Güncel

Türkiye, vizeler için takvim istemeli

Türkiye, vizeler için takvim istemeli

Şimdi elimizde “kapı gibi” bir Avrupa mahkemesi kararı var. Yapılacak iş, bu karara sıkı sıkı sarılmak ve yıllardan beri Türk insanının “vize çilesine” son vermek. Zeynel Lüle yazıyor.

Referans Gazetesş yazarı Zeynel Lüle’nin yazısı şöyle:

Birkaç haftadır değindiğimiz vize konusunu bu hafta da sürdürelim. Çünkü bence bugün Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki en önemli ve en hayati konu bu.

Vizelerin kaldırılması, tam dört yıldan beri devam eden müzakerelerde “gıdım gıdım” ilerlenmesi nedeniyle Türk halkının inancını yitirdiği AB sürecine yeni bir ivme kazandıracak. Türk halkı, müzakere sürecinin “günlük yaşamında” bir sonucu olduğunu hissedecek. AB’ye olan güven ve inanç eksikliğini bir kez daha sorgulayacak. Bu durum, Türk hükümetinin de elini rahatlatacak ve AB reformlarını muhalif seslere aldırmadan, halkı arkasına alarak daha huzur içerisinde yapacak.

Kapı gibi mahkeme kararı var
AB ile üyelik müzakereleri 3 Ekim 2005 tarihinden bu yana devam ediyor. Bugüne kadar 10 fasıl açılmış durumda, Kıbrıs ve Fransa tarafından fasılların üçte biri zaten bloke edilmiş bulunuyor. Fransa ve Almanya liderlerinin de “anti-Türkiye” söylemleri işin bir başka yönü. Bu söylemler ve “aksak” yürüyen süreç, Türkiye’de siyaset yapanların da söylemlerine yansımaya başladı. Haksız da değiller. Halkın “öfke” içinde olduğu bir sürece siyaseten sahip çıkmak, güçlü bir irade gerektirir. Hükümet bunu ne kadar üstlenebilir?

Şimdi elimizde “kapı gibi” bir Avrupa mahkemesi kararı var. Yapılacak iş, bu karara sıkı sıkı sarılmak ve yıllardan beri Türk insanının “vize çilesine” son vermek. Avrupa ülkeleri köşeye sıkışmış durumda. Ankara, ne yapıp edip Avrupa Birliği’nden vizelerin tamamen kaldırılması konusunda bir “takvim” istemelidir. Bu süre 2-3 yılı geçemez. Aksi takdirde Avrupa ülkeleri, art arda açılacak davalara boğulur. Bu geçiş sürecinde ise Almanya’nın öngördüğü gibi belirli meslek gruplarına vizeler kaldırılabilir. Ama bir şartla. O şart da vizelerin tamamen kaldırılmasına yönelik bir tarih saptanması olmalıdır.

Vizeden muaf olmak, Türk insanını rahatlatacak.

Kendisini Avrupalı hissetmesini, özgürce seyahat etme hakkına kavuşmasını sağlayacak. Van’dan İzmir’e, Antakya’dan Trabzon’a kadar her insanımızı ilgilendiren bu özgürlük, nefes alınmasına imkân verecek. Avrupa ülkeleri, “haksız” bir uygulamayı sürdürmekteler. Ve bunu da gayet iyi biliyorlar. AB ile “müzakere” eden diğer ülke vatandaşlarına vizeler, daha müzakere sürecinde kaldırıldı. Türkiye dört yıldan beri müzakere ediyor. Kaldı ki, 1973’teki katma protokol anlaşması hukuken bu durumu “illegal” kılıyor. 1996’dan beri mallarını Avrupa ülkelerine “gümrüksüz” taşıyan Türk vatandaşları, vizesiz seyahat edemiyorlar. Mallar serbest seyahat ederken malları taşıyanlar edemiyor.

Ankara’nın mesaisi
Bugünkü şartlarda Türkiye’nin üyeliği için bir tarih almak gerçekçi değil. Ama vizelerin kaldırılması için bir tarih saptamak şart ve gerekli. AB ülkelerini en fazla ürküten sorun, çok sayıda Türk’ün AB ülkelerine gelip çalışacağı ve sosyal sisteme yük olacağı. Ancak bunun da yolu var. Bazı ülkelerin vize için şart koştuğu “seyahat sigortası” ile bu sorun kolayca çözülür. Yani Türkiye vatandaşlarına pasaport verirken veya yurtdışına çıkışlar için hastalık, kaza gibi durumları kapsayan “seyahat sigortası” zorunluluğu getirilmesi, sorunu ortadan kaldırır. Birkaç bin kaçak işçi gidecek diye milyonlarca insanın vize kuyruklarında eziyete tabi tutulması ne insani ne de siyasi açıdan anlaşılır bir durumdur.

Ankara bu sorunu sadece Brüksel ile değil, AB başkentleriyle de görüşmeli. Çünkü Brüksel, tam da seçimler öncesi üye ülkelere ters düşebilecek herhangi bir adım atamaz. O halde çözüm, AB başkentlerinden gelecek. Bence Ankara bu günlerde Avrupa ile ilgili tüm mesaisini sadece ve sadece vizeler konusuna ayırmalı. Göreceksiniz bu sorunun çözümü herkesi rahatlatacak.

 

2009-05-16
Haber Arşivi
Turizm Haberleri

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL