Güncel

KİBYRA’da Kültür ve Turizm Fırtınası yaratanlar..!

KİBYRA’da Kültür ve Turizm Fırtınası yaratanlar..!

TOBB Turizm Meclisi Danışmanı Hüsnü Gümüş; Kibyra’da çok önemli mesajlar verdi.Önceliğimiz hangisi: Kültür turizmi mi yoksa henüz konuşulmayan Turizm kültürü bilincini oluşturmak mı..¿Nilgün ATAR

NİLGÜN ATAR-turizmhaberleri.com

Burdur Valiliği, İl Özel İdaresi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Mehmeh Akif Ersoy Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen ”Geçmişten Geleceğe Halk Kültürü ve Turizm Sempozyumu” kapsamında yapılan çalışmalar bölgenin geleceği için önemli bir başlangıç olarak değerlendiriliyor

Burdur bu sempozyum ile bir yandan sahip olduğumuz tarihi ve kültürel değerleri ortaya koyarken, bir yandan da büyük bir yarışa hazırlanır gibi geleceğe doğru atılacak adımların hesabını yapıyordu.

Tüm bu hesaplaşmaya Kibyra ve Sagalassos gibi tarihin her anlamda güçlü şehirlerinin evsahipliği yapması ise hem organizasyonu düzenleyenlerin fark yaratan yaratıcılığı hem de üzerine sayfalarca yazılacak ayrı bir konu…

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda döneminin Tanıtma Genel Müdürlüğü görevinde de bulunan TOBB Turizm Meclisi Danışmanı Hüsnü Gümüş; kültürel değerlerin turizmde kullanılması başlıklı konuşmasında çok önemli mesajlar verdi. Sadece Burdur’a değil, turizm için çırpınan, markalaşmaya çalışan bütün Anadolu çaprazına…Ve tüm Türkiye’ye…

İşte aynı zamanda Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hüsnü Gümüş’ün konuşmasından önemli satırbaşları…

ANADOLU’YU TURİST GİBİ GEZMEK…!
Kibyra’nın olağanüstü ortamından son derece etkilendiğini ifade eden Hüsnü Gümüş; konuşmasına 1963 yılında Nezihe Araz’ın bir kitabında okuduğu cümleye dikkat çekerek başladı. Turizm Bakanlığının yeni kurulduğu ve kendisinin henüz lise öğrencisi olduğu dönemlerde Gümüş’ü etkileyen cümle şuydu:

”Ben Anadolu’yu bir turist gibi gezmedim, her türlü cefasına katlanarak her türlü sefasını sürerek gezdim” diyordu Nezihe Araz…

Turizmin dolaşmak kökünden geldiğini belirten Gümüş; ”turizm sadece gezmek değil, turizm araştırmak, öğrenmek anlamında bir kavramdır. Halk dilinde birisi fazla ilgilenmediği zaman turist gibi geldi gitti derler. Bu kavramı 1963 de okuduğum Nezihe Araz’ın cümleleri ile biraz daha turizm kültürü ile bağdaştırmak istiyorum.” dedi.

Kültür değerlerin kültür ekonomisi içinde değerlendirilerek turizm vasıtasıyla gelir sağlanması anlamında bölgede büyük kaynakların olduğunu vurgulayan Gümüş; ”gördüklerimiz buz dağının su üstünde kalan kısmı gibi.. Bunları değerlendirmek için ne yapmamız lazım..¿” sorusunu sordu. Okullardaki Halk Kültürü derslerinin seçenekli ( !) durumunu gündeme getiren Gümüş’ün bu paylaşımı üzerinde yetkililerin harekete geçerek sihirli bir formül yaratması gerekiyor..

HALK KÜLTÜRÜ DERSLERİ SEÇMELİ
Eski kitaplar satılan bir dükkanda Halk Kültürüne ait bir sürü kitap gördüğünü belirten Gümüş; kitapçıya ”bunlar yanlış mı basıldı da bu kadar ucuza satılıyor.” diye sorduğunda şu cevabı alıyor:

”Okulda seçmeli ders olduğu için kimse bu dersi seçmiyor, o yüzden kitaplar elimizde kaldı, işte buları tüketmeye çalışıyoruz”..

GENÇLER HALK KÜLTÜRÜNDEN Bİ HABER..!
Üniversitelerde Halk Kültürü hocaları yetiştiren bölümler olduğuna dikkat çeken Gümüş; okullarda halk kültürü derslerinin seçmeli oluşu nedeniyle gençlerin halk kültürü eğitimini tercih etmeyişinin büyük bir eksiklik olduğunu söyledi. Halk kültürü derslerinin mutlaka gençlerimize okutulması gerektiğinin altını çizen Gümüş; ”çocuklarımıza halk kültürü eğitimini mutlaka vermek ve bunun altyapıını oluşturmak zorundayız .” şeklinde konuştu.

YA TURİZM KÜLTÜRÜ…¿
Halk kültürü kadar turizm kültürünün de oluşması ve geliştirilmesi konusunun önem ve öncelik taşıdığının altını çizen Hüsnü Gümüş; Burdur’da müzeleri 36 bin kişinin gezdiğinine dikkat çekti.

Burdur Müzesi’nin Türkiye’nin en önemli müzelerinden olduğunu belirten Gümüş; ”sadece Burdur da oturanlar gezmiş olsaydı yani turizm kültürü olmuş olsaydı bu sayı 36 binin çok üzerine çıkardı. Müze gezmek, ve kenti tanımak kavramlarını gençlerimize vermemiz lazım.”dedi.

Burdur’da yetişmiş çok önemli kişilerin isimlerinin sokaklara verilmesini öneren Gümüş, ”bunların hepsi turizm kültürü için gerekli olan kavramlar..Bu bilinci kazansa insanlar müzelere giderler..Önce ne yiyebiliriz diye hareket ediyoruz, bu da bir kültür ama müzeyi gezmek, tarihin nefesini hissetmek gerekiyor.”dedi.

KENDİMİZ OLALIM YETER..!
Türkiye’nin kültür ve turizm yolculuğuna başından beri tanıklık etmiş, bu yolculukta önemli görevler almış Gümüş; ”Bu değerlerimizi koruduğumuz zaman şehirlerimizi tüketmeden bir şeyler üretebiliriz..Bizler yabancıların ne istediğine göre değil kendi doğal yaşam biçimizi, kültürümüzü korursak, insanlarımıza turizm kültürü verebiliriz. ” diyor.

ANADOLU ÇAPRAZI’NDAN ÖNEMLİ KARARLAR..

Gümüş’e göre, ”Anadolu çaprazı’nda çok önemli bir konuma sahip Burdur’un kültür turizmi kadar önemli olan Turizm kültürü kavramının öne çıkarılması ve bu bilincin gelişmesi yönünde öncü adımlar atması gerekiyor”

Kimbilir belki de Kibyra Antik kentinde düzenlenen bu toplantı; ihtiyaç olan farkındalığın yaratılması ve tüm Türkiye’de güçlü bir rüzgara dönüşmesi için vesile olacaktır.”

 

2010-06-11
Haber Arşivi
Turizm Haberleri

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL