Alaaddin Özmert yazıyor: Almanya ile Türk İş Göçü'nde 58.yıl

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda Çalışma Ataşesi olarak uzun yıllar yurt dışında önemli çalışmalarda bulunan yazarımız Alaaddin Özmert; Almanya ile Türk İş Gücü Anlaşması imzalanmasının 58. yıldönümünü çarpıcı ayrıntılarla değerlendiriyor

30 Ekim 2019 Çarşamba - Alaaddin Özmert-Turizmhaberleri.com- Ankara

Bu gün 30 Ekim 2019, bundan tam 58 yıl önce 30 Ekim 1961 tarihinde Almanya ile Türk İş Gücü Anlaşmasını imzaladık. Böylece tarihimizde ilk olarak yabancı bir ülkeye Türk İş gücü gönderilmeye başlandı. Federal Almanya'yı, Avusturya, Fransa, Hollanda, Belçika, Danimarka, İsviçre ve İsveç gibi diğer 7 batı Avrupa ülkesi izledi. Başta Almanya olmak üzere bütün bu ülkelerdeki iş gücü açığını İkinci Dünya Harbindeki insan kayıplarına bir diğer deyişle iş gücü kayıplarına bağlayabiliriz. İkinci Dünya Harbinde ölenlerin sayısı 73 milyon olarak belirtilse de çalışamayacak durumda yaralananların ve dolaysıyla iş gücünü büyük oranda kaybedenlerin sayısı ise bilinmemekle birlikte ölenlerin sayısından fazla olduğu tahmin edilmektedir.

İkinci Dünya Harbi sona erdiğinde Almanya Batı ve Doğu Almanya olarak ikiye bölündü. Batı Almanya Amerika, İngiltere ve Fransa tarafından, Doğu Almanya ise Rusya tarafından işgal edilmiş ve idaresi bu 4 galip devlet tarafından yürütülmüştür. 1949 yılında Amerika, İngiltere ve Fransa Almanya'ya hürriyetini vererek Almanya Federal Cumhuriyetinin kurulmasına izin vermiş olsalar da Rusya işgal ettiği Doğu Almanya'dan çıkmamış ve kendisine güdümlü Alman Demokratik Cumhuriyetini kurarak Almanya'yı resmen ikiye bölmüştür.

İşte harp sonrasındaki bu yakılmış ve yıkılmış Almanya'nın imarı için Amerika Marshall yardımı adı altında Almanya'ya büyük finansal destek sağlamıştır. Bu yardımla ve toprak altı kaynakları ile büyük bir kalkınma hamlesi başlatan Batı Almanya eksik olan iş gücünü dost ülkelerden sağlamaya çalışmış ve ilk yabancı iş gücü talebini İtalya'ya teklif etmiş, bu ülkeyi daha sonra Yunanistan, İspanya ve Türkiye gibi ülkeler izlemiştir. Bu bağlamda 60 lı yılların başlarında Almanya'daki en çok yabancı bu günkü gibi Türkler değil İtalyanlardı. Ancak İtalyanlar Avrupa Birliğine girdikten ve ekonomileri düzeldikten sonra peyderpey ülkelerine büyük oranda geri dönmüşlerdir.

Almanya ülkemizden iş gücü talep ettiğinde Türkiye'de hem yüksek oranda işsizlik, hem de yüksek oranda döviz sıkıntısı vardı. Türkiye bu teklifi kabul ederken bu iş gücü göçü sayesinde işsizliğin biraz olsun azalacağını ve özellikle işçilerimizin tasarruflarını ülkemize göndereceklerini düşünerek döviz sıkıntımızın biraz olsun azalacağı hesap ediliyordu. Almanya ise sadece açık iş yerlerinin dolmasının peşindeydi. Nitekim ilerleyen yıllarda başta vatandaşlarımız olmak üzere yabancı işçilerin sorunları başladığında yazar Max Frisch '' biz işçileri çağırdık, insanlar geldi'' demiş ve bu cümle Almanya'da çok tartışılmıştı..

Yazarın dediği gibi gelenler sadece iş gücü değil insandı ve başta aile birleşimleri, konut sorunları, çocuklarının eğitimleri, çalışma hayatı ve Almanya'ya uyum gibi bir çok sorunlarla karşılaşıldı. Biz Almanya'ya o zamanki adı ile İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun İstanbul'daki yerinden bir alan verdik ve onlar burayı küçük bir klinik halinde tefriş ederek Almanya'ya gidecek bütün işçilerimizi sağlık kontrolünden geçirdiler. Zira Almanya'nın işçiler sağlıklı ve 40 yaşın altında olacak ve okuma yazma bilecek gibi şartları vardı. Ulaşım trenlerle yapıldı ve ulaşım masraflarını firmalar üstlendiler ve işçilerimize işçi yurtlarında kalma imkanı sağladılar. Göç Sirkeci -Münih hattındaki trenlerle gerçekleşti ve Almanya'nın tümüne dağıtım Münih den sağlandı.

Yurt dışında 20 yıl Çalışma Ataşesi olarak vatandaşlarımızın arasında ve merkezde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızın çeşitli kademelerinde 40 yıl görev yapan birisi olarak göçün 58.nci yılında kısa bir değerlendirme yapacak olursam; yurt dışındaki vatandaşlarımız bu güne kadar ülkemize 200 milyar doların üzerinde döviz havale ederek ülkemizin kalkınmasında ve döviz sıkıntımızın giderilmesinde büyük katkılar sağlamışlardır. Allah hepsinden razı olsun. Geçici işçi olarak giden vatandaşlarımız artık kalıcı topluma dönüşmüşlerdir ve döviz havalesi de oldukça azalmıştır. Şu anda 3 milyon 200 bini Almanya'da olmak üzere yurt dışında 6.5 milyon Türk yaşamaktadır.

Bu gün sadece göçün hikayesine değindim; bir sonraki yazımda yurt dışındaki 6.5 milyon Türk Varlığının gücünü, kurdukları işletmeleri ve bulundukları ülkelerde geldikleri önemli mevkileri, çocuklarının eğitimlerini ve sorunlarını anlatmak istiyorum.



Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
ALAADDİN ÖZMERT YAZIYOR: ALMANYA İLE TÜRK İŞ GÖÇÜ'NDE 58.YIL
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     OLAY SALCAN YAZIYOR: FRANSA ŞATOLARI
     CEM POLATOĞLU TUNCELİ İZLENİMLERİNİ YAZIYOR
     YEŞİLÇAM TÜRK SİNEMASININ ÖZÜDÜR
     TÜRK YAYINCILARI ZENGİN İÇERİKLERLE FRANKFURT KİTAP FUARI'NDA
     CEM POLATOĞLU YAZIYOR: İTALYA İLE AŞK BİR BAŞKA BAHARA
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx