Kemal ŞENDİKİCİ YAZIYOR: TURİZMDE MENÇUNA ÖRNEĞİ

Kaz dağlarında altın madeni ve kesilen ağaçlara, Salda Gölünde Millet Bahçesine tepkiler sürerken yazarımız Kemal Şendikici; ulaşılması zor yer anlamına gelen Mençura'ya kurduğu köprü ve işletmelerle turizmi getiren girişimci İlyas Can'ı anlatıyor

09 Ağustos 2019 Cuma - Kemal ŞENDIKICI-Turizmhaberleri.com-IZMIR
Profesyonel turist Rehberi- Turizm Yazarı


Her gün doğa katliamı yaparak RANT peşinde koşan politikacıların ve yerel yöneticilerin kestikleri ağaçları gördükçe hepimizin sinirleri çok yıprandığı acı bir gerçek.

TÜKENİYORUZ
Ülkenin en yeşil doğasına sahip, Karadeniz doğası da aynı felaket ve yıkım ile karşı karşıya. Ege'den veya Marmara'dan gelip son parası ile bile olsa biraz doğa ve biraz yeşil akan dere görmek isteyen orta gelirli turistler, Uzungöl'de ve Ayder'de beton yığınından oluşan binalarla ve HES'lerle önleri kapanan cılız akan derelerle karşılaşınca şaşkına dönüyorlar.

Hep alan ve yok eden bir düşünce yapısına, bu zavallı doğa ne kadar katlanacak bilemiyorum ama güzel şeyler yapan insanlarla da karşılaşınca da içimiz birden umut doluyor.

Çok geziyorum; değişik kültür ve doğadan çok insanla haşır haşır neşir oluyorum, onları tanımaya ve anlamaya çalışıyorum.

Yaşamak için para lazım bu bir gerçek ama doğayı yaşatmak lazım çünkü en son ağaç ve arı yok olduğunda insanlık yok olacak, bu da bilimsel bir gerçek.

Yöre haklı, 'doğduğumuz topraklarda geçimimizi sağlamayalım mı' gibi bir tek yanlı çıkış yapıyor.
Ama yanlış bunu kendileri de biliyor. Çünkü sattıkları şey olan yeşil doğayı tahrip ederek kısa vadede kazanan ama sonra kaybedecekleri bir turizm yapıyorlar.

Şimdi bu makaleyi niye yazıyorum.?
Dinlenmek için gereken değerli zamanımı bir makale yazmak için harcıyorsam mutlaka değecek bir konu ve kişi için olmalıdır.

Anadolu'nun gizli kahramanlarını bulmak ve onları anlatmak bir duyarlı gezgin için önemlidir. Ayrıca, sıradan gibi görünen ama önemli kişileri ortaya çıkarmaksa bana göre, ağaç katlederek siyanürle altın aramaktan çok daha insanidir bu ülke ölçülerine göre. Çünkü her yerde ihanet var.

Geçen turda büyük risk aldım ve kendimi net olarak ihbar ediyorum: Fırtınalı bir havada hatta sel baskını olabilecek bir yere grubumu yürüyüşe çıkardım.
Bunun asıl sebebi, turistlerin doğa sevgisiydi ve içlerinde ilk kez tura çıkan insanlar olmasıydı.
Artvin, Arhavi'deki Mençuna Şelalesi, Karadeniz'in doğası en az bozulmuş doğal gezi noktalarından biri.
Hafta sonu gelen gideni çoğalsa da uzun parkur yürüyüş gerektiği için şelale ulaşılması zor bir noktadır.
Şelale'nin adı zaten oradan gelir MENÇUNA Lazca 'ULAŞILMASI ZOR YER 'demektir.

Mençuna şelalesi, Kamilet yaylasında yer alır. Burada doğmuş büyümüş bir aile olan Can ailesi burayı benimseniş ve turizme açmış, kafeterya kurmuş, geleni gideni ağırlıyor.

Önceleri dalga geçmişler; 'kim gelir gider buraya bu kadar masraf yapılır mı?' diye ama şimdilerde çok güzel para kazanıyorlar ve 'iyi ki bu yatırımı yapmışsız' diyorlar.

Turizm şirketi, ulaşım ve Restoran derken büyük bir aile şirketi kurmuşlar ve doğdukları yerde doğayı yok etmeden para da kazanmışlar ve çocuklarının geleceklerini de kurmuşlar.

Tüm bunların başında bu güzel oluşumu yaratan biri var İLYAS CAN amca.
O bir Arhavi doğumlu Laz uşağıydı.
Ama artık yaşamıyor.

Tüm bu güzelliğe ulaşmayı yani şelale insanlara daha yakın olabilsin diye devletten gram yardım almadan kendi imkanları ile bir tahta asma köprü yaparken hayatını kaybeden bir babaya ve bir doğa kahramanı olan Laz İlyas amcaya borçluyuz.

Köprünün, tüm inşaatını bireysel olarak üstlenmiş ve sonunda bitirmiş ama açılışa yakın son kontrolü yaparken bir gün önce budanan ağaçlardan sert rüzgar ile düşüveren bir odun parçasının omuriliğe yakın noktasına çarpması ile talihsiz bir ölüm yaşamış olan görünmez kahramandır.

Evlatları 'baba sen gitme biz kontrol edelim fırtına var yukarıda' deseler de,
O 'olmaz' demiş ve
'eğer size bir şey olursa ben ömür boyu unutamam ama bana bir şey olursa siz gençsiniz beni çabuk unutursunuz' diyerek fırtınalı bir havada köprüye tırmanmıştır ve sonra o talihsiz kaza gerçekleşir.

Eşinin anlatımıyla bu köprüyü yaparken veya öncesi köprü sayesinde boğazından bir lokma bile geçmemiştir.
Tamamen karşılıksız bir doğa dostu hizmet.
Belki, bugün çocukları onun sayesinde ekonomik olarak çok iyi noktada olsalar bile o tamamen doğa ve insan dostu dünya görüşü ile bu köprüyü yaparken bir doğa şehidi olmuştur.

Belki de tüm dinlerin en güzel sırat köprüsünü yapmıştır. O artık yaşamıyor ama eseri her gün yaşıyor ve bizleri ulaşılması zor olan Mençuna ya kavuşturuyor. Ölümsüz ancak karşılıksız paylaşım ile olunur.

Bu doğal güzelliğe ulaşmamızı çıkar beklemeden sağladığı için Laz İlyas'ın emekçi ve asil ruhu önünde bir turist rehberi olarak saygı ile eğiliyorum.



Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
KEMAL ŞENDİKİCİ YAZIYOR: TURİZMDE MENÇUNA ÖRNEĞİ
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     CEM POLATOĞLU YAZIYOR: İTALYA İLE AŞK BİR BAŞKA BAHARA
     YUSUF YAVUZ YAZIYOR: ÇEVREYİ BAKANLIK DEĞİL, HALK KORUDU
     FATİH KUTLU YAZIYOR: DÖRT GÜNDE PARİS
     SON İKİ YILDA TÜRKİYE TURİZMDE GÜÇLÜ BİR BÜYÜME İVMESİ YAKALADI
     OLAY SALCAN YAZIYOR: CHAMBORD VE CHEVERNY ŞATOLARI...
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx