YENİLİK, YARATICILIK VE KÜLTÜREL MİRAS

Brüksel'de gerçekleştirilen Kültürel Miras Alanında Avrupalı Yenilikçiler Fuarı'na katılan Dünya Mirası Rehberleri Derneği YK Üyesi Sabite Müftügil; bu önemli fuara Türkiye'nin katılmamasını sorguluyor ve izlenimlerini aktarıyor.

02 Aralık 2018 Pazar - Sabite Müftügil
Dünya Mirası Rehberleri Derneği
Yönetim Kurulu üyesi


YENİLİK, YARATICILIK VE KÜLTÜREL MİRAS
Avrupa Konseyi, Kültürel Miras alanında Avrupalı Yenilikçiler Fuarı
15-16 Kasım 2018 Brüksel notları:

Kültürel Miras söz konusu edildiğinde ilk aklımıza gelen; koruma, inceleme, kayda geçirme, restore etme, işlevlendirme gibi kavramlardır. Yenilik ve yaratıcılık ise bu alanda çok duymaya alışkın olmadığımız ve özellikle Kültürel Miras uzmanlarını kaygılandırabilecek sözcükler.
Oysa Avrupa Kültürel Miras Yılı olarak seçilen ve bu konuda pek çok faaliyetin gerçekleştirildiği 2018 yılının en kayda değer etkinliği, 15-16 Kasım 2018 tarihinde Brüksel'de yapılan 'Kültürel Miras Alanında Avrupalı Yenilikçiler Fuarı' oldu.

Avrupa Birliği'ne (AB) üye ve aday olan 37 ülkede, 6.2 milyon kişinin katıldığı 1500 etkinliğin yapıldığı Avrupa Kültürel Miras Yılının kapanışı , 6-7 Aralık tarihlerinde Viyana'da yapılacak. Doğa ve kültür mirası zenginliği ile övündüğümüz Türkiye ise bu ülkeler arasında yok. Nedenini bilmiyorum ve doğrusu çok merak ediyorum.

Katıldığım bu etkinlikte, AB'nin Kültürel Miras (KM) ile ilgili geliştirdiği bakış açısını, bu alana yaklaşımını ve çok sayıda yenilikçi, yaratıcı proje sonuçlarını izleme fırsatı edindim.

KM, her devirde, depremler gibi doğal afetlerin yanı sıra, ihmal, bilgisizlik, ilgisizlik, siyasi iradenin yetersizliği, savaşlar, kazanç hırsı gibi insanlardan kaynaklanan çok çeşitli nedenlerle tahribata maruz kaldı. Çağımızda bunlara hava kirliliği, iklim değişikliğinin yarattığı tehditler eklenmiş durumda. Yenilenemeyen, yerine koyulamayan değerler olan KM'ın korunması ve gelecek nesillere aktarılması, nüfus baskısının da arttığı günümüzde önemli bir mesele olarak karşımızda duruyor.

AB, doğal, yapılı ve arkeolojik alanlar, anıtlar, sanat eserleri, yazılı, sözlü kültür eserleri, bilgileri ve uygulamalarını içeren KM'ın evrensel bir değer olduğunu ve Avrupa'nın geleceğinde kayda değer bir rol oynacağını vurgulayarak, 2018 yılını Avrupa Kültür Mirası yılı olarak belirledi. KM'ın nasıl korunacağı ulusal düzeyde, ülke yönetimlerinin sorumluluğunda. Ancak AB, pek çok politika ve program üreterek, her şeyden önce araştırma geliştirme destekleri vererek, Avrupa'nın KM'nın muhafazası ve gelişimine odaklanmış çalışmalar yapıyor.

Bu çalışmalarda AB'nin öne çıkan yaklaşımı dikkat çekici. Yazının başında da belirttiğim gibi, özellikle tarihi eserler ve kültür değerleri söz konusu olduğunda, KM'a genel olarak bakış, geçmiş ait olanı inceleme ve koruma odaklıdır. AB, Araştırma ve Yenilik Biriminin de teşviği ile yeni ve gelecek odaklı bir bakış açısı ile KM'ı durağan, geçmişe ait ve olduğu haliyle korunan değer olmaktan öte, kişilerin katılımıyla evrilen, stratejik ve yaşayan bir değer olarak ele alıyor. KM'a geleceği inşa etmede belirleyici bir rol veriyor. Ortak değerlere, alanlara ait olma bilincini, toplulukları birleştirmeyi, sosyal katılımı, yaratıcılığı ve yeni çalışma alanlarını geliştirmeye katkısını öne çıkarıyor. KM'ın değişim karşısında mekanların mukavemetini güçlendirme ve kaynak kullanımını, israfını azaltma özelliklerini vurguluyor. Bu stratejik öneme sahip özellikleri ile KM'ı, yeni nesillerin de dahil olduğu, gelecek odaklı araştırmaların, yenilikçi ve yaratıcı çalışmaların konusu olarak ele alıyor.

Yenilikçi çözümlerle ve yüksek teknoloji araçlarıyla risk değerlendirmeleri, tehditleri azaltma teknikleri, tahribatların ölçümünü sağlayan projelerle beraber, şehirlerin yaşamına nitelik kazandırma, kırsal alanların yeniden canlandırılması , sürdürülebilir turizm ve istihdamın gelişmesine yönelik projeler 1986 yılından bu yana AB'nin fonları ile destekleniyor.

Araştırma ve Geliştirme için Yedinci Çerçeve Programı ve Horizon 2020 Fonları ile desteklenen ve bu Fuarda tanıtılan, 40 adet yeniliğin yer aldığı 37 araştırma projesinden çıkan genel sonuçları sıralamak gerekirse:

▪ Tarih ve sanat eserlerinin korunması, saklanması, restorasyonu için ileri teknolojiler ve malzemeler ,
▪ KM'nın paylaşılması, kültürel okuryazarlık, kimlikler ve ortak geçmiş için kültürel platformlar ve yenilikçi çözümler
▪ Arşivler, müzeler ve kütüphaneler için yenilikçi modeller ve çözümler
▪ KM'ın deneylenmesi ve rekonstrüksüyonu için yeni dijital araçlar, imkanlar,
▪ Risk altındaki, iklim değişikliği kaynaklı tehlikeler ve savaş alanlarındaki KM'in takibi, izlenmesi için metod, araç stratejiler
▪ Tarihi binalarda enerji verimliliği ve depreme dayanıklılık teknolojileri,
▪ Su altı KM için teknoloji ve araçlar
▪ Yapılı KM'ın uygun şekilde yeniden kullanımını sağlayacak ,şehir ve kırsal çevreyi geliştirici yenilikçi yönetim ve ortaklık modelleri

Geleceğin teknolojilerinin KM için geliştirilmesi, kullanılması heyecan verici. Yeniliklerin ve yaratıcı teknolojilerin KM'ın tarihi niteliğine ve özgünlüğüne zarar vereceği endişesi karşısında dile getirilen, bu eserlerin pek çoğunun yapıldıkları zamanlarda, muhtemelen toplumun ve yönetenlerin tepkilerini çekmiş yeni, yaratıcı, çığır açıcı yapıtlar oldukları gerçeği zihin açıcı bir yaklaşım kanımca. Dolayısıyla bu eserlerin durağan korumacılık yerine, genç nesillerin dahil olduğu ve yine yaratıcı, yenilikçi fikir ve yöntemlerle geleceğe taşınmaları akla uygun geliyor.

Fuarda iki gün devam eden panellerde, Avrupa Komisyonunun çeşitli direktörlükleri, Üniversiteler, Araştırma ve Finans Kurumları temsilcileri yer aldı.

Görüşmelerde vurgulanan en önemli hususlardan biri, KM'ın, bir kamusal alan olarak, çevremizi geliştiren aktif bir kapasiteye sahip olması, insanların aktif kültürel katılım göstermelerine imkan vermesi oldu.

KM'ın sınırları aşan özelliği, korunması ve iyileştirilmesi için ortak standartlara olan ihtiyaç , teknolojilerin kullanımı için eğitim ve yerel idarecilerin bu teknoloji ve araçları kullanacak kapasiteye sahip olmalarının gereği vurgulandı. Siyasi irade ve niyet eksikliği, hızlı şehirleşme, nüfus hareketleri ve turizm, doğal ve kültür miras için en ciddi tehlikeleri oluşturduğu, UNESCO Konvansiyonunun, onaylayan ülkeler tarafından uygulanma zorunluluğu belirtildi. Somut olmayan miras alanında daha fazla araştırma geliştirme ve proje yapılması ihtiyacı not alındı.

Türkiye'den katılan proje olmadığı gibi, benim temsil ettiğim Dünya Mirası Rehberleri Derneği ve başkanı Arzu Kutucu tarafından temsil edilen Yeşil Valiz Derneği dışında katılan kişi, kurum, üniversite olmadığını belirtmiştim. Ancak Türkiye'nin, bazı projelerin uygulama pratikleri arasında yer aldığını gördüm. Örneğin, tarihi eserleri iklimsel, çevresel tehditlerden koruma amaçlı teknolojiler geliştiren STORM projesinin test edildiği beş alandan bir tanesi Efes antik tiyatrosu. Tarihi mekanlarda, ziyaretçilerin eserlerle daha derin ve empatik bağlantı kurmalarını sağlamak ve duyguları uyarmak için, kurgusal audio-visuel anlatımlar ve görsel tanıtım araçlarını kapsayan EMOTIVE projesinde hazırlanmış kurgulardan biri - muhtemelen proje ortakları arasında kazıda yer alan York ve Glasgow Üniversitelerinin olması nedeniyle - Çatalhöyük üzerine geliştirilmiş.

En Fazla Tehlike Altında olan 7 Kültür Mirası Programını sunan Europa Nostra temsilcisi, geçmiş yıllarda koruma çabalarının sonuç verdiği ve veremediği örnekleri anlatırken 2016 yılı En Fazla Tehlike Altında olan 7 Kültür Mirası Programı listesinde olan Hasankeyf ve çevresinin yok olmasını yaşanan en büyük kayıp olarak anlattı. Çok kereler gezdiğim Hasankeyf'i son olarak vedalaşmak için gittiğim Mayıs 2018'de, yıkılmış, betonlar, duvarlarla çevrilmiş, terkedilmiş olarak gördüğüm için içim sızlayarak dinledim kendisini.

Önemli bulduğum sunulan bir rapordan da söz etmek isterim. Avrupa Komisyonu'nun çevre direktörlüğünün hazırladığı rapor, Natura 2000 doğa koruma alanları ile Dünya Mirası alanlarını birleştiren bir harita ve ağı içeriyor. Bilindiği gibi Natura 2000, geçen 25 yıl içinde, biyolojik çeşitliliğinin kaybını durdurmak ve geri çevirmek amaçlı hazırlanan ve Avrupa'da yer alan 27.000 doğa koruma alanını içeren bir ağ ve ortak yasal çerçeve. Pek çok doğal koruma alanı, aynı zamanda kültürel miras alanlarıdır, arkeolojik veya yapılı kültür eserleriyle iç içedir. Ayrıca, doğal ve kültürel miras benzer tehdit ve baskılarla karşı karşıyadır. Bunları dikkate alan Komisyon, Natura 2000 ve KM'nı ilişkilendiren çalışmalar yayınlamış. Bunlar, doğal ve kültürel mirasın yönetiminin Avrupa boyunca nasıl başarılı olarak entegre edileceğini gösteren örnek uygulalamar içeriyor.

Bu arada, açılış bölümünde konuşan ve çağımızın gelecek nesillere bıraktığı KM'nın çöp ve iklim değişikliği olduğunu söyleyen Brezilyalı duvar ressamı Mundano'dan da söz etmek gerek. Bizim de çok iyi bildiğimiz kağıt toplayıcılarının arabalarını resimleyerek kamuoyu yaratan ve onların kooperatifleşmelerini sağlayan Mundano, konuşmalar süresince sahne kenarına yerleştirilmiş tuval üzerine çöp ve KM temalı bir resim yaparak etkinliğe renk kattı.

Küresel ısınmayı artıran, sel, kasırga, yangın, kuraklık gibi aşırı iklim olaylarına, kıtlığa, göçlere, savaşlara yol açan, gelir dağılımında büyük eşitsizlikler, işsizlik yoksulluk üreten hakim dünya düzeni toplumları hızla birbirinden uzaklaştıran düşmanlaştıran popülist siyasetleri güçlendiriyor. Böylesi karanlık bir zamanda yaşarken, gelecek için bizi umutlandıran, yeni bir ekonomi, çevre anlayışı sunan çabalar oluyor. AB'nin, KM'ı, toplumları birleştiren ve sürdürülebilir, sorumlu bir dünya düzenini gelecek nesillere aktaran, ileri teknolojilerin, araştırmaların konusu bir alan olarak ortaya koyduğu bu etkinlik benim için umut verici oldu.









Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
YENİLİK, YARATICILIK VE KÜLTÜREL MİRAS
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     GÖBEKLİTEPE, UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ'NDE
     KOCAELİ'DE KÜLTÜREL ÇALIŞMA
     HÜSNÜ GÜMÜŞ YAZIYOR: MUHTEŞEM KÜLTÜREL VARLIĞIMIZ
     BAŞKENT'TE SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS GÜNLERİ..
     DÜNYA KÜLTÜREL MİRASINDA TÜRKİYE MERKEZİ
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx