ZEHİRSİZ SOFRALAR İÇİN 95 KURULUŞ BİR ARAYA GELDİ!

Türkiye'de tarımsal üretimde kulanılan zehirlerin miktarı 9 yılda 37 bin tondan 59 bin tona çıkması 95 sivil toplum örgütü harekete geçirdi. 'Zehirsiz Sofralar' adıyla başlatılan kampanya ile 13 çok zehirli pestisitin kullanımının yasaklaması isteniyor…

25 Kasım 2019 Pazartesi - Yusuf YAVUZ-turizmhaberleri.com- Antalya

Aralarında üretici kooperatiflerinden tüketici derneklerine 95 kuruluşun yer aldığı Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, tarımsal üretimde kullanılan çok zehirli 13 pestisitin yasaklanması için ortak kampanya başlattı. İstanbul Kadir Has Üniversitesi'nde bugün gerçekleştirilen 'Zehirsiz Sofralar' konferansı kapsamında başlatılan kampanya ile tarımda kullanılan ve insan sağlığına olumsuz etkileri Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan pestisitlerin Tarım ve Orman Bakanlığı'nca yasaklanması talep ediliyor. Kampanyayla ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık, sağlıklı bir yaşamın ancak gıda güvencesi ve güvenliğinin sağlanması ile sürdürülebileceğine işaret ederek, 'Pestisitlerin bebek ve çocuklarda hormonal ve nöral sistem üzerinde toksik etkilere yol açtığına dair ciddi şüpheler vardır. Bunlara ek olarak, pestisitler doğal hayattaki çok sayıda canlı türünde toksik etkilere neden olmaktadır' diye konuştu.

İSTANBUL'DA ZEHİRSİZ SOFRALAR BULUŞMASI
2009 yılında bayilerde satılan bitki koruma ürünleri 37 bin ton iken 2018'de bu rakam 59 bin tona çıktı. Buna karşılık 2008'de 1 milyon 127 bin olan çiftçi sayısı 2018'de 697 bine geriledi. Çiftçilerin sayısı azalırken tarımda kullanılan zehirli bitki koruma ürünlerinin artması Türkiye'nin dört bir yanında faaliyet yürüten sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ile Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ortaklığında yürütülen proje kapsamında organize edilen 'Zehirsiz Sofralar Konferansı' bugün İstanbul Kadir Has Üniversitesi'nde gerçekleşti.

95 STÖ, SAĞLIĞA ZARARLI PESTİSİTLERİN YASAKLANMASINI İSTİYOR
Türkiye'nin dört bir yanında faaliyet gösteren 95 sivil toplum örgütünün desteklediği konferans kapsamında, tarımda kullanılan ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından insan sağlığına olumsuz etkileri olduğu açıklanan pestisitlerin yasaklanmasını amaçlıyor.

DR. BÜLENT ŞIK: 'AKUT VE KRONİK SAĞLIK SORUNLARINA NEDEN OLUR'
Kampanyayla ilgili basın toplantısında konuşan gıda mühendisi Dr. Bülent Şık, sağlıklı bir yaşamın ancak gıda güvencesi ve güvenliğinin sağlanması ile sürdürülebileceğini belirterek, 'Pestisit kalıntısı içeren gıdaların yenmesi veya kirli suların içilmesi insanlarda akut ve kronik olarak gözlenen çeşitli sağlık sorunlarına neden olur. Pestisitlerin bebek ve çocuklarda hormonal ve nöral sistem üzerinde toksik etkilere yol açtığına dair ciddi şüpheler vardır. Bunlara ek olarak, pestisitler doğal hayattaki çok sayıda canlı türünde toksik etkilere neden olmaktadır. Faydalı böcekler, kuşlar ve arılar başta olmak üzere uçucu böcek türlerindeki dünya genelinde azalmanın, bir başka deyişle biyolojik çeşitlilikteki kaygı verici azalmanın en önemli nedenlerinden biri pestisit kullanımıdır' dedi.

'BU KADAR FARKLI ALANLARDAN KURUMLAR İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ'
Pestisitlerin zararlarını anlatmak ve pestisit kullanımını azaltmak için kurumların yan yana gelerek harekete geçtiğini ifade eden Greenpeace Akdeniz Tarım ve Gıda Proje Sorumlusu Berkan Özyer ise Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı'nın güvenilir gıda hakkı için çok önemli bir birliktelik olduğunu vurguladı. Özyer, ilk kez bu kadar farklı alanlardan sivil toplum kurumlarının bir hedef için yan yana geldiğini ve bu durumun gelecek için umut verdiğini ifade etti.

'DOĞA DOSTU ÜRETİM YAPAN KÜÇÜK ÇİFTÇİLER DESTEKLENMELİ'
Kampanya metnini ve hedeflerini açıklayan Doğa Derneği temsilcisi Pınar Gayretli de doğayı ve insanları zehirleyen pestisitlerin yasaklanması kadar, zehirsiz tarım yöntemlerinin teşvik edilmesinin ve doğa dostu üretim yapan küçük çiftçilerin desteklenmesinin de ana hedeflerinden biri olduğunu kaydetti.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI'NIN YAPMASI GEREKENLER
Sivil Toplum Örgütleri, 'Zehirsiz Kampanya' kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan beklentilerini şöyle özetliyor: 'Dünya Sağlık Örgütü ( WHO)tarafından 'son derece tehlikeli', 'yüksek seviyede tehlikeli' ve 'muhtemel kanserojen' olarak belirlenen ve tarımda kullanılan 13 etken madde (Difenacoum, ethoprophos, cyfluthrin, beta-cyfluthrin, zeta-cypermethrin, fenamiphos, formetanate X formetanate hydrochloride, methiocarb, methomyl, tefluthrin, zinc phosphide, glyphosate, malathion) öncelikle ve acilen yasaklansın. Pestisitlerin tamamının 2030 yılına kadar yasaklanması, doğa dostu, zehirsiz yöntemlerle tarımsal üretim yapılması için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerekli adımlar atılsın; doğa dostu tarım yöntemleri ve bu yöntemlerle tarım yapan küçük üreticiler desteklensin; üreticileri doğa dostu, zehirsiz yöntemler kullanmaya teşvik edecek politikalar uygulansın. Türkiye'de tarım ve gıda ürünlerinde kullanılan pestisitlerle ilgili denetimler artırılsın, elde edilen denetim sonuçlarıyla ilgili şeffaflık sağlansın.'

PESTİSİT 'İLAÇ' DEĞİL ÖLDÜRÜCÜ BİR ZEHİR
Pestisit, endüstriyel tarımda mantar, böcek, yabani ot vb. gibi bir tarımsal arazide yetiştirilen ürün dışında kalan çeşitli etkenlere karşı kullanılan zehirli kimyasallar için kullanılan genel bir adlandırma. Yetiştirilen ürünü yukarıda sözü edilen etkenlerden korumak için halk arasında 'tarım ilacı' olarak da anılan bu pestisitler, bir başka deyişle zehirli kimyasallar kullanılıyor. Ancak Türk Dil Kurumu'na göre 'ilaç', bir hastalığı iyileştiren ya da önleyen madde anlamına gelir. Oysa 'tarım ilacı' olarak bilinen pestisitler, herhangi bir hastalığı iyileştirmediği gibi; toprağı, suyu, havayı bunların sonucu olarak da hayvanları ve insanları, zehirleyerek, geri dönüşü imkansız biçimde toprak, su ve biyolojik çeşitlilik kaybına neden oluyor.

EN FAZLA ÇİFTÇİLERİ VE TARIM İŞÇİLERİNİ HASTA EDİYOR
Pestisitler toprakta, suda ve gıdalarda kalıntı bırakırken tarım işçileri ve çiftçiler pestisit kullanımından doğrudan etkileniyor. Yapılan son çalışmalar da pestisitlere maruz kalmanın akut ve kronik sağlık sorunlarına neden olduğunu gösteriyor. Akut sorunlar kısa bir zamanda fazla miktarda pestisite maruz kalma sonucu ortaya çıkarak en çok çiftçiler ve tarım işçilerinde görülürken; kronik zehirlenmede alınan pestisit miktarı az olsa da pestisite maruz kalma zamana yayılarak uzun vadede çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden oluyor.

KANSER, DEPRESYON VE ÇOCUKLARDA ÖĞRENME EKSİKLİĞİ
Pestisitlerin insanların sinir ve hormonal sistemine de zarar verdiği bilinmekte olup ayrıca araştırmalar pestisit kullanımı ile sarkomlar (bir tümör grubu), multipl miyelomlar, prostat, pankreas, akciğer gibi kanser türleri, beyin tümörleri, bilişsel ve psikomotorik fonksiyonlarda bozulmalar ve depresyon arasında bağlantı olduğunu gösteriyor. Çocuklarda öğrenme ve dikkat eksikliği, duyusal eksiklikler veya gecikmiş gelişim; pestisite maruz kalma sonucu en sık görülen nörolojik bozukluklar arasında yer alıyor.

2018'DE DÜNYA GENELİNDE 3,8 MİLYON TON PESTİSİT KULLANILDI
Açlığı ortadan kaldırmak ve tüm dünya nüfusuna yetecek miktarda ürün yetiştirebilmek için tarımsal üretimde pestisit kullanılmasının bir gereklilik olduğu söylense de mevcut durum bu söylemin doğru olmadığını göstermekte. Pestisit kullanımı açlığa çare olmadığı gibi dünya genelinde insan sağlığı için önemli bir tehdide, biyolojik çeşitlilik kaybına ve yaygın bir çevre kirliliğine yol açtı ve açmaya devam etmekte. Dünyada pestisit kullanımı her geçen yıl artarken 2018 yılında dünya genelinde kullanılan pestisit miktarı 3,8 milyon ton olarak açıklandı.

TÜRKİYE'DE ÇİFTÇİ SAYISI DÜŞERKEN PESTİSİT KULLANIMI ARTTI
Türkiye'de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın verilerine göre 2009 yılında bayilere satılan bitki koruma ürünleri aktif madde miktarı 37 bin 651 ton iken; bu miktarın 2018 yılında 59 bin tona ulaştığı tahmin ediliyor. Öte yandan Türkiye Sosyal Güvenlik Kurumu'nun verilerine göre 2008'de 1 milyon 127 bin olan çiftçi sayısı 2018'de 697 bine kadar düştü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise 2002'de 26 milyon 579 bin hektar olan tarım arazisi, 2017'de 23 milyon 379 bin hektara düşmüş durumda. Bu rakamlar Türkiye'de çiftçi sayısı ve tarım alanı azalırken kullanılan toplam pestisit miktarının arttığını ortaya koyuyor.

TARIMSAL ZEHİRDE KORKUNÇ ARTIŞ: 2009'DA 37 BİN TON, 2018'DE 59 BİN TON
2009 yılında bayilerde satılan bitki koruma ürünleri 37 bin ton iken 2018'de bu rakam 59 bin tona çıktı. Buna karşılık 2008'de 1 milyon 127 bin olan çiftçi sayısı 2018'de 697 bine geriledi. Çiftçilerin sayısı azalırken tarımda kullanılan zehirli bitki koruma ürünlerinin artması Türkiye'nin dört bir yanında faaliyet yürüten sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi.





Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
ZEHİRSİZ SOFRALAR İÇİN 95 KURULUŞ BİR ARAYA GELDİ!
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     TARİHİ SAVUNMA: ALACAMİ'Yİ KORUMAK İÇİN BÖYLE YAPILMIŞ!
     TROYA MÜZESİ AVRUPA YILIN MÜZESİ ÖDÜLÜ İÇİN FİNALDE
     ENGELSİZ İZMİR İÇİN 61 NOKTADA KIRMIZI BAYRAK UYGULAMASI
     ORTAK AKILLA ÇÖZÜM İÇİN ANTALYA TURİZM BİRLİĞİ KURULUYOR
     İZMİR KÖRFEZİ'NİN TEMİZLİĞİ İÇİN İLK BÜYÜK PROJE HAYATA GEÇİYOR
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx