Hz Mevlana'nın En Meşhur Eserinin Adı Yanlış mı Biliniyor!

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Demirli; Hz. Mevlana'nın 'Mesnevî' olarak bilinen dünyaca ünlü eserinin adının yanlış bilindiğini açıkladı.

21 Ekim 2019 Pazartesi - Antalya Mevlevîhanesi İrfan Meclisi'nin sohbet programına konuk olan İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Demirli; Mevlana'nın en meşhur eserinin adının yanlış bilindiğini söyledi.Özellikle büyük İslam düşünürü Muhyiddin İbnü'l-Arabî ve Sadreddîn-i Konevî üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan Demirli, Hz. Mevlana'nın 'Mesnevî' olarak bilinen kitabının gerçek adının 'Fıkh-ı Ekber' ya da 'Usûl-i Dîn' olarak bizzat bu kitabın başındaki Arapça kısımda açıkça kaydedilmiş olduğunu hatırlatan Demirli, 'Bu isimlendirmeyi yerli yerince tespit edemezsek bu kitabı anlayamayız. Kitabın adının geçtiği Arapça kısım yanlış tercüme edilmiş ve bu yanlışlık ilk çevirilerden itibaren hep tekrar edilegelmiştir. Esasında Mesnevî, edebî bir türün, bir yazım tarzının adıdır ve hiçbir esere müstakil ad olamaz. Mevlana'nın 'Fîhi Ma Fîh' adıyla bilinen eseri de öyledir; böyle kitap adı olmaz. Bu da aslında 'el-Kamil' türü bir eserdir ve insan için gerekli bütün bilgiler bu kitapta var demektir' dedi.

Hz. Mevlana İnsanın Varoluş Hikayesini Anlatır

Hz. Mevlana'nın Mesnevî olarak bilinen Fıkh-ı Ekber adlı kitabının, insanın cennetten yeryüzüne indirilişini, bu dünyadaki hayat hikayesini ve tekrar gideceği yer olan ahiret yurdunu anlattığını belirten Prof. Dr. Ekrem Demirli, Mevlana'nın bunu hikayeler ve metaforlarla tasvir ettiğini dile getirdi. Tasavvuf mûsikîsinin en bilinen enstrümanı olan neyin bu kitabın hemen başında Hz. Mevlana'nın kullandığı ilk metafor olduğuna dikkat çeken Demirli sözlerine şöyle devam etti: 'Neyin hikayesine göre insan bir meçhulden gelmemiştir ve bir bilinmezliğe de gitmeyecektir. Kamışlıktan koparılmış bir ney gibi, bilinen bir varlık olan Allah'tan gelmiştir ve yine O'na döndürülecektir. Esasında çevremizdeki her varlık, tıpkı ney gibi bize hep Allah'ı ve asıl yurdumuzu hatırlatır. Neyin hikayesi, asıl yurttan koparılışı, ayrılışı ve yeniden oraya dönüş özlemini anlatır.'

Bu kavuşma özleminin ya dünyayı insan için bir cennete dönüştüreceğini ya da dünyaya hiç bağlanmama sonucunu doğuracağını ifade eden Demirli, her iki halde de insanlar arasındaki bütün tartışmaların, kavgaların, çıkar çatışmalarının, çekememezliklerin son bulacağını belirtti. Aslında insanların bugünü değil hep dünü, geçmişi yaşadıkları için, eski yaşanmışlıklara takılıp kaldıklarından dolayı birbirleriyle anlaşamadıklarına dikkat çeken Demirli, Hz. Mevlana'nın ise insanın hedefini gelip geçici olandan alıp, hep sonsuza dek kalıcı olana ustalıkla yönlendirdiğini anlattı.

Herkes Kendi Mevlana'sını Tanımalı

Hz. Mevlana'nın kendi yaşadığı dönemde gereği gibi ve tam olarak anlaşılamadığından yakınan Prof. Dr. Demirli, sözlerini şöyle tamamladı: 'Belki bugün de öyledir; ama bugün Mevlana ve eserleri, onun döneminden daha iyi anlaşılabilir. Çünkü bu devrin imkanları onu daha rahat anlamamızı sağlamaktadır. Aslında bugün her belde kendi Mevlana'sını tanımalı ve anlamaya çalışmalıdır. Mesela Ankaralılar Hacı Bayram-ı Velî'yi, Çanakkaleliler Ahmed-i Bîcan ve Muhammed-i Bîcan'ı, Antalyalılar Elmalılı Vahib-i Ümmî'yi, Sinan-ı Ümmî'yi tanımalıdır. İşte o zaman bir anlamda Hz. Mevlana'yı daha iyi anlamış oluruz. Çünkü bu zatlar hep aynı hakîkati, kendi topraklarının diliyle anlatırlar.'

Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
HZ MEVLANA'NIN EN MEŞHUR ESERİNİN ADI YANLIŞ MI BİLİNİYOR!
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     KARS'TA DÖRT YANLIŞ TÜM DOĞRULARI GÖTÜRÜYOR
     KONYA MEVLANA MÜZESİ'NE REKOR ZİYARETÇİ
     YANLIŞ TARIM UYGULAMASI ARILARI YOK EDİYOR!
     HZ MEVLANA, ULUSLARARASI KONYA MİSTİK MÜZİK FESTİVALİ'NDE ANILACAK
     TÜRKİYE ORMAN YANGINLARINDA NEREDE YANLIŞ YAPIYOR
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx