Coğrafi İşaretli Ürünler popülizme kurban edilmemeli

Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı Yücita, artan başvurular ve tescillere dikkat çekerek, duvarlardaki tescil belgelerinin sayısını arttırmaktan çok sistemin içinin doldurulması konusunda çaba harcanmalı" dedi.

25 Aralık 2017 Pazartesi - Ülkemizde coğrafi işaretler alanında başarılı ve farkındalık yaratan gönüllülük esasına dayalı çalışmaları ile ön plana çıkan Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA), bu alanda artan başvurular ve tescillere dikkat çekerek yapılması gerekenin, duvarlara asılan tescil belgelerinin sayısını arttırmaktan çok sistemin içinin doldurulması konusunda çaba harcanması olduğunu vurguladı.

Coğrafi İşaretlerin popülizme kurban edildiği endişesini yarattığını belirten Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA),COĞRAFİ İŞARET TESCİLLERİNDE İKİ UÇ NOKTA, İKİ RİSK '' başlıklı
basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Coğrafi İşaretler üretici ve tüketiciyi haksız rekabete karşı koruyan, tüketicileri ürünün kökeni ve kalitesi konusunda bilgilendiren, istihdam ve gelir yaratarak sürdürülebilir kırsal kalkınmayı sağlayan, kırsal nüfusu yerinde tutan, doğal kaynakları, çevreyi ve tarımsal üretimin çeşitliliğini koruyan ve turizmi geliştiren resmi kalite işaretleridir. Türkiye sahip olduğu olağanüstü zengin Coğrafi İşaret potansiyeli ile bu alanda kendisine çok önemli ekonomik, sosyal ve kültürel kazanımlar sağlayabilecek ender ülkelerden birisidir.

Ülkemizde 1995 yılında 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile başlayan Coğrafi İşaret uygulamaları 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı “Sınai Mülkiyet Yasası '' ile yeni bir döneme girmiş bulunmaktadır.

Bilindiği gibi bir Coğrafi İşaret sistemi tescil, yönetişim ve denetimden oluşan bir bütünden oluşmakta ilk adımı olan tescil ile hukuki koruma elde edilmekte, sistemin işlerliği ancak etkin bir yönetişim ve denetim ile sağlanabilmektedir.

Türkiye'de ilk tescillerin verildiği 1996 yılından, 2017 yılı başına kadar Türk Patent Enstitüsü'nce 200 civarında ürünün tescili gerçekleştirilmiştir. Yılda ortalama 10 Coğrafi İşaret tescilinin yapıldığı bu dönemde 555 sayılı “Coğrafi İşaretlerin Korunmasına dair KHK '' deki önemli eksiklikler nedeniyle ne Coğrafi İşaretler yönetişiminde ve ne de Coğrafi İşaretler denetiminde hiçbir ilerleme kaydedilememiş, Türk Patent Enstitüsü'nün bütün çabalarına rağmen konu ile ilgili hazırlanan ve Parlamentoya sunulan iki kanun tasarısı da seçimler nedeniyle yasalaşma olanağı bulamayarak kadük olmuştur.

Coğrafi İşaretlerle ilgili uygulamaların daha çok tescillerle sınırlı kaldığı kaybedilmiş bu 20 yıldan sonra 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren “Sınai Mülkiyet Yasası '' ülkemizde konu ile ilgili yeni bir dönemi başlatmıştır. Nitekim 5 kitapçıktan oluşan kanunun ikinci kitapçığı Coğrafi İşaretlerle ilgili olup “Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı '' başlığını taşımaktadır. Sözü edilen yasal düzenleme bazı eksikliklerine rağmen tescil süre ve maliyetlerinin azaltılması, logo kullanımına geçiş, eski tescillerde revizyon olanağı, denetimlerin bir yıla indirilmesi ve en önemlisi yeni ismiyle “Türk Patent ve Marka Kurumu '' bünyesinde bir “Coğrafi İşaretler Dairesi '' nin kurulması gibi önemli yenilik ve değişiklikler getirmektedir.

Tescil başvurularında ülkemiz halen bir ölçüde bu yeni düzenlemelerden ve büyük ölçüde de Sayın Cumhurbaşkanımızın 2015 ve 2016 yılları “Patent Ödülleri '' törenlerindeki konuşmalarından kaynaklanan büyük bir patlamayı yaşamaktadır. Hatırlanacağı üzere Coğrafi İşaretlerle ilgili ödüllerin takdimi sırasında Sayın Cumhurbaşkanı başta vilayet ve belediyeler olmak üzere tüm sivil toplum örgütleri ve kamuoyuna yerel ürünlere sahip çıkılması ve bunlara tescil alınması konusunda çağrıda bulunmuştu.

Tescil başvurularındaki bu sıçramayı tescillenen ürün sayısında yaşanan baş döndürücü artışlar izlemiştir. Tescillerin artması şüphesiz hepimiz için çok sevindirici bir olaydır. Ancak bunun popülizme konu edilmemesi gerekir. Görünen o ki Türk Patent ve Marka Kurumu 2017 yılı için hedeflediği 100 tescile ulaşarak tescillenen Coğrafi İşaret sayısını 300'e çıkarmak konusunda büyük çaba harcamaktadır. Kurumun, belirsizliğin yoğun olduğu bir konuda böyle bir hedefi amaçlaması ve politikasını ona göre belirlemesi son derece sakıncalı olup, örnekleri daha önce görülen ve farklı açılardan tartışmaya konu olan bazı Coğrafi İşaretler gibi yeni örnekler türetme potansiyeli yüksek olacaktır. 28 ülkeli Avrupa Birliği'nde 2017 yılı içinde tescillenen Coğrafi İşaret sayısı sadece 35 olduğu halde Türkiye'de bu sayı halen 69 olup yılsonunda 100'e(!) ulaşacaktır. Sadece 1-19 Aralık arası, yani 19 günde gerçekleştirilen tescil sayısı 30 olup, bu tek başına AB bir yıllık tescil sayısının yüzde 86'sını oluşturmaktadır. Tescilleri yeni yapılan Coğrafi İşaretlerimiz arasında 4-5 yıldır bekleyenler olduğu gibi başvuruları sadece 4-5 ay önce yapılmış olanları da bulunmaktadır. Tesciller öylesine hızlı yapılmaktadır ki bazı ürünlerin ilanlarının başvurularını takip eden ilk 10 gün içinde yapıldığı görülmektedir.

Ne son 20 yılda olduğu gibi yılda ortalama yaklaşık 10 tescil verilmesinin, ne de son 2 ayda olduğu gibi günde ortalama yaklaşık 2 tescil verilmesinin doğru olduğu inancındayız. Bu ortalamalar Türk Patent ve Marka Kurumu'nun bu konuda bir uçtan diğer uca doğru keskin bir dönüş yaptığını göstermektedir. Her iki uç noktanın doğurduğu iki ortak risk bulunmaktadır. Birincisi, konunun yeterince önemsenmemesi ve ciddiyetle ele alınmaması; ikincisi ise Coğrafi İşaretlerin beklenen sonuçları yaratmasına zemin hazırlayan denetim ve yönetişim konularının hala daha arka plana atılmasıdır.

Bu uygulamalar bir yerlere hoş görünmek ve konu ile ilgili bir şeyler yapıyormuş gibi olmak adına Coğrafi İşaretlerin popülizme kurban edildiği endişesini yaratmaktadır. Yapılması gereken, duvarlara asılan tescil belgelerinin sayısını arttırmaktan çok sistemin içinin doldurulması konusunda çaba harcamaktır. ''


YÜCİTA HAKKINDA:
“Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı '' (YÜciTA) 3. Uluslararası Antalya Coğrafi İşaretler Semineri bitiminde, 15 Ekim 2012 tarihinde Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu ve Prof. Dr. Selim Çağatay tarafından kurulmuştur.

YUciTA kökenleri itibariyle 1995 Barcelona zirvesi sonrası Akdeniz Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçen “Akdeniz Ülkeleri Ekonomik Araştırmalar Merkezi '' ne dayanmaktadır. Türkiye ve Antalya'nın Akdeniz kimliği gözetilerek 23 Ekim 1997 tarihinde Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu ve ekibi tarafından kurulan bu Merkez, Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretlerle ilgili araştırmalarını Akdeniz ülkeleri ve Fransa Montpellier Akdeniz Tarım Enstitüsü ile birlikte yürüttüğü projeler çerçevesinde gerçekleştirmiştir.

YÜciTA gönüllülük esasına dayanan ve Türkiye'nin bir çok bölgesinden, farklı kurum ve kuruluşlardan değişik kesim ve profillerde üyelerden oluşan bir araştırma ağıdır.

Küreselleşmenin dayatmış olduğu tek yönlü, sağlıksız ve küçük üreticileri yok eden agro-endüstriyel beslenme kalıbının, başta deli dana krizi olmak üzere, dioksinli tavuklar ve transgenik ürünler krizleriyle kırılması sonucu tüketicilerin yöresel ürünler talebi önemli ölçüde artmış bulunmaktadır. Günümüz tüketicileri tükettikleri ürünlerin köken ve kaliteleri konusunda giderek daha duyarlı ve seçici olmakta, bu bağlamda yöresel ürünler piyasaları, fonksiyonel piyasalardan sonra en çok gelişme eğilimi gösteren piyasalar içinde yer almaktadır.

Bütün bu süreçler içerisinde YÜciTA'nın amacı Türkiye'de yöresel ürünlerimizi koruyabilmek için ideal bir Coğrafi İşaretler sisteminin kurulabilmesi, yöresel ürünlere değer kazandırılarak sürdürülebilir kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve kültürel ve biyolojik çeşitliliğin korunması konusunda çaba harcamaktır.



Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER POPÜLİZME KURBAN EDİLMEMELİ
          
Günün Haber Başlıkları
AĞAÇLANDIRMA VE ORMAN POLİTİKASI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     YAZILI KANYON TAŞ OCAKLARINA KURBAN EDİLİYOR!
     RIZA DURU: KARADAĞ POMZA MADENİNE KURBAN EDİLİYOR
     KOCAELİ COĞRAFİ İŞARETLER İÇİN HAREKETE GEÇTİ
     BÜYÜKŞEHİRLERİN EN BÜYÜK RİSKİ RANTA KURBAN EDİLMESİDİR!
     COĞRAFİ İŞARET'LERDE TÜRKİYE İÇİN TARİHİ GÜN
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx