Genel

1618?E KARŞI YÜKSELEN SESLER ?

1618?E KARŞI YÜKSELEN SESLER ?

Yıllardır Rehberler Meslek Yasası?nın çıkmasını bekleyen turist rehberleri; 1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları Yasası?nda mesleklerini olumsuz yönde etkileyecek değişiklik maddelerinin sakıncaları konusunda, parti ayırımı yapmaksızın milletvekilleri, bürokratlar, Meclis Komisyonu başkan ve üyeleri ile görüşerek endişelerini anlatmaya devam ediyorlar.
Son olarak 11 Kasım tarihinde, ARO, İZRO, KUSİAD,ISAD,TURGÖN tarafından İzmir?de düzenlenen; ?1618 sayılı yasa taslağının turizm seyahat acentalarına ve turist rehberlerine etkileri? konulu toplantıda, tasarıdaki bazı maddelerin düzeltilmesi yönünde yaptıkları açıklamalarla yetkililere seslerini duyurmaya çalıştılar. Yasa tasarısı Meclis Alt Komisyonu?nda 21 Kasım?da tekrar görüşülecek.

10. MADDE VE 60 KİŞİ SINIRLAMASI?
Söz konusu yasa tasarısındaki bazı maddeler, rehberlik mesleğini dar bir alana sıkıştırmakta ve mesleklerine devam edebilmelerini zorlaştırmaktadır. ?Araç kapasitesi 60 kişiyi geçen araçlar için 1 rehber bulundurma zorunluluğunu? getiren 10. maddenin; kimlere ve hangi amaçlara hizmet edeceği çok açıktır. Otobüslerin yolcu kapasitesi (45) ve turlara katılım oranı düşünülürse; 60 kişi sınırlaması ile kaçak rehberlere ve kaçak rehber çalıştıran seyahat acentalarına çok rahat ortam sağlanması sonucunda, yaşanacak sorunlar turizm sektörüne zarar verecektir. Tüm dünyada saygın bir konumda olan rehberlik mesleği; bu maddenin yürürlüğe girmesi ile ülkemizde derin yara alacaktır.

ZORUNLU SİGORTA EN GEREKLİ MADDE?
12. madde seyahat acentalarının düzenledikleri paket turlara ilişkin olarak paket tur sözleşmesi kapsamında; acentanın iflasında, taahhüt edilen hizmetin verilmemesinde, müşterinin kaza ve hastalık halinde uğradığı zarar ve tedavi masraflarını karşılayacak zorunlu sigorta yapılmasını kapsıyor.
Seyahat acentaları ve sigorta şirketleri; bu yasa tasarısının yürürlüğe girmesi ile uygulama için alt yapı çalışmalarına şimdiden başlaması gerekiyor. Bu geniş kapsamlı sigorta poliçesi karşısında, sigorta şirketleri nasıl bir yöntem geliştirecek&#63.

1993-94 yılları arasında, A grubu seyahat acentası sahibi olup, aynı zamanda ülkemizin en büyük – en saygın bir sigorta şirketinin, A grubu sigorta acentalığını yapan ileri görüşlü ve girişimci bir dostum; sigorta şirketinin genel müdürlüğüne giderek, getirdiği turistleri sigortalamak istediğini söylediğinde, binlerce turistin sigortalanmasının imkansız olduğu gerekçesiyle teklife güldüklerini anlattı. Dar görüşlü bu sigorta şirketi, turistleri paket program kapsamında sigortalamayı kabul etseydi; turizm adına büyük bir değişim ve yeniliğin adımını yıllar önce atarak herkese örnek olacaktı.

Yıl 2006 ve zorunlu turist sigortası gündemde; yasa tasarısının yürürlüğe girmesi ile bu yeni sigorta sistemi üzerinde seyahat acentaları ve sigorta şirketleri masaya oturarak görüşmeye başlayacaklar ve sözleşmeler imzalayacaklar. Hazine müsteşarlığı da gerekli durumlarda primleri belirleyecek.

ACENTALARIN İŞLETME BELGESİ MESELESİ?
Yasa tasarısındaki 4. madde, ?seyahat acentalığı faaliyeti göstermek için alınan işletme belgesi devredilemez? şeklinde olup, acenta sahiplerinin tepkilerini çekiyor ve doğal olarak ? o belgeyi almak için TURSAB?a 20 bin YTL ödüyorum, bu benim sermayemin bir parçası, işi bırakmak istediğimde bu parayı devir yoluyla geri almak benim hakkım? diyorlar. Belge devrini kaldıran bu maddenin, TURSAB?ın gelirini korumak amacında olduğunu düşünen seyahat acentalarının sayısı oldukça fazla.
Yasa tasarısında ilgili maddeye gerekçe olarak şu gösteriliyor: ?Seyahat acentalarının tüzel kişilik olarak kurulmaları öngörülerek ve belge devri yasaklanarak, tüzel kişilik hisselerinin devri yoluyla işlemlerin yürütülmesi ve belgenin tüzel kişilikten ayrı olarak devri ile ilgili uygulamada ortaya çıkan sorunların kaldırılması amaçlanmıştır.?
Kafa karıştıran bu gerekçenin açıklaması kısaca; ?şirketini satabilirsin ama parasını tıkır tıkır ödediğin belgeni devrederek satamazsın?.

ZİRVEDEKİLER NE DİYOR&#63.
Sektörde çok büyük sıkıntı ve tartışma yaratan yasa taslağının sakıncalı maddeleri, tabanda deprem niteliğinde hareketliliğe neden olurken, gözler doğal olarak zirvedekilere çevriliyor. TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, yasa taslağındaki maddeler bilgisi dahilinde olduğundan uzun süre suskunluğunu korudu ama sesler yükselince açıklama yapmak zorunluluk haline geldiğinden, 17 Kasım tarihli Turizmde bu sabah?ta yer alan basın açıklamasında; yasaya karşı getirilen eleştirilerin ve basında çıkan kimi yazıların mesnetsiz ve art niyetli olduğunu ifade etti. Muhaliflere ? Silahın boşu tehlikelidir. Ben de silahı boş tutuyorum? şeklinde ilginç mesajlar gönderen Ulusoy, bu sözleriyle TURSAB içinde yaşanan büyük karmaşayı ve bölünmeleri açıklıyordu aslında.

Rehberlerin eleştirilerine ? Biz rehbersiz yapamayız, varsa sorunları bir masa etrafında oturur konuşuruz? şeklinde yapıcı bir yaklaşım sergilese de, 21 Kasım?da Meclis Alt Komisyonu?nda görüşülecek yasa tasarısının rehberleri ilgilendiren maddeleri için sektör temsilcilerine danışılmadığı çok açık.

REHBERLER MEYDANDA, BAŞKAN YENEN NEREDE&#63.
Tüm bu gelişmeler sürecinde; TUREB Başkanı Şerif Yenen?den bir basın açıklaması aradı gözlerim. Başkan Yenen, elbette rehberlerin sıkıntılarından, endişelerinden ve verdikleri mücadeleden habersiz değil. Ama ne yazık ki şu aralar rehberlerin sorunlarına sahip çıkan bir başkan görünümü sergilemiyor.
Dünya Rehberler Birliği?nde(WTFGA) 2 dönemdir Yönetim Kurulu üyesi olan Başkan Yenen?in, Avrupa Rehberler Birliği?nin İstanbul?daki toplantısına ev sahipliği yapması; ülkemiz adına gurur verici ama bu günlerde rehberlerimiz bayram sevincinde değil, ekmek kavgasında.

1618 sayılı yasa tasarısında; rehberleri ilgilendiren maddeler konusunda, akıl almaz bir suskunluk sergileyen TUREB Başkanı Yenen?in, bu tutumu ?temsil ettiği rehberlerle arasında bir sorun mu var? sorusunu getiriyor insanın aklına. Dışarıdan bakınca görünen tablo budur. Ve ben bu karışık resmi anlamakta zorluk çekiyorum.

OYNAK ZEMİNLERDE ?ORTAK ÇATI? OLMAZ.
1618 sayılı yasa tasarısının hazırlanış ve sunum şekli , turizm sektöründeki dağınıklığın aynasıdır.
Sektördeki kemikleşmiş siyasi rant ve çıkar hesapları, menfaatçi ve ben merkezci zihniyet, karşılıklı düşmanca çekişmeler düzelmedikçe sistemdeki karmaşa devam edecektir. Ortak amaçlar ve iyi niyetlerle bir araya gelen birlikler, zaman içinde karşıt gruplar oluşturarak sektörü yıpratmaktadır. O nedenle alt birlik- üst birlik modelleri ortaya atıp bir türlü aynı çatı altında birleşemiyoruz.
Konaklama kesiminin ve turist rehberlerinin meslek yasası bir an önce çıkmalıdır. Sektörün tüm sorunlarının cevabı bu yasalarda olup, söz konusu yasaların yürürlüğe girmesi ile sorunlar çözülecektir. Aksi halde bu karmaşa sürer gider.
Bir de alan kılavuzları ile turist rehberleri arasında yaşananlar var ki; bu karmaşık sistemin akıl almaz sorunlarından olup, bir sonraki yazımda çok ilginç raporlarla enine boyuna değerlendireceğim.

2006-11-21 00:00:00

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

İlgili Haberler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL