Güncel

MEVLÜT YENİ İLE TURİZM AYNASI’NDAN TURİZM MEDYASINA BAKIŞ..

MEVLÜT YENİ İLE TURİZM AYNASI’NDAN TURİZM MEDYASINA BAKIŞ..

Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Sabah Gazetesi Akdeniz temsilcisi Mevlüt Yeni ile TURİZM AYNASI yazı dizimizin ilk bölümünde Turizm Medyasını masaya yatırdık. Nilgün ATAR

NİLGÜN ATAR’LA TURİZM AYNASI:MEVLÜT YENİ (1)

Turizmin başkenti Antalya’nın ilçesi Alanya’da doğup büyüyen, bölgedeki tüm gelişimelere an be an şahit olan mesleğine aşık bir gazeteci Mevlüt Yeni.. Benim de turizm yazarlığına adım atmama fırsat tanıyan, gelişimime katkı sağlayan değerli bir dostumdur. Bundan 10 yıl önce tüm işimi gücümü bırakıp ” ben köşe yazarı olmak istiyorum” diye karşısına dikildiğimde Akşam Akdeniz’de bana köşe kapısını açan ve gecikmeli olarak hayata geçirdiğim o büyük hayalimi gerçekleştirmeme fırsat tanıyan kişidir. 10 yıldır ülke turizmi ve sektör için yazdığım yazılarla sizin karşınızda olmam için beni ilk cesaretlendiren değerli bir dostumdur.10 yıl sonra karşılaştığımızda önce benim köşe yazarlığındaki ilk günlerimi ve bugünleri konuştuk.

Turizm sohbetimiz oldukça renkli, samimi ve çarpıcı açıklamalarla dinamik bir tempoda ilerledi. Pek çok konu başlığını ele aldık, 4 günlük bir yazı dizisi oldu. Umarım tüm detayı ile aktardığım sohbetimiz; turizm medyasında yeni işbirliklerine ve gelişmelere köprü olur. Ele aldığımız başlıklar herkese ilham verir..

İŞTE MEVLÜT YENİ İLE TURİZM AYNAMIZA YANSIYANLAR:

Önce turizm medyasına bakışınızı değerlendirmek istiyorum.

Türkiye’de turizmin gelişimi ile birlikte turizm medyasının da gerek internet gerek yazılı görsel olarak önemsenmeye başladığını ve kendini geliştirmeye başladığını görüyoruz. Ama diğer ülkelerdeki turizm medyasına veya yazarlarına baktığımızda Türkiye çok geride kalıyor. Araştırmadan soruşturmadan yani deniz kıyısında magazin haberi yapmak; turizm medyası olmak değil veya turizme hizmet eden bir haber yapmış olmak ta değildir.. Ama yıllarca Ege ve Akdeniz sahillerinden görüntü ve fotoğraf yayınlayarak turizm medyası görevi yapıyoruz. Oysa turizm medyası demek ; (öncelikle internet televizyon olarak ayırmıyorum, turizm medyası olarak tek başlıktadeğerlendiriyorum) baktığımızda 5 – 10 yıl öncesinde değiliz. Kendini geliştirmeye başladı Turizm medyası. Çünkü takip edilmemeye başladı ve sektör okuduklarına güler hale geldi. Böylece ihtisaslaşmaya başladı öncelikle internette turizm haber siteleri kuruldu.

İnternet turizm haber siteleri hakkındaki değerlendirmeleri ve bu alandaki gelişmeleri yorumlar mısınız¿

Türkiye’de sektörün ve benim de takip ettiğim 3- 4 tane turizm haber sitesi var. Günlük gazete okur gibi her gün bakıyorum. Dünyada yine takip ettiğim turizm haber siteleri de var. Burada benim için yazılan çizilen ve söylenenlerin içeriği önemli. Yani sektöre ne katkı sağlıyor¿ Bugün baktığımızda görsel ve yazılı medyanın ekonomi servisleri var ama Türkiye’nin en büyük döviz girdisini sağlayan bacasız sanayi dediğimiz turizmin gazete ve televizyonlarda masası yok.

Son dönemlerde bazı gazeteler ve televizyonlarda turizm yazıları ve TV programları ağırlık kazandı. Bunun sebebi de sayfa sayfa iç turizme yönelik özellikle büyük gazetelerimizde ve TV’lerimizde tatil ilanları yayınlanıyor. Bu tatil ilanlarını veren kurumun baskısı ile bu programlar yapılıyor. Özellikle bir bilinç oluşmuş değil. Oysa ekonomi servislerinin turizm masaları olmalı, turizm şefleri, turizm editörleri, turizm bölümleri olmalı

İnternet turizm basını turizm ile ilgili haberleri gazetelerin ekonomi bölümlerini tarayarak alıyor.. Ulusal basının ekonomi bölümlerinin dikkat çekici turizm haberleri hazırladıklarını görüyoruz..

Bazı gazete ve televizyonlarda turizm ile ilgilenen muhabirler var ama benim görmek istediğim daha farklı.. Çok daha etkili turizm haberleri yapacak, turizm sayfaları hazırlayacak, gazete sayfalarında da turizm başlığı altında toplayacak, turizmin her katmanından haberlerin yayınlandığı bir sayfa görmek istiyorum. Ben şu ana kadar da hiçbir gazetenin sayfasında bunu görmedim.

Ulusal gazetelerde pek turizm kategorisi yok ama Sabah gazetesinde var. Hürriyet ise Seyahat eki çıkarıyor… Turizm köşe yazarları ise henüz ulusal gazetelerde yer alamadılar

Evet turizm kategorimiz var ama kendi gazetemi de eleştirebilirim. Yeterli değil. Yani sektöre ne katıyor¿ Herhangi bir otelcinin veya uçak firmasının yatırımı haber oluyor ama sektörün bir sorunu burada yayınlanmıyor. Sektör çalışanın sorunları var, maliyetler var. Yani turizm demek sadece otelcilik demek değildir, rehberleri, seyahat acenteleri, hava kara taşımacılığı, gastronomisi, alıverişi, eğlencesi var.. Bu çeşitleri sayfalarda görmek istiyoruz. Görmemiz gerekiyor. Seyahat eki yapan gazetelerimiz var. “Şuraya gidin buraya gidin görmeye değer” konulu haberler yayınlanıyor. Sadece ve sadece turizm sektöründen ilan almaya yönelik yapılan haberler var. Yani haber içerikli ilanlar veya bu manada hazırlanmış sayfalar. Benim anlatmaya çalıştığım ve hayal ettiğim bu değil..

HİÇ KİMSE TURİSTE KOTA KOYAMAZ…
Türkiye gerçekten doğusundan batısına tatil ülkesidir. Ama biz bunu ne kadar pazarlıyoruz¿ Biz buna medya ve siyasetçiler olarak ne kadar önem veriyoruz¿.. Oyun kurucular dediğimiz sektörün içindekiler kendilerine kısa yoldan köşeyi dönelim anlayışı ile değil de 20-50 yılık planlar çevresinde turizm yapmalılar. Sürdürülebilir ciddi bir sektör haline getirmeliyiz. Tekstilin bir kotası vardır ben seni almıyorum diyerek malını ülkesine almayabilir. Domatesinizi biberinizi patlıcanınızı bunun dışında zehir var diyerek geri yollayabilir. Satmıyorum diyebilir. Ama seyahat edecek insanın kotası yoktur. Girer Amerika’dan Almanya’dan internetine, Antalya’dan karşısına güzel bir otel çıkar, biner uçağa gelir. Hiç kimse turizme kota koyamaz. Bu şu demek oluyor turizme her anlamda ciddi yatırımlar yapılması ve ciddi bakılması gerekiyor.

TURİZM DİĞER SEKTÖRLERE GÜÇ VERİYOR..
Turizm bu ülkenin kurtuluşu olabilir. Turizmin omuz verdiği, güç verdiği sektörler var. Almanya’da tam saha baskı yapıp etkili bir turizm tanıtımı yapıyorsanız eğer; Almanya’daki insanlar Türkiye’ye tatil yapmaya geliyorlar ise sizin tekstilinizi de alıyor. Türkiye’nin PR’ını ve reklamını yapan bir sektör turizm. Dolayısıyla sebze meyve ihracatında da, çiçek ihracatında da turizmin her zaman 1. sırada yeri vardır. Bizim basının da bunları gözlemlemesi, gözetmesi ve önem vermesi gerektiğini düşünüyorum.

İNTERNETTEN KOPYALA YAPIŞTIRLA TURİZM HABERCİLİĞİ OLMAZ…

Turizm medyası gelişiyor ama daha araştırmacı olması, turizm sektörünün dününü bugününü yarınını bilmesi lazım. Adam hayatında yurtdışına çıkmamış ama bir rakip ülke ile Türkiye’yi kıyaslıyor. Görmeden bilmeden internetten kopyalayıp yapıştırarak internet turizm medyacılığı yapanlar da var. Bunları sektör biliyor ve takip ediyor. Sektör temsilcileri dünyayı biliyor ve takip ediyor çünkü. Bence turizm basınında bu işi çok iyi yapanlar da bulunuyor. Yani bu konuya önem veren ihtisaslaşmış sadece gelirini bu turizm gazeteciliğine endekslemiş, sayıları çok yeterli olmasa da nitelik bakımından kendini geliştiren turizm medyası var.

Turizmde üstbirlik, çatı oluşumları hakkında neler söyleyeceksiniz¿

9- 10 yıl öncesinde yazdığım bu içerikteki yazıya gülenler olmuştu. Bugün ise “bu böyle olmalı” diyorlar. Turizm çatı örgütünden bahsediyorum. Yani google’da araştırsınlar; bunu ilk yazan benim. Türkiye’de tanıtımda çok büyük bir kaynak savurganlığı var. Otelci ayrı bir masraf yapıyor, havacı ayrı, bakanlık ayrı masraf yapıyor. Ama aynı şeyi yapıyoruz. Sektörlerin maddi anlamda katkı sağlayacağı, devletin özel sektörün ele verdiği bir turizm çatısı olmalı. Dubai’de örneği var krallığa bağlı. Bu çatı örgüt tanıtım anlamında çok etkili bir oluşum. Oradaki en büyük otelin çatısında tenis turnuvası düzenliyor. Bu örgüt dünyadaki en iyi tenisçileri parayı bastırıp getiriyor ve tüm dünya basınında yer alıyor. Ya da kamp döneminde Chelsea gibi dünyadaki önemli takımları kraliyet özel uçakla getiriyor, takımlara iyi para da veriyor, orada kamp yaptırıyor. Bütün dünya medyası da onu yazıyor.

KONAKLAMA SEKTÖRÜNÜN DE YASASI OLMASI LAZIM..
Bu çatı örgüt dediğimiz oluşum Türkiye’nin değerlerini doğusundan batısına kadar profesyonelce tanıtmalı. Kaynakları da doğru zamanda doğru yerde kullanacak, sivil ve devletin ortak denetimi ile tek yapıdan bahsetmiştim ben seneler önce. Turizm medyası bu tarz önerileri ile katkı sağlamalıdır. Hala bir meslek birlikleri yasası çıkamamış ise turizm medyasının ayıbıdır. Ne kadar baskı yapıyor, ne kadar çok üstüne gidiyor.¿.. Sektör daima yalnız kaldı bu yasalar konusunda . Birileri turizm meslek birliği yasasının çıkmasını engelliyor olabilir. Turizm medyasının bu konunun üzerine gitmesi lazım. Rehberler yıllarca yasa beklediler, mücadele ettiler yasaları yeni çıktı. Konaklama sektörünün de yasası olması lazım. Ama gündeme getiren yok. Sektör de üzerine fazla gitmiyor.

HER YERDE KISIR ÇEKİŞME VAR…
İşte bu taraftan bakıldığında turizm medyasının yeri geldiğinde araştıran soruşturan eleştiren bir yanı olmalı.. Ama herkes birilerine kanalize olmuş durumda..İstanbul Antalya İzmir vb ayrı ayrı hareket ediyor. Halbuki hepimiz aynı geminin içindeyiz. Gemi batarsa hepimiz hep beraber batarız. İstanbullular ile Antalyalılar ile anlaşamıyor. Bir kısır çekişme var; koltuk meseleleri ben niye yokum sen niye yoksun. Ben bunları da yazdım çizdim. Ben gazeteciyim, gördüğümü yazarım. Alanya’da gazeteciliğe başladığımda 3 – 4 tane otel vardı. Biz turizmle beraber doğduk turizmle beraber büyüyoruz. 83 lü yıllardan bahsediyorum. 30 yıl biz turizmle beraber büyüdük. Dünyayı da gezdik. Bu konuda rakipler ne yapıyor Antalya ne yapıyor. Mayorka, Mısır ne yapıyor; bunları hep soruşturup araştırıyoruz. Devlet, özel sektör, medyanın da Türk turizminin geliştirilmesi için daha fazla gelir elde eden sektörü olması için ele ele olması lazım diye düşünüyorum.

İNTERNET TURİZM BASINI VE ULUSAL BASIN İLİŞKİLERİ..

Ulusal basın neden internet basınının önemli haberlerini kaynak göstererek kullanmıyor¿. Sizce İnternet haber sitelerinin güvenirlilik problemi mi var¿.. Oysa internet turizm basını; düzenli olarak ulusal basın ve ajanslardan besleniyor, gündemini belirliyor.

Bu benim görüşüm tabi, bir kere ulusal basının turizm haberciliğinde çok bilinçli olduklarını, çok ciddiye aldıklarını ve takip ettiklerini de düşünmüyorum. Genellikle muhabirler tarıyor siteleri haberi alıyor ve kendi haberleri gibi veriyorlar. Ama Türk medyasının kısır döngüsüdür bu. Gelişmemenin bir ürünüdür bunlar. Rekabet, kıskançlık çekememezlik. Biz Sabah Akdeniz olarak internet sitesinden haber aldığımızda kaynağını belirtiriz.

KAYNAK GÖSTERMEDEN YAYINLAMAK EMEK HIRSIZLIĞIDIR..
Mevlüt bey, bilinmelidir ki; İnternet turizm basını haberlerinin ulusal medyada yer almasını başarı olarak değerlendiriyor ve önemsiyor.

Tabii sitenin tanıtımı oluyor. Hatta biz bu şekilde yayınladığımızda bazı internet haber sitesi yöneticileri arayarak; bizim özel bir haberimiz var kullanmak ister misiniz diyorlar. Bu konuda haklısınız, kaynak göstermek ve emeğe saygı göstermek lazım. Özel haber yaptıysanız ve bu özel haberi herhangi bir kurum kuruluş yayın kullanmak istiyorsa kaynak göstermesi lazım. İnternet medyasında da bu geçerli; bir bakıyorsunuz köşe yazarı bir yazı yazmış binlerce sitede o köşe yazarının yazısı çıkmış izin almadan yayınlıyorlar. Dolayısıyla internet sitelerinde de kaynak gösterilmeden yayınlanan haber ve yazılar var.

Zaman zaman sizin köşe yazınızı yayınlayabilir miyiz diye arıyorlar. Ben de uzun zamandır yoğunluğumdan dolayı yazamıyorum. Yazı yazmak çok kutsal bir şeydir. Sektörden zaman zaman mailler geliyor niye yazmıyorsunuz özledik diye . Benim yazımı kaynak göstererek yayınlayabilirler. Kaynak gösterilmeden yayınlanan haberler ve doğrudan emek hırsızlığı olarak görüyorum.

KİMLER TURİZM YAZARI..¿
Turizm basınında kimler yazıyor konusunu ele alalım şimdi. Öncelikle turizmciler köşe yazarı olarak çoğunlukta.. Akademisyenler, gezginler, bu konuda kendini geliştirmiş araştırmacı meraklı insanlar yazıyor. Türkiye’de eli kalem tutan herkes yazıyor ve gazeteciyim diyor. Serbest gazeteciliği nasıl değerlendiriyorsunuz¿

Bir kere elma ve armutları birbirinden ayırmak lazım. Köşe yazanlar bir süre sonra gazeteciler gibi itibar görmeye başlıyor. Kalemin gücünü istediği şekilde kullanıyorlar.. Şunu demek isterim sektörü temsilen sektörün sorunlarını ve sıkıntılarını ifade eden yazılara saygı gösteriyoruz. Ancak bir şeyin altını çizmekte fayda var. Her kim ne yazıyor ise altına mutlaka ünvanını yazmalı. Bir otelci bir yazı yazdı ise filan otelin genel müdürü diye belirtmesi lazım. Bunu gazetecilikte de, siyasete girebilir siyasete girdikten sonra yazarlıkta da yapabilir. Ama yazdığı köşe yazısının sonuna hangi partiden milletvekili olduğunu yazmak zorundadırlar. Artık siz siyaset yapıyorsunuz ve orada o parti için çalıştığınızdan dolayı o ünvanı yazmalısınız. Bu manada bunu birbirlerinden ayırmak gerekiyor. Herkese gazeteci yazar muamelesi yapmamak gerekiyor.

Maalesef turizm alanında yeterli sayıda eli düzgün kalem tutan gazeteci olmadığı için bu sektörde de boşluk olduğu için birileri dolduruyor şu anda. Bakıyorsunuz yemek içmek gezmek tozmak itibar görmek için turizm haber sitesi kuran da var.

TURİZMCİLERİN BEN GAZETECİYİM DİYE ORTADA DOLAŞMALARI YANLIŞTIR..

Çok yakında internet medyası içinde bir yasa çıkıyor zaten. Artık herkes kafasına göre yazıp çizemeyecek. Biz nasıl yazılı medyada titiz davranıyor isek internette yapılan yayıncılıkta bu şekilde denetlenecek. Turizm medyasında benim itibar ettiğim, ilgiyle okuduğum ve faydalandığım yazılar var, itibar etmediğim yazılar da var. Herkes işini yapsın diyorum. Bizler nasıl otelde genel müdürlük yapamıyorsak, otelciler de otel genel müdürlüğünü yapsın. Profesyonel olarak fikir beyan edebilirler ama ben gazeteciyim diye dolaşmaları yanlış ve rahatsızlık yaratan konudur. Bizim de kendimizi geliştirmesi lazım. Sektörün iyi yazan gazeteciye ihtiyacı var ise bu alanda gazetecilerin kendilerini ihtisaslaştırıp turizm alanında yazmaları lazım. Antalya gibi bir kentte kaç tane turizm yazan gazeteci var¿ Bunu da eleştirebiliriz.

ERTUĞRUL GÜNAY ŞİMDİYE KADAR GÖRDÜĞÜM EN BAŞARILI BAKAN OLDU…
Biraz da turizm Bakanlarımıza gelelim. Önceki Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile ilgili neler söyleyeceksiniz¿. Yeni bakanımız Ömer Çelik ile ilgili ilk izlenimlerinizi paylaşır mısınız¿

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kültür Turizm Bakanları arasında birinci sıraya yerleştirebileceğim bir bakandır Sayın Günay. Kendisi çok uzun süreli bakanlık yapan kişidir.. Özellikle tarihi eselerin gün yüzüne çıkarılması ve yurt dışına çıkarılmış eserlerin yeniden ülkeye döndürülmesi gibi çalışmaları ile turizm sektörünün özellikle devletten hükümetten yasalardan kaynaklı sorunlarını çözmek için gösterdiği çabaları ile güzel bir anlayışı vardır Sayın Bakanın. Gerçekten sektörün içinden bir insan gibi olmuştu. Bakan Günay çok emek verdi, tabii bu bayrak yarışıdır. Hizmette devamlılık mecburdur. Dolayısıyla yeni gelen bakanımız Sayın Ömer Çelik, çok daha genç, sektörün dinamizmine çok daha rahat ayak uydurarak koşacağına inanıyorum. Ben kendisinin ilk toplantısına yurt dışında olduğum için katılamadım. Ama arkadaşlardan duyduğum kadarıyla hiç kimsenin sözünü kesmeden tek tek dinleyip ciddiye aldığını ve sektörle de konuştuğum kadarı ile bizim sandığımızdan daha dinamik ve turizm konusunda bilgili çıktığını belirttiler.
DEVAM EDECEK

 

2013-03-07
Haber Arşivi
Turizm Haberleri

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL