Güncel

BABACIM SENİ ÇOK ÖZLEDİM..!

BABACIM SENİ ÇOK ÖZLEDİM..!

Ömrümün sonuna kadar yanımda olacakmışsın gibi bonkörce kullandık zamanı. İlk kez Babalar Günü’nde seni yazdım baba…NİLGÜN ATAR

NİLGÜN ATAR-turizmhaberleri.com

Kolay değilmiş insanın babası hakkında yazması… Hele yılların özlemi bir anda kuracağınız cümlelerin üzerine tüm ağırlığıya çökerse, anılar bir film şeridi gibi hızla akıyorsa kelimelerin arasında… hele ertelenmişlikler, yaşanmamışlıklar varsa….yazılanlar buğulanır durur ikide bir…

İlk kez yazacağım seni Baba… Şu an o kadar yakınsın ki bana… Sanki yanıbaşımdasın, yanıma oturdun… bakıyorsun kızına….Gözlerin çakmak çakmak mavi, yüzün pespembe…..Ya ben senin tarafına geçtim, ya da sen bu taraftasın… İyi görünüyorsun babacım…

Bana senden kalanları düşünüyorum; mal mülk değildi bıraktığın miras… çok daha değerli sözler, öğütler, alışkanlıklar aktardın bize…

Hep ”gün doğmadan neler doğar” derdin ya da ”sabah ola hayır ola”.. . En sıkıntılı anlarda söylediğin bu sözler; her yeni güne umutla ve güleryüzle bakmamı sağladı daima baba.. Hep beş dakika sonra hayatımı değiştirecek birşeylerin olabileceğini düşündüm zor zamanlarımda..Sen bana umutlu olmayı, hayata sımsıkı tutunmayı, pes etmemeyi, savaşmayı öğrettin baba…Hem de az öz güzel sözlerle başardın bunu…

Sen bana hakkımı sonuna kadar aramayı, haksızlıklara karşı çıkmayı öğrettin baba….

Haramdan öyle korkardın ki… Örneklerle anlatırdın bize haram paranın insana nasıl zarar vereceğini.. Dürüstlüğün verdiği gönül rahatlığını işledin nakış gibi kişiliğimize..

Unutkanlığı asla affetmez ve unutkanlığın tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu söylerdin… Randevulara vaktinde gitmenin ne kadar önemli olduğunu Avrupalıları örnek göstererek anlatırdın…

Gençliğe çok önem verirdin..40 milyon borcum olsun sizin yaşınızda olayım derdin hep, öylesine gençti ruhun..Ne de güzel oynardın….

Hatırlıyor musun 18 yaşlarındaydım, gazetede yayınlanan KADIN adlı sıradışı şiirimi okuduğunda hiç hoşuna gitmediğini anlamıştım yüzünden. Ama sen hevesimi kaçırmamak için ”şiirin güzel ama memleket meseleleri, doğa konulu şiirler yazsan daha güzel olur” demiştin. Ben de ”babam şiirimden utandı” diye kıs kıs gülmüştüm içimden…Çuvalla mektup gelirdi tüm Tükiye’den, arada ”derslerini ihmal etme” diye de uyarırdın.. Artık şiir yazmıyorum baba tam da istediğin gibi memleket meseleri ile uğraşıyorum….

Nasıl da sağlıklıydın.. Kar lapa lapa yağarken Boğaz’ın sularına atlardın….Ve hiç nezle bile olmadın, sağlıkla veda ettin bizlere….

Kedileri hiç sevmezdin ama çiçekleri yakana takardın, kuş seslerine bayılırdın, doğa yürüyüşleri senden bana miras kaldı… Çile bülbülüm Çile’yi ne güzel söylerdin ….Kitap okumamızı keyifle izlerdin. Radyonun sesini kısardın hemen, kafamız karışmasın diye.. Her sabah 3 gazete okula gitmeden okunurdu. Dünyada neler olduğunu bilerek yeni bir güne başlamak lazım derdin…

Makedonya’yı anlatırdın.. Tetova’daki köyümüzü.. Kestane ormanlarını… Delikanlılık çağında Türkiye’ye gelişini… İstanbul’un ilk şoförlerinden oluşunu… Arabana binen gerçek İstanbulluları, işadamlarını dinleyerek pek çok şey öğrendiğini söylerdin… Sen okumamıştın ama bizleri okuttuğun için hep gurur duyardın baba..

Hiç kötü söz söylemedin bize karşı, hiç vurmadın, saygı ve onaylayarak özgüvenle büyüttün bizleri baba. Ali Kırca teşekkür edemediğini söylüyor babasına… Ben de baba, hiç kıymetini bilemedik beraber geçirdiğimiz zamanın…Sanki ölümsüzdün, ömrümüzün sonuna kadar yanımızda kalacak gibiydin… Ama ansızın vedalaşamadan, yüzünü son bir kez göremeden, son bir kez sarılamadan, sevdiğimi söyleyemeden, teşekkür edemeden gittin…
SENİ SEVİYORUM BABA…TEŞEKKÜR EDERİM BANA VERDİKLERİN İÇİN…
(BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…)

 

2010-06-20
Haber Arşivi
Turizm Haberleri

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL