İstanbul Çatalca’da Roma ve Osmanlı dönemlerinde kullanılan 1600 yıllık tarihi suyolunun üzerinde açılan taş ocağının ÇED sınırı dışında çalıştığı tespit edilince Valilik kapatma kararı aldı… Taş ocağının bölgedeki faaliyetlerini yakından takip eden yazarımız Yusuf Yavuz, yaşanan süreci ve kapatma kararını değerlendiriyor.

Yusuf Yavuz-Turizmhaberleri.com- Antalya

İstanbul’un Çatalca ilçesinde 2006 yılından bu yana faaliyet gösteren özel şirkete ait kuvars ve kuvarsit kum ocağı hakkında kapatma kararı verildi. Roma ve Osmanlı dönemlerinde İstanbul’un su ihtiyacın karşılayan tarihi su yapılarına da zarar verdiği tespit edilen Kalfaköy’deki taş ocağı hakkında yöre halkı suç duyurusunda bulunmuş ve kapatılmasını talep etmişlerdi. İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, proje için 2008 yılında verilen ÇED Gerekli Değildir Kararında belirtilen alanın dışında çalışma yapıldığının tespit edildiğini belirterek söz konusu taş ocağı hakkında kapatma kararı aldı. Bu kararın hemen ardından MİGEM’in ruhsat sorgu kayıtlarında da ilgili taş ocağının faaliyetlerinin durdurulduğu kaydedildi.

Çatalca Kalfaköy’de ormanlık alanın içerisinde açılan kuvars ve kuvars kumu ocağı için 2006 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Burhanettin Soğancılar adlı girişimciye ait Silyat adlı özel şirketin işlettiği taş ocağına ÇED Gerekli Değildir Kararı verilmişti. Ancak 3069 hektarlık ruhsat alanına sahip olan firma, geçtiğimiz Nisan ayında faaliyet sahasını genişleterek kapasite artırımına gitmek istedi. Bunun için başlatılan ÇED süreci sırasında konuyla ilgili görüşü sorulan kamu kurumlarından biri olan İstanbul I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, sahada yapılan incelemede taş ocağının bulunduğu alandaki tarihi suyolunun tahrip edildiğini belgeledi.

KORUMA KURULU TARİHİN TAHRİP EDİLDİĞİNİ BELGELEMİŞTİ

Koruma Kurulu’nun 26 Haziran 2020 tarihli kararında, yaklaşık 1600 yıllık tarihi suyolunun bir kısmının yok edildiği, bir kısmında ise kaçak kazılar yapılarak tahrip edildiğini raporladı. Kurul kararında ayrıca ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği de kaydedildi. Tahribatla ilgili hiçbir idari kuruma bilgi verilmediğinin de altı çizilen Kurul kararında ayrıca Roma suyollarına ait sağlam durumdaki kalıntıların taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmesine karar verildi.

Mahalle muhtarları maden ocağının kapatılması için bakanlığa başvurdu

MUHTARLAR VE KOS SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Bunun üzerine taş ocağının bulunduğu bölgedeki köylerin muhtarları ile Kuzey Ormanları Savunması (KOS) konuyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Köy muhtarları da ayrıca tarihe zarar verdiği iddia edilen taş ocağının kapatılması için ilgili kurumlara yazılı başvuruda bulundu.

KURUL KARARINDAN BİR AY SONRA DİNAMİTLİ PATLATMA YAPILDI

Ancak söz konusu taş ocağının henüz ÇED kararı açıklanmadan kendisine verilen sahanın dışında çalışma yaptığı ve Koruma Kurulu kararından yaklaşık bir ay sonra, 23 Temmuz 2020 tarihinde dinamitli patlatma yaptığı iddia edildi.

Tarihi suyolunun kalıntılarından bir bölüm

SINIRI AŞAN TAŞ OCAĞI HAKKINDA KAPATMA KARARI VERİLDİ

Köylülerin ve KOS’un ilgili kurumlara yaptığı başvuruların ardından söz konusu taş ocağında yapılan incelemenin ardından sınır aşımı yaptığı ortaya çıkan işletme hakkında kapatma kararı verildi. İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 29 Eylül 2020 tarihli kapatma kararında, “Çatalca ilçesi Akalan, Kalfaköy, Başakköy ve Örencik mahallelerinde Burhanettin Soğancılar tarafından gerçekleştirilen ‘Kuvars ve Kuvarsit Kum Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi’ faaliyetinin 23. 08. 2008 tarih ve 2008/4-80/1908 Karar Nolu ÇED Gerekli Değildir Kararı verilen alanın dışında yer aldığı tespit ve beyan edilmiştir” ifadelerine yer verilerek, söz konusu projenin faaliyetlerinin yeni bir ÇED kararı alınıncaya kadar durdurulması istendi.

MİGEM KAYITLARINDA ‘FAALİYETİ DURDURULDU’ DENİLİYOR

İstanbul Valiliği’nin Çatalca Kaymakamlığı’na ilettiği bu kapatma kararının ardından Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) kayıtlarında ise söz konusu projeyle ilgili verilen ruhsatın faaliyetinin durdurulduğu kaydedildi. MİGEM kayıtlarına göre, 3069 hektarlık ruhsat sahasının 27 Ocak 2026 tarihine kadar süresi bulunuyordu ancak söz konusu ruhsat sahasındaki faaliyetler MİGEM kayıtlarına göre de durdurulmuş görünüyor.

TAHRİBATI GÜNDEME GETİREN HABERİMİZE DAVA AÇMA TEHDİDİ

Faaliyeti durdurulan taş ocağı firması, tarihi suyoluna verilen zararları belgeleyen Koruma Kurulu kararını da yok sayarak konuyu gündeme getiren haberimize Noter kanalıyla tekzip iletmiş, kurulun böyle bir kararı bulunmadığını ve haksızlığa uğradığını öne sürerek dava açmakla tehdit etmişti. (1)

KUZEY ORMANLARI SAVUNMASI TAHRİBATI RAPORLAMIŞTI

Hakkında kapatma kararı verilen taş ocağının tarihi suyolunun yanı sıra çevreye de zarar verdiğini raporlayan Kuzey Ormanları Savunması (KOS), 31 Ağustos 2020 tarihli raporunda, işletme sahasının büyük kısmının koruma alanı içerisinde kaldığı belirtilmişti. Bölgede bulunan Büyükdere’nin de atıklarla kirletildiğine dikkat çekilen raporda, ormanlık alanda Karaca gibi korunması gereken türlerin barındığı belirtilerek, “Tarihi Roma Su Yolu Sistemi üzerine kurulu olan hem tarihi mirasa, hem de doğaya zarar veren, yasalara tamamen aykırı bu maden ocağı en acil şekilde kapatılmalı ve tarihi dokuya verdiği zarardan dolayı ilgililer hakkında suç duyurusu/işlem başlatılmalıdır” ifadelerine yer verilmişti.

(1): https://odatv4.com/tarihi-yok-ettiler-yetmedi-resmi-karari-da-yok-saydilar-11102011.html

Taş ocağı şirketinin arazideki tabelası
Ormanlık alanda çalışan taş ocağı, 2020
Ormanlık alanda çalışan taş ocağı, 2017
Vize İstanbul arasındaki tarihi suyolunun güzergahı