Kemal Şendikici yazıyor: Rehber eksiği mi, Fazlası mı var?

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya'nın 'sektörde rehber eksiği var' açıklamasına yanıt veren yazarımız Kemal Şendikici; 'sektörde rehber çoktur, tur azdır ve hiçbir rehber 12 ay çalışamaz, Bağlıkaya açıklamasını tekrar gözden geçirmelidir' dedi.

30 Kasım 2019 Cumartesi - Kemal ŞENDIKICI-turiizmhaberleri.com- İzmir
Profesyonel Turist Rehberi- Turizm Yazarı


REHBER EKSİĞİ Mİ, FAZLASI MI VAR?
Mesajı baştan yazalım uzatmaya gerek yok.! Türk turizm sektöründe kokartlı rehber eksiği yoktur, tam tersi aslında işsiz çoktur. Hali hazırdaki kokartlı rehberler, okullarda yetişmekte olan rehberler; 12 ay sürdürebilir turizm potansiyeli olmayan, terör, askeri darbe ve ekonomik krizler nedeniyle hep sekteye uğrayan bu kaygan sektöre fazla bile gelmektedirler. Üstelik işsizlikten, faal çalışan rehberler arasında hem yerli hem de yabancı piyasada kıran kırana inanılmaz bir rekabet vardır.

Türkiye'de turizm yapılan sezonlar bellidir ama öncelikle yerli turizm sezonundan bahsedersek her şey daha anlaşılır olacaktır.
Yerli piyasada çalışma dönemleri genellikle;
Yılbaşı tatili hafta sonuna denk gelirse 2 veya 3 gün
Ocak, Şubat okul tatilleri Kars, Erciyes, Uludağ kar turları vs.
23 Nisan okul ve Çanakkale şehitlik turları
Bahar bayramları, Alaçatı Ot festivali turları
Ramazan ve Kurban bayramı turları
Ayrıca yurtdışı bilen rehberler Balkan ve Avrupa ağırlıklı çalışır. Gerisi Nisan Mayıs ve Eylül Ekim ağırlıklı yabancı internet münferit ve Anzak veya Usa grup turları, limanlarda ise çok az da olsa gemiye çıkan rehberler olduğunu biliyoruz.

Ama hiçbir rehber 12 ay çalışamaz, çok zor, yok öyle bir sürekli potansiyel.
Karadeniz veya GAP turlarının tüm günlerini toplasanız bile sürekli bir acente ile çalışan bir rehber dahi, yılda en fazla 100 veya 120 gün çalışır en seri çalışanı belki 200 gün. Piyasa bağlantısı zayıf serbest çalışanların o kadar çalışma imkanı bile yoktur. Yerli tur çalışan ve seri tur veren acentaların en çok rehber ihtiyacı duyduğu zaman 2 dini bayram dönemleri, Gap ve Karadeniz turlarıdır.

Ayrıca sabit çalışan rehberler dışında, iş garantisi olmayan rehberlerin yılın öteki zamanlarında, tur bulması, kendi iş çevresine veya rehber arkadaşının ona iş paslamasına bağlıdır. Bu işler böyle yürür. Rekabet büyüktür ve herkes sezon yoğunluğu olmayan dönemlerde birbirinin resmen işini takip eder ya da mecburen yevmiyesiz tur adını verdiğimiz dolar bazında (dolar yüksek olması avantajıyla) hanut ve bahşişe dayalı Malezya ve Singapur turlarına gitmeye mecbur kalır. Seçenek yok.

Taban yevmiye altında çalışmamakta direnen bir rehberin hiç anlayamayacağı şekilde yevmiyesiz hatta kaliteli grup almak adına üstüne dosya parasını vermeyi bile göze alabilen garip bir Uzakdoğu rehber piyasası oluşmuştur. Bu hastalıklı sistem yıllardır böyledir.

Şimdi soruyorum, rehber eksiği var denilen müthiş sektör bu mudur?
Eğer gerçekten iş olsa veya yevmiyeler tam alınsa neden bir rehber Uzakdoğu piyasasında yevmiyesiz olarak gölge veya berbat İngilizce konuşulan gruplar ile çalışsın.? Rehberin dil yetersizliği midir sorun.? Hayır, çok iyi dil hakimiyeti olan Almanca veya İngilizce rehberlerinin de Çinlilere veya Korelilere çanta olarak çıktığını gözlüyoruz. Ana sorun işsizliktir ve sürdürülemeyen kaliteli turizmdir.

Ekonomisi iyi olmayan rehber bazen mecburdur! Çünkü hiç kimse evde oturan rehbere para vermez. Ana sorun net! Bu piyasada 12 ay düzenli kazanç gerçekten yok ve işsiz rehber çok.!

Her şeye rağmen, acentalara sadece Kurban ve Ramazan bayramında rehber açığı var diye rehber eksiği var deniliyor, peki öteki aylar ne olacak? Türkiye de rehberlik mesleği her ne kadar örgütlenmiş gözükse de tamamen kişisel bir meslektir. Serbest bir meslektir. Çalışmazsan kimse sana aç mısın diye sormaz, sendikan yoktur ve ne sağlık sigortan olur, ne de ödemezsen yaşlılık emekliliğin.

Acentelerle iyi geçindiğin kadar ve işlerine yaradığın kadar piyasada olursun. Bir hata yaparsın veya şikayet yersin kimse seni aramaz sormaz. Kaptanınla aynı odada kalmayı, düşük yevmiye almayı, 3 ve 4 koltukta ısrarcı olmamayı kabul eden mülayim bir rehber olursan bazı şirketlerin vazgeçilmezi olursun.

Sözü uzatmayalım rehber eksiği var denilen dönem, acentaların en çok ihtiyacı olduğu ve rehber bulamadıkları milli ve dini bayramlardır. Geri dönemler de istisnalar hariç çoğu rehber iş arar sorar

Eğer rehber eksiği olsa, rehber İzmir'den İstanbul'a iş bulmak için niye gider? Orada otel odalarında zor şartlarda göçebe gibi kalır? Neden İstanbul havalimanına gidip gelme kabusunu yaşar? Çünkü kısa sezon biter, 12 ay turizm olan tek sektör yevmiyesi bile olmayan Uzakdoğu sektörüdür. Lafın özü, okuldan mezun olan rehberin çalışacağı alanlar bellidir, Karadeniz turu için Yerli sektör yada Uzakdoğu turları.

Tüm bu karanlık tabloya bakıldığında; TÜRSAB hala rehber eksiği var diyorsa, ben bu işte kötü niyet ararım.
- Asıl amaç dil eksiği olan, KPDS veya TUREB sınavlarını asla geçemeyen ama her şeye rağmen kokart almaya çalışan bazı kişilere Türkçe rehberliği öne sürerek bedavadan kokart dağıtmayı istemek midir?
- Ya da mesleğe yeni başlayan rehberlerle, her şeye biat eden ve düşük yevmiyeli rehber potansiyel yaratmak diğer neden olabilir mi?

Rehberlerin acentalardan daha çok kazandığını öne süren ve yüksek yevmiye aldıklarını düşünen bazı acenteler olduğunu biliyoruz. Bu imkansızdır. Hesabını doğru yapan ve sağa sola borcu olmayan bir acenteden daha fazla hiç bir kokartlı rehber kazanamaz Kimse kimsenin kazancına göz dikmesin ve rehberlerin hak ettikleri taban ücreti indirmeye uğraşmasın.

'Bu sektörde rehber eksiği var' cümlesinin altında yatan amaç nedir?
Eğer sırf TÜRSAB bunu istiyor diye önüne gelene Türkçe rehberlik kisvesiyle kokart verilirse; Türkiye'de kokartlı rehberliğin ne kalitesi kalır, ne de aurası...
Boynuna her kokart takan birçok vasıfsız rehber otobüslere biner ve bilinçsizce muavin koltuğuna oturur ve de kimse ona saygı duymaz.

Türkiye'de aktif olmayan, emekli olan, sağlık sorunu olan veya vefat eden rehber sayısını bahane ederek rehber eksiği var deniliyorsa, okullarda ana baba parasıyla okuyan birçok yeni nesil rehber gençlere de haksızlık etmiş oluruz. Gelecek onlarındır ama zamanı geldiğinde, mezun olmadan değil.
Dışarıdan lisans ve yüksek lisans sayesinde rehber olacak olan arkadaşlar kaliteli bir rehber kuşağı oluşturacaklar gibi görünüyor. Bu yeterlidir.Bu arkadaşların turlara gerekli formasyonu kazanınca başlamaları ve işi yaptıkça deneyim kazanmaları gerekir.

Bilinen gerçek şudur ki, 2016 krizi sonrası yabancı turlar azaldı ve birçok rehber ilk kez yerli turlara çıkmak zorunda kaldı ve çoğu da bu duruma uyum sağlayamadı. Cruise ve Uzakdoğu'yu saymazsak yabancı operasyonlar halen yetersizdir ve bu alanlarda çalışan rehberlerin çoğu ya boşturlar ya da yerli veya Uzakdoğu turlarına yönelmişlerdir.

Sonuç olarak, sektörde rehber çoktur, tur azdır ve kesinlikle rehber eksiği yoktur. Öyle olsaydı kendisine zaten saygısı olan hiçbir kokartlı rehber, kolay kolay yevmiyesiz turlarda gölge olarak, müze önlerinde, laf söz dinlemeyen teyze ve abla turlarında kolay kolay çalışmazdı.

Sayın TÜRSAB başkanını basına yapmış olduğu 'Türkiye'de rehber eksiği var' açıklamasını tekrar gözden geçirmesini tavsiye ediyoruz.

Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
KEMAL ŞENDİKİCİ YAZIYOR: REHBER EKSİĞİ Mİ, FAZLASI MI VAR?
          
Günün Haber Başlıkları
TÜRSAB 24.DÖNEM GENEL KURULU YÖNETİMİ MAZBATALARINI ALDI
İZMİR'İN TANITIMINDA KENTİN SPOR KULÜPLERİ DE ROL ALACAK
UYGUN FİYATLI KUNDU RENT A CAR - LARA RENT A CAR



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     A NEJAT ŞARDAĞI YAZIYOR:3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ
     OLAY SALCAN YAZIYOR: FRANSA ŞATOLARI
     CEM POLATOĞLU TUNCELİ İZLENİMLERİNİ YAZIYOR
     ALAADDİN ÖZMERT YAZIYOR: ALMANYA İLE TÜRK İŞ GÖÇÜ'NDE 58.YIL
     CEM POLATOĞLU YAZIYOR: İTALYA İLE AŞK BİR BAŞKA BAHARA
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx