Genel

KALBİM İSTANBUL&#39DA KALDI.

KALBİM İSTANBUL&#39DA KALDI.

?Kalbimin yarısı İstanbul?da kaldı? sözleri ile turizmcilere tanıtım için ruhani bir ilham veren Papa 16. Benedict; ne olur ne olmaz diye kalbinin tamamını bırakmadı ama TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Papa?nın başrolü oynayacağı tanıtım filminin yönetmenliğini kaptı bile.

Papa?nın Efes Meryem Ana?da hacı olması, Ayasofya?yı ziyareti, Sultanahmet Camii?nde müftü ile ?kıyama? durması; filmin en iddialı sahneleri?Vatikan?dan izin de çıktı tanıtım filmi için.

Film yönetmenliği konusunda çok hevesli görünen Ulusoy; ?Papa?nın özellikle ? kalbimin yarısı İstanbul?da kalıyor? sözlerini kullanacağım. Ben tüccarım ve bu benim için büyük fırsat. Papa?nın kalbinin yarısı değil tamamı Türkiye?de kalacak. Ajansıma gerekli talimatı verdim, güzel bir film hazırlatıyorum? dedi.

Tanıtımlar ticari zihniyetten uzak; yürekten ve samimi bir anlayışla yapılırsa gerçek amacına ulaşır. Ülke tanıtımlarında sesimizi yeterince duyurama nedenleri başında; yaratıcılık konusundaki tembelliğimiz ve ticari zihniyet gelmektedir.

Ulusoy?un konu ile ilgili olarak; ? Papa?nın ziyaretinin resimlerini mutlaka kullanacağım. Daha önce nasıl Bush ve Clinton?un ziyaretleri sırasında verdikleri fotoğrafları tanıtım için kullandıysak, Papa?yı da kullanacağız. Bu özellikle inanç turizmi için ciddi potansiyeldir.? Şeklindeki sözleri ise üzerinde durup düşünmeye değer.

Papa hoş gelmiştir ve Türk konukseverliği ile krallar gibi ağırlanarak hoş gitmiştir. Ülkemize gelişi ilişkiler ve reklam açısından çok iyi oldu, Türkiye?nin adı duyuldu, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç?un ?inanç turizmi fasafisodur? demesine rağmen inanç turizmi konusunun gündeme gelmesine yardım etti ama öncelikle kendimize şu soruyu sormak gerekiyor:

Bu ülkenin tanıtımı için; Papa?ların, ABD Başkanları?nın ziyaretine ihtiyacı var mıdır&#63.Söz konusu resmi ziyaretlerin bir tanıtım hezeyanına dönüşmesi gerekiyor mu&#63. Yaşadığımız coğrafyada doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerimizi düşününce, tüm bunlar size de tuhaf gelmiyor mu&#63.

Tanıtım için kimsenin ziyaretine ihtiyacımız olmamalı diye düşünüyorum.

Sadece yüzümüzü bu ülkenin sahip olduğu değerlere ve gerçeklerine dönerek; bizleri en doğru şekilde ifade edecek, kendi tanıtım projelerimizi yaratacak beyin fırtınasını oluşturmalıyız. Doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerimizi göremeyecek kadar kör, bunu dünyaya anlatamayacak kadar beceriksiz miyiz&#63. Neden her gelene cankurtaran simidi gibi sarılıyoruz&#63…
Bu ülke turizmi açısından çok acıklı bir tablodur bence.

Tıpkı TURSAB Bodrum YK Başkanı Nasih Demir?in; Papa?nın ziyareti sırasında kullanılan Boeing 737-800 tipi, Bodrum isimli uçağı ön plana çıkararak, yurt dışındaki fuarlarda bu görüntülerle Bodrum?u tanıtmayı amaçlaması gibi. Bu tür yaklaşımlar tanıtımlara renk verebilir ama fazla bir sonuç vermez; sonuçta yabancıları bu ülkedeki değerler ilgilendirir, Papa sadece görüntü verir. O kadar.

Papa?lı tanıtım filmleri beklenen turizm patlamasını yaratır mı bilemem ama ülkesine dönen Papa 16. Benedict, bu ruhani ziyaret hakkında neler söyledi ona bakalım:
Vatikan?daki Aziz Petrus Meydanı?nda toplanan Katoliklere ?Türkiye?de çok iyi ağırlandığını söyleyerek Türk halkına ve makamlarına teşekkür ederken, sözlerinin arasına ?Türkiye topraklarında Katolik cemaatinin hiç de kolay olmayan koşullarda yaşadığını? sıkıştırmayı ihmal etmedi.(Radikal-4.12.2006)
Tanıtım filminin adına siz karar verin artık.

ANTALYA TANITIM AŞ UNUTULDU MU&#63…
Tanıtım ile ilgili bu sıcak gündem beynimin arşiv kapılarını açarak; Şubat 2006 tarihine yolculuk yapmama neden oldu:

Antalya?nın tanıtımı için; ATSO öncülüğündeki 22 STK ve Oda tarafından kurulması öngörülen, Antalya Tanıtım ve Turizm Geliştirme AŞ?nin TURSAB tarafından veto edilmesi Akdeniz basınında geniş yer aldı o tarihlerde. (Hürriyet Akdeniz- 8.2.2006)

Antalya Tanıtım AŞ?nin kuruluşu ile ilgili olarak; ATSO tarafından Başaran Ulusoy?a iletilen yüzde 25 ortaklık çağrısını sert bir dille geri çevirmesinin nedeni, şirketin ana sözleşmesi içinde yer alan ?amaç ve konu? başlıklı maddelerdi.
Bu maddeler; her türlü seyahat acentası kurmak ve kurulanlara ortak olmak, her türlü gemi ve yat işletmeciliği yapmak ve kiralamak, her türlü hava, deniz, kara vasıtaları ile şehir içi, şehirlerarası, uluslar arası yolcu taşımacılığı yapmak olarak sıralanmıştı.

Antalya tanıtım projesinin bu maddeler nedeni ile ölü doğduğunu söyleyen Ulusoy; ATSO?nun görevinin seyahat acentalığı olmadığını, bu işleri şirket kurarak yürütmek yerine, kurulu şirketleri yönlendirmesi gerektiğini ve söz konusu şirket bu şartlarla kurulursa yargıya gideceğini söylemişti Şubat 2006 tarihinde.

Bu gelişmeler üzerine Antalya Tanıtım ve Turizm Geliştirme AŞ, bir duraklama dönemine girdi. Büyük heyecan ve iyi niyetle başlatılan bu yapılanmayı araştırarak, en kısa zamanda sizleri bilgilendirmeyi planlıyorum.

2006-12-07 00:00:00

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

İlgili Haberler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL