NEY İLE TÜM DÜNYANIN GÖNLÜNÜ FETHETMEK MÜMKÜN…

Uzman Müzik Terapisti- Neyzen Kerem Tufan ile büyüleyici, şaşırtıcı, etkileyici NEY Dünyası Yolculuğuna hazır mısınız.? Nilgün Atar'ın sorularını yanıtlayan ünlü Neyzen Kerem Tufan; NEY'e yeni ufuklar ve kapılar açıyor.

05 Şubat 2020 Çarşamba - NİLGÜN ATAR- turizmhaberleri.com- Antalya
Kültür Sanat Turizm Sohbetleri-1


Uzman Müzik Terapisti- Neyzen Kerem Tufan ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbet; uçsuz bucaksız okyanuslara savurdu bizleri. Kurak dünyalarımızda yükselen o sesin dalgaları içimizdeki betonları, kristal saraylarımızı, ulaşılmaz kaleleri, yosun tutmuş parmaklıklarımızı kırdı geçti. Bu çok özel sohbette NEY ile bakıyor ve ney ile dinliyoruz yorgun dünyayı.. 5000 yıllık bir tarihe ve felsefeye sahip bu muhteşem enstrümanı ne kadar tanıyoruz ve yeterince sahiplenmiş miyiz soruna yanıt arıyoruz.

Türkiye'de 81 il ve dünyanın 13 ülkesinde Ney'e gönül vermiş insanları aynı çatı altında buluşturan genç Neyzen Kerem Tufan'ı ve bu alandaki çabalarını, girişimlerini dinlerken ülkemiz, dünyamız ve insanlık adına umutlandık. Sizlerin de bu röportajı okurken aynı duyguları hissedeceğinizden eminim. O halde ne duruyoruz; buyurun Neyzen Kerem Tufan'ın yaşam öyküsü ile harmanlanan büyüleyici NEY dünyasına....

NEY, BEDENİME NEFESİME HAYATIMA BİR DOST GİBİ DAHİL OLDU
Ney ile yollarınız nasıl kesişti, bu yolculuğu bize anlatır mısınız?

Müziğe 8 yaşında piyano dersleri ile başladım lakin Ney sazı hakkında hiçbir fikrim olmamasına rağmen çocukluğumdan beri ney sesinden çok etkilendiğimi hatırlıyorum. 13 yaşında Güzel Sanatlar Lisesi eğitimi için çıktığım gurbet yolculuğunda Ankara- Aydın arası otobüs yolculuklarımda dinlediğim bir şiir albümünde, fonda kulağıma gelen Ney sesi iliklerime işlemiş olacak ki karşıma ilk çıkan Neyzeni kendime rehber edindim. Akademik eğitim almak arzusu ile çıktığım yolda, 20 yılı beraber yaşadığım, vücuduma yeni bir uzantı olarak Neyim, bedenime ve nefesime dahil oldu, dostum oldu.

“NEY'SE albümüne ilgi nasıldı?.
2011 yılında müzik mağazalarının raflarında yerini alan NEY'SE albümü, en çok ilgiyi İstanbul'da ve turistik bölgelerdeki mağazalarda, en çok da yabancılar tarafından ilgi gördü. Yapım firmasının bastığı sayının kısa zamanda tükendiğini biliyorum, en son bu yıl bir karaborsacıda 10 tane bulunca bu fırsatı değerlendirip satın aldım, ben de yalnızca bir tanesine sahibim. Albümde 9 eser var; bunlardan biri “Aynadaki hal '' adlı bestem; albümde en sevilen ve hala birçok Ney talebesinin icra etmeye çalıştığı bir eser olarak yaşamaya devam ediyor. Diğer kayıtlar Ney'e refakat eden kanun, piyano ve gitar icralarıyla Türk müziği eserlerinden oluşuyor. Albümdeki son 3 ney taksimi terapi niteliğinde olduğu için yurdun bir çok yerindeki araştırma ve uygulama hastanelerinde hastalara dinletiliyor.
YENİ PROJE “ŞİFA NİYETİNE '' ….
Sırada başka albümler var mı ya da gelecek mi?

NEY'SE albümünden kısa bir zaman sonra teknolojinin gelişmesiyle kartoneti olan albüm basma dönemleri geride kaldı. Dijital platformlar ve video kanalları yaygınlaşmaya başladı. Rahmetli Hocam Yıldız Kenter'le kaydettiğimiz düetlerimizi ve kliplerimizi yenilenmiş platformlarda paylaşmaya devam ettik. En son 2018 yılında Londra'da kaydettiğimiz ve çektiğimiz kliple The Legacy Last letter adlı, yine Yıldız Kenter'in sesinde Shakespeare' a ait 71. Sone'yi kaydettiğimiz eseri dijital platformumuzda paylaştık. Sürekli yeni kayıtlar yapmaya devam ediyoruz. Yeni projemiz Şifa Niyetine… Reçete adlı bir albüm olacak, kısa zamanda onu da semaya bırakma niyetindeyiz.

MÜZİK TERAPİ, SELÇUKLULARDAN OSMANLIYA MİRAS KALMIŞ BİR İLİMDİR…
Müzikle terapiden bahsedelim biraz. Nedir Müzik Terapi.? Bu alanda çalışmaya nasıl başladı ve neler yaptınız.?

Müzik, hal, davranış ve ruhsal deformasyonları iyileştirmeye yarayan, kanıtlanmış sonuçlarla dünyada itibar gören bir uzmanlık alanıdır. Selçuklulardan Osmanlıya miras kalan ve dünyaya ilham kaynağı olan Türki İlimlerden birisidir. Benim farkındalığım ve hevesim de Selçuklu Döneminde bu uygulamaların Ney ve su sesi ile yapılmış olduğunu öğrenmekle başladı. 2009 yılında İstanbul'da özel eğitim bölümü olan bir okulda başladığım görevde sazımın tılsımı ve büyüsü benim bu alanda araştırmalar ve uygulamalar yapmama sebep oldu ve müzik kariyerimde uzmanlığımı Müzik Terapi dalında yapma kararı aldım.

MÜZİK TERAPİ YETKİN OLMAYAN KİŞİLERİN ELİNDE İTİBARINI KAYBETTİ…
Müzik Terapisi konusuna henüz yabancıyız, ülkemizde bu alanda yürütülen projeler var mı?

Son 5 yılda sadece konuya ilgili kişilerin aşina olduğu bu alan ülkemizde maalesef gün yüzüne çıkmadan itibarını kaybetti. Sağlık Bakanlığı tarafından her ne kadar önemsense ve desteklense de yetkin kişilerin olmamasından dolayı yanlış bilgiyle insanlara aktarılıyor ve sonunda bir başarı yahut somut sonuçlar alınamıyor. Masal terapistliğinin bile var olduğu günümüzde müzik terapi gibi mühim bir ilim, uzaktan eğitim sertifikaları satılarak insanları mağdur eden bir para tuzağına dönüşmüştür ve bir istihdam alanı da olmadığından “var mı var '' anlayışından öteye gidememektedir.

SANAT VE ŞİFA MÜZİKOTİZM PROJESİNDE BULUŞTU…
Müzikotizm projesi nasıl hayata geçti ve ne tür gelişmeler kaydettiniz? Ney ile nasıl bir etkileşim yaşıyor otizmli bireyler?.

Kariyerimdeki müzik terapi geçmişim 10 yıl evvel müzik öğretmenliği yaptığım bir okulda; tamamı down sendromlu, otizmli hiperaktivitesi ve mental reterdasyonu olan çocuklar ile karşılaşmam ve onları tanımamla başladı. İlk derste ilk tanışıklığımda yerinde duramayan çocukların ışıkları kapatıp Ney üflediğimdeki sessizlikleri ile o büyüye kapılmış olmalıyım ki adeta dizlerimin bağı çözülmüştü. Hayatımda Ney üflerken ilk kez o an, o tesiri yaşadım ve tarif edemediğim unutulmaz bir anıydı benim için. Aynı yıl müzik terapiye olan ilgim uzun süren araştırmalar, tecrübeler, eğitimler ve uygulamalarla devam etti.

OTİZMLİ ALİ'NİN BAŞARISI EN BÜYÜK DİPLOMAM OLDU.
O okuldan bana armağan, en büyük diplomam diye tabir ettiğim Otizmli öğrencim Ali, kardeşim olarak hayatımda varlığını sürdürüyor. Ali o okuldan sonra özel çalışmalarımızla Cemal Reşit Rey Güzel Sanatlar Lisesini burslu kazandı ve şu an 20 yaşında sosyal iletişimi çok kuvvetli, aynı zamanda profesyonel bir piyanist olarak gururumuz ve birçok aileye ilham olarak hayatımızdaki yerini koruyor.

Peki Kuşadası'nda Neyzen Şifahanesi nasıl kuruldu?.
Neyzen Şifahanesi benim 10 yıl öncesinden bir kağıda resmettiğim ütopik bir hayalimdi. Özel gereksinimli bireylerin eğitim ve sosyalleşme sürecine destek veren, ailelerinin de huzur bulabilecekleri, müzikal ve sanatsal etkinliklerin önde olduğu, doğanın içinde bir taş bina… Hemen yanında hipoterapiden de istifa edebilecek atların enerjisini hissedebilecekleri, aynı zamanda aileleri ile onlara özel bir alanda konaklayabilecekleri bir konuk evi gibi başlıkların düşünüldüğü ütopik bir hayal diyorum çünkü bu fiziki yapıyı oluşturmak, inşa etmek, gerçeklere döndüğümüzde imkansız gibi görünen ama en yakınlarıma hayalimi anlatırken heyecanla dile getirdiğim en büyük arzumdu. Bu imkanları sunabileceğimiz, paylaşabileceğimiz insanlar zaten uzun yıllar içerisinde, devlete bağlı, ülkenin dört bir yanında olan engelliler okulu ziyaretlerimde hayatımda birikmişti yani benim hayalimi gerçekleştirecek en mühim gereklilik onları davet edebileceğim böyle bir yer, böyle bir alandı.

“Niyet güzel olunca akıbet güzel olur '' denir ya, o misal çizdiğim resim doğanın içinde taş bir bina hemen yanında atların bulunduğu bir Hara, 6 odalı konuk evi olan bir masal diyarında, Kuşadası Değirmen Çiftlik'te hayat buldu. Bu tabii ki Değirmen Çiftilik'in sahibi, İş Kadını kıymetli Gürsel Tonbul Hanımefendilerin fedakarlığı ve cömertlikleri sayesinde gerçekleşti.

VE NEY'İN HOŞ SEDASI KUŞADASI DEĞİRMEN ÇİFTLİK'TE YANKILANIYOR…
Nasıl tanıştınız.?

İngiltere'den döndüğüm yıl Kuşadası Engelliler Okulu'nun varlığından haberdar olup kendilerine ziyaretimde gönüllü olarak çalışmalarımı uygulamak istediğimi yöneticilerine teklif ettim. Okula bir piyano armağan ederek 1 yıl boyunca oradaki öğrencilerimin eğitimine destek olmuştum. Bu hizmetimden daha çok kişinin faydalanabilmesi amacı ve arzusuyla meramımı paylaştığımda Gürsel Hanımefendi anlattıklarıma ve heyecanıma destek olarak kapılarını bizlere ardına kadar açtı ve bu sayede Neyimin sedası Değirmen Çiftlik'te yankılanmaya başladı.

ALTI AYDA DÖRT BİN KİŞİ AĞIRLADIK…
Neler yaptınız şimdiye kadar Şifahanede?.

Şifahanemizde 6 ay içerisinde 4000 kişiyi ağırladık. TV programları ve ulusal gazeteler de varlığımızdan haberdar oldu ve bu güzel buluşmayı haber yaparak kamuoyu ile paylaştı. Bu süre içerisinde Amerika'dan, İngiltere'den, Avrupa'nın bütün ülkelerinden gelen özel ziyaretçiler ve misafirlerimizi ağırladık. Doktorlar, akademisyenler ve birçok sanatçı Şifahanemizi, etkinliklerimizi merakla ziyaret etti ve etmeye devam ediyor. Bu sadece güzel bir başlangıç bizim için. Hedef ve faaliyetlerimizi arz ettiğimiz İstanbul'daki Otizmli öğrencim Ali ile verdiğimiz konser nice Alilerin hayatında olabilme gayesiyle çıktığımız yolda evvela engelliler okulu öğrencilerini şifahanemizde ağırladık. Sonrasında ilk meleğimiz olan 9 yaşındaki otizmli bir talebemiz ile çalışmalarımıza ve uygulamalarımıza başladık.

YURTDIŞINDAKİ ÜNİVERSİTELERLE ÇALIŞTAY YAPMAK İSTİYORUZ..
Kısa ve uzun vadede planlarınız nedir?. Ulusal ve Uluslararası tanıtım için neler yapılıyor? Seyahat acentaları ile işbirliği yapıyor musunuz.? Neyzen Şifahanesi ülkemizde Sağlık turizmine yeni bir alt başlık açabilir mi?

Bu hanenin müzik terapi ilminin uygulandığı, araştırma ve çalışmaların olduğu bir merkez olarak dünyaya hizmet etmesi gayreti içinde olacağız. Yurtdışındaki üniversiteler ile birlikte çalıştaylar yapma arzusundayız. Bu sayede daha etkin çalışmalar ile Müzik Terapi gibi mühim bir ilime ülkemizde layık olduğu niteliği kazandırma niyeti ile çalışacağız. Şu anki hedefimiz bu konuda muvaffak olabilmek, ardından yeni ideallerimiz hedeflerimiz eminim ki oluşacak ve “su akacak yolunu bulacaktır. ''

NEY İLE TÜM DÜNYANIN GÖNLÜNÜ FETHETMEK MÜMKÜN…BU SESİN DİNİ VE DİLİ TEK…
Dünyanın pek çok ülkesinde ney üflediniz. Yabancılar Ney'den nasıl etkileniyorlar.?

İnsani duygularda derinlik sahibi her birey, ırkı, kökeni her ne olursa olsun neyin büyüleyen sesinin tesirini hissediyor. Ben Yunanistan'da, İngiltere'de bu tesiri hisseden binlerce kişiyi gözlemleyebilme şansını yakaladım. Aylarca Londra'da kiliselerde sazımı tanıtıp dinlettim. Bu sesin dini, dili tek; eminim bu kadim saz ile tüm dünyanın gönlünü feth etmek mümkün ama tabii ki kıymetli icracılar ve yaratıcı projelerle vitrinde olmak gerekliliği ve şartı var. Ben bu hassasiyet ile dünyayı dolaştım; neyin etkisini her manada layığı ile yansıtmak çok önemli bir sorumluluk.

Peki Ney'in büyüleyici gücünden ülke tanıtımında yeterince faydalanıyor muyuz?
Cumhurbaşkanlığı hassasiyet ile fiziki şartlar konusunda cömert ve fedakarca imkanlar sağlıyor lakin görevlendirme konusundaki bu makamı aşan başarısızlığın sebebi bu imkanların sağlandığı görevliler ve icracılar kanaatimce kendilerine sunulan bu fırsatı layığı ile yerine getiremiyor, onun için göğsümüzü kabartacak çalışmalara ve projelere şahit olamıyoruz. Ama bu bilinçle ve kendi marifetleriyle hizmet eden çok kıymetli sanatçıların olduğunu da biliyoruz.

TÜRKİYE TÜM DEĞERLERİNE HASSASİYETLE SAHİP ÇIKMALIDIR
Bir müzik terapisti ve Neyzen olarak Türk turizmini nasıl değerlendiriyorsunuz? Ney ile ülke tanıtımı ve Ney performansları uluslararası turizm fuarlarında daha fazla yer almalı mı? Bakanlığa bu konudaki önerileriniz nedir?

Dünya büyük bir imtihandan geçiyor; doğal afetler, savaşlar, virüs salgınları, ekonomik istikrarsızlık, toplumlara ağır travmalar yaşatıyor. Turizmin eski renkli günlerinden çok uzak kaldığını gözlemliyorum. İnsanların arınması, aydınlanması gereken bir süreçteyiz. Türkiye tarihi, doğal, kültürel değerleriyle çok kıymetli bir hazineye sahip. Bu sahip olduğumuz kıymetlere, doğaya daha hassas ve itina ile sahip çıkmalıyız. Yabancılara güzel yansıtmalıyız güler yüzümüzü, merhametimizi, sıcakkanlılığımızı, ahlaki değerlerimizi… Tüm bunları yitirmeden, eksilmeden, geçmişte yapılan hatalardan arınarak yenilenmeliyiz. Ekmeden biçilir mi? Bizi aşan yani toplumsal sorumluluğun ötesinde elbette bir de devletimizin konunun ehli yöneticilerle, stratejik çalışmalarla, prestijli projelerle ülkemiz turizmine değer katarak daha davetkar olmaları gerektiğini düşünüyorum.

FİZİKSEL VE RUHSAL ŞİFA VEREN ULVİ BİR ENSTRÜMAN…
Ney üflemeyi öğrenmek zor mu?. İleri yaşlarda öğrenilebilir mi?. Müzik eğitimi denildiğinde gitar, keman ve piyanonun dışına çıkamıyoruz. Çocukları NEY'e yönlendirmek için anne babalar neler yapmalıdır?

Ney “çalmak '' zordur. Herkes Ney “çalamaz '' , herkes müzisyen, herkes sanatçı olamaz. Yaradan hepimizi ayrı hünerler ve marifetlerle bezemiş. Lakin Ney “üflemek '' , Neyin güzel ahengini duyurmak, gönül veren ve emek veren her birey için mümkün. Ben buna şifa niyetine “hü '' diyelim diyorum. Ney kargı kamışından, doğanın sunduğu bir bitkiden yapılan bir saz. Kimyasında ve fiziksel yapısında ses frekansı ve titreşimi dahil şifa veren ulvi bir enstrüman. Bir kere diyafram nefesi kullanmayı gerektiren ve bu sayede doğru nefes alma yetisini oluşturan, astım, koah gibi solunum yolları hastalıklarına doktor reçetesi le tavsiye edilen nefesli bir enstrüman olan Ney Sazı; psikomotor beceriyi geliştiren, kas gelişimini ve esnekliği sağlayan çok özel bir enstrüman. Çocukların bu faziletlerden istifade edebilmesi için evvela ailelerinin bu bilgiye vakıf olmaları gerekiyor. Biz 2018 yılından bu yana sosyal medyada hatırı sayılır bir kitleye sahip olduğumuz “Neyzentv Kültür Sanat ve Eğitim Platformu '' vasıtasıyla bu farkındalığı insanlarda oluşturmanın gayretindeyiz. 4 yaşından 64 yaşına kadar, kadın-erkek, dünyanın ve yurdun dört bir yanında yaşayan insanlara sazımızı tanıtıp öğrenmeleri konusunda ders ve kültürel içerikli videolar paylaşıyoruz.

NEY'İN SESİ HZ. MEVLANA İLE YÜZYILLAR ÖNCESİNDEN DÜNYAYA IŞIK SAÇIYOR
Dünyada Sufiliğe ilgi ve merak giderek artıyor, özel platformda binlerce insan buluşuyor ve sufi rotaları çıkarılıyor. Türkiye'de bu açıdan önemli bir konumda. Ney ise bu rotalara büyüleyici tınıları ile eşlik ediyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Ney fiziki yapısı ve formu ile Türki bir sazdır; bu forma ve manevi kimliğe Hazreti Mevlana sayesinde kavuşmuştur. İlk 18 beyitine “Dinle Neyden '' diyerek başlamış ve metaforlar ile kamil insan olmanın yani doğru dürüst bir birey olma gerekliliği üzerine yazdığı rubailerinde şiir ve kitaplarında Ney üzerinden örneklerle yüzyıllar öncesinden fısıldadığı sözlerle tüm dünyaya ışık saçmaya devam etmektedir. Onun öğretileri kamil insan olabilme felsefesi üzerine kuruludur. Sufi demek dünya aleminin gelip geçici olduğunun ve öz kavramının unutulmamasıdır. Az önce değindiğim dünyada yaşanan kaostan bireylerin kurtulma arayışı ancak hakikati hatırlamaları ve keşfetmeleriyle mümkündür. Bu bağlamda arayışta olan insanoğlu ancak bu buhranından bu sayede arınacaktır.

ÖNCE NEY'E DEĞER VERMEMİZ VE YARATACAĞI ETKİYE İNANMAMIZ GEREKİYOR
Ülkemizde Uluslararası NEY FESTİVALİ yapılıyor mu? NeyzenTV ailesi olarak böyle bir etkinlik düzenlemeyi düşünüyor musunuz? Ney festivalleri ülke tanıtımının önemli bir yüzü ve çekim noktaları olabilir mi?

Neyin felsefesi ve tesiri ile ülkemizin dünyaya yansıması bambaşka bir boyuta geçecektir ama bunun için bu kültürü doğru kişilerle, doğru zamanda, doğru yerde teşhir etmek icap eder ve evvela bu değere bizim kıymet vermemiz ve yaratacağı etkiye inanmamız gerekiyor yani devlet otoritesinde bu farkındalığın oluşması gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti bunu başarabilme kudretine sahip bir devlettir. Umut etmek güzel, neden olmasın…

En çok etkilendiğiniz, örnek aldığınız Neyzen kimdir?
En çok etkilendiğim Neyzen Rahmetli Hocam Yıldız Kenter Hanımefendidir. Neyzen olmak için Ney üflemek gerekmiyor. Zaten her ney üfleyene de Neyzen denmiyor. Ney icracısı deniyor. Neyzenlik bir makamdır. İyi insan olmak, faydalı insan olmak, nezaket sahibi olmak, yardımsever olmak, güzel bakmak, güzel görmek gibi değerlere ve niteliklere sahip olmak gerekiyor. Sanatın, tefekkürün bir misali olduğu inancıyla etrafa ışık saçmak gibi mühim sorumluluk bilincine sahip olmak gerekiyor. Ülkemizde çok iyi müzisyenler, çok kıymetli icracılar var. Konservatuarda talebelik sürecimde çok başarılı Musikişinasların, icracıların Neylerinin sedalarından, müzikal tavırlarından beslendim. Sonrasında kendi üslubum ve yorumumla ney üfleyen bir icracı olmayı tercih ettim.

Yeni ufuklar açan bu keyifli sohbetimizde son olarak neler söylemek istersiniz?
Bizim NEY sazının sedasının duyurulması, felsefesinin tanıtılması ve değerlerinin korunması konusunda hassasiyetlerimiz var. Bu gaye ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Aynı hassasiyet müzik terapi başlığı için de geçerli. Bu yolda bir öncü olarak bu kadim kültürün hizmetkarı olmaktan onur duyuyoruz. Bu profesyonelce hazırlanmış sohbet için zatıalinize teşekkürlerimizi sunuyorum.

DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN:
https://www.youtube.com/watch?v=wVJ_uork5RQ
YILDIZ KENTER&KEREM TUFAN ''MİRAS''
https://www.youtube.com/watch?v=mAaqx0rV6gw&fbclid=IwAR2tUBOasFHEVUadOi3pAEcgkNO5BpL-q16de9UrRK7ToLLKT0OgMRlu_T4

DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN:
www.neyzentv.com
www.facebook.com/pg/neyzentv/photos/?ref=page_internal




Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
NEY İLE TÜM DÜNYANIN GÖNLÜNÜ FETHETMEK MÜMKÜN…
          
Günün Haber Başlıkları
SELİNUS SAHİLİNDE BETONLAŞMA GİRİŞİMİNE BÜYÜK TEPKİ!
MÜZEKART 1 MART İTİBARİYLE İNDİRİMLİ



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     İKLİM KRİZİ DÜNYANIN EN ÖNEMLİ SORUNU HALİNE GELDİ
     ÇİN DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK KRUVAZİYER LİMANINI SHANGAİ'YE KURUYOR
     DÜNYANIN GEN MERKEZİ TÜRKİYE BETONA YENİK DÜŞMESİN DİYE 124 STK AYAĞA KALKTI
     DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ ANADOLU FARKINDALIĞI
     DÜNYANIN EN GÜZEL BAYRAMLARI BİZİMDİR
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx