TURİZM ÖRGÜTLERİ, TURİZMCİLER, AKADEMİSYENLER SUSARSA

Salda Gölü'nde Millet Bahçesi, Kaz dağları'nda Altın madeni, ağaç kıyımını turizmciler cephesinden değerlendiren Nilgün Atar; 'Kaloriferli, klozetli 800 yıllık Kervansaraya tepki vermeyen turizmciler, Salda ve Kaz dağları için de sessiz kalıyor' dedi

16 Ağustos 2019 Cuma - Nilgün ATAR- turizmhaberleri.com- Antalya

Dünyanın en renkli, en muhteşem, en zengin hikayeleri Anadolu'da.. Doğanın tüm cömertliği de bu coğrafyada. Dünya bir yana, Anadolu bir yana. Ama son yıllarda cennet vatan tablosu delik deşik.. Doğanın yaşama savaşı veriliyor her yerde.. Kaz dağları, Ünye Fatsa, Sinop, Cerattepe, Finike, Saros, Uzungöl, Isparta yazılı kanyon vb… Doğa tarih kültür demeden büyük bir yıkım sürüyor. Bir yandan insanlar su ve vicdan nöbetlerinde Kaz dağlarında.

Turizm yazarı ve gazetecisi çevreci olmak zorundadır..!
Yazarımız Yusuf Yavuz'un 28 Temmuz tarihli haberiyle gündeme oturan Salda Gölü Millet Bahçesi projesi için ayaklandı Türkiye. Yusuf Yavuz, günde 3 yazı gönderdi o süreçte gazetemize; hem de öyle 3-5 satırlık değil, belgesiyle, araştırmasıyla, konunun uzmanları veya yetkililerin görüşleriyle… Şu anda hiçbir turizm yayınında bu performansı gösteren çevreci bir yazar yok. Turizm basınına çevre dahil değil mi? Turizm ve çevre ilişkisi birbirinden ayrılmaz bir bütündür. (Örnek: KKTC Turizm ve Çevre Bakanlığı) Yıllardır Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kültür ve Turizm olarak ayrılmalarını önerenler, bir de çevreci gözlükle bakmalılar bu Bakanlığa.

Salda ve Kaz dağlarının yoğun gündemine karşın turizm basını, turizm meslek örgütleri, turizmciler, akademisyenler suskunluğunu koruyor. Bayram tatili rezervasyonları, turizmde doluluk, nerelere gidilmeli sorularının yanıtları üzerine görsel ve yazılı basına açıklama yapan turizmciler ve sektör örgütleri Kaz dağları ve Salda Gölü gündemine karşı sessiz. Sosyal medya paylaşımları ise turizmcilerin tepkileri cılız yorumlardan öte gidemiyor.

TANITIM AJANSI İÇİN SESİNİ YÜKSELTEN TURİZMCİLER SALDA VE KAZ DAĞLARI İÇİN SUSUYOR...
On bin civarı üyesi bulunan TÜRSAB sessiz, 12 bin üyeli TUREB sessiz, TUROFED sessiz, TUROB sessiz, TTYD sessiz… ve diğerleri.. turizm dünyasında çıt yok… Ancak Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı söz konusu olduğunda ve kanun hazırlanırken fikirleri dahi alınmayan turizmciler Bakan Ersoy'a seslerini yükseltebiliyor, makamını ziyaret ediyor, sorguluyor ve gündem yaratabiliyorken çevre sorunlarına karşı neden sessiz ve tepkisiz oldukları masaya yatırılmalıdır.

TURİZMCİLERE ÇEVRECİ OLMAK YAKIŞIR.
Biraz geriye gidelim. Türkiye'de zeytinlikleri sanayi tesislerine ve maden ocaklarına açacak yasa tasarısının çok konuşulduğu günlerdi. 5 Haziran 2017 tarihli 'Çevresiz Turizmciler' başlıklı yazım çevre ve turizm sektörü ilişkisinde değişen bir şey olmadığını tekrar gösteriyor. Doğanın zarar gördüğü yerde turizm de biter. Tıklayın: www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=31893

İŞTE BÜTÜN MESELE BU
Bakın ilginç bir örnek: Bayram öncesinde Antalya Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı'nın açıklamalarını gündeme taşıdı yazarımız Yusuf Yavuz. Büyük tartışma yaratan tarihi Kesik Minare restorasyonuyla ilgili görüş belirten Antalya Kasaplar Odası Başkanı Yardımcı'nın; 'Sayın Valim en güzelini yapmıştır. İnşallah hep beraber gider orada namaz kılarız. Eski bina demekle olmaz. Orayı güzelleştiren içindeki ibadet olur' açıklaması gündemi meşgul etti. Kasaplar Odası Başkanı Yardımcı, restorasyon konusunda açıklama yapabiliyor ama turizmciler ve akademisyenler yapmıyorlar. İşte bütün mesele bu
Turizm basını, turizmciler, akademisyenler, sektör meslek örgütlerinin sustuğu yerde kasaplar odası devreye girer ve fikrini açıklar.
ilgili haber için tıklayın: www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=34508

4800 ÜYELİ PLATFORMA SORDUM..
30 Temmuz 2019 tarihinde TURGÖN Platformu'na Salda Gölü'nde Millet Bahçesi projesine turizmciler, meslek örgütleri ve turizm basınının tepkisiz kaldığını oysa en çok tepki vermesi gerekenlerin başında TURİZMCİLERİN geldiğini, çünkü bu değerden para kazandıklarını belirterek şu soruyu sordum ve görüşlerimi paylaştım:

'Turizmciler son 15 yılda kaç kez çevreyi, doğayı, tarihi, kültürü yok etmeye, zarar vermeye yönelik projelere ortak tepkisel duruş sergilediler ve seslerini duyurmaya çalıştılar.? Sektör şimdiye kadar yukarıdaki başlıklarda kaç proje veya öneri çıkardı.?

Kaç turizmci tur düzenlediği destinasyonda gördüğü olumsuzlukları, eksiklikleri, yanlışları yazdı, çözüm sundu, gündeme taşıdı, takipçisi oldu ve BİREYSEL çabalarıyla düzelmesini sağladı?

TÜRSAB heyetinin yıllardır ziyaret ettiği bölgelerden ne gibi kayda değer sonuçlar ve projeler çıktı şimdiye kadar?. Var mı bunun arşivi, stratejik planları ve sürdürülebilir takibi?..

KALORİFERLİ KLOZETLİ KERVANSARAY İÇİN BİLE TEPKİ YOK....
800 yıllık Aksaray Sultanhanı Kervansarayı'na kalorifer döşendi, klozet konuldu. Günlerce haber yaptık, sektörden kim tepki gösterdi.? TÜRSAB, TUROFED, TUREB, TUROB, ATİD, TYD, vs vs hangisinin başkanı çıkıp 'hey neler oluyor' dedi. (Restorasyonu üstlenen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, seyirci kalan ise Kültür ve Turizm Bakanlığı...Salda Gölü Millet Bahçesi projesi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TOKİ işbirliğinde.. Bir düşünün.)

SEKTÖRDE BİRLİK BERABERLİK ÖRNEĞİ...
İçimizden de bir örnek vereyim: TURGÖN Kurucusu Aydın Yaylacıklılar'ın 2016 yılında 'Seyahat acentaları için Yeşil Pasaport istiyoruz' başlıklı change.org kampanyasına kaç imza toplandı biliyorsunuz? 4800 üyeli platformda 1815 kişi destek verdi. Yorum sizin.

ilgili haber linkleri:
www.turizmhaberleri.com/Haberayrinti.asp?ID=31084
www.turizmhaberleri.com/Haberayrinti.asp?ID=31124
www.turizmhaberleri.com/Haberayrinti.asp?ID=30957

SEÇEN DE SEÇİLEN DE SORUNLAR DA DEĞİŞMİYOR
Meslek örgütlerinizin Başkan seçimlerini düşünün; 10 bin üyeli TÜRSAB Genel Kurul seçimlerine yıllardır 3 bin civarında kişi katılıyor. TUREB ve diğerleri için de aynı tablo söz konusu. Demek ki kendi menfaatleriniz için bile yerinizden kıpırdamıyor, sonuçları değiştirecek adımlar atamıyorsunuz. Seçenler de seçilenler de yıllarca değişmiyor; o halde siz çaba göstermezseniz sektörün değişmesini, sorunların çözülmesini nasıl bekleyebilirsiniz?

KÖYLÜLERİN MÜCADELESİ, TURİZMCİLERİN SESSİZLİĞİ
Bakın Anadolu'da köylülerimiz topraklarını, doğayı, yaşamı korumak için ne hukuk mücadeleleri veriyor, yaşlısı genci eylemleriyle HES'lere, madencilere geri adım attırıyorlar. Neden, çünkü birbirlerine inanıyor ve güç birliği yapıyorlar. Turizm sektöründe bu ruh yok, onun için hiçbir sorun çözülemiyor, bölüne bölüne ilerliyor, hedefe varamıyorsunuz. Yıllardır aynı tablo, aynı tartışmalar. Sektörün kendi içine dönüp öz eleştiri yapma zamanı çoktan geldi.'

Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
TURİZM ÖRGÜTLERİ, TURİZMCİLER, AKADEMİSYENLER SUSARSA
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx