ISTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -20

AZİZ MAHMUT HÜDAİ TÜRBESİ


İstanbul un Üsküdar ilçesinde en çok ziyaret edilen dini mekanlarından biri de Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri Türbesidir. Bu türbe Üsküdar Aziz Mahmut Hüdayi Mahallesi, Aziz Mahmut Hüdayi Sokak No. 1 de 1589-1598 yılları arasında yapılan türbe, cami ve hazireden oluşan külliyedir. Aziz Mahmut Hüdayi hazretleri Kanuni ile IV. Murad arasındaki sekiz padişah dönemini yaşamış ve hepsi tarafından büyük saygı görmüş bir velidir. Halvetiyye tarikatının bir kolu olan Celvetiyye nin kurucusu olan Mahmut Hüdayi döneminin ünlü şair ve mutasavvıflarından biridir. 1541 Şereflikoçhisar da doğdu.

Çocukluğunu geçirdiği Sivrihisar da ilk tahsiline başladı. Daha sonra İstanbul a giderek Küçük Ayasofya Medresesi ne girdi. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra hocası Nâzırzâde Ramazan Efendi nin müridi oldu. Talebelik ve müritlik yıllarında bir yandan da Halvetiyye tarikatına mensup Küçük Ayasofya Camii Şeyhi Nureddinzâde Muslihuddîn Efendi nin sohbetlerine devam etti. Hocası Nâzırzâde Edirne Selimiye Medresesi ne müderris, Mısır ve Şam a kadı tayin edildiği yıllarda Hüdai yi yanından ayırmadı. Hüdâyî, hocasının ölümünün üzerinde bıraktığı derin tesir sebebiyle resmî görevlerinden ayrılarak daha önce vaaz ve sohbetlerine katıldığı Muhyiddin Üftâde ye intisap etti. Üç yıl gibi kısa bir zamanda seyr-ü sülûkünü tamamladı. Şeyh Üftade kendisini memleketi Sivrihisar a halife tayin etti. Burada ancak altı ay kadar kalabilen Hüdâyî, şeyhi Üftâde yi ziyaret etmek için tekrar Bursa ya döndü. Fakat bu arada şeyhi vefat edince Rumeli ye gitti. Trakya ve Balkanlar da bir süre kaldıktan sonra İstanbul a geldi.

Şeyhülislâm Hoca Sadeddin Efendi nin delâletiyle tayin edildiği Küçük Ayasofya Camii Tekkesi nde sekiz yıl şeyhlik makamında bulundu. Bir yandan da Fâtih Camii nde vaizlik yaptı, tefsir ve hadis okuttu. Daha sonra Üsküdar da Hüdâyî Dergâhı nın bulunduğu yeri 1589 yılında satın aldı. Dergâhın inşaatıyla daha yakından ilgilenmek için ikametgâhını Rum Mehmed Paşa Camii civarına nakletti. 1595 te dergâhın inşaatı tamamlandı. 1599 yılında Fâtih Camii vaizliğini bırakarak Üsküdar Mihrimah Sultan (İskele) Camii nde perşembe günleri vaaz vermeye başladı. Sultan Ahmed Camii nin açılışında (1616) ilk hutbeyi Aziz Mahmud Hüdâyî okudu ve her ayın ilk pazartesi günü burada vaaz etmeyi kabul etti. Kanuni nin, kızı Mihrimah Sultan dan torunu Ayşe Sultan ile de evlendiği rivayet edilen Aziz Mahmud Hüdâyî Safer 1038 de (Ekim 1628) vefat etti. Altısı kız olmak üzere on bir çocuğu oldu ve bugün türbesinin bulunduğu yere defnedildi.

Evliya Celebi Hüdai nin devrine yetişmiş, küçüklük döneminde onu görmüş ve eserinde kendisinden bahsederken “Yedi padişah dest-i şeriflerin bus etti, hamd-i Huda, bu hakire şeref-i sohbetleriyle müşerref olmak nasib oldu '' diyerek Hudayi Hazretleri nden bahsediyor ve kendisinin 70.000 bağlısının bulunduğunu söylüyor. O döneme göre cok büyük bir rakam ve kendisinin 8 padişah idrak ettiği zaten tarihen malum bir hadise olduğunu biliyoruz. Gerek yurt içinden ve gerekse İstanbul sakinlerinin çok sık ziyarete gittiği, adak kurbanlarının kesildiği, sünnet olan çocukların , yeni evli çiftlerin, dileğinin yerine gelmesi için medet umanların müracaat ettiği bu mübarek türbe caminin hemen solundadır.

Türbeye camlı bir bölümden girilir. Bu kısım 1918 tarihinde yaptırılmıştır. 1910 veya 1911 senesinde camiin minaresi, yıldırım düşmesi neticesinde türbenin kuyu olan orta sofası üzerine yıkılmış ve burasını harap etmişti. Mısır Hıdivi İsmail Paşanın nın kızı Prenses Fatma Hanım harap olan orta sofayı tamir ettirmiş ve bu arada da bu camekanı yaptırmıştır. Zemini mermer döşeli camekanın karşısında tonoz çatılı türbedar odası vardır. Burada duvara çakılmış bir demir halkaya bağlanan akıl hastaları telkin yoluyla tedavi edilirmiş. Odanın sol tarafında Aziz Mahmud Hudayi Efendi sebili bulunmaktadır.

Camekandan bir kapı ile turbe sofasına geçilir. Kapının üzerinde bir satır halinde, dört mısralı mermer bir kitabe şöyledir:

Bu meşhed mecma -ı ervah-ı ecsad-ı Hudayi dir
Edeble gir azizim turbe-i pak-ı Hudayi dir
Dila tahsil idem dirsen eğer zevk-i İlahi den
Nasibini alır elbet giren bab-ı Hudayi den

Aziz Mahmut Hüdayi nin medfun olduğu bu bölümde on bir sanduka vardır. Bu sandukaların ilki Aziz Mahmut Hüdayi ye aittir ve etrafı altın yaldızlı bir şebeke ile çevrilmiştir. Üzerinde bir tam puşide, iki şal, Kâbe örtüsü ve bir surre bayrağı örtülmüştür. Koyu yeşil bir Celveti tacı , ahşap sandukayı süslemektedir. Baş tarafına kiraz ağacı yapılan dama fildişi saplı asası asılmıştır. Türbedeki diğer sandukalar ise, Hüdayi Hazretlerinin oğlu Mustafa Ebrar Efendi, diğer oğlu Ahmet Sıddık Efendi, oğlu Abdulvahid Efendi, kızı Aişe hanım, bir diğer evladı Ali Murtaza Efendi, Evliya Mehmet Muhtar Efendi, kızı Rukiye hanım, kızı Fatma Zehra hanım, kızı Zeynep hanım vefat eden kızının ismini taşıyan ayni adlı 1643 tarihinde ölen Fatma Zehra hanımın ismi 1676 da ölen Fatma Zehra hanıma da verilmiştir. Yani iki Fatma Zehra hanım babaları ile ayni türbede medfundurlar. Türbe ile birleştirilmiş olan tekke şeyhlerinin gömülü olduğu bölümde ise çok sayıda şeyh ve ulema medfundur.

Aziz Mahmut Hüdayi Hazretlerinin ismini taşıyan camiinin haziresi ise Hz. Pir e gönülden bağlı kişilerin medfun olduğu bir mekandır.

1657 Şeyh Mesud Efendi, 1628 Şeyh Mustafa Efendi, 1629 Sadrazam Halil Paşa, 1642 Hüdayi Hz. kızı Ümmü Gülsüm hanım, 1818 Şeyh Şahabeddin Efendi, 1646 Şeyh Abdülhay Efendi, 1842 Şeyh Abdurrahman Nesip Efendi, Mihrimah Sultan ın kızı, Kanuni nin torunu Ayşe Sultan. Ayşe Sultan ın torunu Mehmet Paşa, Reisu l-hulefa şeyh Ahmet Efendi, şeyh Mahmut Gafuri Efendi, şeyh Saburi Dede Celebi Mehmed ve Müneccimbaşı şeyh Sadullah Efendi . Aziz Mahmut Hüdai İstanbul boğazının dört bekçilerinden biridir ve çok sık ziyaret edilir. Son yıllarda kurulan Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı tarafından külliyenin bakımı hususunda büyük gayret sarf edilmekte, ayrıca talebelere ve muhtaçlara dağıtılmak üzere her gün aşhanesinde yemek pişirilmektedir. Sekiz padişah dönemini yaşamış, cihan padişahlarının hürmet ettiği ve akıl danıştığı bu mübarek piri bir-iki sayfalık yazıyla anlatmak mümkün değildir.
Üsküdar Belediyesinde yapılan Üsküdar Sempozyumlarının 3.sü bu mübarek zatın adına düzenlenmiştir. İki cilt halinde yayınlanan bu muhteşem eserde Hz. Aziz Mahmut Hüdayi her yönüyle değerli ilim adamları tarafından incelenmiş ve bildiriler halinde sunulmuştur. (devam edecek )

KAYNAKÇA: Hasan Kamil Yılmaz, Aziz Mahmut Hüdai, TD Vakfı İslam Ansiklopedisi, yıl 1994, cilt 4, s 337-338
Hasan Kamil Yılmaz, Sempozyum açılış konuşması, Üsküdar Sempozyumu III, cilt 1, s 6-7
Mehmet Mermi Haskan, Aziz Mahmut Hüdai Türbesi, Yüzyıllar boyunca Üsküdar, Cilt II, s 21
Mehmet Mermi Haskan, Aziz Mahmut Hüdai Türbesi, Yüzyıllar boyunca Üsküdar, Cilt II, s 536
          |                              

Mahmut Ökçesiz
Profesyonel Turist Rehberi
04 Şubat 2018 Pazar
Mesaj Gönder 658



 Yorumlar

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
CEMRE DÜŞTÜ BİR KEZ DAHA GÖĞÜN BAĞRINA

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
SOYAĞACI

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
DÜNYA BANKASI (WORLD BANK GROUP) TURİZM SEKTÖRÜ TOPLANTISI (1)

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
DATÇA BADEM ÇİÇEĞİ FESTİVALİ

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI TURİZM SEYAHAT ACENTASI AÇIKLAMASI

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMCİLERE YENİ FIRSAT YAŞLI TURİZMİ

Prof. Dr. Tuncay NEYİŞÇİ
Yazara Mesaj gönderin
KENTSEL DÖNÜŞÜM ORMANCILIĞI

Berk KARABAŞ
Yazara Mesaj gönderin
SİNGAPUR' UN RENKLİ DÜNYASINDAYIM..

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .