Güncel

Asil S.Tunçer yazıyor: Ayasuluk-1

Asil S.Tunçer yazıyor: Ayasuluk-1

Bizans Dönemi Su Kemerleri dizisine başlayan yazarımız Asil S.Tunçer; Ayasuluk yerleşimi ve barındırdığı Aziz Yuhanna Bazilikası’nın önemi ile ilgili çarpıcı bilgiler aktarıyor…

ASİL S.TUNÇER- turizmhaberleri.com/ Kuşadası

AYASULUK -I-
Bizans Dönemi Su Kemerleri

İzmir’den gelen Selçuk minibüslerine “Sen Jan”da (St. Jean) inmek istiyoruz dediğinizde sizi indirecekleri noktada ilk göreceğiniz yapıdır Bizans Su Kemerleri. Ya da Efes turlarının öğleden sonraki etabında göreceğiniz yerler arasında.

VI.yy’da İmparator Justinyen tarafından Aziz Yuhanna (Johannes Theologos) Kilisesi’nin inşasından sonra halkın su ihtiyacını karşılamak için Ayasuluk Tepesi’ndeki yeni yerleşime, doğudaki Şirince Köyü’nden gelen Roma Çağı suyolu yeni su kemerleri inşa edilerek sağlıklı bir içme suyu şebekesi oluşturulmuştur.

124 kemerli, 656 m uzunluğundaki bir sifon yapısıyla kapalı taş boru biçimindeki bu mühendislik harikası 7.00 m yüksekliğe kadar ulaşabilen kemere sahiptir. Ayasuluk yerleşimi ve Aziz Yuhanna Kilisesi için bu suyolu inşası büyük önem taşımaktaydı zira Aya Sofya’nın Küçük Asya’daki kardeşi kabul edilen Bazilika aynı yerdeydi.

İnşaat yazıtına göre, imparatorluğun en iyi su yapıları uzmanlarından biri olan Mimar Lazaros, zamanının başpiskoposu Efesli Yuhanna tarafından görevlendirilmiş böylece su kemerinin inşası M.S. 549-565 yılları arasında tarihlenmiştir. Su kemerleriyle kente ulaşan içme suyu önce Takip Kapısı dışındaki orta boyutlu sütunlu sarnıca ve oradan da dış surların Güney-Doğu köşesindeki büyük sarnıca gelmekteydi. Dolayısıyla tüm kompleksin ihtiyacı olan içme suyu burada depolanmaktaydı.

Sen Jan Kilisesi veya Bazilikası’nı gezmek artık çok daha güzel çünkü aynı biletle Ayasuluk Kalesi’ni de gezebiliyor ve daha çok yapı görebiliyorsunuz. Yalnız sorun burada kapı rehberi bulmanız zor olduğundan yapıları anlamak ve zengin tarihini iyi kavramak için rehberli geziye katılmak, kompleksi rehberli gezmek kesinlikle daha farklı ve yararlı olacaktır.

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Büyükkolancı Hocamızın üstün gayretleriyle yapılan çok uzun soluklu kazılar sonucu gerek Bazilika ve gerekse Kale’de gizli birçok yer ve yön ortaya çıkarıldı. Hala da çıkarılmaya devam ediyor. Bu yüzden gerek Bazilika’yı ve gerekse Kale’yi gezerken Mustafa Hocanın kazı ekibini farklı sahalarda asistanları öncülüğünde kazı yaparlarken görmeniz olasıdır.

Yön tabelasını takiben yukarı doğru kısa rampayı tırmanırken he adımda sağınızda hem kemerler daha ayrıntılı hem de sarnıç daha belirgin olmaya başlayacak. Sonra otopark alanına geleceksiniz ve buradan sağa dönerek Takip Kapısı denilen kapıdan içeri girmelisiniz. Üstte Troya Savaşları’nı betimleyen kabartmalar yüzünden bu adı alan kapı aslında Dış Kale surlarının ana giriş kapısı bir anlamda.

Öyle ki Takip Kapısı, Dış Kale ve Haç Kilisesi girişleri içinde en sağlamı ve etkileyici olanıdır. Yönü güneye bakar ve sizi içeri kabul ederken muhteşem bir Kale manzarasıyla buluşturur sizi. Kapı, iki yanında kare planlı kuleler ve ortada kemerli bir girişe sahip olup kemerin üst kısmında dışta Erosların kabartma olarak işlendiği bir lahit günümüze ulaşabilmiştir.

1800’lü yıllarda bunun yanında Hektor’un Akhileos’u tanıyıp onu takip ettiğini anlatan başka kabartmalar da vardı. Bunlar 1852 yıllarında İngiltere’ye götürülmüştür. Hâlihazırda Woborn Abbey Gelerisi’nde sergilenmektedir. Bu kabartmaları yerinde gören Avrupalı gezginler kabartmaları yanlış yorumlamış ve kapıya Aziz Pavlus’un Efes’teki yaşamıyla ilgili olarak “Takip Kapısı” adını vermişlerdir.

Sonuçta ister Akhileos’un Hektor’u takibi ister Aziz Pavlus’u paganların takibi, kapıya “takip” lakabının verilmesine ve böyle bilinmesine neden olmuştur. Kapı’nın içinde kemerin tepe kısmında kararmış durumda duvar resimleri vardır. En üstte kemerin üstü boyunca, kıvrık dal ağı içinde, üç madalyonlu alan gözlenir. Bunların içinde büyük olasılıkla peygamber veya azizlerin tasvir edildiği üç haleli büst resmi yer alır.

Bu dizinin iki yanındaki geniş dikdörtgen şeklindeki resim alanlarında doğu ve batıya yönelik figürlü tasvirler içeren ama ancak karartı şeklinde belli olan iki alan vardır. Her iki yanda da normal insan boyunda, ayakta durur pozisyonda cepheden gösterilmiş başları haleli azizler sıralanmıştır. Ortada İsa ve çevresinde Yedi Havari haleler içinde gösterilmiştir. Freskler VIII.yy sonrasına tarihlenebilir.

Aziz Yuhanna Haç Kilisesi’ni kuşatan yaklaşık 900 m’lik sur duvarları iç ve dış surlar şeklinde iki bölümden oluşmaktadır. Justinyen Dönemi kilise yapısıyla beraber destek duvarı olarak inşa edilen ve kilisenin doğu ve batısında nişlerle hareketlendirilmiş iç surlar, tuğla hatıl taş duvar olarak inşa edilmiştir. Bunların dışına VIII.yy’dan itibaren Arap akınlarının kenti tehdit etmesi üzerine tüm kiliseyi içine alacak şekilde güçlü bir sur duvarı yapılmıştır.

Yirmi kule ile desteklenen dış surlar ve kapılarda yapı malzemesi olarak Efes Stadyumu ve Artemis Tapınağı’ndan getirilen devşirme malzemeler kullanılmıştır. Surların özellikle kilise ile bağlantılı olarak doğu, batı ve güneyinde üç ana girişi vardır. İç ve dış sur duvarları ile kuleler ve girişlerde 1970 ve 80’li yıllarda geniş çaplı kazı ve onarımlar yapılmıştır.

Eğer buraya gelmeden önce Efes’i gezdiyseniz ve rehberiniz size kentin büyüklüğünü, nüfusunu anlattıysa buraya geldiğinizde dolan liman ve biten ticaret, depremler ve yangınlar ve de din değişimi sonrası o görkemli Efes kentinin bu yeni yerleşimde, küçücük bir alana nasıl hapsolduğunu anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Hristiyan halkın tümünden bahsetmiyoruz. Küçük derken tek kale içinden de söz etmiyoruz şüphesiz. Zira sur dışında da evler mevcuttu ama sonuçta önceki yerleşime göre buradaki nüfus daha azdır. Öte yandan Şirince’ye taşınanlar ve civar kentlere göç edenleri de unutmamak gerekir.

Peki, kentin buraya taşınmasındaki ana etken neydi ve Aziz Yuhanna Kilisesi neden burada inşa edildi¿ Bu soruların yanıtını almak için biraz daha geriye VI.yy’dan I.yy’a gitmek 500 yıllık kısa bir etüt yapmak gerekir. Aziz Yuhanna, M.S. II.yy başında ortaya çıkan Hristiyan inancına göre İncil Yazarı Aziz Yuhanna aynı zamanda İsa’nın en genç havarisi, İncil’in ve Apokalips’in yazarıdır. En azından M.S. 431 yılındaki Efes Konsül belgelerine dayanarak Aziz Yuhanna’nın Meryemana ile birlikte M.S.37-48 yıllarında Efes’e geldiği ve burada yaşayıp öldüğü kabul edilmektedir.

Yuhanna’nın kitabına göre çarmıhtaki İsa, annesini en genç havarisi Yuhanna’ya emanet etmiş ve bundan sonra havari onu kendi evinde barındırmıştır. Bu görüşe inananlar daha sonra ikisinin birbirinden ayrılmadıklarını ve Aziz Yuhanna’nın Efes’e geldiğinde Meryem Ana’yı da beraberinde getirdiğini kabul ederler. Aziz Yuhanna’nın M.S. 67 yılından itibaren Asya’da ve Efes’te olduğuna hiç şüphe yoktur. Ancak Aziz Pavlus, M.S. 55-58 yılları arasında Efes’e gelmiş ve daha önce Aziz Yuhanna tarafından oluşturulan cemaate yeni inananları eklemiştir.

M.S. 67 yılında sonra Aziz Petrus ile birlikte İncil’i vaaz etmeye başlayan Aziz Yuhanna, Efes’te İmparator Domitianus tarafından iki kez öldürülmek istenmiş ve ikisinde de mucizelerle kurtulmayı başarmıştır. Daha sonra M.S. 81 yılında Patmos Adası’na sürgüne gönderilmiş ve M.S. 95 yılında tekrar Efes’e dönmüştür. Son yıllarını Ayasuluk Tepesi’ndeki bu yeni Efes’te geçiren Aziz Yuhanna, İncilini burada tamamlamış ve sonra vefat etmiştir.

Hristiyanlığın yayılmaya başladığı dönemde 300 yılları mezarı üzerine bir anıt mezar yapılmış üstüne de yaklaşık 50 sene sonra ahşap çatılı bir bazilika ilave edilmiştir. VI.yy başındaki depremlerde kullanılamaz duruma gelen bazilikanın yerine İmparator Justinyen (M.S. 527-565) karısı Theodora ile birlikte haç planlı, kubbeli yeni bir kilise yaptırtmıştır. Efes halkının 7.yy’dan sonra Ayasuluk’a taşınması ile bugünkü Aziz Yuhanna Kilisesi bir anlamda Efes’teki eski Piskoposluk Kilisesi’nin yerini almıştır.

Bu anlamda Ayasuluk ve barındırdığı Aziz Yuhanna Bazilikası Hristiyanlık için bir çekim merkezi olacak, tarihteki önemini koruyacaktır.

Sürecek…

 

2015-08-11
Haber Arşivi
Turizm Haberleri

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL