Güncel

BELEDİYELER TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRASINI KORUMAK İÇİN RESTORASYON YARIŞINDA…

BELEDİYELER TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRASINI KORUMAK İÇİN RESTORASYON YARIŞINDA…

Çekül Vakfı Güneybatı Anadolu Bölge Koordinatörü Mimar Recep Esengil;”kaybolan kültürel değerlerin geri dönüşü yok, bunu farkeden belediyeler restorasyon yarışına girdiler“ dedi.Nİlgün ATAR-ÖZEL HABER

NİLGÜN ATAR-turizmhaberleri.com / ANTALYA
KÜLTÜR MİRASINI KORUMA DOSYASI (7)

Yapex Yapı/ Restorasyon Renovasyon Kültür Mirasını Koruma Fuarı için geri sayım başladı..Yapex Yapı 20.nci yılında ülkemizin ilk Restorasyon Fuarı’nın kapılarını 18-21 Ekim 2012 tarihlerinde Antalya Expo Center’da açıyor.

Fuar öncesi Çekül Vakfı Güneybatı Anadolu Bölge Koordinatörü Mimar Recep Esengil ile gerçekleştirdiğimiz mini röportajda fuara yönelik görüşlerin yanısıra Belediyelerin restorasyon projeleri, Tarihi Kentler Birliği’nin çalışmaları, Kültür turizminin gidişatı ve kitle turizminde gelinen nokta, Haydarpaşa Projesi ve Kaleiçi nasıl kurtulur başlıklarına yer verdik..

İşte röportajımızdan satırbaşları:

KAYBOLAN KÜLTÜREL DEĞERLERİN GERİ DÖNÜŞÜ YOK…
Kültürel ve tarihi değerlerin aynı zamanda ciddi bir ekonomik değer olduğuna dikkat çeken Mimar Esengil; “ne yazık ki bu değerleri daha yeni tanıyor ve farkına varıyoruz. Bu değerlerin özellikle gelecek nesillere aktarılması ve turizm yoluyla ekonomik olarak katkı sağlaması amacıyla restorasyonu çok önemli. Mevcut eserler zaman içerisinde yıpranıyor ve yok oluyor. Doğadaki kaybettiğimiz değerleri çok uzun yıllar sonra olsa bile geri alabiliyoruz ama kaybolan kültürü bir kere daha geri alma şansımız yok.” Diyor.

Tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve restorasyonunun yapılabilmesi için bu fuarın çok önemli olduğunun altını çizen Mimar Esengil organizasyon ile ilgili görüşlerini şöyle açıklıyor:

”Çekül ve Tarihi Kentler Birliği katkılarıyla yerel yönetimlerle başlayan kültürel değerlerin korunması çabalarına belediyeler, odalar, kurum ve kuruluşlar önemli katkı sağlayacaklar. Bu anlamda 20.nci yılında Yapex Yapı Fuarı’nı farklı görüyorum. Bir ticari kaygının ötesinde kesinlikle inşaat sektöründeki yatırımcılarla, turizmcileri, sivil toplum örgütlerini, meslek odalarını biraraya getiren, tanıştıran bir köprü görevini görüyor. Uzun yıllardır böyle.. Yapex sadece fuar değil, içinde çeşitli toplantılar, etkinlikler, paneller, sergiler, sempozyumlar yer alıyor. Bu çok önemli, Fuarın sadece Antalya’da hem eğitim hem kültür açısından çok ciddi katkıları var. “

Yerel yönetimlerde kültürel tarihi mirası koruma konusunda büyük bir yarış başladığına dikkat çeken Esengil bu süreci şöyle anlatıyor:

“Bu 30 yıllık bir süreç.. Safranbolu ile başladı ancak asıl Tarihi Kentler Birliği ve Çekül ün burada çok katkısı var. Çekül ve Mimarlar Odası sayesinde kuruldu Tarihi kentler Birliği ..Bu yapılanmanın içerisindeki heyecan önemlidir ve Prof.Dr Metin Sözen’in katkısı çok büyüktür. Onun vermiş olduğu sinerji ve kültürel değerlere yaklaşımı bir heyecan yaratmıştır yerel yönetimlerde. Geçen sene 10.ncu yılını kutladık. Belediyeler Tarihi Kentler Birliği toplantılarında birbirlerinden bilgi alışverişi yapmaktadır. Yılda 3 kere seminer ve toplantılar yapılmaktadır. O bilgi aktarımını restorasyon çalışmalarına dönüştürüyorlar.

300 ÜYE 300 PROJE…..
Ve bu çalışmalar da ödüllerle değerlendiriliyor. Teşvik ödülleri var bu senede. 200 üye 200 proje başlığında bir proje kampanyası başlatıldı ve Tarihi Kentler Birliği Belediyelere Proje desteği verdi ve sonuçlandırıldı. Şu anda 300 üye 300 proje başlıklı kampanya başlatıldı. Tarihi Kentler Birliği proje başına 25-40 bin TL parasal yardım yapıyor belediyelere. Bu parayı nerden buluyor¿ Tarihi Kentler Birliği Belediyeler Birliği Kuruluşu üyelerinden aldığı aidatları verimli kullanıyor ve belediyelerden gelen parayı yine kendi üye belediyelerine aktarıyor.

BİRLİK İÇİNDE SİYASİ GÖRÜŞ TARAFSIZ…
Tarihi kentler Birliği’nin en önemli özelliklerinden biri, kesinlikle her üyenin siyasi bir yanı olmasına rağmen tarihi kentler Birliği içerisinde hiçbir şekilde siyasi bir eğilim ya da o konuda bir çalışma yapılmamaktadır.”

Belediyeler bu anlamda diğer yerel dinamiklerle nasıl bir işbirliği içinde sizce¿

Çekül’ün ana felsefesi budur. Önemli olan tüm aktörlerin bir arada çalışmasını sağlamak ve eleştirel açıklamalardan çok, proje üretmek ve uygulamaya önem vermektir . Bununla ilgili 1998 yılında başlattığı 21 yy 21 kentle geçmek projesi vardı. İlk etapta 7 bölge 7 kent ile hayata geçirildi. İlk olarak Antalya’da Akseki pilot bölge seçildi. Yerel, özel, sivil ve kamu işbirliğine dayalı havza boyutunda projeler yapmak ana hedefti. Bu ilk olduğu için sıkıntılar yaşadık. Bütün paydaşların bir araya gelmiş olması gerekiyor ama içinde bazı aksaklıklar veya kendi özel yararlarına dönüştürme çabalarından dolayı daha uzun süreçli oldu. Ama Akseki dışında özellikle Kelkit havzası, Kemaliye projesi ve Göller bölgesinde yapılan projeler de bu sıkıntılar aşıldı. Yerel, özel, kamu işbirliği çok güzel sonuçlar alıyor. Antalya’da da bu çalışmalarda oldukça iyi sonuçlar alıyoruz.

KOPYA TURİZM YATIRIMLARINA KARŞIYIM..
Sahil bandında ki otel yatırımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz¿ Kültürel tarihi turizmin gelişimi hakkında neler söyleyeceksiniz¿

Bizdeki turizm politikaları sahildeki yatırımlarla böyle başlamak zorundaydı ama bence yanlış gitti. Kitle turizminin kıyılarda bu derece yayılması bence yanlış.. Batıdaki yanlış örnekleri görmemize rağmen bunu yaptık. Temalı oteller konseptinde yapılan kopya yatırımlara karşıyım. Bunlar kısa süreli, değişen dünya ülkelerindeki (bunun içinde Türkiye Rusya dahil) o kültür yozlaşmasından yararlanan yatırımcıların çabaları.. Bir süre sonra zaten olumsuzlukla sonuçlanacaktır. Akıllı turizmci şu andan itibaren Safranbolu’da başlatılan, Kapadokya’da projelerle sürdürülen kültürel ve tarihi turizmin canlandırılmasını destekliyor. Belki Antalya’da değil ama Anadolu’nun bir çok şehrinde kültür turizmi ciddi şekilde hareketleniyor. Asıl Türkiye turizmi de sadece deniz kum güneş değildir.”

RESTORASYON PROJELERİ BİLGİ, EMEK VE EKONOMİ İSTER
Restorasyon çalışmasının çok emek ve ekonomi isteyen bir iş olduğunu belirten Mimar Esengil ”yatırımcılar projelerde dikkat etmezlerse o tarihi eser özelliklerini kaybeder.” diyor. Bunun en son örneği olarak da Haydarpaşa Garı’nı göstererek şunları söylüyor:

“ Otele dönüştürme çabaları var ama bunun için doğru proje üretilmesi lazım. Mesela Haydarpaşa Garı’nda bir proje üretilirken onun çevresinde çok yoğunluklu bir yapı stoku oluşmakta. Şimdi bu son derece yanlış. Zira doğal ve tarihi çevreyi bozarak yapılıyor. 30-40 katlı binaların ortasında bir Haydarpaşa Garı’nı görmenin doğru olduğunu sanmıyorum. Çevre ile bütünlük dikkate alınmalı ve bozulmamalıdır”

KALEİÇİ NASIL KURTULUR¿
Antalya’nın en eski yerleşim alanı Kaleiçi’nin yeniden canlandırılması için çok uzun süredir formüller üretiliyor. Sizce Kaleiçi nasıl kurtulur ve turizmde markalaşmasını tamamlar¿

”Mimarlar Odası Başkanlığım dönemindeki Valimiz “ben buradaki bütün olumsuzlukları kaldıracağım, Antalya’ya layık bir hale getireceğim” demişti. Ben odayı bırakalı 12 sene oluyor ama değişen bir şey yok. Bu dönem Büyükşehir Belediyesi’nin Yat Limanı’nda başarılı bir çalışması var. Sunay Akın’ın katkısı ile yapılan Oyuncak müzesi çok önemli bir değer…

Kaleiçi’ni sadece turizm anlayışı ile yönetmenin imkânı yok, Kaleiçi’ni tamamen bitirecektir. Çok ticari kaygı taşımakta birlik anlayışı. Öncelikle Kaleiçi’ndeki insanların ve belediyelerin burada birlik içinde olmaları gerekiyor. Ama ne yazık ki belediyeler Kaleiçi’ne üvey evlat muamelesi yapmaktadır. Oysa Kaleiçi’ne benzer hemen yanımızda Yunanistan’da Atina’da Plaka denilen bir bölge var. O zamanki Kültür Bakanı Melina Mercouri Akropol ’ün hemen altında sadece fuhuş yapılan bu yeri turizme kazandırdı.. Biz 30 yıldır Kaleiçi’nde bir şey yapamıyorsak bu bizim beceriksizliğimiz. Kaleiçi çok özel bir yer ve çok kolay kazanılabilir. Örneğin bana göre özellikle hem bakanlıklar, Antalya müdürlükleri, belediyelerin ilgili kurumlarının Kaleiçi’ne taşınması gerekir. Ben Kaleiçi’nde varım demeliler. Neden İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Güllük Caddesi’ndeki bir apartman dairesinde de Kaleiçi’nde değil¿

Kaleiçi kullanım yönergesi hazırlandı, Büyükşehir Belediyesi, Kent konseyi, Mimarlar Odası’nın hazırladığı yönergede pek çok konu yer almakta. Tabelaların kalkması gerekiyor, bununla ilgili Büyükşehir Belediyesi tabela yarışması yaptı. Yarışmada birinci olan tabelaların uygulaması başlayacak. Sokağa yayılan çanta vb ürünlerin kalkması gerekiyor, esnafın bilinçlendirilmesi lazım. Büyük alışveriş merkezine gittiğiniz de ürünler vitrinin dışına çıkarılmıyor ama herkes orada.. Neden Kaleiçi’nde değil, demek ki burada bir yanlış var, mağazanın dışına çıkararak bir şey satamazsınız. Çünkü kaliteyi düşürüyorsunuz. Bu bir süreçte biraz da belediyelerin gayretleri gerekiyor. Oy korkusu olmadan cesur davranmaları lazım”

 

2012-10-08
Haber Arşivi
Turizm Haberleri

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL