Genel

İKİ KÜSKÜN ARASINDA EZİLEN SEYAHAT ACENTALARI OLUYOR

Büyük bir dinamizme sahip turizm sektörü Covid 19 salgını nedeniyle dört duvar arasında normalleşmeyi beklerken boş durmuyor. Sosyal medyada pek çok turizmciyi canlı yayında görüş ve önerilerini açıklıyor. Tüm dünyayı..

İKİ KÜSKÜN ARASINDA EZİLEN SEYAHAT ACENTALARI OLUYOR

Büyük bir dinamizme sahip turizm sektörü Covid 19 salgını nedeniyle dört duvar arasında normalleşmeyi beklerken boş durmuyor. Sosyal medyada pek çok turizmciyi canlı yayında görüş ve önerilerini açıklıyor. Tüm dünyayı avuçlarında hisseden turizmcilerin zorunlu molasından ortaya çıkan enerji sosyal medyada can buluyor adeta.

Yıllar önce başlattığım ve çok değerli turizmcileri konuk ettiğim “Nilgün Atar’la Turizm Aynası” yazı dizisini İnstagram Canlı yayınına taşımak güzel bir yenilik oldu.


Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesinde neredeyse eş zamanlı normalleşme planları açıklanmaya başladığı şu günlerde deneyimli turizmci Andiamo Turizm’in sahibi Cem Polatoğlu ile Covid 19 süreci ve normalleşme sonrası turizmi İnstagram canlı yayınında konuştuk. izlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=qD7JpWfkCJo

İşte Sohbetimizden Turizm Aynamıza yansıyan çarpıcı açıklamalar ve başlıklar :

TÜRKİYE 3.YAŞ TURİZMİNDE İYİ TANITILMALIDIR..
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kriz yönetimindeki başarısı, doktor ve sağlık çalışanlarının fedakar hizmetleri, toplumun sürece uyumu, başka ülkelere yapılan tıbbi yardımların Türkiye algısına pozitif yansıdığını, özellikle Avrupa ülkelerinde yaşlıların yaşadığı trajedinin hafızalardan silinmeyeceğini belirten Polatoğlu; “ülkemiz yaşlılar konusunda örnek bir tablo sergilemiştir. 3 Yaş turizmi açısından büyük bir tanıtım avantajıdır ve tanıtımda iyi değerlendirilmelidir” dedi.

BAKANLIK İLE TÜRSAB YÖNETİMİ ARASINDAKİ GERGİNLİK SEKTÖRE OLUMSUZ YANSIYOR..
Sağlık Bakanlığının başarılı kriz yönetimine karşın Kültür ve turizm Bakanlığının kriz yönetimini, açıklanan ekonomik destekleri, sektörün bu desteklerden yeterince faydalanmasına yönelik sorularımızı yanıtlayan Polatoğlu; “Bakanlık ile TÜRSAB yönetimi arasındaki gerginliğin sektörün aleyhine olduğunu biliyoruz. İki küskün var ve bu tabloda ezilen sektör oluyor. Öncelikle bizlere tanınması gereken birçok destek var, ama yararlanamıyoruz. Denizbank’a kredi için gidiliyor, başka sektörler rahatça alabilirken şartlar nedeniyle seyahat acentaları kapıdan geri dönüyor. Oysa bizim arkamızda TÜRSAB var. Ama bir faydası olmuyor. Karşımdaki bakkal bile 50 bin tl kredisini aldı, biz alamadık. TURGÖN platformundaki yazışmalara baktığımda pek çok arkadaşımızın bu durumda olduğunu söyleyebilirim” dedi.

TÜRSAB DERDİMİZE DERMAN OLMUYOR…
TÜRSAB’ın kriz yönetimi üyelerin derdine derman olmadığını belirten Polatoğu; “ne yazık ki maalesef, belimizi büken noktalardan biri. Bu zorlu süreçte umduğumuzu bulamadık. 2.5 aydır Türsab’da Kriz masamız yok. Oysa sektör olarak ne yapacağımızı bilmek, toplu hareket edebilmek, krediler için Denizbank’a derdimizi anlatalım istiyoruz”


NORMALLEŞME PLANI İLE İLGİLİ SEKTÖR DAHA FAZLA BİLGİ İSTİYOR.
Kısa vadede Mayıs ve Haziran ayını kapsayan normalleşme süreci ile ilgili takvimi değerlendiren Polatoğlu; sektördeki büyük belirsizliklere dikkat çekti. Otobüslerin oturma düzenleri, müze ziyaretleri için kriterler, otellerde sertifikasyon ve düzenlemeler, rehberlik hizmetleri, Türsab’ı ilgilendiren şartnamelerle ilgili pek çok konunun belirsiz olduğunu aktardı. Tüm bu açıklamalar sektörel bilgi akışının, kriz yöneti ve iletişimin eksikliğini gösteriyor. Böyle bir tabloda normalleşmeye ve turizm hareketliliğine geçilmesinin yaratacağı sorunları da düşünmek ve önlemler almak gerekiyor.

BÜYÜK BEKLENTİ YARATMAK YERİNE, “NELER YAPABİLİRİZ“ ÇABASINDA OLMALIYIZ..!
33 senedir sektörde olduğunu, bu şartların iki sene daha devam etmesi durumunda bile dayanabilecek güçte olduğunu belirten Polatoğlu, krizlere alışık olan seyahat acentalarının ayakta kalmaya çalıştıklarını ve desteklenmesi gerektiğini ancak 2021 e kadar sektörde yüzde 95 düşüş olacağını, çok büyük beklenti yaratmak yerine neler yapabiliriz diye çaba göstermek gerektiğine dikkat çekiyor.

SEYAHAT ACENTALARINA HOME OFİS ÖNERİSİ…
Sohbetimizde Home Office başlığı öne çıktı ve kesinlikle desteklenmesi gereken bir öneri. 10 yıl önce sektörde home office’in gerekliliğini anlatmaya başladığını belirten Polatoğlu; “özellikle incoming yapan bir acentanın ofis açmasının ne gereği var. Kira, elektrik, ulaşım masraflarından kurtulsun, home office’de enerjisini ikiye katlasın. 3-4 odalı ofislerde tek şirket çalışıyor, her odaya farklı firmalar yerleşebilir. Kararname ile bu formüller hayata geçirilebilir, şimdi tam zamanı. Bir ofiste 5 şirket çalışsın ne zararı var. Bugün online çalışan dev şirketlerin tek posta kutusuna sahip. O dünya bitti, şimdi dijital dünya geliyor.” Sözlerini TÜRSAB yetkililerinin dikkatine sunuyor ve gerekli çalışmalar başlatılmalı diye düşünüyoruz.

TURİZM SEKTÖRÜNÜN DİJİTAL DÜNYA HAZIRLIĞI..
Turizm sektörü dijital turizm dünyasına hazır mı, meslek örgütleri bu alanda nasıl bir performans sergiliyor, üyelerini hazırlıyor mu sorusuna yanıt ise Türsab Rota projesiydi. Bu alanda TÜRSAB’ın üyelerle birlikte çok çalışması gerekiyor sonucuna varıyorum. Ayrıca Polatoğlu gezdiği onlarca ülkede meslektaşlarıyla yaptığı görüşmelerde veri tabanı sistemlerinin pratik kullanımlarıyla dünyayı sattıklarını, meslek örgütlerinin ARGE çalışmalarına daha fazla zaman ve emek ayrılması gerektiğini vurguluyor.

HER ŞEY DAHİL’E ZORUNLU KORONA FORMATI…
Her şey dahil sistemi konuşmazsak elbette olmazdı. Yıllardır tartıştığımız ama içinden çıkamadığımız Her şey dahil sistemine Korona’nın yeni bir format attığını belirten Polatoğlu, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Çünkü söz konusu sağlık. İtalya’da plajlarda plaksiglas kabinler yapılmaya başlandı. Plajlarda kontrol ve denetimler olacak. Otellerde restoranlar alakart sistemlere geçecek. Oturacak kişi sayısı 20 yi geçmeyecek. 14-15 kişilik masalar kalkacak. Büyük bir çoğunluk 5 yıldızlı oteller yerine yüzde 80 i butik otelleri tercih ediyorlar. Uçakla değil araba ile bireysel turlar öncelikli olacak.” Şeklinde görüşlerini açıkladı.

YAZLIKLAR SERTİFİKASYON SİSTEMİYLE TURİZME KAZANDIRILMALI
Yazlıkların turizme kazandırılması konusunu 20 sene önce gündeme getirdiğini belirten Polatoğlu; “TÜRSAB ARGEnin 1999 yılı araştırmasına göre 3.5 milyon yazlık var. Bu yazlıklar yılda 1 ay kullanılıyor. Dünyaya baktığımızda bu yazlıklar 11 ayı turizmde değerlendiriliyor. En önemli konu ise şu: Yabancılara kiralanacak yazlıklar kesinlikle emlakçılar tarafından değil, Türsab üyesi seyahat acentalar tarafından pazarlanması gerekiyor. Seyahat acentaları ve yazlıklar sertifikasyon sistemine dahil olmalıdır. “ifadelerine yer verdi.

NİLGÜN ATAR’LA TURİZM AYNASI TAMAMINI İZLEMEK İÇİN:
https://www.youtube.com/watch?v=qD7JpWfkCJo

2020-05-08 00:00:00

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

İlgili Haberler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL