Serdar Taştanoğlu: Binlerce okur ve dost kazandım

2015 yılında turizmhaberleri.com Ailesine katılan Dragos Musıki Derneği Başkanı Serdar Taştanoğlu; “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat dediler” isimli ilk kitabını çıkardı. Taştanoğlu ile yazarlık serüveni ve kitabını konuştuk..

04 Mart 2019 Pazartesi - NİLGÜN ATAR- turizmhaberleri.com-haber merkezi

Yıl 2015 sonları… Sosyal medyada aktif ve başarılı çalışmalarıyla dikkatimi çeken Dragos Musıki Derneği Başkanı Serdar Taştanoğlu'na ulaşarak yurtdışı Konserini haber yapmak istediğimi aktardım. Yurtdışında verdiği konserlerle ülkemizi sanat yoluyla temsil eden Derneğin çalışmalarının geniş kitleler tarafından bilinmesini istiyordum.

Konser ile ilgili notlarındaki detay, coşku, farklı ve renkli sunumundan etkilendim. Serdar Taştanoğlu'na Turizmhaberleri.com 'da Köşe Yazarlığı teklif ettim. Daha önce bu alanda hiç yazmadığını söyledi. Başarılı olacağına inanıyordum. İlk yazısı tam 8 sayfaydı. Bir süre birlikte çalıştık, sonrasında büyük bir hızla kendini geliştirdi. Ulusal ve Uluslararası alanda çok geniş okur kitlesine ulaştı. Ve 2019 başında “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat dediler '' isimli ilk kitabını çıkardı. Üstelik onlarca yurtiçi ve yurtdışı konserler de verdi.

İşte bu başarı öyküsünü bir de Serdar Taştanoğlu'nun kendisinden dinleyelim. Biz sorduk, Taştanoğlu en başından itibaren anlattı.


Önce müzik alanındaki başarılarınızla tanındınız, resim de başarılı faaliyetlerinizden biri.. Ama yazmak hiç aklınızda yoktu. Nasıl yazmaya başladınız? İlk yazı denemeleriniz ve sonrası nasıl gelişti? Kendiniz bu alanda daha da geliştirmek için neler yaptınız?

2015 yılına kadar çevrem beni resim ve müzik faaliyetlerimle tanımışken, bu tarihten sonra yazılarımla da karşılarına çıktım. Birçoğu şaşırdı, sürpriz olarak değerlendirdi ama bir kısım okurumun da sanki hep yazı dünyası içindeymişim şeklinde bir kanaate sahip olduklarını benimle kurdukları iletişimdeki ifadelerinden anladım. Oysa geçmişte “yazı“ ile olan ilişkimi belki şu şekilde gözler önüne sergileyebilirim. Eğitim hayatımda başarılı bir öğrenciydim. Ancak ilgi alanım ve devam etmek istediğim bölümlerle hep çelişkili bir öğrenci profili sergiliyordum. Fen ve matematik konularında başarılarıma rağmen edebiyat, tarih coğrafya derslerine de büyük ilgim vardı ve bu nedenle iyi olduğum Fen kolunu değil ısrarla edebiyat kolunu seçmiştim. Üstelik edebiyat bölümünde, Fen derslerimle daha yüksek notlar alıyordum.

ÇOK İYİ RAPOR YAZARDIM…
Bir de şunu itiraf etmeliyim ki bizim gençliğimizde mektup yazmak özellikle etkin edebi ifadeler içeren mektup yazmak çok önemliydi, ben de bu konuda başarılıydım. Daha sonra aldığım eğitimlerin doğal sonucu devlette Müfettişlik görevlerinde bulundum. Bu görevlerin en önemli ve etkin performansının “rapor yazmak“ olduğundan hareket edersek ben de yazdığım raporlarla irdelediğim incelediğim konuları ilgili makama iyi anlattığımı rapordaki iddialarımı etkin ortaya koyarak makamı ikna etme hususunda çok başarılı olduğum söylenirdi. Ancak hiçbir zaman bir yazı yazayım veya kitap çıkarayım gibi bir arzu içinde olmamıştım. Bu nedenle benim kaşifim Turizm haberleri.com editörü Nilgün Atar hanımın olduğunu her yerde ve her vesile ile ifade ediyorum. Beni yazı dünyasına dahil ettiği, bu vesile ile takdir ve iltifat eden yüzlerce binlerce okur kazandırdığı için kendisine minnettarım. Kurucusu olduğum Dragos Musıki Derneğimin yurtdışı konserlerini haber konusu yapan Nilgün hanım, 2015 yılında bir vesile ile beni aradı. Bizde o tarihte Romanya da konser vermiş gurur ve mutlulukla vatana dönmüştük. Bunu yurtdışı konserini haber yapmak adına konuşurken, bana köşe yazarlığı yapmamı teklif etti. Önce şaşırdım hatta korktum. Zira hayatta başarısız olmak veya hazırlıksız yakalanmış olmak gibi hiç lüksüm olmadı. Biraz tereddüt ettim. Düşünmek istedim hemen kabul edemedim ama kendisi beni yüreklendirdi ve böylece yazı yazmaya başlamış oldum. Yazım yayınlandıktan sonra yazımı hem kendisi hem okurların çok beğendiğini ifade eden bir telefon konuşması yaptık. Beni keşfettiğini ifade etti. Hem çok sevindim hem de bu konuya daha ciddi girmem, kendimi geliştirmem gerektiğini düşündüm ve bu çerçevede daha sık ve çok kitap okumaya, okuduklarımı da analiz ederek daha etkin yazmak için nasıl ve ne şekilde yazmam gerektiğine odaklandım. Kısaca yazma konusunda biraz daha özenli olmaya çaba gösterdim.

Okurlarınızdan ilk yazılarınızda nasıl geri dönüşler aldınız.?
İlk yazımdan sonra sanki bir şey keşfetmiş veya bir şey bulmuş hissini ve duygusunu veren yanıtlar, telefonlar, sosyal medya mesajları aldım. O kadar şaşırdım ki inanın bu kadar ilgi alaka ve iltifat beklemiyordum. Kısacası ben yazdığım şeylerin çok etkin ve çok beğenilecek olduğunu düşünerek yazmıyorum. Ama her yazım sonrası ilgi iltifat takdir artarak çoğalıyor. Elbette çok mutlu oluyorum.

Yazarken ve yazınız yayınlandıktan sonra sizi en çok mutlu eden şeyler neler?
Yazdığım konular- ki bunlar genellikle anılarımdan oluşuyor. Anılarımı yazarken sanki dün gibi yaşıyor, etkileniyorum. O anıların içinde beni üzen veya sevindiren o kadar çok şey var ki, inanın bazen kahkahalar atıyor, bazen de gözlerim dolu dolu veya ağlayarak yazıyorum. Birine anlatsam beni bu kadar etkileyeceğini düşünemeyeceğim konuları yazarken; ruh dünyam üzerinde daha etkin ve etkili bir duygu seli oluşturuyor.

BİNLERCE OKUR VE DOST KAZANDIM
Peki söyler misiniz, yazmak size neler kazandırdı?
Yazmak bana sadece seven okurlar ve dostlar kazandırdı. Yazdıklarımdan maddi kazancı asla düşünmedim veya kabul etmedim. Şunu itiraf etmeliyim ki kitabımın maddi masrafını karşıladıktan sonra kitap gelirlerimi ihtiyaç sahibi kurum veya şahıslara destek olma şekline dönüştüreceğim. Benim için en önemli olan şey insan ve dost biriktirmek olduğunu yazılarımı okuyanlar anlamıştır. Yazı hayatına girmekle bu kez de binlerce okur ve daha çok dost biriktirir oldum.

Yazılarınızda turizm ve anıları çok güzel harmanlıyorsunuz. Turizm basınında bu özellikleriyle öne çıkan bir yazar oldunuz. Gezmeye ve yazmaya devam edecek misiniz?
Gezmeye neredeyse birkaç yaşında babamın mesleği ile başlamışız. Üniversiteyi bitirdiğimde neredeyse on farklı şehirde yaşamıştık. Görmek, tanımak, keşfetmek ve bunların getirdiği doyumsuz haz durmaksızın devam etti. Seçtiğim meslek ve görevlerde bu duyguyu geliştirecek kadar gezmeye yönelik görevlerdi. Hobilerimden biri yine gezip görmek olunca da 40 yakın ülke, binlerce şehir görme şansı yakaladım ve sağlığım elverdiği sürece de gezmeye görmeye keşfetmeye devam edeceğim.

İlk kitabınızı okurlarınız nasıl karşıladı, nasıl geri dönüşler aldınız?
İlk kitabıma okurlarımdan büyük takdir ve kutlama mesajı geldi. Yüzlerce dostum-okurumdan zaten hep “sizden kitap bekliyoruz“ isteği alıyordum. Bunu yerine getirmek hem beni hem onları mutlu etti.

Bundan sonra plan ve hedefleriniz nedir? Sırada yeni kitap projeleri var mı?
Bundan sonraki hedefim müzik faaliyetlerim yanında yazmaya devam etmek. Yazdıklarımda temel unsur okurlarıma bir yeri, bir konuyu en etkin biçimde anlatmak ve aktarmak ama bir de düşündürmek. Hiç bir konuyu gözü kapalı kabul etmemeleri konusunda bir katre bile olsa katkıda bulunmak. Ben deneme yazılarını çok severim ve bunlar içinde Montaigne- Denemeler'ini çok etkin bulurum. Sorgulamak iyiyi, kötüyü, tüm açıklığı ile ortaya koymak yazılarımın temel ögeleridir. Ancak ruh dünyama dolmuş ve taşmakta olan aktarmak istediğim turizm konuları dışında oldukça çok anılarım var. Bunları ya doğrudan ya da kurgulayarak bir roman şeklinde çıkarmak istiyorum. Bakalım belki o da kısmet olur.


Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
SERDAR TAŞTANOĞLU: BİNLERCE OKUR VE DOST KAZANDIM
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     BİNLERCE İZMİRLİ KOŞAMAYANLAR İÇİN KOŞTU
     BU YÜRÜYÜŞ ROTASI BİNLERCE YILLIK TARİHİ İNSANLARA ÖĞRETECEK
     BİNLERCE İZMİRLİ KUBİLAY VE ARKADAŞLARININ ANISINA YÜRÜDÜ
     FIJET: DİYARBAKIR ÇOK İYİ BİR DOST DESTİNASYON
     BİNLERCE YILLIK YEREL TOHUMLAR ÖLÜME TERKEDİLDİ..
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx