlara katılanlar heyecanla bekliyorlar bu maceralı ama çileli yolculuğu. Ancak 50 km çapında bir daire içinde yapılan, yurt dışında olduğu halde yurt içine benzeyen gezileri, ''Bir daha gitmek mi? Olmaz olsun!'' sözleriyle bitiyor. Çünkü Ortodoks kiliselerini, tematik kule ve gökdelenleri fotoğraftan çıkartın, Artvin'in Çoruh Nehri'ndeki diğer yakası gibi Batum. Yeşili ve iklimi aynı… Sadece daha ovalık bir coğrafyada bulunuyor.

Kapitalist sisteme hızla geçiş ve çok sayıda yatırım yapılmış olsa da, hala fakir bir ülke Gürcistan. Endüstriyel herhangi bir yerel üretimi yok. Tamamen dışarıya bağımlı... Tabiri caizse tuvalet kağıdı bile Türkiye'den geliyor. Zengin ve fakir gelir dağılımı arasında inanılmaz bir fark var. Emekliler aylık 400 TL civarı maaş alıyorlar. Vergi sistemi zayıf... Sonuçta serbest piyasaya 2005'te geçmiş, Rusya'nın etkisinden yeni yeni kurtularak demokrasiye tutunmaya çalışan, farklı özerk bölgelerden oluşan 3,5 milyon nüfuslu bir eski soğuk savaş devletinden söz ediyoruz. Batum'da neredeyse birçok turizm ve inşaat firması Türklere ait. Ama ilginç olan bir şey var Gürcistan'ın para birimi LARİ, parasal değer olarak Türk lirasından daha güçlü; 100 Türk lirası ortalama 65 Gürcistan larisi yapıyor.

Türk yatırımcılar tarafından işletilen Batum havalimanına Türkiye'den her gün düzenli olarak direk uçuşlar düzenleniyor. Havalimanında da giriş çıkış işlemleri TC kimlik kartıyla yapılabiliyor. Dolayısıyla otobüslü turlara göre çok daha kolay girilebiliyor şehre. Coğrafi olarak çok yakın olduğu için otobüslü turlar tercih ediliyor. Oysa Sarp sınır kapısındaki belirsiz gecikmeler sebebiyle bürokratik olarak çok uzak Batum. Konaklamasız grupların serbest zamanları dahil 4 saat kalabildiği bölgede nereler geziliyor biraz aktarayım…

Uzun yıllar Osmanlı egemenliğinde kalan şehirde o döneme ait bir tek Orta Cami ayakta ve turlara genellikle etrafında oluşmuş olan Müslüman-Türk mahallesinden başlanıyor. Yürüyüş rotasında Piazza Meydanı, Saat Kulesi, Aziz Nicholas Kilisesi, ünlü markaların mağazalarıyla dolu olan bulvar, Jason ve Argonatların öyküsünün betimlendiği Medea Heykeli, Poseidon'lu Avrupa Meydanı, Astronomik Saat, Batum Limanı, Ali ile Nino Aşk Heykeli, Alfabe Kulesi ve Botanik bahçesi görülebiliyor. Zaman durumunuza göre gidiş-dönüş 12 lari ödeyerek teleferikle zirveye çıkıp manzarayı seyredebilirsiniz. Turizm geçmişi 12 yıl olan, hızlı gelişmiş şehrin yeni yapılan süslü binaları, soğuk savaş döneminden kalma 4 katlı metruk binaların arasında sırıtsa da geçmişi ve geleceği bir arada görmek ilginç geliyor gezginlere.

Batum'da lisanslı yerel rehber mecburiyeti yok. Şehri iyi bilen bir Türk rehber, belli bir yaya rotası izleyerek Türk Mahallesi'nden girip, Batum Marina'dan çıkarak müşterisini memnun edebiliyor. Taşıtlarınızda yurt dışı çıkış belgesi ve sigorta yoksa kendi otobüsünüzü Türkiye'de bırakıp Batum'dan araç almanız gerekiyor. Hopalılar bu konuda güzel organize olmuşlar. Önceden rezervasyon yaparak araç bulabiliyorsunuz. Dolayısıyla şehir gezisinde hiçbir sıkıntı yok, aniden başlayan mevsim yağmurları dışında. Ee ne de olsa Karadeniz…

Gürcüler ırk olarak Lazların dört kolundan biri olduğu için, dil ve dinleri farklı olsa da Karadeniz kültürünün özelliklerini taşıyorlar. Yemek kültürleri bize göre biraz zayıf. En ünlü yemeği peynirli ve yumurtalı Gürcü pidesi HAÇAPURİ. Votka dışında en sevilen yerel içki olan armut suyu ortalama 1 lariye satılıyor. Şehir tuvaletleri de 1 lari, seçim sizin…

Turistik gezi yönü hoş olsa da sınır geçişlerindeki sıkıntılar bütün keyfinizi kaçırıyor. Pasaportsuz, sadece TC kimliğinizle sınırdan geçiş beklentiniz yerini hüsrana bırakıyor. Türk sınırı Gürcü sınırına göre daha küçük ve yetersiz. Camekanlı 5 adet pasaport ünitesi aynı anda çalışsa bile, sistem yavaşlığı, kimliklerdeki yırtık, soğuk damganın tam görünmemesi gibi sorunlar, bir de OHAL'den kaynaklı kadrolu devlet memurlarından istenen izin kağıdı geçişleri yavaşlatıyor. Ünitelerde oluşan insan konvoyu ve 2-3 saat süren geçiş hem rehberde hem de turistlerde bunalım yaratıyor. Hele çocuk veya yaşlı yolcunuz varsa onları bu mahşer kalabalığından çıkarmanız çok zor. Kimse yol vermiyor. Sezon sonunda yeni bir ek bina yapılıyordu ama onun da özellikle Temmuz, Ağustos gibi yüksek sezonda yeterli olması mümkün değil. Gürcü sınırında memurlar iletişimsiz ve genellikle kaba. Türkçe anladıkları halde iletişime geçmiyorlar. Bizleri değil bizden aldıkları parayı seviyorlar. Ekonomileri düzelince, hele bir de AB'ye girerlerse yüzlerimize bakmayacaklar gibiler.

Tur saatlerine bu geçişleri uydurmak neredeyse imkansız, ya sabah 10.00 gibi çok erken geçeceksiniz ya da akşam 16.00'dan sonra, yani mevsimlik işçiler dönmeden. Batum'dan her gün yüzlerce kadın ve erkek, fındık ve çay toplamak üzere günlük sarı vize kağıtlarını doldurup Artvin'e geçiyor. ''Türkiye'deki tarım arazilerinde gündelik 100 TL hatta 150TL veriyoruz ama çalışacak adam yok!'' diyor patronlar. Bu nedenle kamyonetlerle sınır kapısında bekleyerek her gün 30-40 Gürcü işçiyi alarak tarlalarına götürüyor ve akşam geri getiriyorlar. Adeta fabrika servisi gibi…

PVC'leri yırtık, soğuk damgaları görünmeyen kimlikli misafirlere ya Türk ya da Gürcü polisi geçiş izni vermiyor. Gürcü sınırında takılan tekrar Türkiye'ye dönüyor. Esas dram çiftlerde yaşanıyor. Mesela erkek yolcu geçip, eşi ret aldıysa o teyzemiz tek başına tekrar mahşer kalabalığından geçip 1 km geri yürüyor. Bütün bunlar turun akışını ve gelirini etkiliyor. 40 kişilik bir grupta, 6 kişi fire verirseniz büyük bir başarı sayılıyor. İçeri girseniz bile Batum'da yapacağınız 4 saatlik tur için diğer bir 4 saatinizi gümrüklerde harcamış oluyorsunuz. Biz tur rehberleri Batum'a geçmek bile istemiyoruz bazen. Mükemmel giden turumuz bu beklemeler, geçemeyenler ve stresli ortam yüzünden patlıyor. Misafirler bizi suçluyor. Günlerce önceden uyardığımız halde suçlu biziz. Çünkü oradaki tek muhatap biziz.

Sınırda yaşanan bu olumsuzluklara getirilebilecek en net çözüm Batum'u, Karadeniz tur programlarından çıkartmak ama tur satışlarını düşüreceğinden bu şimdilik imkansız gibi gözüküyor. Sarp sınır kapısına yapılan ek gümrük binasının kesinlikle 2018 sezonuna yetiştirilmesi gerekiyor. Ayrıca polis kontrol üniteleri arttırılmalı ve her iki ülke geçişlerinde özel kontuarlar açılarak tur gruplarına öncelik tanınmalı. Aslında geziden en geç bir hafta önce tura katılacakların TC kimlik bilgileri sınır kapılarına bildirilerek kontrolü hızlandıracak bir sistem ya da acenta turlarına özel, güvenlik teknolojisi güçlü optik okuyuculu barkod okuyucu sistemi oluşturulabilir. Özellikle OHAL dönemlerinde devlet memurlarının güvenlik kontrolleri önceden çevrimiçi kontrol edilebilir. Hepsinden önemlisi ise tura çıkacak tüm misafirlerin acilen kimliklerini yeni çipli kimlik ile değiştirmeleri gerekiyor.

Huzurlu bir Batumlu Karadeniz turu yapmanın tek yolu sınır geçişlerinin hızlandırılması ile sağlanır. Diğer türlü ne sınır kavgaları biter, ne de sefa amaçlı turların cefaya dönüşmesi ki bu da turizmin ana mantığına ters. Çünkü insanlar, belki de yıl boyu biriktirdikleri birkaç kuruş ile yılda bir kez keyifli bir gezi yapma amacıyla tura katılıyorlar. Kimsenin ne onlara ne de turun başındaki rehberlere bu sıkıntıyı yaşatmasının anlamı yok. Herkese mutlu ve huzurlu bir Batum gezisi dileklerimle…

Kemal Şendikici
Profesyonel Turist Rehberi
guidekemal@hotmail.com




Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
KEMAL ŞENDİKİCİ YAZDI: BATUM SİNİR (!) KAPISI
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     YUSUF YAVUZ YAZDI: NİŞASTA BAZLI ŞEKER BAYRAMI!
     KEMAL ŞENDİKİCİ YAZIYOR: KARS'IN SON ALMANLARI
     YUSUF YAVUZ DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ'NDE TÜRKİYE GERÇEKLERİNİ YAZDI
     KEMAL ŞENDİKİCİ YAZIYOR: KİM KORKAR HAİN THE CATS'TEN!
     YUSUF YAVUZ YAZDI: PAMUKKALE NEYSE SALDA GÖLÜ DE ODUR
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx