Güncel

TURİZMİN SİYAH GÜLÜ HALFETİ’DE NELER OLUYOR..¿

TURİZMİN SİYAH GÜLÜ HALFETİ’DE NELER OLUYOR..¿

Profesyonel Turist Rehberi Hüseyin Yektaş; siyah Gülün vatanı Halfeti’den bildiriyor: Eski ve yeni Halfeti’de neler oluyor¿ Halfeti’de turizm nasıl canlanır¿ İşte Halfeti turizminin yol haritası…

HÜSEYİN YEKTAŞ- ŞANLIURFA
Şanlıurfa Profesyonel Turist Rehberleri Derneği- Şured

Fotoğraf: Ayşe Açanal

Birkaç gün önce Halfeti ye gittiğimde, gördüğüm manzaralar, hiç de iç açıcı değildi. Yıkılmaya yüz tutmuş o güzelim taş evler, kaderine terk edilmiş. Yeni yapılan asma köprü ilerideki koyun iki yakasını birbirine bağlamış. Çok sevindim. Çünkü bu taraftaki alan yetersizliği, insanların büyük projeler yapmasını engelliyordu.


Köprüden geçtikten sonra ilerideki kıyıda yüzme havuzları yapılmış. Arka plandaki düzenlemeye de diyecek yok. Güzel olan o platformda, bir görüntü beni çok üzdü. Tepenin yamacında modern görünümlü, apart otel tipi birkaç ev yapılmış. Hizmete açılırsa, konaklama problemini bir nebze de olsa giderecek gibi.

HALFETİ’DE YÖRE HALKININ DA KATILIMI İLE TURİZM NASIL CANLANIR¿…
Ancak bu yapıların ön tarafında birkaç tane eski, tek katlı taş evler var. Bunlar acaba yok olmaya mı terk edilmiş¿ diye düşündüm. Yanımda Mehmet Çeçen Hocam vardı. Bu evlerle ve arkadaki modern yapılarla ilgili ilginç düşüncelerini dinledim: Üst kısımdaki apartları hizmete açmadan önce, önündeki bu taş yapıları da restore ederek kurtarıp bu evlerde sac ekmeği, biber çıkarma işleri, şıra ile bulamaç, pestil, çek çek , doğal cevizli sucukları , soku taşları, el değirmeni taşları gibi eski araç ve gereçlerle, bir şeyler üreterek, şehir hayatının gürültüsünden, yapaylığından kaçıp doğaya sığınan misafirlerle, orada, birlikte, doğa ile iç içe birkaç gün geçirmelerini sağlanmalıdır. Zeytin ağaçlarından zeytin toplama, fıstık ağaçlarından fıstık toplama gibi etkinliklerle birlikte pamuk toplama, sebze bahçelerinde çalışma, çapa yapma gibi alternetif etkinliklerle, insanlarda yeniden doğa sevgisi uyandırmak için etkinlikler düzenlenmelidir. Hem yok olan o tarihi taş evleri kurtarmak, hem de konaklama probleminin çözümü için diğer ev sahiplerine örnek olmak gerekir diye buna benzer projelerin acilen üretilmesi gerektiği kararına vardık.

CESUR GİRİŞİMCİDEN SOKRATES EVLERİ…
Köprünün bu yakasında, “Sokrates Evleri” adı altında tarihi bir taş binayı restore ederek, yeniden hayat veren girişimci Mehmet Tevfik Mızraklı ile karşılaştık. Konaklama problemine az da olsa çare olan bu projelerine, iki tarihi taş evi daha kurtarıp katmak için kolları sıvadığını, geçen yıl Halfeti ye gelen bazı ailelerin burada kaldıklarını hatta bazılarının tatillerini uzattıklarını anlattı. İşte böyle fedakar girişimcilere ihtiyaç var. Yağmur, çamur demeden, gecesini gündüzüne katarak bir evi kurtaran Mehmet Tevfik Mızraklı nın bu mücadelesinin diğer girişimcilere örnek olması dileklerimle…

Ancak ne yazık ki hemen bitişiğindeki suya sıfır bir binanın köşe duvarının aşağı inmiş olduğunu görünce, içim parçalandı. Bu ve bunun gibi yapılara acilen el atılması gerekir. Aksi takdirde, bu kış geçmeden, daha kaç duvar, yağmurların, rüzgarların etkisi ile aşağı iner, erir, biter bilemiyorum.

TARİHİ EVLERİN HEPSİ ACİLEN RESTORE EDİLMELİ
İlgililere sesleniyorum: Bu binaları tescillemekle iş bitmiyor. Tescillemekle, restorasyon imkanı olmayan ev sahiplerinin evlerini ölüme terk etmemek için bir şeyler yapmak gerekir bence… Belki de bu konuda yetkililerin çözüm önerileri, projeleri vardır. Bu konuda Devletimizin bütün imkanlarını ve yasaların bütün imkanlarını kullanarak, bu değerli yapıların bu kültürel mirasların bir an önce kurtarılması gerekir diye düşünüyorum.

Ayrıca, Yeni Halfeti den eski Halfeti ye giderken yolun yarısında sol tarafa baktığınızda, bir kanyon göreceksiniz. Bu kanyon, dünyadaki bir çok ornitoloji ile ilgilenen insanların, belli mevsimlerde uğrak yeridir. Fırat’a doğru derin bir vadi olarak devam eden bu bölge yürüyüş sporları için kullanılabilir.

Halfeti gibi bir doğa harikası, saklı cennet, siyah gülün vatanı, tekne turları ve su sporlarının her çeşidinin yapılabileceği bu kutsal nehir ve ender Şabut balığı gibi hazinelerimizin, kültürel miraslarımızın kurtarılması, korunması ve insanlığın hizmetine sunulması dileklerimle, kalın sağlıcakla.

Hüseyin Yektaş
8.2.2012

 

2013-02-08
Haber Arşivi
Turizm Haberleri

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL