Fatih Kutlu yazıyor: TOSCANA

İtalya dizisinde çarpıcı ayrıntılarla aktardığı Roma'nın ardından yolunu kuzeye çeviren FIJET Türkiye-Aturjet üyesi yazarımız Fatih Kutlu; sokakları, kafeleri, tarihi, kültürü, şarap tadımları ve renkli önerileriyle Toscana'yı yazdı.

30 Ağustos 2019 Cuma - Fatih KUTLU-turizmhaberleri.com- İstanbul
FIJET TÜRKİYE- ATURJET Üyesi

TOSCANA

Roma'nın kuzeyindeki Toscana bölgesinde enteresan, güzel ve hatta güzel ötesi diyebileceğimiz o denli fazla şey var ki saymakla ve/veya gezmekle bitmez. Bölgede karayoluyla seyahat ettiğinizde durup fotoğraflamak isteyeceğiniz noktaların sayısı o kadar fazla ki insanın arabayı kenara park edip yürüyerek gezesi geliyor.
Oldukça geniş alanı kapsayan Toscana'yı iyice tanıyabilmek ve tadına doyulur geziler yapılabilmek amacıyla şehirleri ayrı tutarak bölgenin kalanını birkaç bölüme ayırıp ona göre geziler yapmakta fayda var. Bu fikirden hareketle gezimizdeki hedefimiz Orta Toscana oldu.

Gezdiğimiz yerlerdeki ortak özellik kasabaların genelde tepelerde kurulmuş olmasına karşın daha küçük yerleşimler olması nedeniyle köylerin hemen hemen tamamı düzlüklerde veya eğimi fazla olmayan yamaçlarda kurulmuş. Yamaç dediğim yükseltiler bile gözü rahatsız etmeyecek mertebede yükseltilere sahipler. Hemen hemen tüm bölgede tabiatın o müthiş başta yeşil, sarı ve kahverengi olmak üzere neredeyse tüm renklerinin ve tonlarının cümbüşünü biraz yüksek bir tepeden ya da tepelere konuşlanmış kasabaların seyir teraslarından seyrettiğinizde kendinizi yumuşak, yüksekliği az ama buna karşın çapları büyük dalgaların hüküm sürdüğü bir denize bakıyormuş gibi hissediyorsunuz.

Dikkatten kaçırılmaması gereken önemli bir noktaysa bölgedeki tepeliklerdeki bu yerleşimlere kasaba dememe bakmayın. Bizdeki gibi neredeyse şehir boyutuna ulaşmış ve birbirinin üzerine abanmış şekilsiz binalardan bunalmış kasabalar değil bunlar. Birçoğunun nüfusu 7 – 8 binler civarındayken en fazla nüfusa sahip olanları belki 15 binleri zorlar durumda. Yani en büyüğünün toplam nüfusu bizdeki bir basketbol salonunu ancak doldurabilecek kadar. Tepelerde kurulan kasabaların diğer birçok Avrupa ülkesinde de olduğu gibi en temel ortak özelliği surlarla çevrilmiş ve sokaklarının dar olmasıdır.

Tepelere kurulmuş olan kasabalar deyimi de sizi yanlışlığa sürüklemesin. Bu bölgedeki ova ve vadiler genelde düze oldukça yakın araziler olup, yer yer çeşitli boyutlarda yüksekliklere ulaşırlar. Tepelik dediğim yerlerin birçoğunun coğrafi yükseklikleri deniz seviyesinden en fazla 600 ile 800 metre mertebesindedir. Ancak bu tepelerin birçoğu bölgenin yükseklik ortalamasından 200 – 300 metre civarında yüksektirler. Bu tepelerde konuşlanmış kasabaların büyük çoğunluğu Etrüsk' ler döneminde inşa edilmişler. Surların büyük bölümü geçen zamana, tabiat koşullarına ve istilacı insan vahşetine karşı inatla direnerek neredeyse sıfır hasarla dimdik durmaya devam etmektedir.

Bu gezimizde kasaba olarak belirttiğim yerlerden Montalcino, Pienza ve Montepulciano'yu ve bunların arasında kalan köy diye adlandırdığım bazı küçük yerleşimleri gezdik. Bu bölge Roma ve Floransa arasında yer almakta. Örneklemek gerekirse Floransa ve Montalcino arası yaklaşık 120 km ve 2 saat iken; Roma Montalcino arası 200 km ve 2,5 saattir.

Montalcino bir tepe üzerinde kurulmuş ve Fortezza di Montalcino olarak adlandırılan ve surların arasına saklanmış alan buranın en çok görülesi yeri. Fortezza içinde gezip dolaşmak ücretsizken surlara çıkıp manzaraya bakmak için küçük de olsa bir bedel ödemek gerekiyor. Kasaba içinde sizi çok güzel sokaklar ve dükkanlar beklemektedir. Fortezza' dan Palazzo Comunale' ye doğru dar ama sevimli sokaklardan birinde Sant Agostino Manastırı da yer almaktadır. Bize iyi bir şarap barı olarak önerilmesine karşın zamanımızı titizlikle kullanmamız gerektiği için uğrayamadığımız Enoteca Bruno Dalmazio' ya bir dahaki sefere uğramayı kafamızın kenarına not alarak yaklaşık 25 km uzakta olup yoldaki fotoğraf çekim sürelerini çıkardığımızda tahminen 30 dakika uzaklıktaki Pienza' ya doğru yola çıkıyoruz.

Pienza' yı Hristiyan dünyasında tanıtan en önemli şey 1458 yılında Papa olan Aeneas Sylvius Piccolomini'nin burada doğmuş olmasıdır. Önceleri adı Corsignano olan kasabadaki en görkemli noktalardan biri kuşkusuz ki Palazzo Piccolomini di Pienza' dır. İlerleyen zaman içinde biraz yenileşme ve biraz da genişleme amaçlı çalışmalar sırasında Palazzo Piccolomini di Pienza' nın hemen yakınına Piazza Pio II yapılmıştır. Duomo di Pienza bir diğer önemli yapıdır. Pienza' da diğerlerine göre daha fazla dükkan olan bir sokak üzerinde bir Türk modacının butiğini görmek beni hem şaşırttı hem de sevindirdi. Tepelere kurulmuş diğer kasabalarda olduğu gibi Pienza' etrafındaki ovalar ve vadiler birer tabiat harikası. Ama bunların başını Toscana bölgesinin en iyisi olarak kabul edilen ve mutlaka görülmesi gereken Val D'Orcia Toscana çekiyor.

Sonraki durak nüfusu diğerlerine göre biraz fazla olan Montepulciano. Pienza' dan yaklaşık 17 km mesafede ve tahminen 30 dakikalık uzaklıkta. Kasaba duvarlarının hemen dışında bulunan Madonna (Tempio ) di San Biagio Kilisesi diğer birçok kayda değer yapı gibi bölge taşı olan açık renk travertenden inşa edilmiştir. Kasabanın merkezi olarak kabul edilebilecek Piazze Grande etrafında birçok tarihi yapıyı sanıyorum büyük bir gururla ağırlamaktadır. Bunların içinde en kayda değer olanın Comune di Montepulciano olduğunu söyleyebilirim. Bazı bölge kasabalarında olduğu gibi Montepulciano' da da zaman zaman festivaller düzenlenmekte. Biz bu şirin kasabaya bahsettiğim festivallerden birine hazırlanma aşamasında gelmişiz.

Cafe Poliziano burada mola vermek isteyenlerin en çok tercih ettikleri yer. Kafeye yakın yerdeki saat kulesinden küçük bir ücret karşılığı eşsiz ova manzarasını seyretmeye doyamayabilirsiniz. Şarapçılık bu kasabada diğerlerine göre bir miktar daha ön planda.
Bölgede seyahat ederken en üzüm bağları ve zeytin ağaçlarını seyrediyorsunuz. Dağlık bölgelerdeki zeytin ağaçları için çok fazla geçerli olamamakla birlikte normal yükseltideki zeytinliklerde uygulanan her bir zeytin ağacı arasındaki mesafenin en az 6 metre olması gerektiği kuralına uymuş bölge halkı.

Dikkatimi çeken bir diğer şey de zaman zaman rastladığımız kuzu ve koyun sürüleri. Boğazına düşkün biri olarak koyunları görünce aklıma sevdiğim peynirlerden biri olan Pecorino peyniri geliyor. Bu peynir koyun sütünden yapılan sert ama ufalanabilen açık / uçuk sarı renkli ve bana göre oldukça lezzetli bir peynir. İsmi İtalyanca'da peynir anlamına gelen Pecora sözcüğünden üretilmiş. Birçok ülkede olduğu gibi İtalya' da da peynir yapıldığı bölgenin de adını belirtecek şekilde isimlendiriliyor. Pecorino Toscana gibi.
Denemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Montepulciano' daysanız hele bir de peynir tabağınızın yanında iyi bir Montepulciano kırmızı şarabı da duruyorsa o an için en mutlu insan inanıyorum ki sizsiniz. Bölgede bağcılık ve zeytincilik dışında diğer tarım ürünleri ve türevlerine ek olarak dericilik ve seramik işleri de yapılmakta.

Bu bölgeyi gezip te şarap tadımı yapmadan olmazdı. Şarap tadımı için o denli çok yer var ki hangisine karar vereceğinizi şaşırırsınız. Birçoğu fazla büyük olmayan bu şarap yapımcıları kendi evlerinin bir bölümünü şarap tadım kafelerine ya da restoranlarına çevirmiş durumdalar. İster yemek yemek için ister şarap tatmak için ister her ikisini birlikte icra etmek için, tercih sizin. Biz şarap tadımı ve şarap tadım menüsünü tercih ettik. Şarap tadımındaki yiyecekler ve atıştırmalıklar en az tadılan şaraplar kadar güzel ve lezzetli.

Gayet doğal olarak karayoluyla yapılan gezilerde ister istemez yol üstü bazı noktalarda duruyorsunuz. Bu duraklarda da satışa sunulan şeyler çok ilginç ve güzel. Ancak bazı yerlerde fiyatlara dikkat etmek ya da kasaya gitmeden önce fiyatını kontrol etmek gerekiyor. Yoksa bizim gibi kasa kuyruğundan çıkmayı kendinize yediremeyip tanesi 1 avroya kayısı veya tanesi 2 avroya elma alırsınız. Değindiğim gibi biz bu kez Orta Toscana'daydık. Sizlere de en samimi şekilde tavsiye ediyorum. Toscana' ya gidin, gezin, yiyin ve mutlaka şarap için.




Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
FATİH KUTLU YAZIYOR: TOSCANA
          
Günün Haber Başlıkları
İNSAN ELİYLE TAŞINAN HASTALIKLAR NEDENİYLE ORMANLAR TEHDİT ALTINDA
FAZIL SAY: TÜRKİYE SANATIN ANNESİNİ KAYBETTİ
KERVANSARAY LARA VE KUNDU OTELLERİ KİLİT GRUBU'NA KİRALANDI



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     OLAY SALCAN YAZIYOR: FRANSA ŞATOLARI
     CEM POLATOĞLU TUNCELİ İZLENİMLERİNİ YAZIYOR
     ALAADDİN ÖZMERT YAZIYOR: ALMANYA İLE TÜRK İŞ GÖÇÜ'NDE 58.YIL
     CEM POLATOĞLU YAZIYOR: İTALYA İLE AŞK BİR BAŞKA BAHARA
     YUSUF YAVUZ YAZIYOR: ÇEVREYİ BAKANLIK DEĞİL, HALK KORUDU
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx