Güncel

F. Sema Kutlu yazıyor: Tatil önerim Tunus -2

F. Sema Kutlu yazıyor: Tatil önerim Tunus -2

Tatil için Tunus’u öneren yazarımız F.Sema Kutlu; yazısını ikinci bölümünde sürprizlerle dolu Sidi Bou Said, El Kantaoui Limanı, Sousse şehrini ve Tunus mutfağını anlatıyor.. Keyifli okumalar

F. Sema KUTLU-turizmhaberleri.com- İstanbul
FIJET Akademi Komitesi Başkanı
ATURJET Yönetim Kurulu Üyesi

Tunus – 2
Sürprizlerle dolu huzur veren bir güzellik:
Sidi Bou Said

Tunus’a seyahat planınızı eğer kendiniz yapmak isterseniz size önerim bütçenize uygun bir yer bulabileceğiniz Hammamet’in tatil köylerinden biri olur. Hammamet’ten Tunus’un en turistik noktalarına rahatlıkla ulaşabilirsiniz.


Bunların arasında Sidi Bou Said, Monastir, El Djem’de bulunan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki El Djem Amfitiyatrosu ve bir de Tunus’un en çok turist çeken yerlerinden biri olan Djerba Adası gelmekte. Tüm bu turistik noktalar Hammamet’ten kolaylıkla ulaşılabilir uzaklıkta.

Başkent Tunus’un kuzeyinde dik bir yamaçta yer alan ve Akdeniz’e tepeden bakan Sidi Bou Said’e yapacağınız bir gezi Afrika ve Tunus ile ilgili düşüncelerinizi değiştirebilir. Bu küçük kasabanın kaldırım taşı kaplı dar sokaklarından yukarı doğru çıkarken, mavi kapı ve pencereli, Akdeniz’e tepeden bakan beyaz binaların olağanüstü güzelliği sizi oldukça etkileyecektir.

Binaların dışındaki bu karakteristik mavi süslemeler Kuzey Afrika’nın bu küçük kasabasının genel resmine kesinlikle son derece güçlü bir Akdeniz dokunuşunda bulunuyor. Bu güzel beyaz binaların bazıları otantik, küçük ve çok hoş dükkanlar. Aslında her kapının ardında farklı bir dünya kesfediyor insan. O muhteşem kapılar, biraz Afrika, biraz Tunus, biraz Endülüs ve biraz da Akdeniz kültürlerinden ilham alarak ortaya çıkmış modern bir dünyaya açılıyor. Bu büyüleyici dükkanlarda ucuz ve güzel el işi seramiklerden tutun da pahalı antika ve tablolara kadar pek çok çeşit sanat eseri bulabilirsiniz.


Bu arada, şunu da belirtmek isterim ki Sidi Bou Said yazar, filozof ve sanatçıların kasabası olmakla ünlü bir yer. Dahası, “École de Tunis”, Tunus resim okulu mensubu ünlü Tunus’lu ressamların tablolarını dahi görebilirsiniz. İnanın ki bu küçük dükkanlarda sergilenen ve satılmakta olan çeşitli yöresel sanat eserlerini keşfederken zaman uçup gidecektir. Eğer yorulursanız cadde üzerindeki otantik kafelerde biraz dinlenip bir şeyler atıştırabilirsiniz. Uzun lafın kısası, artık gitme zamanı gelse bile bu küçük kasaba kolay kolay sizi bir yere bırakmayacaktır. Bence, kesinlikle bir ziyaret etmeye değer.

Deniz ve kültür tatili birleşimi
El Kantaoui Limanı ve Sousse şehri Tunus’un belli başlı turist destinasyonlarından. Özellikle yatçılar için çok ideal bir liman olan El Kantaoui Arap-Magrebi tarzında inşa edilmiş büyük bir tatil köyünü andırıyor. Beyaz kumlu plajlarında güneşin keyfini çıkarabilir, safir mavisi denizinde yüzebilirsiniz veya arzu ederseniz harikulade golf sahasında golf oynayabilirsiniz. Marina kısmı pek çok güzel restoran ve kafeye ev sahipliği yapıyor özellikle de “le Mediterranee” Restoranı şiddetle tavsiye ederim. Restoran demişken Tunus’un gastronomisinden de biraz bahsetmek isterim. Bazen farklı bölgelere seyahat edenler yeni yemekler, yeni tatlar denemek konusunda biraz tereddüt ederler, ancak, Tunus’da ilk lokmanızı almak için sabırsızlanacaksınız. Normalde ben fazla balık düşkünü bir kişi değilimdir ancak Tunus’da son derece modern ve şık bir şekilde sunulan balık yemeklerinin tadını unutamıyorum. Sadece açlığınızı yatıştırmıyorsunuz yemeklerin lezzeti, kokusu ve görünüşünün de tadını çıkarıyorsunuz. Bizim “Gözleme”ye benzeyen, yarım daire veya üçgen şeklinde içi dolgulu bir hamur olan Brik de büyük ihtimalle karşınıza çıkacaktır. Ağzınızı sulandıracak ve son derece lezzetli bir yemek. Tunus’a gittiğinizde, bir başka egzotik ve yöresel yemek olan meşhur Tunus kuskus pilavını da deneyebilirsiniz.

Tunus görkemli tarihi, muhteşem plajları ve güzel iklimi ile meşhur bir ülke olabilir ancak unutmayın ki diğer pek çok ülke gibi, seyahatiniz sırasında, bu kendine özgü, gizemli ülkenin kültürünü daha iyi keşfedebilmek için kesinlikle orada biraz zaman geçirmeniz gerekmekte.


Tunisia – 2
Peaceful beauty full of surprises:
Sidi Bou Said
If you prefer organizing your own travel plan to Tunisia, then I suggest that you base in one the nice holiday resorts of Hammamet, where you can find a good hotel according to your budget. You can easily reach many attractive destinations of Tunisia from Hammamet. Among them are Sidi Bou Said, Monastir, a UNESCO World Heritage Site the Amphitheatre of El Djem in the city of El Djem and one of the most prefered tourism destinations of Tunisia, the Island of Djerba. All of These destinations are all easily reachable from Hammamet.

A visit to Sidi Bou Said, a town located just north of Tunis, on a steep cliff, overlooking the Mediterranean Sea, may well change your views about Africa and Tunisia. As you walk up the narrow cobbled streets of this little town, the absolutely phenomenal beauty of the white buildings with blue doors and windows overlooking the Mediterranean Sea will amaze you. This characteristic blue ornamentation on the outer surfaces of the buildings add a strong Mediterranean touch to the overall picture of this North African town. Some of these beautiful white buildings are authentic, little and very nice shops. In fact, behind every door, you’ll discover a different world. Those awesome doors open to a fusion of modern world with inspirations of some African, some Tunisian, some Andalusian, and some Mediterranean cultures. In these fascinating little shops, you can find various works of art, ranging from cheap and chic ceramic figures to expensive paintings and antiques. By the way, I must also point out that Sidi Bou Said has a reputation as a town of artists, authors and philosophers. Moreover, you may see some impressive paintings by famous Tunisian artists who are usually members of “École de Tunis”, painting school in Tunis. Believe me, time will fly away as you discover the artistry and local craftsmanship displayed and sold in those little shops. If you get tired you can rest and have something to drink or eat at the local authentic cafés in the streets. In short, this little town won’t let you go anywhere when it’s almost the time to leave. I think it definitely worths a visit.

A combination of sea and culture holidays
Port El-Kantaoui and Sousse are also among the main tourist destinations of Tunisia. Port El Kantaoui, an ideal port of call for yachtsmen, is like a big holiday village designed in Arab-Moorish style. You can bask in the sun and enjoy the white sandy beaches, swim in the sapphire blue sea or if you want you can play golf on its superb golf course. The marina part houses many nice restaurants and cafés, especially the Restaurant “le Mediterranee” is highly recommended. Speaking of restaurants, I’d like to mention the gastronomy of Tunisia a little bit. Visiting a different region, sometimes travellers might be a little hesitant about trying new dishes, new tastes, however, in Tunisia you’ll be impatient to take the first bite. Normally, I’m not a fan of fish food, but I must say that I won’t forget the taste of fish food served in the most modern and elegant way in Tunisia. You do not only satisfy your hunger but also enjoy the taste, smell and sight of food. It’s also a good possibility that you might see and try Brik, which is a traditional pastry dish, very much like Turkish “Gözleme” but in the form of a triangle or semicircle with a filling inside. Very tasty and mouth watering. When in Tunisia, you might also try the famous Tunisian couscous, which is another exotic and delicious local food.

Tunisia might be famous for its history, fantastic beaches and nice weather, but you should remember that like many other countries you definitely need to spend some time there and discover its culture as you travel more in this mystic and distinctive country.

 

2017-01-28
Haber Arşivi
Turizm Haberleri

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL