Güncel

Sektöre verilen destek, Türkiye Turizminin geleceğine yatırımdır..

1946 yılından beri 12-18 Aralık tarihlerinde kutlanan Yerli Malı Haftası’nı; pandemi ve bu krizden en ağır darbeyi alan turizm sektörü ile ilişkilendiren yazarımız A. Nejat Şardağı; sektöre verilecek gerçek desteğin,..

Sektöre verilen destek, Türkiye Turizminin geleceğine yatırımdır..

1946 yılından beri 12-18 Aralık tarihlerinde kutlanan Yerli Malı Haftası’nı; pandemi ve bu krizden en ağır darbeyi alan turizm sektörü ile ilişkilendiren yazarımız A. Nejat Şardağı; sektöre verilecek gerçek desteğin, yardımlaşma ve dayanışmanın yaratacağı mucizelere çarpıcı bir öykü ile dikkat çekiyor.

EDİTÖRDEN:

Covid 19 salgınının yaklaşık bir yıldır ülkemizde ve tüm dünyada can almaya devam ederken aynı zamanda işsizliğe ve açlığa yol açtığına, her sektörün kendince sorunları dile getirdiğini, turizm sektörü temsilcileri ve çalışanlarının  feryadının ise yeterince duyulmadığına dikkat çeken Şardağı, daha önceki yazısında yapılan araştırmalarda işsizliğin yarattığı sorunların eşten ayrılmaya, açlığa ve nihai sonuçta ölüme yol açtığı sonucunun çıktığını vurgulamıştı.

Covid-19 ( ölüm riskine ) rağmen işinin başında olanların yaşama bağlılıkları ve sorumluluk duygularının önünde saygıyla eğildiğini vurgulayan yazarımız Şardağı; yazısında hem Yerli Malı Haftası ruhuna, hem de pandemi nedeniyle can çekişen turizm çalışanlarının yaşadığı krize, dayanışma ve yardımlaşmanın mucizevi etkilerine dikkat çekiyor. Ayrıca çok etkileyici bir öyküyü örnekleyerek “Yardım- Tedbir – Paket”  adı altındaki politikalara da farklı bir yorum getiriyor

İşte yazarımızın dikkatle okunması ve mesajları üzerinde düşünülmesi gereken yazısı:

A.NEJAT ŞARDAĞI

Resmî adıyla “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” kısaca “Yerli Malı Haftası” 1. Dünya Savaşı sonrası oluşan ekonomik darboğazın ardından yabancı ülkelere para akışının önünün kesilmesi ve toplumsal tutum bilincinin oluşması amacıyla ilan edilmiştir.

YERLİ MALI HAFTASI VE BİR ÖYKÜ: WARWİCK ETKİSİ

“Ben “Yardım” a inanmam. “Dayanışma”ya inanırım. Yardım çok vertikal (dikey) yukarıdan aşağı doğru bakan bir ilişkidir. Dayanışma ise horizontaldır (Yatay) Ötekine saygıyı ifade eder ve ondan öğreneceğin şeyler olduğunu hissettirir.”

Bu sözler sadece Latin Amerika’da değil Dünyada vicdanın sesi olarak nitelenen yazar Eduardo GAELANO’ya ait.

Yıllar sonra doğduğu çiftliği ziyaret etmek için arabası ile yola çıkan adam bir anda arabasını tarlaların arasında bir yerlerde çamura saplanmış bir halde bulmuştu. Araba ne ileri, ne de geri gitmiyor, lastikler patinaj yapıyordu.

Bir süre direksiyon gaz ve vitesle uğraştı durdu, sonra da yakında görünen bir çiftliğe yürüyerek gidip yardım istemeye karar verdi.

Çiftlikte bulduğu yaşlı köylü, adamı dinledi, bulunduğu yerden arabanın saplandığı yere ve arabaya baktı, sonra da ”Yaşlı Warwick halleder” diye mırıldandı. Ayağa kalkıp ahıra doğru yürümeye başladı.

Adam Warwick’in kim olduğunu düşünerek takip ettiği yaşlı köylünün ahırdan yaşlı ve kör bir katırı çıkardığını şaşkınlıkla gördü.

Warwick bir şehrin adıdır ve batıda çiftlik hayvanlarına sevilen insanların ve şehirlerin isimlerini vermek garip değildir. Çiftçi bir balya da kalın halatı yüklendi ve arabanın yanına katır, çiftçi ve kazazede birlikte gittiler.

Yolda adam çiftçinin elinde kamçı olmadığını farketti ve şaşırdı.

Arabanın yanına geldiklerinde çiftçi halatın bir ucunu arabanın tamponuna diğer ucunu da Warwick in koşumlarına bağladıktan sonra da bağırmaya başladı; “Hadi Jack, hadi Ted, ha gayret Fred!, hadi davran Warwick!” 

Yaşlı katır ismini en sonunda duyduğu anda büyük bir gayretle ileri atıldı ve arabayı saplandığı çamurdan çekti çıkardı.

Adam çelimsiz yaşlı katırın gücüne şaşkınlıkla baktı, sonra da köylüye teşekkür etti ve sordu:

“ Neden Warwick’in ismini söylemeden önce o kadar isim saydın?”

Köylü güldü ve soru ile cevap verdi: “Warwick’in kör olduğunu görmedin mi?” dedi ve konuşmasını sürdürdü :

“Kendisini bir takımın parçası hissedince Warwick hep daha becerikli olur. Eğer kör olmasa idi çamura gömülmüş arabayı asla yalnız başına çıkaramazdı. Bu kadar ismi sıraladığım zaman kendisi ile birlikte çalışan bir kaç katır daha olduğunu sandı, heyecana kapıldı ve üstüne düşeni yapmak için olanca gayretini verdi”

YARDIM VE DAYANIŞMA MUCİZESİ..

Öyküde biri aritmetik öbürü geometrik olarak fayda arttıran iki kavram görüyoruz; “Yardım” ve “dayanışma”! Bu öyküde dayanışmanın kendisi yok ama ruhu bile yeterli olmuş.

Bu öyküyü değerli arkadaşım Yusuf Azurlay gönderdi. Yerli Malı haftasının ruhunu en güzel şekilde anlatan bu öyküden esinlenerek can çekişen turizm sektörü ve özellikle çalışanlarıyla dayanışma amacı ile önümüzdeki tatil ve seyahat seçeneğini ülke içinde erken rezervasyon yaparak kullanalım derim.

İlk adımın, hotel ve acenteler tarafından atılması, toplumsal katılımın yolunu açması için dayanışma için yapılan erken revervasyonların çalışanlar yararına kullanılması gerekmektedir.

İkinci adım ise açıklanan paketlerin destek – yardım değil, Türkiye turizminin geleceğine yatırım olacağı düşünülerek tekrar gözden geçirilmesidir.

Selam ve saygılarımla

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL