Güncel

Avrupa Kültür Başkenti’nde 2 gün

Avrupa Kültür Başkenti’nde 2 gün

Turizmhaberleri.com yazarı Hasan Tınmaz’ın “Bugün MAALESEF Avrupa Kültür Başkentinde Dolaştım” başlıklı yazısını ilgiyle okuyacak ve İstanbul adına hüzünleneceksiniz

HASAN TINMAZ

İki gündür yurtdışından gelen arkadaşlarımı gezdirmek amacıyla İstanbul içerisinde tarihi ve turistik yerleri bir kez daha dolaşma fırsatı buldum. Roma, Bizans, Osmanlı ve en sonunda da Türkiye Cumhuriyetine ait eserlerle adeta bir gelin gibi süslenmiş olan İstanbul’u gezmek adeta ruhunuza ruh, canınıza can katıyor. Sizlerin de bildiği gibi Almanya’dan Essen, Macaristan’dan Pécs ve Türkiye’den İstanbul 2010 yılında Avrupa Kültür Başkentleri olarak seçildi. İstanbul’un diğerlerinin yanında muhteşemliği tartışma bile götürmez. Bunu aklımda tutarak tura başladım. Bu yazı içerisinde belki de biraz sert bir üslupla gördüklerimi paylaşmak istedim sizlerle. Turizmci olmadığım içinde haddimi aşmadan bir şeyler söylemeye çalışacağım.

Öncelikle arkadaşlarımı alarak bir “Tourist Information – Turist Bilgilendirme” merkezine gittim. Kapıdan girdiğimizde yüzümüze bile bakmadan sorulara cevap veren bir personele ellerinde Fransızca tanıtım dokümanı olup olmadığını sorduk. Maalesef yokmuş. Ama masadan istediğimiz şeyleri alabilirmişiz. Masadan İngilizce, Almanca ve Fransızca (olmadığı söylenen) harita ve broşürlerden alarak oradan çıktık. Öncelikle yurtdışındaki aynı ofislerde beş dil bilen personel aklıma geldi. Daha sonra en son Helsinki’de gördüğüm Internet bağlantılı bilgisayarları, çay ve kahve ikramları olan merkez aklıma düştü. Sonra da acaba 2010 Kültür Başkentinde biraz daha özenli bilgilendirme olmalı mı diye bir soru sordum kendime.

2009 yazında İstanbul’da gezerken bir çok yerin 2010 yılı adına restore edildiğini görünce çok sevinmiştim. Neyse ki bir şeyler aklımızı başımıza getirmiş ve tarihimize sahip çıkmaya başlamıştık. Tabi turizmin en canlı olduğu yaz sezonunda kapatılan tarihi binaların turistler üzerindeki etkisini göz ardı ederek bu sevinci yaşamıştım. Yıl 2010 oldu, İstanbul’da yedi farklı etkinlik ile başlatılan Avrupa Kültür Başkentlerinden birisi oldu. Şimdi Taksim’e, binlerce insanın gittiği o güzel İstiklal Caddesine gidin. Öncelikle herkesin önünde fotoğraf çektirdiği meşhur Cumhuriyet Anıtı restorasyonda. Oradan bir otobüsle Unkapanı’na doğru gidin, tam Fatih Reşat Nuri Tiyatro sahnesinin karşısında, Bozdoğan Kemerlerinin hemen yanında yer alan Gazanfer Ağa Külliyesi (ya da Medresesi) etrafı beyaz bir branda ile sarılı olarak restorasyonda. Bu arada beyaz branda üzerinde “Avrupa 2010 Kültür Başkenti İstanbul” yazısı çok hoş duruyor. Oradan otobüsle devam ederek Aksaray’da yer alan mimarisi ile çok farklı bir eser olan Pertevniyal Valide Sultan Camiine doğru ilerleyin. Onun da etrafı yeşil bir branda ile sarılı.

Şimdi bana diyeceksiniz ki koskoca İstanbul şehrinde mutlaka böylesi restore edilen yerler olacaktır. Belki de haklısınız ama turistik bir güzergah üzerinde, hele ki kültürün başkenti olduğunuzu ilan ettiğiniz bir zamanda bu durumu turistlere – ki arkadaşınız bile olsalar – açıklamak kolay değil. Belki de İstanbul 2020’de bu unvanı almalıydı ama tam almalıydı. Benim gördüğüm diğer Avrupa Kültür Başkentlerinde, örneğin Romanya’daki Sibiu (2007 Avrupa Kültür Başkenti), bu işler böyle yürümüyor. Şehre adım atar atmaz farklılığın farkında olabiliyorsunuz. Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Taksim’deki büyük kitapçısı içerisinde bile 2010 yılına özel, göze çarpan bir şeyler göremedim.

Belki de bana yaz geldiğinde fark edeceksin diyenler olacaktır. Onlara da şöyle bir sorum olacak, turizm bir sektör ise bunu İstanbul gibi devasa bir şehir için sadece üç dört aylık yaz mevsimine sığdırmak ne kadar doğrudur. Bana göre turizm sürdürülebilirliği olması gereken çok önemli bir gelir kaynağıdır. Acaba bizler bu gidişle İstanbul 2010 için yatırdığımız paranın ne kadarını geri alabileceğiz. Umarım bir an önce tüm bu olumsuzluklar bir son bulur ve binlerce yıllık tarihe sahip olan bu Şehr-i İstanbul hak ettiği değeri görür. Önemli olan İstanbul’da yaşamak değil, İstanbul’u yaşamaktır.

 

2010-01-31
Haber Arşivi
Turizm Haberleri

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL