TEYZE VE ABLA İLE GEZ TURİZMİNE DİKKAT

İzmir Bornova kavşağında on araçtan ikisinin resmi acente ve kokartlı rehbere sahip olduğunu belirten Kemal Şendikici yetkililere sesleniyor: Sektör sahipsiz. Gerçek turizmciler evde işsiz ama alakasız kişiler turizmde haksız kazanç sağlıyor.

13 Şubat 2018 Salı - Kemal ŞENDİKİCİ- turizmhaberleri.com- İzmir
Profesyonel Turist Rehberi
Seyahat Fotoğrafçısı

TEYZE VE ABLA İLE GEZ TURİZMİ

Yabancı turistin bol olduğu günlerde, yabancı dil çalışan rehberlerinin çoğunun hiç haberi olmadığı ama yıllardır var olan sıradışı bir turizm türü ile tanışmak zorunda kaldık. Yıllardır çoğunlukla ev hanımlarının organize ettiği ABLA İLE GEZ turizmi.

Ülkemizin tüm şehirlerinde oluşan tabandan gelen bu bayan girişimci turizm modeli neredeyse yerli turizm sektörünü ele geçirmiş gözüküyor. Bazıları acentalarla organik bağlar oluşturmuşlar.Büyük bir kazanç kapısı ve sektör oluşmuş, resmi ya da gayri resmi acentecilik yaparak bazı kurumlardan daha çok müşteri ağına ve kazanca sahipler.

Öncelikle çalışma bölgem olduğu için İzmir piyasasını sorgulayarak bu oluşumu biraz irdeleyelim:
Malum yabancı turist kaçtı ve turlar azaldı dolayısıyla pasta çok küçüldü. Meslekten kopamayan veya maddi gücü olmayan rehber tayfası bu sıradışı turizm sisteminin tam ortasına istemsizce düştü. Sosyal medya ve web sayfasından bile daha güçlü iletişim ağına ve isim datasına sahip olan bu yerli turizm oluşumu “Benim“ diyen donanımlı acente veya rehberlerden daha çok otobüs dolusu müşteriye sahipler ve kendilerine belirli bir güven ve sadakat sağlamışlar. Çok da güzel paralar kazanmışlar. Bu bir ticari realite, bazı acentaların, araç sahiplerinin, toplayıcı bay ve bayanların yerli turizmde yaygın para kazanmasının en bilinen modeli. İzmir de abla ve teyzelerle tur sistemi çok yaygın.

Aslında bu oluşum çok çok eski. Bizler işsiz kalınca, işin içine girince tüm olan biteni öğrendik.
Sektörün çıkış noktası çok basit. Gezmek, eğlenmek isteyen çoğunlukla gün düzenleyen veya dernek üyesi bayanlar genelde evlerde oluşan altın günü ve dernek toplantıları ile bir araya geliyor. Ağzı çok iyi laf yapan ve tur düzenlemeyi alaydan öğrenmiş olan girişimci ablalar turlarını bu sıcak atmosferlerde lanse ediyorlar. Başarı oranı yüzde yüz. Önceden geziye katılanlar ise diğer katılımcılara turları öve öve anlatıp katılımcı sayısını arttırmakla görevliler. Ödül, bir adet bedava tur.

Gezmek, tabii ki çok insani bir ihtiyaç. Özellikle, her daim sorunlu gündemi olan bir ülkede ve ekonomik sorunlarla boğuşan insanlarımızın gezmek ve eğlenmek tek nefes almak yolu. Dar gelirli, kendine ait aracı olmayan insanlarımızın birlikte gezmesi ve eğlenmesi çok doğru bir hareket ve desteklenmeli. Ama bu durumu, ticari hırsa dönüştürmek ve haksız kazanç sağlamak çok yanlıştır. Sigortasız günü birlik turlar, rehbersiz otobüsler, TÜRSAB'sız araçlar, ayakta yolcu almalar, çocukları koridora yatırarak fazla yolcu almalar ve virajlarda ayakta insanlara göbek attırmalar ne turizm sistemine ne de insanlığa sığar.

İyi bir lisanslı rehberin yetişmesi en az 15 -20 yıl sürüyor; artı okul süresi, ailelerin onlar için yaptığı masraflar ise işin acı yanı. Turizm okulundan mezun kişi ve eğitimli kesim tarafından yapılmalıdır. Ama sen otobüste çok iyi göbek atıyor veya sesi güzel diye animatör ve zenne kılıklı gençleri aracına rehber diye alıyor, milleti hoş tutuyor görünsen de KANDIRIYOR ve KANDIRILIYORSUNUZ.

Profesyonel kokartlı rehberin anlatacağı Roma ve Bizans öykülerine ne gerek var ki. Hatta bazen, koltuklardan teyzenin biri ayağa kalkıp “rehber sen çok boş konuşuyorsun“ diye çıkıştığı bile oluyor, kalite bu kadar düşebiliyor. Tam bir alt kültür hezimeti ama ya içindesin ya da dışında kalacaksın gerçeği. Seçim senin çalış veya çalışma. Kimsenin umurunda değilsin.

Bizler, yıllarca ABD, İngiliz ve Anzaklar için iyi bir İngilizce ile engin bilgilerimizi aktardık, karşılığında maddi ve manevi çok kazançlar elde ettik, övüldük ve ülkemizi en şekilde temsil ettik. Ama yüreğimizin hep bir yanında kendi halkımız özellikle dar gelirli kısım bu ülkenin güzelliklerini göremiyor iyi hizmet ve bilgi alamıyor diye hep üzülürdük. Emekli olmuş yabancı turistlerin Kuşadası'na yanaşan kocaman cruise gemilerinden inerek havalı havalı gezmeleri ve dolarları harcamalarını görünce neden bizim emeklimiz böyle bir hayat yaşayamıyor diye düşünürdük.

Şimdi aynı hizmeti ve bilgileri kendi vatandaşımıza yine aynı otobüslerde aynı kaptanlarla ve aynı otellerle ve aynı bilgilerle vermeye uğraşıyoruz ama aynı saygı ve itibarı bulamıyoruz.

Profesyonel Rehber ile tur yapma kültürüne pek alışamadık. Hele yabancıdan boşa çıkan kaliteli rehberlerinin piyasaya girişiyle kalite çıtası daha yükseldi çünkü iyi bir rehber çok bilgi verir çünkü işine ve misafirine saygısı vardır.

Gerçek rehber, flash diski veya CD yi takıp turu eğlenceye çekip işten kaçmaz, hep sorumluluk alır, anlatır, gerekirse inceden hayat dersleri verir. Aldığı paranın hakkını vermeye uğraşır.Öz eleştiri yapmak gerekirse dünyanın çoğu ülkesinde olduğu gibi alışverişe dönük komisyonlu turizm sistemi kirli bir sistemdir.

Türkiye'de de bu durum ticaret görünümü altında hakkından fazla para kazanç kapısına dönüşmüştür ve sistem terör ve yanlış politikalar nedeniyle bir şekilde çökmüştür. Şimdi elimizde kalan seksen milyonluk bir ülkenin iç turizm potansiyeli. Ama bu yerli sektör, amatör kişiler, para hırsı ile tuhaf turlar yapan bazı abla ve teyzeler eliyle harcanacak gibi görünüyor.Hepsini suçlamak doğru olmaz, en azından bazıları acentalara bağlı ve kokartlı rehber ile çalışıyor.

Dükkan kirası yok, vergi yok, stopaj yok. Sadece çevre oluştur ve sat mantığı ile yapılan bir turizm sistemi haksız bir kazancın ta kendisidir. İnançlara göre, kul hakkı yemektir.

Genç turist rehberi kardeşlerimize büyük görev düşüyor, çünkü rehberler çoğu acente sahipleri ve toplayıcılara göre daha ileri görüş sahibi ve sosyal medyayı daha iyi kullanan kişilerdir.Kişisel veya kurumsal web sayfası yapımı, blog yazma, instagram ve hatta bol fotoğraflı tur anlatım seminerleri düzenleme gibi yöntemleri kullanarak çalıştıkları acenteler ile işbirliğine girerek bu kitleleri kaliteli turizm ile buluşturmak zorundayız.

İnsanlarımız kaliteli turizme aç ve iyi bilgiler sistematik olarak verilirse halkımız kesinlikle tarih, mitoloji ve arkeoloji konularını dinliyor ve ören yerlerinde de sizi takip ediyor. En önemlisi değer verildiğini bilmek; hem gezdirilen hem de gezdiren için.

Eğlence ve ikramlar tabi ki olacak ama yeri ve zamanında. Otelde veya barlarda canlı müzik, sıra geceleri, horon geceleri, Balkan turunda Boşnak gecesi, Kapadokya'da Türk gecesi ama araç 110 km ile viraja dönerken saçlarına taktıkları komik peruklar, darbuka ve teflerle insanları ayağa kaldırıp dans ettirmek biraz ağır olacak ama cinayettir, cahilliktir, benciliktir.

Evet, bugün bu garip konuları analiz ediyoruz çünkü var olan turizm bu ve bu şekilde emeğimizin karşılığını almaya çalışıyoruz. Evde oturarak yabancı turları bekleyemeyiz. Olanla, yaşamayı öğrenmeliyiz ve daima kaliteyi artırarak bu sektörde güzel işler yapmak çok daha doğru olacaktır.

Öteki türlü, Ankara'nın bağları şarkısı ile turizm yapan yetkisiz ve eğitimsiz kişiler daha çok mal mülk yaparak haksız kazanç elde etmeye devam edecekler gibi görünüyor.

Genç turizmciler özellikle kokartlı bayan rehberler ve resmi acente sahibi bayanlar kaliteli yerli turizm adına bu kitlere ulaşıp iç pazarı ele geçirmelidir.

Kaçak tur düzenleyenlere, kokartsız rehber yerine sesi güzel diye animatör kılıklı tipleri araçlara bindirenlere, dernek görüntüsü ile acentecilik yapan dernek başkanlarına, dağcılık ve yürüyüş grupları görüntüsüyle ören yeri gezdirenlere, fotoğrafçılık eğitim grubu ile gezip bunlara kokartsız rehberlik yapanlara dur denilmelidir.

Son yıllarda kolluk kuvvetleri eşliğinde yapılan vergi, levha ve kokart kontrolleri sayesinde bu kişilerin bazıları mecburen kurumsala yönelseler de bazı ıssız noktalara gezileri hala düzenlemektedirler, kontrollerin azalması ve yapılmaması bu kişileri cesaretlendirmektedir.

Nasıl diplomasız doktor ve mühendis olamayacağı gibi işin uzmanı olmayan diplomasız kişiler turizm yapamaz. Seçtiği araç, kaptan ve otel kalitesi nedeniyle insan hayatı söz konusudur.

Dükkan kirası, stopaj, vergi versinler yıllarca okuyup kendilerini geliştirirlerse eyvallah tamam bu işi yapsınlar ama öteki türlü haksız kazançtır. Sektörde gençlerin önünü kesmektir. Kalitesiz turizme yol açanlardır.

Profesyonel tur rehberleri ve acenteler birleşerek vergisiz algısız haksız kazanç eden bazı iş bilmez fırsatçılara engel olmalıdır yoksa kendileri hiç iş bulamayacaklar.

Acente sahipleri ve araç firmaları her önüne gelene tursab levhasını kiralamamalıdır, ismini emanet ettiği kişilere dikkat etmelidir. Tüm turlarda Türsab levhalı tur şirketi, sigortalı ve kokartlı rehber ile gezmek ayrıcalığı ivedilikle öne çıkarılmalı ve saygınlık yaratılmalıdır.

Geçtiğimiz Pazar günü, İzmir Bornova kavşağında grubumu beklerken gözlemledim. On araçtan sadece ikisi resmi acente ve kokartlı rehbere sahip idi. Sektör sahipsiz. Yani durum içler acısı. Gerçek turizmciler evde işsiz ama alakasız kişiler turizmde malı götürüyor.

Turizm gerçekten çok ciddi bir meslektir ve isteyen herkes kafasına estiğinde insanları otobüslere tıkıp bir tur düzenleyemez, kotalar konulmalıdır, sürekli kontrol edilmelidir ve riskli iştir. Elli kişinin sorumluluğunu herkes üstlenemez, yetkinlik ister, ani karar verme yeteneği ister. Çünkü insanlarımızın hayatları söz konusudur.




Kaynak: turİzmhaberlerİ.com

                Google+ paylaş               
TEYZE VE ABLA İLE GEZ TURİZMİNE DİKKAT
          
Günün Haber Başlıkları
İZMİR TURİZMİNE SUNEXPRESS DESTEĞİ
İSTANBUL'U SPOR İLE BULUŞTURAN FESTİVAL
GASTRONOMETRO İLE YETENEKLİ GENÇLERE ULAŞILACAK
TURİZMDE KADINLAR YÜKSELİŞE GEÇTİ



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     İZMİR TURİZMİNE SUNEXPRESS DESTEĞİ
     BULGARİSTAN'DA KIŞ TURİZMİNE ZAM
     MERVE BAŞ BULUT İLE ENGELLİ TURİZMİNE AKADEMİK BAKIŞ
     TÜRSAB: ASILSIZ DUYURU VE BİLGİLENDİRMELERE DİKKAT..!
     KONGRE TURİZMİNE OHAL DARBESİ
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx